Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
kanıtları ortaya koyar. Kalp, öznelliğin temel çapraşık tümcelerden özellikle kaçınır: “Gerçek
KALP VE AKIL!
alanları olan aşk ve iman konularında ayrıcalıklı felsefe, felsefeyi umursamaz.”
Görünüşlerin yanılgısına kapılan insanın fiziksel
sefaletine karşın büyüklüğünü yitirmemesinin nedeni, bir rol oynar ki Pascal bunu da “Kalbin, aklın 18. yüzyılda, insan aklına ve mantığa
kalp ve akıl yeteneklerine sahip olmasıdır. bilmediği nedenleri vardır” diye açıklar. dayalı bir felsefenin savunucuları Aydınlanma
Kalbinin sesini dinlemeyi başaran insan, dönemi filozoflarının doğal olarak hor
Zira Pascal, kalp ile akıl kavramları arasında
ancak Tanrı’ya dönerek gerçek sevgi ve gördüğü ve eleştirdiği bu yapıt, bir asır sonra
bir ayrım yapar: Gerçek bilgileri, yani sezgisel
Pascal’ı “korkunç bir deha” olarak niteleyen
ve kanıtlanamaz bilgileri kavramayı sağlayan mutluluğa ulaşabilir.
Chateaubriand gibi romantik yazar ve şairler
akıl değil kalptir. Zira bu zavallı ve çaresiz yaratığı Tanrı’dan
Akıl ancak bundan sonra devreye girer ve başka hiç kimse gerçek anlamda sevemez. tarafından tekrar yüceltildikten sonra, yaşamını
yüreğin topladığı verilerden yola çıkarak işe Özgün, yalın, sert bir üslupla anlatır fikirlerini insanlığın vicdanını zorlayan temel sorunlar
Pascal. Yapmacık şiirsel deyimlerden, felsefe üzerinde kafa yormaya adamış yetkin filozoflar
koyulur. Kalp hisseder, ilkeleri belirler, akıl ise
bu ilkelerden yararlanabildiği ölçüde gerekli yapmak için zorunlu olduğu sanılan kapalı ve arasındaki yerini günümüze dek korumuştur.
n
Yazmak kendinden
vazgeçmek midir yoksa?
HAYDAR ERGÜLEN’DEN Ama Haydar öyle
yapmıyor; sizi size,
‘KUTSAL LEZZETLER ALFABESİ’
sizi şairliğine, sizi
Haydar Ergülen’in yeni kitabı Kutsal Lezzetler
yaşama yaklaştırıyor her
Alfabesi’ni(*) okuduğumda onunla bir konuşmamızı
yazdığında.
hatırladım.
Diyordu ki; “Enis Batur haftada bir kitap yayımlıyor,
BÜTÜN RENKLERİ,
sen ayda bir, ben de iki ayda bir”. Onun bu tespiti çok
DOKUSUYLA
da abartılı değil! Kütüphanemde en çok rafa yayılan iki
ANADOLU
yazardır onlar.
COĞRAFYASI!
Haydar’a iyi kötü yer açabiliyorum ama Enis öyle
Kutsal Lezzetler
raflara sığacak gibi değil! Kendi kitaplarım ise üst katta
Alfabesi’ne gıpta ettim.
kütüphanemin (inanın) en görünmeyen yerindedirler.
Yazmak bir bakıma da
Yazan insan kendini seyretmemelidir!
kendinden vazgeçmektir.
Gelelim Haydar’ın bu yeni kitabına. Gene bir
Ama doğru, iyi, güzel,
hatırlatma yapayım, dahası yıllar öncesinden
faydalı şeyler yaparak
yazmaya başladığım, bazı bölümlerini de dergilerde
bunu da gerçekleştirirsiniz.
yayımladığım, çalışması tezgâhımda süreduran
Kutsal Lezzetler
Kanıtlanmış Sözler Ansiklopedisi kitabıma döndürdü
Alfabesi’nde Ergülen,
beni bu kitabı.
yalnızca “lezzet”ler
Meraklı bir yazarın / şairin keşfi diyordum Ergülen’in
arasında gezindirmiyor, Anadolu coğrafyasının bütün
kitabını okumaya başlarken.
renklerini, dokusunu da hissettiriyor.
Öyle ki hocaların hocası sevgili Artun Ünsal’ın daha
Gene de ben, “Su, Anne” “madde”sine / yazısına
bizi ilkten karşılayan “önsöz”ündeki şu ifadesi bu
dönüyorum burada. Şöyle başlıyordu Ergülen söze:
kitabın “özeti” gibidir, hem de şairin yazıyla yaşamla
“‘Su Yazısı’ diye başlık attım önce. Yıllardır bu anı
meraklı ilişkisini anlatır bize:
bekliyormuşum gibi. İnsan bazen neyi beklediğini
“...nar gibi çoğaltıyor her lezzeti bu bereketli şair. Her
bilmez, bazen de niçin beklediğini bilmez.
nesneyi bin bir kapılar açarak bin bir nitelemeyle adeta
Ben demek ki bilmeden iki kere bekliyormuşum ki
yeniden keşfettiriyor. Sözcüklerle oynayan, söze söz ve
birden, hayır ikiden oldu sevincim. Böyle daha yazının
anlam katan usta bir sihirbaz gibi.”
başında iki bardak su içmeye hak kazandım. Buna ödül
dense de olur. Zira, su ödüldür.”
BEREKETLİ ŞAİR VE DENEMECİ YANIYLA
Eminim ki sonrasını siz keyifle okuyacaksınız.
SALÂH BİRSEL’İN BİZİM KUŞAKTAKİ ARDILI!
Bakmayın siz kitabın adına, yanılabilirsiniz! Ergülen
“Bereketli şair...” Bir o kadar da konu / söz anlam
basbayağı bir “edebi anlatı” yazmıştır.
bereketi taşıyan anlatıcıdır Haydar Ergülen.
Belki de görmediğinizi gösteren, bilmediğini bildiren,
Orada yaşama bağlılık, yaşamın anlamı keşif ve
sporcuların gücünü artırdığı da, yaralara antiseptik
bağlantı kuramadıklarını kurduran bir yanı olduğunu
sorgulayış, yaşama arzusu öğrenme tutkusu vardır.
olarak kullanıldığı da...”
okuyunca görmenize kapı aralayacaktır.
Sözünü oralardan damıtarak getirir.
Her “madde”yi okuduğunuzda kuşkusuz bir “bitki
Haydar, su üzerine bir kitap yazabilir. Dağdan söz
İRONİK BİLME, BİLDİRMECE; GÖRME,
güzellemesi” ile karşılaşırsınız.
etmenin ötesinde dağın şiirini destana dönüştürebilir.
GÖRDÜRMECE YOLCULUĞU...
Ama bilme ve bildirmece üslubuyla ironisini de eksik
Yoldan, yolda olmaktan, yolculuktan, gitmekten yola
“Sarımsak: İnat Burcu”nda şunları söylüyor Ergülen:
etmez Ergülen, yazısında belirginleşen de bu bilme
çıkarak bir “ansiklopedi” bile yazabilir.
“Daha da önemlisi niçin sarımsak yemeli?
haliyle görme ve gördürmece yolculuğudur.
O nedenle, Kutsal Lezzetler Alfabesi’ni okumaya
Hilmi Hoca kalbe yararlı olduğunu söylüyordu, şairler
Sizi ilgi alanlarınız üzerine düşünmeye çağrıdır da
koyulunca şaşırmadım ama merakla, ilgiyle yol aldım,
çifte kalp taşımıyor, hatta dünyada gördüklerimizden,
Kutsal Lezzetler Alfabesi. Hatta sonrasını da merak
notlar çıkardım. yaşadıklarımızdan sonra kalbin biri bile fazla geliyor
ediyorsunuz.
Denemeci yanıyla Salâh Birsel’in bizim kuşaktaki bazen insana.
Eğer bir gün karşınıza “Haydar Ergülen Alfabesi”
ardılıdır o. Ne şenlikli insandı Birsel. Ama yine de bir başka şairin, Cemal Süreya’nın
ile çıkarsa şairimiz, hiç de şaşırmayın derim sevgili
Yüzü pek gülmez gibi gelirdi ilk tanıyanlara. Yazısı
‘Aşklar da bakım istiyor’ dizesinin öncesi de ‘Kalpler
okurum!
n
gibi şen şakraktı. Öyle muzipçe sözler bulup çıkarırdı
de bakım istiyor’ olmalı ve sarımsak da sürekli bakım
ki okuduklarından ve yaşamdan, adeta okurken (*) Kutsal Lezzetler Alfabesi, Haydar Ergülen, Sakin
sağlayan bir çeşni olarak hep bulundurulmalı.
iflahınızı keserdi. Afrozdizyak olduğu da söyleniyor, savaşçıların ve Kitap, 301 s., 2026.
20 Ağustos 2026 9
KAAN SAĞANAK

