29 Eylül 2026 Salı Türkçe Subscribe Login

Catalog

MUTLUHAN İZMİR’DEN ‘FREUD, PSİKANALİZ VE VEBA’ Benlik akışkan mıdır?... hametinde hep varlığı- bilinçdışısı nasıl? ERENDİZ ATASÜ nı koruyacak, onayla- Kitabın çok ilginç bir yacak bir “büyük öte- yanı kanımca “postmo- oman yazmaya hevesli arkadaşlara, insan “ruhunun” (söz- ki” arıyor. dern”, “post endüstri- cüğün tıbbi çağrışımıyla) karmaşasıyla ilgili biraz çetre- yel” ve hatta “gerçek R fil ama yararlı bir kitap önereceğim; değerli psikiyatrist KAPİTALİZM VE sonrası” (post truth) di- Dr. Mutluhan İzmir’in kaleminden Freud, Psikanaliz ve Veba*. ÖZGÜR BİREY! ye adlandırılan günü- Psikiyatri, hele de psikanaliz ortamının dışında ama insan ru- Yani insan teki için mü- müz ileri teknoloji dün- hunun karanlık koridorlarına meraklı bir yazar olarak sürç-ü li- kemmel şeklini bulmuş yasında bireyin konu- san edersem affola! değişmez ve yetkin bir bi- munu irdelemesidir. Mutluhan İzmir bu yapıtında, Lacan’ın Freud yorumuna da- reysellik ya da ego tanımı Günümüzde şehir- yanarak psikanalizi ve benlik gelişimi ile değişimini irdeliyor. pek olanaklı değil. Oysa li birey “somut ihtiyaç- “Veba” sözcüğünün hikâyesi şöyle: Psikanalizin mucidi Fre- bu sevimsiz gerçek, ka- lar” üretiminin tama- ud mesai arkadaşlarıyla 1909’da ABD’de bu konuda konfe- pitalizmin “özgür birey” men dışına itilmiştir. ranslar vermek üzere Atlantik Okyanusu’nu aşarken “insan” ideolojisine taban tabana Üretim bir anlamda do- ruhunun karmaşalarına dikkat çekerek kesin bir tedavi bekle- zıt. Dolayısıyla kapitalist ğaya ve koşullara egemen yenleri hayal kırıklığına uğratmaktan öte adeta “veba illetiyle”, düzende Freud’un muci- olmak demektir. yani insanlık durumuyla yüz yüze bırakacaklarını söyler. di olduğu psikanaliz ya- Postmodern birey ise karnını doyurmak için sü- ni analistin kaptanlığın- FREUD’UN “BİLİNÇDIŞI”SI! permarket zincirlerine bağımlıdır. Megakentte bir da hastanın “bilinçdışı- İnsanın uçurumu derindir. Dr. İzmir, Lacan’a dayandırdı- bebek kadar çaresizdir: “Yaşadığımız şehirde ara- na” yapılan yolculuk tı- ğı açıklamasında da vurguladığı gibi Freud’u dünya tıbbına ve balara mahkûm duruma gelmiş olmayı, yürüye- kanmaya, olanaksızlaş- kültürüne mâl eden, eserlerinin İngilizceye çevrilmesidir; aksi rek ya da toplu taşıma kullanarak işlerimizi yapa- maya yargılı. halde ana dili Almancanın daha sınırlı evreninde kalacaktır. maz duruma gelmiş olmayı esaret olarak görme- Çünkü bu tür psika- Ancak çeviri riskli iştir. Almanca gibi aşırı nüanslı bir dilden İn- yip araba kullanmayı özgürlük olarak görüyorsak, naliz hasta bireyin der- gilizceye çeviri sırasında kimi terimler anlam kaymasına uğramıştır. aklımızı kullanabildiğimizi iddia etmek zordur!” dini kendi dışındaki fi- Freud psijik yapıyı tanımlarken “id, ego, süper ego” diye hi- (s. 212) diyecektir Mutluhan İzmir. ziksel, toplumsal, kül- yerarşik bir isimlendirme yapmadığı gibi asla her birey için ke- Sanayileşmiş ve tamamen ticarileşmiş tarım bu türel vs. ortamla olan sürtüşmelerde, çıkmazlarda yani “büyük sinleşmiş bir “ego”dan bahsetmemiş, asla “bilinçaltı” diye bir bebeğe dönüşmüş bireyler için dev bir ana gibidir. Somut üre- öteki” ile ilişkisinde aramak yerine, son şeklini almış farz edi- terim kullanmamış, tersine hiyerarşik olmayan “bilinçdışı” te- timden uzak bir hayatta “somut doğrular” da bulanıklaşacaktır. len bir egonun temelinde yani cinsel yapısının bodrum katında rimini yeğlemiştir: Her şey göreli ve muallak bir hal almıştır. araştırmayı seçerek tedaviyi olanaksızlaştırmaktadır. “Benim gözümde uçsuz bucaksız bilinçdışı okyanusunda yü- Bu durum, kendini güvende hissetmeye muhtaç bizler yani Hasta bireyin sağaltımı ise varlığıyla dış dünya arasına sıkışmış zen küçük bir volkanik bir ada canlanıyor ‘ego’ deyince! Bi- insan tekleri için korkutucudur ve tartışılmaz doğrular dayatan benliğin ne gibi değişimler geçirebileceğini kavrayabilmesine bağlı. linçdışındaki fırtınalar bireyin ömrü boyunca ,onun bilinçli otoriter rejimlere özlem başlayacaktır. benliğini yani egoyu değiştirmekte dönüştürmektedir.” TEKNOLOJİ DÜNYASINDA BİREYİN KONUMU! Zavallı bireyin karşısında faşist otorite ise koruyucu baba ro- Öyle anlaşılıyor ki insan yavrusunun aciz bir varlık olarak Burada bir sorum var: “Bireylerin”, “büyük öteki”ne göre lündedir. Postmodern birey ise ilelebet bebek rolüne mahkûm dünyaya gelmesinin, kendi bedenini ancak parçalar halinde gö- kimlik, karakter, sosyal konum değiştirmelerinin ülkemizde o edilmiştir! Bu fiilen bebekleşmiş bireyin akli ve ruhi sorunla- rüp tanımaya çalışan yenidoğanın varlığının bütünlüğünü ve kadar çok örneğini gördük ki, -tövbekâr Marksistlerden başla- rının köklerini sadece cinsel yapısının oluşumunda aramak bir korunduğunu hissedebilmek için bir diğer varlığın, annenin ya yarak son zamanlardaki siyasal parti değiştirmelere kadar-, sa- tür oyun oynamak değil midir? n da anne rolündeki kimsenin özenine, dikkatine, sevgisine muh- nırım düşünen yurttaşlarımızın bu konuda zihni berraktır. taç olmasının biz insanlardaki izleri yaşam boyu sürüyor. Freud, Psikanaliz ve Veba / Mutluhan İzmir / Peki “hayır” diyebilen birey nasıl ortaya çıkıyor? “Büyük öte- Ve insan bilinci onu çevreleyen değişken bilinçdışının mer- ki” ile çatışmayı göze alanın ya da onu umursamayanın bilinci ve İmge Kitabevi / 442 s. Sibirya sürgününden çocuk kalbine sığdırdığı ağır bir yalnızlık organ olarak nitelendirilen rahimden sonra yazdığı vardır. 2019, Arizona. Anne babasından kadınlara vurulan “histerik” yaftasına; romanlarla tekrar koparılan ve ABD sınırındaki bir kampta antikçağ hicivlerinden günümüzün eski ününe kavuştu. tek başına kalan yedi yaşındaki Anita kadın cinayetlerine yüzyıllardır kılıktan Daha önce Türkçeye Díaz, hayal gücünün güvenli limanına kılığa bürünen mizojini yani kadın sığınmıştır. Sosyal hizmetler uzmanı Delikanlı adıyla da düşmanlığı, toplumsal zihniyette yer VİTRİNDEKİLER Selena ve avukat Frank, küçük kızı çevrilmiş olan ve etmiş köklü bir hor görme eğiliminin kurtarmak için çabalarken yolları Türkiye İş Bankası adıdır. Adeline Gargam ve Bertrand Yeniyetme / Kültür Yayınları’nın seksen yıl önce aynı kaderi paylaşmış Lançon, Mizojini’de; mitolojiden Fyodor Mihayloviç Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi’nden Samuel’le kesişecektir. Rüzgâr tıbba, hukuktan edebiyata uzanan Dostoyevski / Çev. Adımı Biliyor, köklerinden koparılan yayımlanan Yeniyetme, ilk olarak zengin kanıtlarla bu sistematik Mustafa Kemal çocukların, savaşın ve göçün ortasında 1875 yılında tefrika edilmeye başlandı. aşağılamanın Batı dünyasındaki kaybolan yaşamların ama en çok da Yılmaz / Türkiye İş İnsanın kendini gerçekleştirme çabası, tarihini gözler önüne seriyor. her şeye rağmen sönmeyen o aidiyet Bankası Kültür Yay. büyük fikirlerle kurduğu ilişkiler, buna Kitap, Havva figürünün “günahın arzusunun hikâyesi. Isabel Allende, / 640 s. karşılık kendinden kaçma arzusu kaynağı” olarak çarpıtılmasından Viyana’dan El Salvador’a, Arizona üzerine çarpıcı betimlemelerle örülü kadını bedensel ve zihinsel açıdan Fyodor Mihayloviç çöllerinden günümüz ABD’sinin göç roman, Dostoyevski’nin en çok “zayıf” ilan eden tıp teorilerine eril Dostoyevski’nin politikalarına uzandığı romanında, tartışma yaratan yapıtlarındandır. (1821 / 1881) ilk tahakkümün entelektüel cephanesini yerinden edilmenin, belleğin ve aidiyet Rüzgâr Adımı Biliyor ifşa ediyor. Kadını kırılgan, çocuksu, romanı İnsancıklar arayışının kuşaklar boyunca bıraktığı / Isabel Allende / 1846’da yayımlandı. Ünlü eleştirmen değişken, geveze, sinirli veya izleri anlatıyor. Çev. İnci Kut / Can hastalıklı gören; onu eğitimden ve iş V. Byelinski bu yapıt üzerine Mizojini: Yay. / 296 s. yaşamından dışlayan bu anlayışın, Dostoyevski’den geleceğin büyük Antikçağdan son üç yüzyılda oy hakkı yazarı olarak söz etti. Ancak daha 1938, Viyana. Kırık Günümüze Kadın mücadelesinden MeToo hareketine sonra yayımlanan yapıtları çağımızda Camlar Gecesi’nin Düşmanlığının Tarihi edebiyat klasikleri arasında yer alsa kadar çeşitli karşı çıkışlarla bir ölçüde dehşeti Avrupa’yı / Adeline Gargam, geriletildiğine de dikkat çekiyor. Bu da o dönemde fazla ilgi görmedi. sararken altı yaşındaki Bertrand Lançon Yazar 1849’da, I. Nikolay’ın baskıcı sarsıcı inceleme, birçok muharebe Samuel Adler, bir daha / Çev. Ecenur kazanılmış olsa da kadınlığa rejimine muhalif Petraşevski grubunun asla göremeyeceği Değirmenci / Say üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklandı. annesi tarafından son yönelik o kadim ve dirençli korku Yay. / 296 s. Kurşuna dizilmek üzereyken cezası bir umutla İngiltere’ye giden bir trene sönümlenmedikçe asıl savaşın henüz bindirilir. Yanında sadece kemanı ve sürgün ve zorunlu askerliğe çevrildi. “Kirli” ve “zehirli” bir bitmediğinin altını çiziyor. 13 17 Eylül 2026
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear