Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
ELSA MORANTE’DEN ‘ÇOCUKLUK ANILARI’ VE ‘1938 GÜNLÜĞÜ’
Çocukluğun düş defteri...
1938 Günlüğü’nde gerilim daha yakıcı: Kated-
raller, ikonalar, dualar ve ilahi lütuf arayışı, beden-
sel arzu ve suçluluk isteğiyle iç içe geçiyor.
Morante’nin rüyaları kutsalı dünyeviden ayırmı-
yor; bir ayin arzunun tuhaf bir gösterisine dönüşebi-
liyor, bir bebek hem kurtuluşu hem suçu taşıyabili-
yor. Çocukken dışarıdan dayatılan yargı, artık içsel-
leştirilmiş bir mahkeme gibi işliyor.
ÇOCUKLUKTA KAYBEDİLMİŞ BİR
VARLIK, GENÇLİKTE SESSİZ BİR
BOŞLUK: ANTONIO!
Antonio adı, iki kitabı da birbirine bağlayan bir dö-
nüm noktası açıyor.
Çocukluk Anıları’nda Antonio, doğduktan birkaç
saat sonra ölen ilk kardeş oluyor; annenin anlatısında
giderek kusursuzlaşıp yaşasaydı bir dahi olacağına
inanılan, ulaşılmaz ilahi bir örneğe dönüşüyor.
yor, gururunu kırılgan bir örtü gibi taşıyor.
Artık ölmüş bir bebek değil, ailenin zihninde yaşa-
Benliğini karşıtlıklar içinde kuruyor: Üs-
yan görünmez bir yargıç oluyor.
tün ve yetersiz, hayran olunan ve sevilme-
1938 Günlüğü’nün özgün defterindeki “Antonio’ya
yen, gururlu ve kolayca incinen biri oluyor.
Mektuplar” başlığı da bu hatıranın kaçınılmaz bir yankısı.
1938 Günlüğü’ndeki genç kadın da ken-
Günlüğün önsözü ise muhatabı doğrudan biyogra-
dini benzer uçlar arasında izliyor; kimi za-
fik bir kişiye indirgemiyor, Antonio’nun beyaz say-
man değerinin bilincinde, kimi zaman kü-
fayı ya da Morante’nin belirsiz bir başka benliğini
çük bir bakışla aşağılanmış hissediyor.
temsil edebileceğini belirtiyor.
Çocuklukta filizlenen bu çatışma, yetişkin-
Böylece kesin bir kimlikten çok çağrışıma dönü-
liğin rüyalarında daha sert bir sese dönüşüyor.
şüyor: Çocuklukta kaybedilmiş bir varlık, gençlikte
kendiyle konuşmaya açılan sessiz bir boşluk gibi ye-
ENGİN DÜŞLERİN DEBDEBESİNDE!
niden beliriyor.
Giysiler, bu iki uç arasındaki mesafeyi
kapatan ilk hayal malzemesi oluyor. Eski
VE AŞK...
yatak örtülerinden ve babasının ceketlerin-
Aşk da çocukluktan yetişkinliğe taşınıyor. Elsa’nın
Fotoğraf Muhabirleri Derneği - Gamma-Rapho
den dikilen kıyafetleri kraliyet pelerinleri-
denizci kıyafetli Goffredo’ya duyduğu ilk aşk, şiirler,
ne dönüştüren Elsa, yoksunluğu ihtişamın
Dante’nin Paolo ile Francesca’sı ve tramvay yolcu-
diliyle yeniden kuruyor; kanında soylu bir damla arı-
luklarıyla örülüyor; ikisini yaklaştıran, başkalarının
DUYGU AYDEMİR
yor, aile geçmişinde bir hükümdar düşlüyor.
gözünde “alay konusu” olmaları oluyor.
Zengin akrabasının evinde arzuladığı görkemle
Bu yakınlık, gencin uzaklaşması ve Elsa’nın tram-
MORANTE’NİN ÇOCUKLUĞA BAKIŞI!
karşılaşıyor fakat o dünyanın kendisine ait olmadığı-
vay raylarında gözyaşı dökmesiyle bitiyor.
Bir çocuk, Roma sokaklarında gördüğü sarayla-
nı görüyor: Giacinta’nın rahatlığı ve büyüleyen ne-
1938 Günlüğü’nde Alberto Moravia’yla yaşanan
rı, fabrikaları ve anıtları kardeşleriyle paylaşıyor. Tü-
şesi karşısında donup kalıyor, hayranlığın içinde kıs-
çalkantılı ilişki, aynı terk edilme korkusunu büyü-
tün fabrikası onun, Palazzo degli Esami ağabeyinin,
kançlık, sevginin yanında aşağılanma beliriyor.
tüyor; gündüzün küçük hareketleri gece rüyalarında
Kolezyum küçük kardeşinin oluyor; mülkiyetin tek
Bu kırılgan noktalardan mizah da doğuyor. Ken-
genişliyor.
koşulu, bir yapıyı görüp herkesten önce sahiplenmek.
dini bir saray nedimesi sanan çocuk, sentetik ipekten
Günlük, uykuyla uyanıklık arasında kurulmuş bir
Gerçek dünyanın yoksunlukları karşısında kuru-
elbisesiyle dansa giderken alaya alınıyor; Befana’dan
iç sahne gibi ilerliyor; Morante rüyalarını aktarmak-
lan bu egemenlik oyunu, Elsa Morante’nin çocuklu-
görkemli armağanlar bekleyen kardeşlere eski ku-
la yetinmiyor, nereden geldiklerini ve bedende bırak-
ğa bakışını da ele veriyor.
maştan bir bebek ve bozuk teneke toplar geliyor.
tıkları izleri de araştırıyor.
Çocukluk, yetişkinlerin küçülttüğü bir bekleme
Gösterişli hayaller ile evin maddi gerçekliği her Açlık, kan, oyuncaklar, annelik ve ölüm bu
odası değil, eşyaların, kişilerin ve sözcüklerin henüz
karşılaşmada çarpışıyor fakat ortaya yalnızca yok- sahnede sürekli biçim değiştiriyor; Kafka’nın öldüğü
kesin sınırlarla birbirinden ayrılmadığı başlı başına
sunluk çıkmıyor; çocukların dünyayı oyunla yeniden bir rüyada edebiyat ile çocukluk yan yana geliyor,
bir evren olarak beliriyor.
adlandırma gücü de görünür oluyor. ölmekte olan Kafka’ya bir kız çocuğu elbisesi
Elsa Morante’nin Can Yayınları’nın Can Modern
Roma da yalnızca dekor olarak kalmıyor: tramvay- giydiriliyor.
dizisinden Özge Parlak Temel’in çevirisiyle yayım-
lar, fabrikalar, meydanlar, kiliseler çocuk zihninin ha- Çocukluk Anıları sıcak ve alaycı sesiyle, 1938
lanan Çocukluk Anıları ile 1938 Günlüğü, bu evrenin
ritasına dönüşüyor; sokaklardan geçen cenaze araba- Günlüğü ise parçalı ve karanlık akışıyla ilerliyor; iki-
iki ayrı zamanına açılıyor.
ları, ölüleri cennete taşıyan büyülü araçlara benziyor, sini ayıran, birinde çocukluğun diğerinde yetişkinli-
Özgün adı “Aneddoti infantili” olan ve ilk kez
cennetin girişi bir tiyatro fuayesini andırıyor. ğin anlatılması değil, aynı hayal gücünün ışık değiş-
1939-1940’ta Oggi dergisinde yayımlanan Çocukluk
Gerçek kent ile düşsel kent arasındaki sınır böyle- tirmesi oluyor.
Anıları, kısa bölümler boyunca okul günlerinden kar-
ce daha çocuklukta silinmeye başlıyor; 1938 Günlü- Çocuklukta saraylara ve sahiplenilmiş anıtlara dö-
deşlere, giysilerden mürebbiyeye uzanıyor.
nüşen dünya, gençlikte labirentlere ve tekinsiz rüya-
ğü’ndeki katedraller, kasvetli nehirler ve bilinmeyen
1938 Günlüğü ise Morante’nin yirmi beş yaşın-
şehirler de aynı hayal coğrafyasının karanlıklaşmış lara açılıyor.
dayken 19 Ocak-30 Temmuz 1938 arasında tuttu-
uzantıları gibi duruyor. Morante geçmişi değişmeden geri çağırmıyor; sı-
ğu notları topluyor. İlkinde çocukluk anlatının konu-
radan bir giysiyi pelerine, bir cenaze arabasını cen-
su gibi görünürken ikincisinde rüyaların, arzuların ve
HAYRANLIK İLE KUŞKU,
nete açılan kapıya dönüştürüyor.
suçluluk duygusunun içinde yaşamayı sürdürüyor.
BAĞLILIK İLE BAŞKALDIRI!
Yıllar sonra rüyalarını yazarken yaptığı da bundan
Dinsel imgeler her iki kitapta da hayranlık ile kuş-
ÇOCUKLUKTAN YETİŞKİNLİĞE...
farklı olmuyor.
ku, bağlılık ile başkaldırı arasında salınıyor.
Küçük Elsa, daha ilk sayfalarda kendisini sıradan-
İki metin yan yana geldiğinde, Morante’nin yazar-
Yedi yaşındaki Elsa, anlamını bile bilmediği
lığın dışına yerleştiriyor. Sınıf birincisi oluyor, kafi-
lığının yalnızca çocukluğu anlatarak değil, onun gör-
ölümcül günahların tümünü işlediğine inanıyor; mü-
yeli şiirleri okul etkinliklerinde okunuyor, okul mü-
me biçimini koruyarak geliştiği anlaşılıyor; edebiya-
diresi onu “bir dahi” diye tanıtıyor. rebbiye, en küçük davranışı bile suça çeviren kural-
tında çocukluk sona ermiyor, yalnızca başka bir dil-
Büyüyünce ne olacağı sorulduğunda tereddütsüz larıyla rüyalarına kadar giriyor.
de düş görmeye devam ediyor.
n
“Şiir yazacağım” diyor, ardından soranı “Sana ne?” Manastırda adadığı “küçük çiçekler” sayesinde ör-
Çocukluk Anıları / Elsa Morante / Çev. Özge
diye susturacak kadar kendinden emin görünüyor. nek gösterilirken adakların azizlere değil pastayı yi-
Parlak Temel / Can Yayınları / 80 s. / 2026.
Bu parlak portrenin arkasında ise dışarıda bırakılmış- yen rahibelere yaradığını da düşünüyor, kendisine
lık hissi beliriyor: Sınıf arkadaşlarının şekerlerini sevgi yakıştırılan saflığı sahnelerken içindeki ikiyüzlülüğü 1938 Günlüğü / Elsa Morante / Çev. Özge
değil kopya rüşveti sayıyor, becerikli çocuklara imreni- de açığa çıkarıyor. Parlak Temel / Can Yayınları / 80 s. / 2026.
8 17 Eylül 2026

