29 Eylül 2026 Salı Türkçe Subscribe Login

Catalog

AUGUSTINUS’TAN ‘ROMA’NIN DÜŞÜŞÜ: PAGANLARA KARŞI TANRI’NIN ŞEHRİ’ Roma düştüğünde suç kimindi? MS 410 yılı, antikçağ dünyası için geri dönülemez karşı Hıristiyanlığı savunmak amacıyla felsefe, teoloji bir kırılma anıydı. Yenilmez sanılan, asırlardır ve tarihi ustalıkla iç içe geçirdiği bir kitap kaleme aldı: “Ebedi şehir” unvanıyla anılan görkemli Roma, Kral De Civitate Dei (Tanrı’nın Şehri). Alaricus önderliğindeki Vizigotlarca ele geçirilmiş ve Augustinus’un kısa süre önce Kronik Kitap tarafından acımasızca yağmalanmıştı. yayımlanan Roma’nın Düşüşü: Paganlara Karşı Şehrin alevler içinde kalışı ve barbarların ayakları Tanrı’nın Şehri, bu büyük klasiğin Roma’nın düşüşüne altında ezilişi, imparatorluk çapında çok derin bir ilişkin ilk üç bölümünün Yunus Emre Ceren’in Latince inanç krizini de beraberinde getirdi. aslından yaptığı çevirisinden oluşuyor. Paganlar, Roma’nın çöküşünün tek sorumlusu olarak Augustinus, felaketin sorumluluğunu Hıristiyanlığa kadim tanrıların terk edilmesini ve Hıristiyanlığın yükleyen pagan düşünceye karşı kapsamlı bir benimsenmesini gösterdiler. savunma geliştirirken Roma tarihini, klasik felsefeyi, Böylesine karanlık, suçlayıcı ve tartışmalı bir dini inançları ve insanlığın kaderini aynı potada atmosferde, Batı düşüncesinin ve ortaçağ Hıristiyan eritiyor. teolojisinin en önemli figürlerinden biri olan Hippolu Roma’nın Düşüşü, bir imparatorluğun çöküşünü Augustinus sahneye çıktı. anlatırken yeni bir dünyanın fikri temellerini atan Augustinus, paganların bu yıkıcı suçlamalarına ölümsüz bir klasik. Yaklaşık 412’de başlayıp 426’da tamamlanan Tanrı’nın tan yıkıldığını ileri sürer. Tanrıların zina ve hilelerini sahne- AHMET YASİN ÇOMOĞLU Şehri yirmi iki bölümden oluşuyor. İlk on bölüm pagan iddi- leyen oyunların dini törenlere dönüştürülmesini; oyuncula- alarını çürütürken son on ikisi iki şehrin başlangıcını, gelişi- rı aşağı görürken oyunlarını tanrılara sunan Roma’nın tutar- EBEDİ ŞEHRİN ZAPTI! mini ve nihai sonunu anlatıyor. Roma’nın Düşüşü ise bu bü- sızlığını teşhir eder. Alaricus’un Gotları 24 Ağustos 410 gecesi Porta Ardından Sallustius ve Cicero’ya dayanarak Roma’yı yine tünün ilk üç kitabını bir araya getiriyor. Salaria’dan Roma’ya girdi ve şehri üç gün boyunca yağma- Tanrı’nın Şehri kitabının Augustinus’un 410 felaketiy- Romalılara yargılatır. Cicero’nun adalet olmadan cumhuriye- ladı. Roma artık Batı İmparatorluğu’nun fiili idare merkezi le ve Roma’nın kendi tarihiyle en doğrudan hesaplaştığı bö- tin var olamayacağı fikrinden hareketle Roma’nın siyasi varlı- değildi; İmparator Honorius, Ravenna’daydı. lümleri kısa süre önce Yunus Emre Ceren’in Latince aslın- ğından önce cumhuriyet olma niteliğini kaybettiğini savunur. Yine de yüzyıllardır düşman eline geçmemiş “ebedi dan çevirisiyle Kronik Kitap tarafından yayımlandı. Üçüncü bölüm ise Roma tarihini bir tanık kürsüsüne çe- şehir”in zaptı büyük bir şok yaratmıştı. Roma’nın Düşüşü başlığıyla yayımlanan kitabın ilk bö- virir. Troia’nın yıkılışından Romulus’un kardeş katli- Yağma ani bir saldırının sonucu gerçekleşmemişti. Alari- lümü, yağmanın ortasından konuşuyor. Augustinus’a göre ne, krallardan Pön savaşlarına, Gracchuslardan Marius ve cus, 408’den itibaren Roma’yı iki defa kuşatmış; toprak, er- Gotlar, savaş teamüllerinin aksine, kiliselere sığınanları ba- Sulla’nın iç savaşlarına kadar uzanan felaketleri sıralar. zak ve Roma ordusunda resmi bir mevki elde etmek için im- ğışlamış, paganlar da bu korumadan yararlanmıştır. Bunların tamamı Hıristiyanlıktan önce yaşandığına göre eski paratorluk yönetimiyle pazarlık yürütmüştü. Buradan keskin bir tersine çevirmeye ulaşır: tanrıların Roma’yı musibetlerden koruduğu nasıl söylenebilir? İlk kuşatma ağır bir fidyeyle kaldırılabildi, ikinci kuşat- Roma’nın başına gelenleri Hıristiyanlığa yükleyenlerden Augustinus’un yöntemi yalnızca kutsal metinlerden mada ise Alaricus, Honorius’un karşısına Priscus Attalus’u bazıları, hayatta kalmalarını Mesih’in adına gösterilen hür- hüküm çıkarmak değildir; Vergilius’u, Sallustius’u ve imparator olarak çıkardı. mete borçludur. Cicero’yu Roma’nın kendi iddialarına karşı konuşturur. 410 yazında Ravenna yakınlarında yeniden başlayan uz- Ardından aynı felaketin neden iyi ve kötü insanların başı- Bu nedenle Roma’nın Düşüşü, bir Hıristiyanlık savunma- laşma girişimi, Roma hizmetindeki Got komutan Sarus’un na geldiğini sorar; dünyevi kayıpla ahlaki kötülüğü ayırır. sı olduğu kadar, Roma’nın kurucu mitleri ve tarihsel belleği Alaricus’un kuvvetlerine saldırmasıyla bozuldu. üzerine polemikçi bir okumadır. Bunun üzerine Alaricus üçüncü kez Roma’ya yöneldi. YAĞMANIN ARDINDAN… Hieronymus’un birkaç yıl sonra yazdığı gibi, “dünyayı ele Kitapta en çarpıcı bölüm, yağma sırasında cinsel saldırıya YERYÜZÜNDEKİ HİÇBİR ŞEHİR EBEDİ DEĞİLDİR! geçiren şehir ele geçirilmişti”. uğrayan kadınlara ayrılmıştır. İlk üç bölümde henüz bütün ayrıntılarıyla kurulmasa da Augustinus, zorla ihlal edilen bedenle iradenin rızasını büyük yapıtın yönü görülmektedir: AUGUSTINUS’TAN ÖLÜMSÜZ YANIT! ayırır: Başkasının suçu mağdurun suçu veya utancı değildir. Roma, tarihin son durağı veya ilahi düzenin değişmez merke- “Roma’nın düşüşü”nü 476’da Batı Roma Tecavüzün ardından kendisini öldüren, Roma’nın iffet zi değildir. “Tanrı’nın şehri” ile “dünyevi şehir” de doğrudan İmparatorluğu’nun ortadan kalkmasıyla karıştırmamak gere- timsali Lucretia’yı da bu ölçüyle sorgular: Suçsuzsa neden kilise ve devletle özdeşleştirilemez; iki şehrin yurttaşları tarih kir. Bu, siyasi sondan 66 yıl önceki 410 yağmasıdır. kendisini cezalandırmıştır; suçluysa neden yüceltilmektedir? içinde iç içedir, kesin ayrım nihai yargıda ortaya çıkacaktır. Öte yandan felaket kısa zamanda bir din tartışmasına dö- Böylece saldırıya uğrayan kadınları teselli ederken intiha- Böylece 410 yağması, tek bir şehrin felaketi olmaktan çıkar; nüştü. Geleneksel inançları savunanlar, eski tanrıların terk rı erdem sayan Roma ahlakının iç çelişkisini ortaya çıkarır. siyasi ihtişamın faniliğini, adalet olmadan bir toplumun ne öl- edilmesi ve kurbanların yasaklanması yüzünden şehrin ko- Yağma hakkındaki savunma; beden, irade, suç ve intihar çüde ayakta sayılabileceğini ve insanın bağlılığını hangi şehre rumasız kaldığını söylüyordu. üzerine bir ahlak tartışmasına dönüşür. yönelteceğini düşündüren bir tarih felsefesine açılmaktadır. n Batı düşüncesinin ve ortaçağ Hıristiyan teolojisinin en İKİNCİ DÜŞÜŞ: ROMA’NIN AHLAKI! Roma’nın Düşüşü: Paganlara Karşı Tanrı’nın önemli figürlerinden biri olan Hippolu Augustinus, De Civi- tate Dei contra Paganos (Paganlara Karşı Tanrı’nın Şehri) İkinci bölümde soru değişir: Roma gerçekten 410’da mı Şehri / Augustinus / Çeviren: Yunus Emre Ceren / isimli yapıtını bu suçlamaya yanıt vermek üzere kaleme aldı. çökmüştür? Augustinus, surları ayaktayken ahlakının çok- Kronik Kitap / 176 s. / 2026. KARL-WILHELM WEEBER’DEN ‘ROMA HENÜZ ANTİK DEĞİLKEN - ROMA’DA GÜNDELİK YAŞAM’ arih, yalnızca gücü elinde tutan azınlığın değil; aynı zaman- kaklardaki çevre tahribatına kadar birçok ayrıntıyı bir araya getirerek da değirmen taşını çeviren kölelerin, geçim derdindeki küçük Roma’yı toplumsal eşitsizliklerin ve çok kültürlü yaşamın devasa bir T zanaatkârların ve göçmenlerin de tarihidir. sahnesi olarak resmediyor. Karl-Wilhelm Weeber, Özlem Özlen Şimşek’in çevirisiyle Say Yayınları İdealize edilmiş geçmiş mitini yıkarak yerine etten ve kemikten bir top- tarafından yayımlanan Roma Henüz Antik Değilken’de anıtsal yapıların lum portresi koyuyor. Antik Roma’yı tepeden değil, doğrudan sokak hi- gölgesinde kalmış o büyük çoğunluğun dünyasına odaklanıyor. zasından görmek isteyenler için taze ve ezber bozan bir tarih okuması. n Klasik tarihyazımının rotasını başkentin dar sokaklarına, köle pazarla- rına çeviren bu çalışma; kölelerin, göçmenlerin, engellilerin ve yoksulla- Roma Henüz Antik Değilken - Roma’da Gündelik Yaşam / rın koca bir metropoldeki hayatta kalma mücadelesini merkeze alıyor. Karl-Wilhelm Weeber / Çeviren: Özlem Özlen Şimşek / Say Weeber, gladyatör dövüşlerinin ardındaki devasa lojistikten so- Yayınları / 472 s. / 2026. 14 17 Eylül 2026
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear