21 Ağustos 2026 Cuma Türkçe Subscribe Login

Catalog

Odysseia / Homeros yen pagan düşünceye karşı kapsamlı bir / Çev. Erman Gören / savunma geliştirirken Roma tarihini, kla- Everest Yay. / 736 s. sik felsefeyi, dini inançları ve insanlığın ka- derini aynı potada eritiyor. Roma’nın Dü- Odysseia, tam bir yol- şüşü, bir imparatorluğun çöküşünü anla- culuk hikâyesidir. En tırken yeni bir dünyanın fikrî temellerini de yalın ifadesiyle, de- atan ölümsüz bir klasik. neyimli bir savaşçı ve VİTRİNDEKİLER uzun zamandır çile çe- Hangi Liberal ken bir denizci olan Demokrasi? / Daron Odysseus’un yirmi yıl Acemoğlu / Doğan Batı - Bir Kavramın de gelen isimlerinden Yuk Hui, inceleme- sonra evine dönüşünü Kitap / 488 s. Tarihi / George sinde klasik anlamıyla Avrupa’nın artık ola- ve bu yolculuğun nasıl sonlandığını an- Varouxakis / Çev. mayacağını hatırlatarak Avrupa sonrası bir “Bu kitap, Roose- latır. Destanda kendi “yol”unda ilerleyen Tansel Demirel / Koç durumu düşünmeye davet ediyor. Tekno- velt tarzı ‘işçi sını- sadece Odysseus değildir. Köle ya da Üniversitesi Yay. / lojinin de artık “Avrupalı” sayılamayacağı fı liberalizmi’nin yeni- özgür, genç ya da yaşlı, kadın ya da er- 568 s. tekno-ekonomik dönüşümle şekillenen bu den inşası için son de- kek herkes birer yolcudur. Odysseus’un gezegenleşmiş dünya karşısında yurtsuz- rece güçlü bir sav orta- “Batı” nedir? Antik seyahatleri, kadim Yunan insanının kor- luk ve yuvaya dönüş özlemini yeniden ele ya koyuyor. Çok önem- Yunan’dan NATO’ya kularının ve arzularının bir resmigeçidi alıyor ve düşüncenin bireyleşmesi için na- li ve mutlaka okunması gereken bir eser.” uzanan kesintisiz bir gibidir. Nitekim bariz bir erkek dünyası sıl bir zemin inşa edilebileceğini tartışıyor. Thomas Piketty. “Özgürlüğe ve eşitliğe gi- medeniyet çizgisi mi, sunan Ilias’ın aksine, Odysseia’da tanrı- Yuk Hui, dünyanın mevcut homojenleşmiş den yolda son yıllarda beliren kara bulut- Avrupa’nın başka bir adı çalar, periler, örnek alınan veya ürkütü- gezegensel haline Heidegger, Patocka, ları nasıl aşabiliriz? Acemoğlu geçmişi ve mı, yoksa liberal demokrasi, insan hakla- cü özellikleri olan kadınlarla, türlü mace- Derrida, Stiegler ve Simondon gibi düşü- bugünü kapsamlı çözümledikten sonra rı ve bireycilikle özdeşleşen doğal bir de- ralarla ve müzikle dolu bir dünyayla kar- nürlerin penceresinden bakıyor. Fakat bu- Hangi Liberal Demokrasi ile geleceği dö- ğerler bütünü mü? Bu kitap, bu tür yer- şılaşılır. Odysseia’nın masalsı anlatısı, nunla da yetinmeyerek Kitaro Nishida ve nüştürme arayışına önemli katkı yapıyor. leşik kabulleri sorgulayarak Batı’nın sa- özellikle MÖ 8. yüzyıldan itibaren Yunan Mou Zongsan gibi Asyalı felsefecilerle Do- Daha güçlü bir demokrasi ve daha eşitlik- bit ve ezeli bir kimlik değil, tarih boyunca dünyasının yöneldiği ticaret ve deniz ğu ve Batı arasındaki basmakalıp karşıtlık- çi bir toplum için sorumlu aydınlarla çalı- farklı aktörler, dönemler ve siyasal amaç- aşırı keşiflerle belirginleşen bir geçiş dö- ları yıkıyor. Düşüncenin bireyleşmesi me- şan kesimler arasında üretken bir işbirliği- lar tarafından yeniden tanımlanmış değiş- neminin de resmini sunar. Homeros’un selesiyle Avrupa sonrasında “Asya Ne- dayanışma modeli öneriyor. Bu yaklaşımın ken bir kavram olduğunu gösteriyor. Yer- vahşi diyarlara ve büyülü saraylara iliş- dir?” sorusuna bir yanıt arıyor. Dilimize çe- özellikle kurumsal gelişmesinde zafiyetler leşik kabullere meydan okuyan çalışma, kin göz alıcı hikâyeleri erken arkaik Yu- viren Emre Şan’ın kaleme aldığı önsözün taşıyan Türkiye gibi gelişen ülkeler için ha- Batı kavramının yalnızca emperyalizmin ya nan dünyasında yaşanan dönüşümlerle yati olduğunu düşünüyorum. Toplumsal de eşlik ettiği inceleme; sermaye, tüketim- da Anglo-Amerikan dünyanın ürünü oldu- iç içe geçer. Romansı söyleyiş biçimiyle sorunlara duyarlı herkes bu kitabı mutlaka cilik, dijitalleşme ve tekno-bilimin sunduğu ğu yönündeki açıklamaları sorguluyor; te- günümüze kadar pek çok edebi anlatıcı- okumalıdır.” Asaf Savaş Akat. Nobel ödül- düzleştirilmiş gezegende, insanın kaçama- rimin kültürel ve siyasal bir kategori olarak yı derinden etkilemiş bu mısralar, Erman lü Daron Acemoğlu bu kitabında, liberal yacağı varoluşsal yurtsuzluk meselesine ne zaman, nasıl ve niçin ortaya çıktığının Gören’in kapsamlı giriş yazısı ve hacimli demokrasinin temel vaatlerini yerine getir- dikkat kesiliyor. Avrupa’nın tahakküm et- izini sürüyor. Rusya ile ilişkilerden Hıris- bir sözlükle zenginleşen bu çalışmasıyla dikçe geliştiğini savunuyor. Başlangıçta ik- tiği ve yerelliklerin yok sayıldığı bir dünya- tiyanlığa, liberalizmden milliyetçiliğe, So- aslına sadakati özgün bir Türkçe ritim- tidara meydan okumak üzere inşa edilmiş da homojenleşmenin faturasını görünür kı- ğuk Savaş ile sonrasına uzanan geniş bir le buluşturan, destanın özgün katmanlı bir felsefe olan liberalizm, düzenin kendisi larak ve bundan sonrasını düşünerek dü- düşünce coğrafyasında Batı’nın ne anla- müzikalitesine yaraşır bir ses buluyor. haline gelmeye hiçbir zaman uyum sağla- şüncenin bireyleşmesini yeni ve speküla- ma geldiğini değil; kimler tarafından, han- yamadı; dijital teknolojilerin yol açtığı eko- Atatürk’ün Neferleri tif bir felsefi mecra olarak konumlandırıyor. gi amaçlarla ne anlama getirildiğini araştı- nomik ve toplumsal aksaklıklarla baş et- / Hayri Kandemir / rıyor. Varouxakis okurları Batı’nın ufkuna Partiler ve Patronlar - mekte yetersiz kaldı. Belki de en kötüsü, Mona Kitap / 144 s. yeniden bakmaya, bugün hangi dünyaya Esenyurt’ta Siyaset / liberalizm sanayi sonrası ekonomide refa- ait olduğumuzu, kimlerin bu dünyanın dı- Bir milleti ayağa kaldı- Toygar Sinan Baykan, hın paylaşımı, demokratik yönetim ve bil- şında bırakıldığını ve kelimeler ardında ya- ran yalnızca büyük li- Murat Somer / giye ulaşım gibi en temel vaatlerine arkası- tan fikirlerin siyaseti nasıl biçimlendirdiğini derler değildir; onların İletişim Yay. / 384 s. nı döndü. Acemoğlu, disiplinlerarası bakış düşünmeye çağırıyor. yanında yürüyen, ina- açısıyla liberalizmin yarattığı olağanüstü ve Türkiye’de siyasal parti- nan ve fedakârca çalı- benzeri olmayan ilerlemeyi belgeliyor ve li- Roma’nın Düşüşü ler pratikte nasıl işliyor? şan isimsiz ya da unu- beral demokratik kurumların son birkaç on - Paganlara Karşı İnsanlar siyasal partile- tulmuş neferlerdir. Hay- yılda nasıl kendi kendilerini krize sürükle- Tanrı’nın Şehri / re ne yoldan ve hangi ri Kandemir, Atatürk’ün diklerini anlatıyor. Çağımızın en önemli si- Agustinus / Çev. amaçlarla giriyor? Par- Neferleri adlı kitabında, Mustafa Ke- yasal sisteminin başarılarını ve eksiklikle- Yunus Emre Ceren / tililer hangi kaygılar ve zihinsel kodlar- mal Atatürk’ün önderliğinde Türkiye rini analiz ediyor. Ortak refahı önceleyen, Kronik Kitap / 176 s. la, içinden çıktıkları toplumsal dokuyla na- Cumhuriyeti’nin kuruluşuna, çağdaşlaş- yerel toplulukları güçlendiren ve farklı de- sıl bir etkileşim içinde çalışıyor? Tüm bun- MS 410 yılı, Antik Çağ ma yolculuğuna ve Cumhuriyet devrim- ğerlerle görüşlerin bir arada var olması- lar yaptıkları siyaseti ve demokrasi, re- dünyası için geri dönü- lerinin yaşama geçirilmesine emek ve- na olanak tanıyan bir liberalizm felsefesini, fah ve toplumsal barış gibi sonuçları na- lemez bir kırılma anıydı. ren insanların unutulmaz yaşam öyküle- kendi deyimiyle işçi sınıfı liberalizmini ta- sıl etkiliyor? Mevcut etkili partileri bu açı- Yenilmez sanılan, asırlar- rini bir araya getiriyor. Kimi cephede sa- savvur ediyor. lardan karşılaştırmak yoluyla neler öğre- dır “Ebedi Şehir” unvanıyla anılan görkem- vaştı kimi okul açtı; kimi kalemiyle kimi nebiliriz? Toygar Sinan Baykan ve Murat Siyah Ciltli Kitap li Roma, Kral Alaricus önderliğindeki Vizi- bilgisiyle kimi cesaretiyle Cumhuriyet’in Somer, Partiler ve Patronlar - Esenyurt’ta / Mert Demiray / gotlar tarafından ele geçirilmiş ve acıma- temellerini güçlendirdi. Her biri ortak bir Siyaset adlı kitaplarında, İstanbul’un yo- Kırmızı Kedi Yay. / sızca yağmalanmıştı. Şehrin alevler içinde ideale inanarak geleceğin Türkiye’sini ğun göç alarak kısa sürede geometrik bir 240 s. kalışı ve barbarların ayakları altında ezilişi, inşa eden neferlerdi. Geçmişi şekillen- hızla büyüyen ilçesi Esenyurt örneğinde imparatorluk çapında çok derin bir inanç diren bu insanların hikâyeleri, yalnızca Mehmet Bey, yayımlan- Türkiye’de siyasetin nasıl işlediğini inceli- krizini de beraberinde getirdi. Bu emsal- bir dönemin tanıklığı değil, aynı zaman- mamış romanları, yıllar- yorlar. Yerel siyasal elitlerin yani siyasetin siz felaketin hemen ardından paganlar, dayarınlara bırakılmış güçlü bir miras. dır biriktirdiği ret mek- patronlarının, himaye ve temsil ağlarını na- Roma’nın çöküşünün tek sorumlusu ola- Atatürk’ün Neferleri, Cumhuriyet’in ku- tupları ve yazma tutkusu sıl ördüklerini, siyasetin finansmanının na- rak kadim tanrıların terk edilmesini ve Hı- ruluşunda iz bırakan isimleri yeniden ha- arasında yaşayan yal- sıl işlediğini gösteriyorlar. “Partiler ve Pat- ristiyanlığın benimsenmesini gösterdiler. tırlatırken Atatürk’ün fikirlerinin ve dev- nız bir yazardır. Günleri- ronlar” adı buradan geliyor. Adalet ve Kal- Böylesine karanlık, suçlayıcı ve tartışmalı rimlerinin neden hâlâ milyonlarca insan ni kitaplarla, gecelerini henüz yazılmamış kınma Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, bir atmosferde, Batı düşüncesinin ve Orta için yol gösterici olmaya devam ettiğini cümlelerle geçirirken okur onunla birlikte Halkların Demokratik Partisi ve İyi Parti’yi Çağ Hıristiyan teolojisinin en önemli figür- de gözler önüne seriyor. Beyoğlu’nun yağmurlu sokaklarında, sa- ayrı ayrı ele alan kitap, üyelik yapısı, par- lerinden biri olan Hippolu Augustinus sah- haflarda ve meyhanelerde dolaşır. Hep o Post-Avrupa / Yuk ti içi iletişim, örgüt-seçmen ilişkisi vs. açı- neye çıktı. Augustinus, paganların bu yıkı- hayal ettiği güçlü hikâyeyi aramaktadır ki Hui / Çev. Burak sından partiler arasındaki ortaklık ve fark- cı suçlamalarına karşı Hıristiyanlığı savun- hikâye onu bulur. Mert Demiray, ilk roma- Çakır / VakıfBank ları da görmeyi sağlıyor. AKP’nin “popü- mak amacıyla felsefe, teoloji ve tarihi us- nı Siyah Ciltli Kitap’ta, kurmaca ile ger- Kültür Yay. / 192 s. ler aracı-devlet” işlevine ayrıca eğilerek... talıkla iç içe geçirdiği bir kitap kaleme aldı çeklik arasındaki sınırları bulanıklaştırır- Savaşlar, sömürgecilik Popülizm ve klientalizm üzerinden siya- De Civitate Dei (Tanrı’nın Şehri). Roma’nın ken yazarın yalnızlığını, okumanın dönüş- deneyimleri, krizler, soy- sal parti evreninin gerçekliğine etnografik Düşüşü - Paganlara Karşı Tanrı’nın Şehri, türücü gücünü ve edebiyatın zamana kar- kırımlar, göçmen politi- bir hassasiyetle ışık tutan Partiler ve Pat- bu büyük klasiğin Roma’nın düşüşüne iliş- şı direncini özgün bir anlatıyla ele alıyor. kaları, artan ulusçuluk- ronlar, Esenyurt vakasıyla Türkiye’nin dü- kin ilk üç bölümünün Latince aslından ya- Siyah Ciltli Kitap, neden yazdığımız, ne- lar ve ortak bir dünyadan nünü, bugününü ve yarınını daha derinlikli pılmış Türkçe çevirisinden oluşuyor. Au- den okuduğumuz ve neden bazı kitapla- söz ettiren teknoloji... görebilmeye yardımcı oluyor ve dünyadan gustinus burada, Roma’nın uğradığı fela- rın bizi ömür boyu terk etmediği üzerine Teknoloji felsefesinin ön- örneklerle paralellikler de kuruyor. ketin sorumluluğunu Hıristiyanlığa yükle- de derin bir sorgulama. 20 Ağustos 2026 15
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear