Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
- 2024
- 2023
- 2022
- 2021
- 2020
- 2019
- 2018
- 2017
- 2016
- 2015
- 2014
- 2013
- 2012
- 2011
- 2010
- 2009
- 2008
- 2007
- 2006
- 2005
- 2004
- 2003
- 2002
- 2001
- 2000
- 1999
- 1998
- 1997
- 1996
- 1995
- 1994
- 1993
- 1992
- 1991
- 1990
- 1989
- 1988
- 1987
- 1986
- 1985
- 1984
- 1983
- 1982
- 1981
- 1980
- 1979
- 1978
- 1977
- 1976
- 1975
- 1974
- 1973
- 1972
- 1971
- 1970
- 1969
- 1968
- 1967
- 1966
- 1965
- 1964
- 1963
- 1962
- 1961
- 1960
- 1959
- 1958
- 1957
- 1956
- 1955
- 1954
- 1953
- 1952
- 1951
- 1950
- 1949
- 1948
- 1947
- 1946
- 1945
- 1944
- 1943
- 1942
- 1941
- 1940
- 1939
- 1938
- 1937
- 1936
- 1935
- 1934
- 1933
- 1932
- 1931
- 1930
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
6NİSANJ991 HABERLER CUMHURİYET/3
YÖK yasasındayapılan değişikler, 'üniversiteye siyaset bulaşacağı'kaygısınıyarattı
Rektörler rahatsızEleştiriler 1. Mütevelli heyetle üniversiteye siyaset girecek,
2. Üniversite, Köşk'ün ve ANAP'ın buyruğunagiriyor, 3.
Geçmişteki akademi-üniversite aynmı gibi mütevellisi olan
olmayan aynmı başlayacak, 4. Üniversiteye güvenilmiyor,
yasa hazırlanırken devre dışı bırakıldı.
Istekler 1 .Mütevelli heyet, yeni kurulacak üniversitelerde
denensin, 2. Özel statüdeki üniversiteye tanınan mali özerklik
klasik üniversiteye detanınsın, 3. Mevcut üniversiteler,
yönetim kurulu onaylamadan özel statüye geçirilmesin, 4.
Mütevellinin siyasi etkiler altmda kalmaması için önlemalınsın.
HAKAN AYGÜN /
FİGEN ATALAY
ANKARA/İSTANBUL —
Yükseköğretim yasasındaki de-
ğişiklikler, üniversitenin rektö-
ründen öğretim üyesine "top-
yekûn" tepki gösterraesine yol
açtı. Mütevelli heyet uygulama-
sının "üniversiteye siyaset
bulaştıracağı" korkusu üniver-
sitelerde hâkim olurken, hem
mütevelli heyeti hem de üniver-
site yönetim kurulunun bir ara-
da olmasının, "yöoetimde iki
baslıhk" yaratacağı ifade edil-
di. Bezm-i Âlem'in kurulmasıy-
la birlikte "dini motiflerin afır
basttğı" vakıf üniversitelerine
kapı açılması da endişe yarattı.
Yeni düzenlemelerin, Cumhur-
baskanı özal'ın onayından geç-
tikten sonra önümüzdeki gün-
lerde Resmi Gazete'de yayımla-
narak yürürlüğe girmesi bekle-
niyor.
Cumhuriyet muhabirlerinin
görüşlerini aldığı rektörler ile
öğretim üyeleri derneklerinin,
"yeni yükseköğretim sistemi "ne
yönelttikleri eleştiriler şu nokta-
larda toplandı:
"— Mütevelli heyet uygula-
masıyla üniversiteye siyaset bu-
laşacaktır.
— Mütevelli heyet üyelerinin,
üniversite dışından Milli Eğitim
Bakanlığı ve YÖK'ün önerece-
ği adaylar arasından Cumhur-
başkanı'nca belirlenecekler ile
Cumhurbaşkanı'nın direkt ola-
rak seçecegi kişilerden oluşma-
sı, üniversiteyi Köşk ve ANAP
iktidarımn boyunduruğu altına
sokacaktır.
— Bugün vakıflarda "dini
motifler" ağır basmaktadır.
Şimdi Bezm-i Âlem'in kurulma-
sıyla başlayacak vakıf üniversi-
telerinin yaygınlaşması süreci de
bu açıdan endişe vericidir. Siya-
set bulaşacak kaygısı, özellikle
vakıf üniversiteleri için geçerli-
dir.
— özel statüdeki üniversite-
de hem mütevelli heyetinin hem
de üniversite yönetim kurulu-
nun bulunması, yönetimde "iki
başulık" yaratacaktır. Buna,
rektörün yetkilerinin budanma-
sı da eklenince iş içinden çıkıl-
maz hale dönecektir.
—1980 öncesindeki akademi-
üniversite aynmı gibi şimdi de
"Mütevelli olan-olmayan" ay-
nmı başlayacaktır.
— Mütevelli heyetli model
ABD'de başanyla yürütülmek-
tedir. Ama Türkiye şartlanna
uygun değildir. Toplum, en sa-
de vatandaşından öğretim üye-
sine kadar bu modele hazır de-
ğildir.
— Üniversiteye güvenilme-
mistir. Yasa hazırlanırken üni-
versitenin devre dışı bırakılma-
sı bunun göstergesidir. Bir baş-
ka gösterge de, mütevelli heyetli
üniversiteye tanınan mali özerk-
liğin klasik üniversitelere tanın-
mamasıdır.
— Devlet, mevcut üniversite-
lere yeterli kaynak ayıramaz-
ken, vakıf üniversitelerine nasıl
bütçelerinin yüzde 45'i oranın-
da yardım yapacaktır."
Rektörlerin görüşleri
Geçmişte ODTÜ'de mütevelli
heyeti başkanlığı da yapan, Ha-
cettepe Üniversitesi Rektörü
Prof. Dr. Yüksel Bozer, "mü-
tevelli heyet"e karşı çıkan rek-
törlerin başını çekti. Gecmişte-
ki ODTÜ deneyiminden ders çı-
OSYM,
ÖŞYM'ye
çözüm
arıyor
Egitim ScnrM — Gittikçe da-
ha büyük sayılardaki adaylann
katıldığı Üniversitelerarası öğ-
renci Secme ve Yerleştinne Sına-
vı'nın organizasyonunda düzen-
li, güvenli ve aksaksız bir biçim-
de yapılmasında yakın gelecek-
te bazı ciddi sonınlar ve güçlük-
lerle karşılaşılabileceği bildiril-
di.
Devlet Planlama Teşkilaü'nın
(DPT) isteği üzerine ÖSYM
Arastuma Kurulu Başkanı Prof.
Dr. Aıtf Payasboglu tarafından
"ÜDİvenritetere oten talebi» yo-
İnnlngunan nedenleri yc
faettUerT konusunda bir araş-
tırma yapıldı. öncelikle üniver-
sitelere olan talep yogunluğunu
daha dengeli bir duruma getire-
bilecek çarelere ışık tutması, bu
konuda yol göstennesi amacını
. taşıdığı belirtilen araştırmada,
şu görüşlere yer verildi:
"Bir yüksekötretİB progra-
nuaa yerleşemeyen adaylar ve
•Mcri için bu durum, bttyttk Mr
4öşkınkH»« yoi açnuktadır.
üttt.jontoB, \m adayfatnn tmtm-
« Mr UliaıM ortaötreataieri o-
runda kerhangi tekmik bir be-
cerl tammyma geaçlerdra
takh B d t f «
mim dizeytertee a y f u w if pi-
yuasuda geçerli işlerde çmbş-
•ulan otaâhgı çok azdır. Yök-
Mkötreüme kazırkk niteginde-
U ortaögretbn programlaruda
efHitaüf bu geaçkfta aırmsi-
McR gkHMmeieri ckoMnıik w
myai baknafartaa ÖMHIH bir
brmf ve büyük bir kayıp sayüa-
bilir".
Araştırmaya göre 1974-1989
yülan arasında yükseköğretim
giriş sınavlanna başvuran ve
yerleşen aday sayılan ve yüzde-
leri incelendiğinde, en yüksek
ycrleşme oranı yüzde 34.1 ile
1984'te, en düşük yerleşme ora-
nı da yüzde 8.9 ile 1980'de ger-
çekleşti. 1988 yıhnda başvuran
693.391 adaydan 188.652'si,
1989 yüında ise 824.368 adaydan
193.877'si bir yükseköğretim
programına yerleştirildi.
^ * o**«»-
I U U U
95SKendn ayfaudır büyük umuüaria ha-
zıriandığı Üniversitelerarası OJgrenci Scçme ve Yerieştirme Birinci
Basamak Sınavı, yann yapılacak. Önceki yülarda oidugu gibi bu
yıl da yozbinlerce genç, beyecan, korku, stres ve endişe içinde.
Gelecekkrini belirleyecek sınava 24 saat kala, adaylann kimisi
uzmanların "altın öğütleri"ni yerine getirerek kitabı, defteri bir
kenara atıp dinlenirken, kimisi de "şu konuyu hiç bilmiyorum,
ya buradan soru gelirse" endişesiyle ders calışma>-a devam edi-
yor.
kanlması gerektiğini ifade eden
Prof. Bozer, "Mütevelli heyet
iktidann baskısı ve etkisi altın-
da kalmadı diyeroeyiz" diye ko-
nuştu.
Ankara Üniversitesi Rektörü
Prof. Dr. Necdet Serin de, mü-
tevelli heyetiyle üniversiteye si-
yaset gireceği kaygısını taşıdığı-
nı belirterek, "Eğer işe siyaset
bulaşmaz ve heyete, yaşamını
eğitime vermiş, üniversiteyle U-
gili kişiler girerse bir denensin,
göreiim bakalım" diye konuştu.
tTÜ Rektörü Prof. Dr. llhan
Kayan, "mütevelli beyet siste-
mi"nin üniversitede çok bü-
yük tahribata neden olabilece-
ğine dikkat çekerken; Trakya,
Ege, Mimar Sinan ve Boğaziçi
Üniversitesi rektörleri sistemin
"iyi" ya da "kötü" sonuç ve-
rip vermeyeceğinin, denenme-
sinden sonra görUlebileceğini
söylediler.
Prof. Kayan, "Biz üniversi-
te yöneümi olarak mütevelli he-
yete neden gerek duyuldugunu
anlamış degiliz" dedi.
Mimar Sinan Üniversitesi
Rektörü Prof. Dr. Gündüz
Gökçe de, mütevelli hcyetinde
Ifimlerin yer alacağııun belü ol-
mamasının "sıkıntı" yaratabi-
leceğini söyledi.
Trakya Üniversitesi Rektörü
Prof. Dr. Ahmet Karadeniz,
büyük kentler dışındaki üniver-
sitelerde mütevelli heyete yetiş-
miş insan bulmanın çok zor ola-
cajına işaret etti.
Ege Üniversitesi Rektörü
Prof. Dr. Sennet Akgün, siste-
min olumlu olduğu kâdar olum-
suz yönleri de bulunduğuna dik-
kat çekerek, "mütevelli neyet-
te, istenilen amaca oygnn kişi-
ler yer almazsa berbat olur" de-
di.
Mütevelliye geçirilmesi düşü-
nulen Boğaziçi Üniversitesi'nin
Rektörü Prof. Dr. Ergun Toj-
rol da. "Bir anda bütün üniver-
siteierimizin özel statüye geçme-
si, bir anda bir çok vakıf üniver-
sitesi kurulması beklenemez.
Özellikle yeni kurulacak veya
yeni kunılmuş üniversitelerdeki
uygulama iyi sonuç verir" dedi.
Istanbul'daki Üniversite öğ-
retim Üyeleri Derneğı Başkanı
Prof. Dr. Coşkun Özdemir, ya-
sa değişikliklerine, "ANAP
gnıbu, Türkiye'de her şeye ege-
men olmak, bu kez de üniversi-
teyi hâkimiyet altına almak is-
teyen bir cumburbaşkanının di-
reküfıyie ağır bir sonımluluk al-
tına frirmiştir" diye tepki göster-
di.
tTÜ eski Rektörü Prof. Dr. Ke-
mal Kafalı, yeni yasanın karga-
şa yaratacağinı belirtirken Ordi-
naryüs Prof. Dr. Cafcit Arf,
üniversitelerin kendi kendileri-
ni yönetmesi gerektiğini bildir-
di.
Öte yandan Cumhurbaşkanı
Turgut özal'ın, TBMM'den ge-
çen YÖK yasası değişikliklerini,
önümüzdeki günlerde "beklet-
meden" onaylaması bekleniyor.
Yasa, özal'ın onayından sonra
Resmi Gazete'de yayımlanarak
yürürlüğe girecek.'
Türkiye'deki 'sınavlar sistemVnin dünyada eşi benzeriyok
Eğitim sistemîteste dayanıyor
MERİH AK
İZMİR — Yeni bir smav maratonunda daha
öğrenciler; üniversite, Anadolu, fen, askeri, po-
lis ve Anadolu öğretmen liselerine girmek için ter
dökecek.
Uzmanlar sınavlar nedeniyle eğitimin arka pla-
na itildiğini, okullarda, dersanelerde ve özel ders-
lerde "Test nasıl kazanüır" kaygısının öne çıktı-
ğını vurguluyorlar.
DEO Eğitim Fakültesi öğretim üyelerinden
Prof. Dr. thsan Turgut, eğitim sisteminde 'sınav-
ların, testlerin' belirleyici duruma geldiğini vur-
gularken "Türk eğitim sistemi belki medresekr
de dahil hiçbir zaman böyk bir tehlikeye
seçme yoln smav" diye konuştu.
Anadolu, fen ve özel okullann devlet okulla-
nna göre çok iyi eğitim verdiklerini, bu yuzden
de bu okullann ilgi odağı olduğunu belirten
Uçar, şoyle konuşuyor:
"Gerçekte sorun, devletin sonınu. Son yıllar-
da öğrenciler, veliler sınavdan sınava koşuyor.
Bnrada öğrencileri düşünen yok. Çocuklannın
devlet okullanndan daha iyi bir yerde eğitim gör-
mesini isteyen aileler bu sınavlara önem veriyor.
Eğitim sistemimizin degişmesi gerekiyor. Dev-
let, okullan düzeltirse bu sonınlar ortadan kal-
kacaktır. Anadolu liselerine başvuran öğrencile-
rin yüzde 90-95'i ö»el liselerin sınavlanna giri-
amacı bu değildir. Asıl amaç temel bir eğitim-
dir. Artık 4., S. sınıf öf rencileri dersanelere git-
mek zorunda bırakıtanaktadır. Dersaneler her 15
günde bir deneme sınavı yapıyor. Bu olay eğiti-
min 'mantığına' aykındır. Hem ailelerin, hem ço-
cuklann bu smav çılgınlıgından kurtanlması ge-
rekir."
Eğitimin amacı dışına çıktığına dikkat çeken
Prof. Dr. Turgut şunlan söyledi:
"Eğitim sistenıimiz artık İest nasıl doldunıhır'
şekline dönüşmüştür. Öğrenci velileri de maale-
sef, çocuklarunızı nasıl Anadolu liselerine, na-
sıl özel okullara sokanz telaşına girmişlerdir. Ar-
tık öğrenciyi yetiştirmek amacı ortadan kalknuş-
da boyiesi
^ Ba^anj D t t n d a r U ç a r
Öğrenciler için yeni bir smav dönemi daha başlıyor.
'anayiar^sisteminin dünyada ben- Sınavların yaklaşması ile birlikte dersane ve okullarda 'test
"* hazırlıkları' hızlandı. Okullardaki eğitim, sınav ağırlıklı bir
niteliğe büründü.
öğrenciler için yeni bir smav dönemi daha baş- •
hyor. Sınavlann yaklaşması ile birlikte dersane
ve okullarda "test hazıriıklan" hızlandı. Okul-
lardaki eğitim, sınav ağırlıklı bir niteliğe bürü-
nürken dersanelerde arka arkaya yapılan dene-
me sınavlan öğrencileri "sınav maratonu"na ha-
zırhyor.
Türkiye'deki sınav sisteminin dünyada bir ör-
neği bulunmadığmı belirten özel Okullar Der-
neği Başkanı Dündar Uçar, uygulamayı "üzücü"
olarak nitelendirdi. Uçar, "Bu olay, çocuklar, ve-
liler. okullar için gerçekten çok kötü. Ama in-
sanlar çaresiz. Hem Anadolu liseleri hem de özel
okullara çok büyük istek var. Bu nedenle en iyi
yor. Devlet bu soruna çözüm bulduğunda özel
lisder buna uyum gösterecektir."
Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakül-
tesi Eğjtim Bilimleri Başkanı Prof. Dr. thsan Tiır-
gut, sınav yanşırun Türk eğitim sisteminin teme-
lini oluşturan ilköğretimi de tehlikeye soktuğu-
nu söyledi. 3.ve 4.sınıftan başlayarak öğrencile-
rin sınav maratonuna »okulduğunu belirten Prof.
Dr. Turgut şöyle konuşuyor:
"Oyun dönemindeki bu çocııklann dersten ba-
şını kiüdu-masına izin verilmiyor. Bir yanş aü gibi
sınavdan sınava götürülüyor. Oysa Uköğretimin
tır. Dolayısıyla Türk eğitim sistemi belki medre-
seler de dahil hiçbir zaman böyle bir tehlike ge-
çirmemiştir. Bu olay eğitimin temd mantığına ay-
kın, çocuklanmız arasında ayncahk yaratan bir
uygulamadır."
Ege Üniversitesi "Dp Fakültesi Psikiyatri Ana
Bilim Dalı öğretim üyelerinden Prof. Dr. Ahmet
Çelikkol ise sınavlan öğrencilerin "kaderi" ola-
rak nitelendirdi. Daha iyi eğitim için öğrencile-
rin bu tip sınavlara girmesinin zorunlu olduğu-
nu belirten Prof. Dr. Çelikkol, şöyle dediJ
'Türki-
ye'de genç nüfus çok fazla. Bu yüzden öğrenci-
ler bir yanş icindeler. Bu, genç nöfusu stres ici-
ne sokuyor. Bir alternatif getirmedikçe öğrenci-
ler bu sınavlara girmek zorundalar. Bu, hayütın
bir gerçeği. Bizhn bu durnmda ailelere ve öğret-
menlere önerimiz, çocuğu anlayın. Enerji dolu-
duriar. Problem çıkaracaklardır. Bu yüzden yük-
lenmeyin. Yüklenmeyte çocuğu kapasitesinin üs-
tüne çıkartamazsınız. Ögrencinin yetenekleri sı-
nniıysa baskı hiçbir şeyi defiştinneyecektir."
Ortaöğretim Genel Müdüril Mehmet Efeoglu,
sınavla girilen okullara başvurulann büyük bo-
yutlarda olduğunu dile getirirken şunlan söyle-
di:
"Bu uygulama basü düzeyde seçme sistemi a-
navıdır. Bunun dısında başka bir yöntem geüş-
tirilmiş değil. Geriye dönüp baküğımızda Ana-
dolu lisesi sınavlanna katüan kişi sayıa 203 binle
130 bin arasında degişiyor. Bunlardan aldığınız
oran bazı illerde yüzde 5, bazı Ulerde yüzde 10,
bazı Ulerde ise yüzde 26 olabiliyor. Bu o ildeki
okulun kapasitesine, dersane saytsına bağlıdır."
Yoğun bir sınav temposuna giren öğrenciler ar-
tık son hazırlıklannı yapıyor. Okuldaki sınavla-
nn yanı sıra bir üst okul için öğrencilerin gire-
cekleri sınav maratonu tarihleri ise şöyle:
"Üniversite sınavlan birinci aşama 7 nisan,
ikinci aşama 16 haziran. Anadolu liseleri 26 ma-
yıs, özel liseier 2 haziran, meslek liseleri 8 hazi-
ran, devlet parasız yatılı ve burslu ara sınavı 4 ma-
yıs, devlet parasız >atılı bursluluk ortaokul so-
nu sınavı 5 mayıs, kunımlar sınavı 25 mayıs, il-
kokul sonu devlet parasız yatılı ve bursluluk sı-
navı 9 haziran, Anadolu öğretmen lisesi 9 hazi-
ran, polis koieji, askeri liseier için sınavlar hazi-
randa."
Ogrencıkjeçme
SORU VE YANITLARI
inaVl PAZARTESİ GÜNÜ CUMHURİYET'TE
DUN^ADA BUGUN
ALİStRMEN
Türk Standartları II
Dün Sana margarininin, AT ölçütlerinden 48 kat fazla sod-
yum benzonat içerdiği için ingiltere'ye sokulmasınm yasak-
lanması öyküsünü anlatmış ve konunun margarin boyutunu
aşıp "Türk standartlarTnı gündeme getirdiğini belirtmiştik.
Gerçekte Sana olayında şaşıracak bir yön yok. Türk stan-
dartlan, her ama her alanda çağ öiçütlerinin gerisinde kalıyor.
Nereden başlayalım istersiniz?
Yasamanın üstünlüğünü, parlamentonun saygınlığını ko-
rumakla yükümlü milletvekillerimizin yalnızca dördünün ka-
tıldığı (üçü SHP'li, biri de Milli Eğitim Bakanı Akyol) Meclis
Genel Kurul toplantılarından mı?
Yoksa toplantt nisabı ile oluşmadan 50-60 kişilik toplantı-
larda çıkarılan yasalardan mı?
Şimdi söyier misiniz, bu parlamento etkinliği çağdaş öl-
çütlere uygun mudur?
Bir an için bir yana bırakalım politikayı ve kentlerimize ba-
kalım. Suyu, kanalizasyonu, yerieşim bölgeleri ve yeşil alan-
ları, ulaşımı ile hangi kentimiz, Türk standartları ile çağdaş
ölçütlerin çelişkisini, uzlaşmazlığını sermiyor gözler önüne?
Hukuk fakültesinden zar zor mezun olup sıyasal etkilerle
vali muavini drnuş kişilerin idare hukuku dersi verdikleri, hiç-
bir akademık unvanı ve deneyimi olmayanların öğrencileri
eğittikleri hukuk fakülteleri, kadavra görmeden öğrencilerin
mezun oldukları tıp fakülteleri ve YÖK'ü iie üniversiteıerimiz
mi çağdaş ölçütlere uygun?
Sendikalar Yasamız mı, anayasamız mı, Ceza Yasamız mı,
Demekler Yasamız mı, Toplantı ve Gösteri Yürüşleri Yasa-
mız mı çağdaş ölçütlere uygun?
Hâlâ düşünce suçundan insanların içeride yattığı bir dü-
zende siyasal sıstemimiz mi Türk standartiannı, dünya ölçüt-
lerine yaklaştırıyor?
Ortalama insan ömrünü alıp bakın! Acaba Türk standart-
ları nerede, üyesi olmaya çalıştığımız ülkelerın ölçütleri ne-
rede?
Enflasyon oranımıza bir göz atın, böylesine yüksek bir enf-
lasyon oranının çağdaş ölçütlerin neresinde olduğunu
söyleyin.
Türk standartlarına göre halka avokado diye yutturulan hı-
yarı, çağdaş standartlarda kim avokado olarak kabul eder,
söyler misiniz?
Boş kâğıtlara sonradan başkası tarafından doldurulması
için imza atanlann oluşturduğu yönetimin neresi çağdaş stan-
dartlara uyuyor?
Ayılıklanyta gurur duyanların sirk standartları dışında hangi
standartta yeri vardır? Ve bunlar çağdaş standartlarda sirk
ayılarındakinden başka hangi işlevı yüklenebilirler?
Kuran kursuna ortaokul statüsü tanıyan bir ülkenin laikli-
ği, Türk standartlarından başka hangi ölçüte uyar?
İşçinin memurun ücretlerine bakın, Türk standartları dışın-
da hangi ülkede bu ölçütte ücret ödeniyor?
Siz hangi sistemde Türkiye'deki gibi hem sorumsuz hem
de tek yetkili bir cumhurbaşkanlığı kurumu bulabilirsiniz?
Ordu evlerinde parti toplantısı yapıp Genelkurmay Başka-
nı'nın haklı tepkisine ve kibar uyarısına neden olan ANAP-
ın sivil toplumculuğu hangi standartlara uygun bir sivilliktir?
Toplumu, toplumsal yaşamın her alanını A'dan Z'ye bir ta-
rayın ve bakın bakalım dünyanın çağdaş standartlarına uyan
öğeler kaç tanedir?
Göreceksiniz ki Türk standartlarıyla dünya öiçütlerinin ça-
tışmadığı noktalar devede kulaktır ve sıstem dünya standart^
larına ayak uyduran kurumları, kuruluşları, kişıleri hızla sat
dışı bırakma çabası içindedir.
Yıkılmış, içinden çökmüş bir imparatoriuktan çağdaş stan-;
dartlara uygun bir toplum yaratma savaşında önemli adım-
lar atılmaya başlayalı, neredeyse yetmiş yıl olacak. Daha yeni
sayılan bu çaba, artık yenide,n geriye donuş şürecina girtgtşt
bulunuyor. . - - ,,.,.<,»;
SürekJi itilip kakılıp, kutlanıtıp, atılıp, horlaruyofuz*";j. ; îoa,
Zaman zaman Batı politikasının çifte standardının da etki-
siyie haksız yere suçHanıyoruz.
:
Ve ulusai onurumuzu anımsayıp hırslanıyoruz.
Hırslanmadan önce, aklımızı başımıza alıp düşünelim. Türk.
standartları ile çağdaş standartları aynı düzeye getirip uzlaş-
tırmak için ne yapıyoruz?
Sana'nın acı öyküsü, Türk standartlarının acıklı durumu-
nu gözler önüne seren, somut bir olaydan başka bir şey de-
ğildir.
KlSA KISA
• İpsala yakınlannda, Türk-Yunan sınınnda geçen hafta
meydana gelen catışmada ölen Ramazan Çakmak adlı
vatandaşın cesedinin önceki gün Türkiye'ye verildiği
bildirildi. Edirne Valisi Ünal Erkan konuyla igili olarak
"Biz Yunan makamlanndan ölen vatandaşın cesediyle
yaralı emniyet görevlisini geri istedik. Ancak Yunanistan,
dün sadece catışmada ölen Türk vatandaşı Ramazan
Çakmak'ın cesedini verdi. Cesette dört kurşun yarası var
ve yakın mesafeden ateş edildiği kanısı var. Yunan sınır
devriyelerinin açtığı ateş sonucu yaralanan emniyet
görevlisi Ali Ekber örs'ü ise iade etmediler. Yunan
makamlan, ölen ve yaralananlann yanlannda eroin
olduğunu ileri sürüyorlar. Bize yaraü emniyet görevlisi
hakkında adli işlem yapacaklan gerekçesiyle iade
etmeyeceklerini söylediler" dedi.
• Adalet Bakanlığı
verilerine göre son 7
yılda 21 bin
hükümlü,
cezaevlerinde okuma
yazma öğrendi. 10
bin 176 hükümlü ve
tutuklu da ilkokul
diploması almaya
hak kazandı. Aynı
sürede 674 mahkûm
ortaokul, 188
mahkûm da lise
diploması aldı. 195
mahkûm da seçme
ve yerleştirme
sınavlannda basarılı olarak üniversiteye kayıt yaptırdı.
• Kars Barosu avukatlanndan Günay Aksak Çelik'in
Merkez Mahallesi'ndeki evi, bu gece kimliği belirsiz kişiler
tarafından kurşunlandı. Polis yetkilileri, olayda ölen ya da
yaralananın olmadığını bildirdiler. Kars Baro Başkanı
Avukat llhan Babur, meslektaşlarma yapılan çirkin
saldırıyı şiddetle kınadıklannı ve olayın faillerinin bir an
önce yakalanarak adalet önüne çıkanlmasını istedi.
• Türk Silahh Kuvvetleri'nde görevli askeri hâkimlerin
meslekiçi eğitim esaslarını düzenleyen yönetmelik, Resmi
Gazete'nin dünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Yönetmeliğe göre mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik
teminatı konusunda bilgi, yetenek ve deneyimlerini
arttırmak amacıyla hazırlanan meslekiçi eğitim
programlan, kurs, seminer, lisansüstü eğitim, yabancı dil
eğitimi, tatbikat ve manevralara katılma, görev başı eğitimi
şeklinde olacak. Meslekiçi eğitim devreleri, 'temel mesleki
gelişim devresi, ileri mesleki gelişme devresi ve nihai
mesleki gelişme devresi' olmak üzere üçe aynlacak.
• Türkiye'nin tanıtılmasına katkıda bulunmak amacıyla
Ege bölgesinde konuk edilen 12 Alman gazeteci, her geçen
gün sararan Pamukkale'yi kurtarmak amacıyla ülkelerine
döndüklennde bir kampanya başlatacaklannı bildirdiler.
• Güneş gazetesi çahşanlan, iki aylık toplusözleşme
farklan, iki ikramiye ve nisan maaşlanndan oluşan
alacaklarının ödenmesi ve "gazetenin geleceği konusuna
açıklık getirilmesi" isteğiyle dün 4.5 saat işi bıraktılar.
Çalışanlar, alacaklann ödenmesi için işverene pazartesiye
kadar süre tanınmasmı kararlaştırarak işbaşı yaptılar.
• Kültür Lisesi Eğitim - Araştırma - Geliştirme
Merkezi'nce duzenlenen -'Eğitimde Nitelik Geliştirme"
konulu "Eğitimde Arayışlar 1. Sempozyumu" 13-14 nisan
tarihlerinde Istanbul'da yapılacak. Sempozyum The
Marmara Oteli'nde gerçekleştirilecek ve 66 bildiri
sunulacak.