23 Temmuz 2026 Perşembe Türkçe Subscribe Login

Catalog

yarışları müdavimi kumarbazdır adam. Anne, inancı Aracından inen Ali’nin başına taş gelir, düşer, bayı- Sonuçta bu akış, bir trajik sonuca taşımaz Ali’yi nedeniyle eve giren kumar parasından hep tedirginlik lır, günler sonra hastanede gözünü açar. ama sürüklenme devam ediyordur, geçmiş zamanlar- duyar ancak babaya karşı ses çıkarmaz yine de. Ne ki roman girişinde Arapları korkutma eyle- daki sürüklenme örneklerindekine benzer bir trajik ka- minde taksinin kapılarını kilitleyen Ali’nin (9), ön- Gerekçesi somuttur, bunu iki ayrı yerde yineliyor vuşum görülecektir elbet, Asabi’nin ölümüne benzer cesinden başlayan baş ağrısı nedeniyle “ara sıra yazar: “Allahıma dua ediyorum sadece, günahlarını da bir gerçeklik paydası halinde. yolu karıştır(ması)”na, “[u]ykusuzluktan gözleri[.] affetsin diye… Ya içkiye düşkün olsaydı? (…) Elini hiç Kaldı ki Asabi’nin ölümü, söz konusu sürüklen- sulan(ması)”na karşın, “Motoru durdurup arabadan kaldırmadı bana. Bir kez bile! (…) Bunlar az şey mi?” mede tüm aile bireylerinin bu acımasız gerçeklikle indim” (146) demesi on yıl boyunca İstanbul’da gece (16) “İçki içmediği, bana hiç el kaldırmadığı için at yüzleşmesinin de anlatısal gerecine dönüşür, Horace şoförlüğü yapan bir taksiciye asla yakıştırılamaz. peşinde koşmasına, günah olduğunu bile bile sesimi McCoy’un Atları da Vururlar’daki dillendirişi bu kez Bu durumun gerçeklikle örtüşmeyeceğini kestirebil- çıkarmadım.” (170) Asabi’nin ölümüyle yaşanmıştır. meliydin a Batuhan. Yaşamda olmaz değil bu. Babanın kumar tutkusuyla sarıldığı at yarışları, Kuru kuruya beslenen umut, toplumsal gerçekliğin Ne ki yazınsal metinde, araya öylesine sıkıştırılıve- Asabi’yle sürdürdüğü umut yolculuğu, annenin kıt ka- duvarına çarpıp dağılmıştır. Tüm roman kişileri bu ren baş ağrısı, uykusuzluk değil gerçektenlik içeren naat ev geçimini düzenleme çabası, sürüklenişin bir dağılmadan payını almıştır elbette. Sürüklenmenin yol işlevsel bir neden yerleştirilmesi gerekirdi. başka boyutunu daha gösterir bize. açtığı bir tsunamidir sonuçta bu. Asabi’yle ilgili bölümlerde insan ister istemez Larry Batuhan Aşıktoprak, çok genç bir yazar olarak ve- ‘ALESTA’; ‘GECEYARISI KOVBOYU’ Collins-Dominique Lapierre ikilisinin Yasımı Tutacak- rimlediği Alesta’da, yaşadığımız sürüklenmeye yakla- ALİ’YLE SÜRÜKLENİŞ... sın adlı yapıtını anımsıyor hüzünle. şımı kadar, bunları işleyip roman evreninde yapılandı- Suriyeliler Türkiye’ye dolarken bir sürüklenme de Ömer, evin sevilen konuğudur, dil bilmez bu çocukla rışıyla akranları arasında altı çizilmesi gereken dikkat Ali’yi İstanbul’dan Amerika’ya doğru kışkırtır. Bu olgu- üçü de içten ilgilenir. Hatta bir ara rahatsızlandığında, yu yazar, barometre bağlamında Amerikan dolarıyla çekici bir örnekçeye dönüşüyor. annenin araya koyduğu hatırla Ali, doktora götürür çocuğu. ölçümlüyor adeta. Sürüklenişte doların rolü, hızölçer Ondan bu doğrultuda yeni romanlar bekleyelim. Bir Gerek yaşadıkları varoşta Ömer’in özellikle çocuk- kronometreyle izlenecek durumdadır. öykücünün kalem hüneriyle yazması gerektiği koşulu- lar tarafından şiddet için hedef yapılışı gerekse hasta- Bu nedenle Batuhan, dolarda gözlenen hareketle nu göz ardı etmemesini de dileyerek elbet. n ne için yolda, doktorda yaşananlar sürükleniş sonucu yükselen tansiyonu vurgulamak adına buna dönük Yazarın web sayfasına www.sadikaslankara. kabaran bir kırılmadaki boyutu da ele verecektir. başlıklar altında çatılıyor yapıtı. com adresinden ulaşılabilir. “Şehre –artık içinde insana yer kalmamış şehre- bir Nitekim Ali, arada bir “[k]ıpkırmızı ışıkla çevrili on metre- türlü bitmeyen bir savaş yüzünden sokulmuş yüz bin- karede durmadan değişen rakamlar”a (37) göz atmaktan, * Sürütmek: Bir şeyi yerden kaldırmadan peşine lerce mülteci birdenbire kendi semtlerini, sokaklarını, radyo haberlerini, ilgili gazete manşetlerini hatta evde takıp çekerek götürmek. evlerini kurmuştu(r).” (97) uyandığında televizyonu takip etmekten vazgeçmez. ** Çoğuşmak, çokuşmak: Toplanmak, birikmek Nitekim çok geçmeyecek, Ali, çalıştığı bir gece yarısında Romanın, bilinç akışı, düşlem gibi anlatısal biçem- (TDK Derleme Sözlüğü) taksisiyle böylesi bir çatışmanın göbeğine düşecektir: lerden yararlansa da simetrik bir gerçekçiliğe dayalı *** Ihmak: Deve için çöktürmek (ıhtırmak). “…daralan sokağın ortasında elleri sopalarla, klasik yapılandırmayla kurulduğunu gözlüyoruz. taşlarla dolu kalabalık çıktı karşıma.” “Atletli adam, **** Incel (İng.): “Involuntary celibate” sözcükleri- Gecelerin uyanık taksi şoförü Ali, James Leo Herlihy’nin dövmeli kolunu kaldırıp, ‘Suriyeliler,’ dedi. (…) nin birleştirilmesiyle oluşturulmuş, “istemsiz bekâr” romanından uyarlanan filmdekine benzer bir tür Gece- Mahalleyi bir ayda Şam’a çevirdiler.” (146) yarısı Kovboyu’dur (John Schlesinger; 1969) görece. anlamında, genç erkekerin oluşturduğu alt kültür. Yarım Kalan Ninnim decek ve Ayla ile birlikte daldığınız su- / Ali Yılmaz / Nitelik dan çıkmak istemeyeceksiniz. Kitap / 88 s. Verev Ropdöşambr “Bu bir ağıt değildir; bu, ile Yarım Röveşata bir evladın yüreğinde hiç / Umut Mustafa sönmeyen bir mumun, Göçmen / Theseus sessizce yanmaya de- Yay. / 136 s. vam eden alevinin izidir. VİTRİNDEKİLER “Burası His İşleri Her satır, belki bir iç çe- Dükkânı. Burada hisler kiş, belki de içimde her satılır. Kimi haczedil- gece fısıltıyla yeniden ta Almanya olmak üzere Avrupa ülkele- İstanbul Çiftehavuzlar’da (Rufinia) miş, kimi sahipsiz. His- başlayan o ninninin devamıdır. Bu anı ki- rindeki yurttaşlarımız arasında Türkçe bil- yaptırdığı dillere destan saray… Doğu sin ticaretine bende- tap bir tamamlanış değil, bir hatırlayış, bir Roma döneminden günümüze... Nevra meyen bir kuşağın yetiştiğini bugün apa- niz Verev Ropdöşambr bakar, metanın kokunun peşine düşmüş çocuk kalbimin Bucak, yeni romanı Rufinia’nın Gizi / çık görüyoruz.” Mecit Ünal. “Halit Ünal’ın değiş tokuşunu ise Fıratlar, Fritzler, Per- anneme seslenişidir.” Ali Yılmaz. “Başımı Çiftehavuzlar’da, sanat tutkusuyla, sözü ve kalemi; insanı bulan, çözen, anla- vinler halleder. Kuralları his taciri koyar. eğdim. ‘Onun sessizliği’ dedim. Bazen bir aşkla lirik ve estetik kalemini savaşsız yan bir yerden gelir. Memleketine yönelt- Kurala tapan da parayı alır. Bu roman, pencerenin arkasında, bazen bir hasta- düşlere açıyor. Okurları hem doğup tiği kırgınlık da öfkeden değil, aidiyetten kolayca etiketlenemeyecek bir evrende büyüdüğü semt hem de tarihsel Rufinia ne yatağında, bazen de bir ninninin yarım ve sevgiden doğar. Sözcüklerinde bazen geçen ‘ağır çekim bir tokattır’. Distopya gerçeği ile buluştururken günümüze ait kalışında. Annemin bana bıraktığı en de- bir isyan, bazen adı konmamış bir hüzün, desen değil, ütopya hiç değil. Mizah var rin şey, sustuğu yerde saklı.” Kitaptan... bir aşk öyküsünü tarihsel aşklarla köprü bazen de hayatı bütün çıplaklığıyla kav- ama güldüğün şey mideni bulandırabi- Yarım Kalan Ninnim adlı anı kitabı dinme- kurarak duyumsatıyor. rayan derin bir insan sevgisi vardır. Halit lir. ‘Ben yalancı yaşam ünitesi. Felek ta- yen anne özleminin öyküsü. Ünal’ı 22 Aralık 2024’te Köyceğiz’in top- Sessiz Havuz ciri. Ümit tırpanı.’ Kredi kartı ekstresiyle rağına, kuşlarına, güneşine, yağmuruna, Almanya Nere Zara / Begüm Egeli nefes alanlardan biriysen, bu kapaktan ağaçlarına emanet ettik. Anısı, sözcükle- Nere / Halit Ünal / Bursalıgil / Boyut içeri girmeye hazırsın demektir. Unutma: rinde ve uzun sohbetlerin sonunda ‘De- Kora Yay. / 203 s. Yay. / 192 s. Her Parayatapan bir gün ölümü tada- mek öyle ha!’ denilen her anda yaşaya- Başkasının yerine geç- caktır.” Kitaptan... Reklam yazarı Efdal “Onun söz denilen çe- caktır.” Deniz Özturan. Almanya Nere Za- mek üzere söz veril- Bey, şoförü Ali Zülküf... Biri elitist ve du- lik mermileri, kalem de- ra Nere, Halit Ünal’ın Türkdanış görevlisi miş kör bir buluşma. rağan bir kıyafeti simgeleyen Muhterem nilen silahı ile düşmanın olarak yurttaşlarımızın sorunlarıyla ilgile- Gecenin içine kıvrı- (Verev Ropdöşambr), diğeri sokaktan yüreğine yüreğine fır- nirken karşılaştığı birbirinden ilginç olay- lan ürperti dolu bir yol. gelen ani bir isyanı simgeleyen iç sesi lattığını göreceğiz. Git- ları hikâye etmesinin yanı sıra, kurucu- Yolu besleyen Müba- Yarım Röveşata... Derken Yusuf Atılgan, tikçe sakıncalara da- su ve yöneticisi olduğu Kuzey Ren Vest- dele tarihi ve Midilli-İz- Adorno, Spinoza, Cioran, Walter Ben- lan günümüz yaşamı- falya / KRV-Türkiyeli Yazarlar Çalışma mir hattı. Yola açılan 60’lar Alsancak’ın- jamin... His İşleri Bakanlığı’nın insanla- nı kurtarmaya yardım edecek.” Fakir Bay- Grubu’nun yaptığı çalışmaları anlatıyor. da filizlenen bir çocukluk. Tek oyuncak- ra uyguladığı “yatma değer vergisi” ve kurt. “Halit Ünal, şiir ve öykülerini hep Al- lı bir oyuncak mağazası. Evde olmaması duygularını rehin bırakan “Parayatapan- Rufinia’nın Gizi - manca yazmış, Almanca yayımlamıştı. gereken bir tıkırtı ve modern yaşam yu- lar”... Verev Ropdöşambr ile Yarım Rö- Çiftehavuzlar / Nevra Türkdanış Anıları’nda, ‘Yazmaya başladı- mağıyla örülmüş tercihler... Begüm Egeli veşata, Umut Mustafa Göçmen’in mü- Bucak / Artshop Yay. ğım ilk yıllarda hep şunu düşünmüşüm- Bursalıgil’in Sessiz Havuz adlı romanın- hendislik, reklamcılık, sokak gözlemciliği dür’ diye anlatmıştı; ‘Kitaplarımı Türkçe Doğu Roma İmparatoru da, yaşamı bir günde akışı tersine çevi- deneyimlerinden, gözlemlerinden esinle yazsam, kendi torunum ya da torunumun Arcadius’un naibi, rebilme gücünü tekelinde tutarken tari- kaleme aldığı ilk romanı. Romanında en- çocukları ki onlar da buralı olacaklar, de- rakibi Stilicho hin köpüklerinde yüzecek; yaş, zaman, telektüel dil ile sokağın ham gerçekliğini, delerinin yazdıklarını okuyup anlayabile- tarafından tuzağa geçmişten kesit, yaşam şekli gözetmek- tüketim toplumunun gerçekçi eleştirisi- cekler mi?’ Zaman, Halit Ünal’ın ne denli düşürülüp öldürülmüş, sizin suda oluşturdukları halkalar birbi- ni aynı potada eritiyor Göçmen. Trajedi- haklı ve uzak görüşlü olduğunu gösterdi. Doğu praetorlar riyle kesişen yaşamlara tanıklık edecek, sinin çoğu zaman çok şık paketlendiğini Düsseldorf’a gönderilen ilk işçi kafilesin- muhafız birliği insan doğası ve iç görüleriyle yıkanacak, ifade ettiği ve yakından tanıdığı modern den bu yana geçen altmış dört yılda, baş- komutanı Rufinus’un (M.S. 335-395) tırmanan gerilimi iliklerinize kadar hisse- beyaz yakalının ambalajını yırtıyor. 14 9 Temmuz 2026
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear