Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
cının tam bir tarih bilimi yapamayacağını düşünüyordu.
‘ATATÜRKÇÜLÜK, YÜZ ELLİ YILLIK BİR TARİHİ canla izleyen ilk Müslüman devletin Afganistan olduğunu;
Hindistan’da Müslüman ve Hinduların İngiliz koloni idaresi- Chicago Üniversitesi’nde Osmanlı Tarihi Kürsüsü’nü, Bil-
GELİŞİMİN SON VE RADİKAL İFADESİYDİ!’
ne karşı ayaklanmasının esin kaynağının Türk Devrimi olduğu- kent Üniversitesi’nde Tarih Bölümü’nü kurdu.
Osmanlı’dan Cumhuriyete geçiş ve sonrasıyla ilgili çalışma-
60’a yakın kitap ve 500’e yakın makalesiyle tarih yazıcılığın-
larını da kitaplaştırdı. Devrim tarihini bir bütün olarak kavra- nu yazdı: “Atatürkçülük, yüz elli yıllık bir tarihi gelişimin son
da çığır açtı. Tarihçiliğine halkın toplumsal, ekonomik sorunla-
yabilmek için II. Meşrutiyet’in ilanından başlanması gerektiği- ve radikal ifadesiydi.”
rı damgasını vurdu.
ni söylediği Milli Mücadele Tarihi: 1908-1923 (Kronik) kita-
Halil İnalcık’ın Merceğinden Tarih Bilinci (Profil) ve Ta-
Devletlerin tarihinden çok halkın tarihini, toplumsal ve gün-
bında, imparatorluğu kurtarmak için geliştirilen Osmanlılık ve
rihe Düşülen Notlar’da (Haz. Ali Işık, 2 c., Kronik), Osman-
delik yaşamını, ekonomisini ve bunları belirleyen koşulları ak-
Türkçülük akımlarını, İttihat ve Terakki iktidarını, I. Dünya Sa-
lı tarihinden günümüz Türkiye’sine, sanattan tarihe, edebiyat-
taran bakış açısıyla Türk tarihçiliğine toplumsal tarih anlayışını
vaşı ve sonunda ülkenin işgaline giden aşamaları inceledi.
tan siyasete birçok konudaki söyleşi ve yazıları yer alan Halil
yerleştiren Cumhuriyet sevdalısı Halil İnalcık’ı kendi sözleriy-
Mustafa Kemal’in Anadolu’ya geçişiyle başlayan sürecin Türk
İnalcık’ın yaşamını Emine Çaykara’nın nehir söyleşisinde oku-
le, saygıyla anıyorum.
Kurtuluş Savaşı’nın odağını oluşturduğunu, millî iradenin ege-
yoruz: Tarihçilerin Kutbu “Halil İnalcık Kitabı” (İş Kültür).
“Belgede size verilen işaretler çok az olduğundan; hayal,
men kılınmasını ve süreçteki Atatürk’ün etkin liderliğini anlattı:
‘HAYAL, TASAVVUR ÖNEMLİDİR. TARİHÇİ
“Milletleri millet yapan tarihleri ve kültürleridir. Tarihsiz tasavvur önemlidir. Tarihçi yaratıcı şair ve edipleri okumalı.
YARATICI ŞAİR VE EDİPLERİ OKUMALI’
Bu dünyadan giderken en çok neye hayıflanacağım biliyor
bir millet, kişiliğini kaybetmiş bir bireye benzer” dediği Os-
Türk Tarihçiliğinde Dört Sima (Yay. Haz. Prof. Dr. Erol Öz- musunuz? O büyük şaheserleri okuyamadan gözlerimi
manlı ve Modern Türkiye’de (Timaş), Atatürk’ün, “yalnız bü-
var, Timaş) adlı kitapta da hakkında bilgiler verilen Halil İnal- kapayacağıma... Tüm peygamberleri, Budda’yı, Kant’ı,
yük bir askeri stratejist değil, aynı zamanda usta bir siyaset
Shakespeare’i, Dante’yi, Fuzuli’yi ve Dostoyevski’nin bütün
stratejisti” olduğunu belirtti. cık, Fransızca, İngilizce, Almanca, İtalyanca, Farsça, Arapça
Mustafa Kemal’in emperyalizme karşı mücadelesini heye- biliyor ve üç Batı dilindeki yazıları okuyamayan bir araştırma- romanlarını okumak isterdim. Ömür o kadar kısa ki.”
n
CAROL J. ADAMS’DAN ‘BURGER’
Ekmek arası tahakküm ve
az pişmiş uygarlık!
19. yüzyıl ABD tarihi sömürgecilik ve Batı’ya doğru genişle- ilişkin tarihi çarpıtan
AHMET ANTMEN
me örüntüsüne dayanır. Adams, bu dönemde domuz etinin yeri- yaklaşımları teşhir edi-
ni alan inek etinin pazara girişini ve kısa sürede payını nasıl ar- yor. Uygarlığı etle ta-
SADECE YEMEK YEDİĞİMİZİ İDDİA EDEBİLİR MİYİZ?
tırdığını aktarıyor. nımlayanlar, çok uzun
Carol J. Adams’ın Ayrıntı Yayınları tarafından yayımlanan
bir geçmişi olan vejetaryen beslenmeyi bilinçli bir saptırma ile
Kitaba göre, kıtaya yeni gelen sömürgecilerle yerlilerin mü-
Et Yiyenler Arasında Yaşamak, Ne Adam Ne Hayvan ve kült
1990’lardan sonra başlatma yolunu seçiyor. Öncesinde bu tip
cadelesinde de burgerlaşma önemli bir rol oynuyor.
yapıtı Etin Cinsel Politikası kitaplarının ardından Burger isim-
beslenmeyi tercih edenler ise marjinaller, kaçıklar veya hippiler
Bu çatışmalı dönemin ilk dört yılında katledilen yaklaşık
li kitabı da Zerin Dirihan’ın yetkin çevirisiyle kısa süre önce
4 milyon bizonu Richard Dodge şu sözlerle anımsatır: “Yaz gibi damgalarla alaya alıyor.
okuyucularla buluştu.
Aynı çevreler, sayısı giderek artan geleneksel hamburger tür-
güneşini gören karlar misali eriyip gittiler.”
Kitabında feminist duyarlılığı hayvan hakları mücadelesi ile
lerini gelişmişlik göstergesi olarak nitelemekle kalmıyor; bur-
Bu aşamada metalaştırma mekanizması aracılığıyla şeylere
birleştiren Adams, gıda endüstrisinden meta fetişizmine birçok
gerdan mahrum, gelişmemiş ülkelere uygarlık ihraç etmek ge-
yüceltici anlam kalıpları yüklenir. Her tür metanın yapay çağrı-
alanı tarihsel bir akışta resmediyor.
rektiğinden dem vuruyor. Adams, tarihi olaylar ışığında burger-
şımlarla kitlelere benimsetilmesi esas amaca dönüşür.
Burger’ın sonlarında okuyucuyu zor bir soru bekliyor: “Sa-
lığı gelişmişlikle aynılaştıran yaklaşımları çürütüyor.
Adams’ın deyişiyle inek eti ABD’deki tüketici kimliğine bi-
dece yemek yediğimizi iddia edebilir miyiz?”
Örneğin, 1986’da Londra’da yerel bir çevreci örgüt McDonald’s
rebir uyum göstermiştir. Sömürgecilerin zaferle çıktığı müca-
Ve “İnek Burger, Kadın Burger, Veji Burger” gibi başlıklar
karşıtı bir broşür yayımlıyor. Şirkete karşı öne sürülen iddiaların
dele dönemi sonucunda inek eti “yerli halka uygarlık götür-
altında bu soruya bütünlüklü bir yanıt üretiliyor.
bir kısmı şöyle: Çalışanlarını sömürmek, çocukları manipüle et-
Adams’a göre yemek yerken türlerarası tarihi, çevre tarihi- mek” olarak yeniden kodlanmıştır.
mek, yağmur ormanlarını yok etmek ve hayvanlara zulmetmek”.
ni, ulusal tarihi ve toplumsal cinsiyet politikalarını tüketiyoruz
KIYMA MAKİNESİNİN ERİL DİŞLİLERİ...
Yasaları da arkasına alan dev şirket, iki cesur aktiviste da-
çünkü bir hamburger asla sadece bir hamburger değildir.
Burgercılık, kimlik inşasında ataerkil tahakkümle tutarlı bir seyir
va açıyor. McDonald’s avukatlar için devasa bir bütçe ayırıyor,
Kitapta “burgerlık” şeyleşmenin temsili bir göstergesi olarak
izlemiştir. Öncelikle hijyen konusundaki endişeleri gidermek için
sınır ötesi lobicilik faaliyetleri yürütüyor. Yine de mahkeme
sunuluyor. İnsanlar, üretim ve tüketimin her aşamasında bu ya-
annelerin gözünde kendini aklayacak kampanyalar düzenlemiştir.
McDonald’s ürünlerine dönüştürülen hayvanlara zalimce mua-
şam tarzından pay alıyor.
İkinci Dünya Savaşı sonrasında da özellikle çalışan kadın
mele edildiği ve McDonald’s’ın bu muameleden “hem sorumlu
Adams, Burger’da gıda antropolojisi üzerinden toplumsal
grubuna yönelik reklamlara ağırlık vermiş, burger öğünlerini
hem suçlu”’ olduğu hükmüne varıyor.
cinsiyet ve dil kullanımı ile bağlantılar kuruyor. Sözcük tercih-
ailece geçirilen kaliteli zaman olarak pazarlamıştır.
Dava konusu broşür dilimiz de dahil birçok dile çevriliyor ve
lerinin ahlaki bir hesaplaşma doğurduğunu belirtiyor.
Diğer yandan şirketler kadın bedenini ve cinselliğini meta-
milyonlarca basılıyor. Kitapta Amerikan rüyası ile özdeşleşen
Örneğin, et sözcüğünü bile canlı hayvan ve insan dokusunu
laştırmaktan asla geri durmamıştır. Kitaba göre inek etini ka-
burgercılığın türlü defosu sergileniyor.
çağrıştıracak şekilde kullanıyor. “Afiyetle yediğiniz burger de-
mufle edip toplumsal algıyı yumuşatan kıyma makinesi önemli
Mücadelenin farklı tonları arasında, Timothy Bewes’tan bir
ğil şiddet görerek öldürülmüş bir hayvanın etidir” diyor.
bir teknoloji, bir milattır. Çünkü kıyma makinesi, tıpkı ataerkil
alıntıya yer veriliyor: “Şeyleşme, özünde kendine karşı bir di-
Ve başta ABD olmak üzere birçok ülkenin “özgürlük” ve “de-
sistemin kadın bedenini parçalara ayırarak nesneleştirmesi gi-
mokrasi” kisvesi altında yücelttiği burgercılığı “insan eti yiyen renci barındırır.”
bi, hayvanı bütünselliğinden koparıp kimliksizleştiren mekanik
demokrasi, ekmek arası ölü hayvan eti” gibi ifadelerle kınıyor. Carol J. Adams, bundan hareketle okuru şu sorunun yanı-
bir araçtır. Gıda sektörü çıplak kadınları kıyma makinesine atıp
tı üzerinde birlikte düşünmeye de çağırıyor: Burgercılığın yok
VAHŞİ BATI’DA İKONLARIN İNŞASI...
burger ile özdeşleştiren reklamlara bile sahne olmuştur. oluşu da kendi içinde gizli olabilir mi?
Burger, ABD’nin kuruluş ve yayılmacılık aşamalarında te-
Carol J. Adams / Burger / Çeviren: Zerin Dirihan
mel bir kimlik öğesi olarak öne çıkar. Yazar, burgerın ikonik SAPTIRILAN BİR TARİH: VEJETARYEN BESLENME!
niteliğini açımlamak için farklı kaynaklara başvuruyor. “Veji Burger” bölümünde Adams, etçil beslenme karşıtlığına / Ayrıntı Yay. / 160 s. / 2026.
n
9
30 Temmuz 2026

