23 Temmuz 2026 Perşembe Türkçe Subscribe Login

Catalog

NURİYE ORTAYLI’DAN ‘ANNEM ŞEFİKA: KIRIM’DAN STALINGRAD’A, AVUSTURYA’DAN ANKARA’YA’ Muzaffer bir yaşam... karşın okuru acıtabilirdi. ERENDİZ ATASÜ Yazarımız kronolojik gidişatı unut- mamıza meydan vermeden araya farklı ŞEFİKA KARAŞAY (KARAŞAYSKAYA) zamanlara ait hatıralar koymuş, hep an- ORTAYLI’NIN HİKÂYESİ... BİR GÖÇMENLİK nesini önde tutarak. VE SAVAŞ HİKÂYESİ... Böylece hem okur, tarihin ıstırabından Dr. Nuriye Ortaylı, on yıllar önce Ankara’daki feminist hare- başını kaldırıp nefes alabiliyor hem me- ketten yol arkadaşım. Onu hep yüzündeki yumuşacık gülümse- tin başka boyutlar kazanıp zenginleşiyor. meyle, sakin tavırları ve yumuşacık sesiyle anımsarım. “Keşke Diğer bir başarısı dipnot meselesi- bütün hekimler böyle olabilseler” derim. ne getirdiği çözüm. Farklı bir coğrafya- Annesi Şefika Ortaylı’nın 20. yüzyılın en ıstıraplı dönemle- da ve kültürde geçen olaylar doğaldır ki rine rastlayan inanılmaz yaşamını, son derece hafif, sade ama bazen tarihsel ve kültürel açıklamalar yüreğe dokunan bir üslupla anlattığı Annem Şefika - Kırım’dan gerektirmektedir. Stalingrad’a, Avusturya’dan Ankara’ya (Kronik Kitap) kitabını Nuriye metni dipnotlara boğmak yeri- okurken hem içindeki gizli yazarla tanışıyorum hem de bu acı ne gerekli açıklamaları metnin arasına, hikâye ancak bu kadar öfkesiz, kinsiz, bu kadar sakin anlatıla- sayfanın beyaz rengi üstüne çok yakışan bilirdi, diye düşünüyorum. açık bej-gri tonda çerçeveler içine yer- Bu kitap bir göçmenlik hikâyesi, bir savaş hikâyesi. Tarihin leştirmiş. Metnin bütünselliğini bozmak çil yavrusu gibi dağıttığı ailelerin, çetin bir yaşamda kalma mü- yerine metne koşut ilerleyen ve okuru cadelesinin hikâyesi. ana metinden koparmayan bir buluş. Yıkıldığı yerden doğrulup kalkabilen ve yaşama yeniden dört Şefika Karaşay Ortaylı’nın yaşamı hiç kuşkusuz muzaffer bir elle sarılabilen, hiç kuşkusuz üstün zekâlı, öğrenme merakı bir yaşamdır; ama “zafer”’ dediğimiz zaten kan, ter ve gözyaşın- ömür boyu sürmüş, en acı yaşantılarda en ağır darbelerin altın- dan mamul değil midir? da bile küçük güzelliklerle anlık mutluluklar yaşayabilen, ne yaşama azmini ne insanlara güvenini ne dayanışma duygusunu ŞEFİKA ORTAYLI: ‘BEN ANKARALIYIM’ yitiren, asla acılaşmayan, dirençli, disiplinli, adaletli ve şefkat- Ana kız Ortaylılar 1991’de Sovyet coğrafyasına yolcudurlar. li bir kadının, bir abide insanın, Şefika Karaşay (Karaşayskaya) Amaç on yıllardır görüşülememiş kardeş ve akrabalarla hasret NURİYE ORTAYLI Ortaylı’nın hikâyesi. gidermek, ölülerin mezarlarını ziyaret etmektir. Şefika’nın Kızıl Ordu’da savaşmış iki ağabeyi Rusya’da, ab- gibi bir Kırımlı ile, Kemal Ortaylı ile kampta tanışıp evlenecek; KIRIM’DAN STALINGRAD’A, NAZİ ESİR lası Azerbaycan’da kalmıştır. Yaşayanlarla ve vefat etmiş olan- Nuriye’nin ünlü ağabeyi İlber Ortaylı orada doğacaktır. KAMPINDAN AVUSTURYA’YA... larına çocuklarıyla kavuşulur ama heyhat mezarlar yıkılmıştır! Şefika, büyük Ekim Devrimi ile aynı yılda doğar; 1917’de. 1994 yolculuğu doğrudan Kırım’adır. Yoksa bir yaban ele midir? YENİ VATAN TÜRKİYE Kırımlı köklü bir bey ailesinin kızıdır. İngilizcede bir deyiş vardır: “Hiçbir zaman yurduna dönemezsin.” Kamptaki Kırımlıların çoğu yeni vatan olarak Türkiye’yi Babası, insanın değerini bilen vicdanlı bir ağadır; ama tarih Şefika Ortaylı, Kırım’dan ayrılacakları günün sabahında otel seçmiştir. Ortaylı ailesi de artık Türkiye’dedir, ancak göçmen- böyle ayrıntılarla uğraşmaz. Aile toprağını, servetini yitirecek; odasının penceresinden, ona tamamen yabancı bu yeni Kırım’ı ler için yaşam hiçbir yerde kolay değildir. Aile sabırla, emekle Stalingrad’a uzanan gönüllü bir sürgüne gidecektir. dakikalarca hüzünle seyreder ve “Ben Ankaralıyım” diye fısıl- yaşam merdivenlerinde yükselir. Yoksulluğu tevekkülle karşılar, yaşama tutunmaya çalışırlar. dar. Kitap, minör bir ezgi gibi biter! Şefika, Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’nde Rusça öğretme- Barınaktan yiyeceğe, giyeceğe kadar her şey kıttır. Bu güzel kitabı okurlara hararetle öneririm. Hem 20. yüzyıl ni olarak işe başlayacak, çok uzun yıllar Rus dili ve edebiya- İç savaş ve açlık Sovyet coğrafyasını sarsmakta, geniş aile tarihinin kimi en acı sayfalarına sürükleyici roman kıvamında tı hocalığı yapacak, aralarında ünlü şairimiz Ataol Behramoğlu dağılmaktadır. Önce anne, 1941’de de baba vefat edecektir. bir biyografi aracılığıyla vakıf olmak hem çetin kadınlık halle- ve Azer Yaran’ın da bulunduğu çok değerli öğrenciler yetiştire- Şefika inanılmaz beceriler geliştirir, muhasebecilikten öğ- rini bir kez daha anımsamak için. retmenliğe kadar ne iş bulursa çalışır. Bu arada Stalingrad cek; emeklilikten sonra Türkiye’nin Sesi radyosunda, Rusça bö- Hem de -biz Türkler son derece unutkan insanlarız- ülkemi- Üniversitesi’nin edebiyat fakültesini bitirmeyi başarır. Değer- lümünde çalışacak; Rus edebiyatını Türklere, Türk edebiyatı- zin insanlarının kendi tarihçelerine merak duymaları için. li bir eğitim almıştır. nı Rusça konuşanlara sevdirme yolunda emek harcayacaktır ve Zira Atatürk Cumhuriyeti’ni, Osmanlı’nın kaybettiği vatan Ancak İkinci Dünya Savaşı insanları öğütmektedir. Şefika can yoldaşı kızıyla dünyayı gezecektir. parçalarından, Rumeli’den, Kafkaslar’dan ve -tabii 200 yıl ön- ve ailesinden sağ kalanlar, diğer Stalingradlı sivillerle birlikte ce Kırım’dan- Anadolu’ya göçen insanlar, Anadolu’da yaşa- KAN, TER VE GÖZYAŞINDAN MAMUL kendilerini Nazi esir kampında bulurlar. yanlarla kaynaşıp da kurdular. n MUZAFFER BIR YAŞAM! Hayatta kalmak, tesadüflere, iyi yürekli insanların birbirleri- ne sunabildikleri anlık yardımlara bağlıdır. Uzun kamp yaşantı- Nuriye, annesinin sıradışı yaşamını kaleme alırken metni Annem Şefika - Kırım’dan Stalingrad’a, sı, savaş sonrasında Avusturya’daki uluslararası göçmen kam- çok güzel düzenlemiş: Anlatı tam bir kronolojik sıra izlemiyor. Avusturya’dan Ankara’ya / Nuriye Ortaylı / Kronik pında bitecektir. Şefika yalnızdır ama yılgın değildir; kendisi Aksi halde bu meraklı ama acı öykü soluk soluğa okunmasına Kitap / 412 s. / 2026. Kelkız’la Keloğlan İyi Beni Bulur / Hakan Mengüç / Destek Yay. / Türk Kahvesi 232 s. İçerken / A. Başkalarının yaralarını kanatarak kazandığın zaferler, Didem Uslu / VİTRİNDEKİLER gerçekten senin zaferlerin midir? Füsun başarının, Ange Yay. / 561 s. paranın ve gücün gözünü kör ettiği karanlık bir arayışın içindeydi. Yaşamın anlamını rasyonel akılda ve hastalıklı “Tam bunları düşünürken Keloğlan içeriye seslendi: ‘Hadi ilişkilerde ararken ruhunda kırılmaya hazır bekleyen o yanıma gel Kelkız, bak bakalım şu falda ne var? Yol çıkmış mı yol?’ Yine fala inanma, falsız kalma diyerek fal kapatmıştı. görünmez fay hattından habersizdi. Ancak evrenin şaşmaz bir dengesi vardı: Terazisi bozulanın, dünyası da Koşarak mutfaktan çıktım ve ters dönmüş kahve fincanını çevirip altlığı da elime alarak içindeki kara ve beyaz resimlere bozulurdu. Başarılı bir reklam yöneticisinin hikâyesi bakmaya başladım. Şekiller hikâyelere dönüşüyordu. üzerinden modern dünyanın görünmeyen yaralarının sorgulandığı İyi Beni Bulur, kendini kariyerinin Hikâyelerse dile gelmek üzereydi. Birden Keloğlan’ın sesiyle fincandan koptum.” Kitaptan... Kelkız, Kazakistan Almata’ya giderken hayatının zirvesinde sanan bir kadının, beklentiler değiştiği an nasıl da kolayca gözden aşkı Keloğlan’ı bulur. Kelkız’a tutulduğunda hayalindeki Moğolistan yolundadır. İki çıkarılabileceğini, hızlı tüketim çağının da yol açtığı modern yalnızlığını ve kurduğu sahte cennetin çatırdayarak yıkılışını anlatıyor. Kitapları yirmiden sevgilinin öyküleri iç içe geçer. Birlikte Münih ve Basel’e giderler. Oradan Doğu’ya Halep’e geçerler. Derken İslamabad Pakistan’ı gezerler. Batı’ya yöneldiklerinde fazla dile çevrilen Hakan Mengüç, sarsıcı ve duygulu dille kaleme aldığı Şarap Yolu’nu izlerler. Yolda en son Mısır vardır ama... Hayalle gerçek iki masal romanı İyi Beni Bulur’da; kariyer, güç ve başarı peşinde koşan karakterler kahramanını Doğu’dan Batı’ya, Batı’dan Doğu’ya sürükler... A. Didem Uslu, Kelkız’la aracılığıyla insanın eksiklik duygusu, mutluluk arayışı ve kendini bulma Keloğlan Türk Kahvesi İçerken - Seyahatname 2 adlı romanını ömrü yollarda çabasını işlerken modern insanın içsel yolculuğunu, tüketim kültürünü ve geçenlere, evini sırtında yaşayanlara ve yol tutkunlarına ithaf ediyor. gerçek mutluluğun izini sürüyor. 12 9 Temmuz 2026
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear