29 Eylül 2026 Salı Türkçe Subscribe Login

Catalog

( ) 1938 / 2014 Umudun türküsü: Metin Demirtaş! “Uykusuz Gecenin Şiiri”nde “Yarıda kesilmiş ÖNER YAĞCI şarkısıyla Allende/ Acılarına asılı bir Van Gogh/ Hapisteki dostların/ İlhan’ın resmi/ Ve Enver oplumsal çalkantılar ve sancılarla geçen ya- Abi/ Eğilmiş bir kitabına Neruda’nın/ Sakin, sade şamında, ülkemizin 1960’lı yıllarından baş- duruşu/ Destansı anısıyla/ Vaptzarov/ Büyük T layarak son nefesine kadar insanın ve şiirin ölüsü Bulgar toprağının” diyordu. onurunu omuzlayan, kırılsa da bükülmeyen bir şa- “Sardunya Kokulu Köprü”de ise “Gök mavi/ irdi Metin Demirtaş (1938 / 2014). Nâzım’ın hapiste yazdığı/ Şiirler gibi mavi”; Görüşme Yeri (1969) adlı kitabının arka ka- “Mirabeau Köprüsünden Geçerken”de “Bir dal pağındaki şu dizeler çarpmıştı beni: “Günün do- kasımpatı bıraktım/ Paul Celan’ın kendini attığı lar bir gün sen de/ Özgürlüğü bir gelin gibi takıp yere”; “Sinan’lara” şiirinde “Yusufçuklar ötmez/ koluna/ Çıkarsın/ Başlar yeni maceran güneşte/ Turnalar geçmez olmuş/ Bir türküde gezer olmuş Başlar işsizlik/ O en büyük hapishane...” adları” diyordu. Kitaptaki şiirlerinde 1960’ların dünyası var- “Abdülkadir’i Anarken” de şair dostu Abdülkadir dı: 68’liler, emperyalizm, bağımsızlık, devrimci Bulut’u esenliyordu: “Arkadaşlarla/ Abdülkadir’i gençlik, Vietnam, Küba, Che, Afrika. Vietnam’a anıyorduk ki/ Birden ortalığı/ Kekik ve nane kokusu güzelleme olan, “Bana sevinçler gönderme karı- sardı/ Yahu arkadaşlar/ Hele bir bakın/ Şiirleriyle cığım/ İyi haberleri olamaz daha bu dünyanın” sokaktan/ Abdülkadir geçiyor olmasın!” dizeleriyle başlayan “Mektup” şiiri şu dizelerle “Metin Altıok ve Bir Anı” şiirinin kederli bitişi bitiyordu: “Ve onların çocukları/ Tarlaların ge- şöyleydi: “Bir ara/ ‘Bir dal Defne!..’ diye tutturdu/ lincikleriydi/ Napalmlarla yakılmazdan önce.” Söz anlamaz bir çocuktu/ Dağıldık makiliğe/ Bir fış- İNSANLIĞIN, BAĞIMSIZLIK VE kın olsun yoktu/ Söz verdik, getireceğiz/ Ankara’ya EMEK DAYANIŞMASININ NEFERİ! ilk gelişte./ Getirdik de/ Ama Metin Altıok yoktu.” Çocuklar, Kediler, Uskumrular’da (1996), şii- “Vietnamlı Çocuk” şiiri o yılların tanıklığını ya- rinin temel izleklerini bir kez daha sundu: İnsan, pıyordu: “Bu çocuk/ Bu napalm artığı bir damla- cık/ Yaşarsa/ Tükürecek hepimizin suratına/ Şimdi dost, çocuk, türkü, doğa sevdasıyla dolu bir bilge- yanık vücuduyla/ Sızlanıyor anacığının koynunda/ lik ve alaysama: “Madem asmadılar/ Beslesinler Annesine “Anne/ Sen ki bitkin düştün üzülmekten/ Vurulan Hıçkırıklarıyla üç/ Çektikleriyle yüz yaşında.” öyleyse/ Yan gelip paslandığım bu yerde...” her gencin ardından/ Ve geceleri saklıca/ Sağdığın acılarındı O yıllardaki bağımsızlık ve emek dayanışması tüm dünyayı HEY GİDİNİN HOCA NASREDDİN’İ, yastığına” diye sesleniyordu. saran bir güzellikti ve Metin Demirtaş, şiiriyle bu güzelliği ço- “İlk cemreler düşer/ Küçülür dağların yorganı/ Uyanır uyku- HEY GİDİNİN CAN YÜCEL’İ... ğaltıyordu: “Katılıp şimdi bilinçli kalabalıklara/ Çoğalıp yer- sundan ağaçlar/ Derelerde hayat kokulu/ Taze kar suları” di- Şiir mızrağıyla “haramilerin haramına” deli bir bora gi- yüzü kardeşliğiyle alanlarda...” bi daldığını söylediği Can Yücel’i şiirimizin Donkişot’u, Hoca zeleriyle Antalya’nın yok edilen doğal güzelliklerini, iğdiş edi- Ulusal kurtuluş savaşları tüm dünyayı sarmıştı, insanlık “ye- Nasreddin’in şarap içeni diye tanımladı. len insani değerlerle birlikte anlatıyordu “Akçaylı Elmacıların ni dünya düzeni”ne boyun eğmemişti o zamanlar ve Metin De- “Yesenin’in ülkesinde/ Satıldı kapitalizmin/ incik boncuğuna/ Türküsü”nde. mirtaş, “Che Guevara” şiiriyle bu gerçeği destanlaştırmıştı: İyi-kötü/ Bütün Kazanımları/ Bir devrimin./ Pazarlayanların ve “Ey halk/ Ey sağır ve büyük okyanus/ işte yine yaralı/ Yine “Çünkü Vietnam hepimizin Vietnam’ı/ Kongo hepimizin alkış tutanların/ Mart karı yağıyor şimdi/ Analarının saçları- yalnızdır oğulların/ Bas bağrına” dizeleriyle halk söyleyişini Kongo’su/ Bir kere öz su yürümüştür dallara/ Patlayacaktır na./ Yesenin’in lirikleri/ daha hüzünlü bugün” dedi. türküleştiriyordu: “Söyle, dünya güzeli kardeş/ Sen bu havala- ağır sancılarla karanlıklar/ Varmak için o güzel yarınlara/ Bi- Koca kürede ışıklı bir nokta olan ve insanlığın onuru adına rı/ Eskiden de/ Böyle mi söylerdin/ Hani yaşam tüterdi türküle- zim de dağlarımız vardır Che Guevara.” direnen Küba’yı güzelledi: “Antillerin ışığı/ Kuşatılmış seher rini/ Şimdi neden hatırlatıyor ölümü/ Yoksa kardeş/ Yoksa bu- UMUDUN TÜRKÜLERİ… yıldızı/ Destansı şarkısı Guevara’nın.” gün ayrılığın günü mü?” Hazırol Kalbim’deki (1977), “Hazırol kalbim/ Türküsünü “Son soluğuna dek/ Onurun kalesini/ Savundu durdu” dedi er- Onuru yücelten dizeleriyle cana can katıyordu: “Yakar, yı- söylemeye/ Derin yara almış/ bir umudun dizeleri” ile çoğaltıl- miş, bilge Aziz Nesin için. kar, geçer/ Bu fırtına da/ Gönül aldırma...”, “Gergedan çiğni- mış bir umudun yeni türkülerini söylüyordu Demirtaş. “Emeğin Bayrağı Suskun”la şair tanıklığının noktasını koydu: yor güzellikleri...”, “Beni çocuklar kanatır/ Babaları götürül- “Türkü” adlı şiirindeki “Dövülmüş acıların örsünde/ Gü- “Emeğin bayrağı suskun/ Dalgalanmakta Yeni Dünya müş evlerde/ Asılı salkımlardır/ Anaların eteklerinde/ Çocuk- rültüsüz türkü söyleyenleri seviyorum” dizeleriyle içeridekile- Düzeni’nin/ Kanlı, kara bayrakları/ Kara bir rüzgârda…/ Alın- lar ki/ Hapishane önlerinde/ Görüş yerlerinde/ Bakışırlar/ Ka- re, kuşatılmışlara, asılanlara, kavganın uzağında kalanlara, sor- teri hiçe sayılmış/ Örselenmiş insan kalbi/ Erdem ve incelik/ ra oğlak gözleriyle.” gudakilere, yaralılara, umutsuzluğa düşenlere selam yolluyor, Çiğneniyor ayaklar altında.” Bir Mendil Gökyüzü’nde (1988) yine dostluklar, içeridekiler, “Umutsuzluk Yasak” şiiriyle sarsıyordu: Türkülerde Gezer Adları (2009; 2010 Yunus Nadi Şiir Ödü- Antalya, yurt ve dünya duyarlıkları vardı. “Ve doludizgin geçerek/ Her acıyı bir sevinçle/ Yolu yok lü) Demirtaş’ın bilge şairliğinin kanıtıydı: “Şarkıları susmuş,/ Kitaba adını veren şiir, “Mektuplarınız gelir/ Zarfında mapu- kalbim/ Sağ çıkacağız bu acılardan./ Çünkü umutsuzluk yasak!/ Yarım kalmış yolculukları./ Papatyalar boyun kırıp,/ düşmüşler sane kokusu” dizeleriyle başlayıp 12 Eylül dönemi mahpusluk- Yılgın türküler söylemek de/ Çünkü yürüyor umudun ordusu/ yere./ Ufaktan esen seher yeli,/ Okşar şimdi bir günlüğün yap- larının genel gidişiyle sürüyordu: “Bazen ses kesilir/ Gelmez Umutsuzluğu kurşuna dizerek...” raklarını, / Okşar gelincikleri./ Yusufçuklar ötmez,/ Turnalar olur mektuplarınız/ Kaybederim izinizi...” 12 Eylül sonrası kardeş şiir sofrasını “Çiğnenirken/ Papatya- geçmez olmuş./ Bir türküde gezer olmuş adları…” ların kırlardaki/ Çocuklarımızın/ Uykularındaki gülümseyişi” DİZELERDE MÜHÜRLENEN DOSTLUKLAR Metin Demirtaş’ın Toplu Şiirler’i Hazırol Kalbim’de dörtlüğüyle açıyordu Hançer ve Lirik’i (1984): Metin Demirtaş’ın şair duyarlığı, şiirine kattığı dostluklarla (2004), seçme şiirleri Bizim de Dağlarımız Vardır Che “Bahçedeki vişne ağacı/ Çiçekten meyveye döndü,/ Daktilo- sürüyor, kiminin yüzünü bile görmediği kimiyle geçmişte ku- Guevara’da (2014) sunuldu. Şiirimsi Hoca Nasreddin Öyküleri, daki bahar şiiri/ inat ediyor.” caklaştığı bu dostlarının hepsini aynı sıcaklıkla şiirine katıyordu. Tersinden Okunan Masallar, Ve Erenler Böyle Dedi, >> 4 17 Eylül 2026
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear