20 Ağustos 2026 Perşembe Türkçe Subscribe Login

Catalog

Notre-Dame’ın Anlamsızlık / Horacio Kamburu / Victor Castellanos Moya / Hugo / Çev. Mehmet Çev. Süleyman Doğru Emin Özcan / İletişim / Jaguar Kitap / 120 s. Yay. / 539 s. “Sanki Kafka ilham ve “Bu roman gerçek bir İl- malzeme kaynağı için Latin Amerika’ya gitmiş yada.” Théophile Gau- gibi, ustaca kotarılmış tier. “Victor Hugo, es- VİTRİNDEKİLER bir ahlak öyküsü.” Rus- ki katedralin yanına en sel Banks. “Moya’yı oku- az onun kadar sağlam la mücadele etmeyi amaçlıyor. Antolojide Liberaki’nin yaz mevsimine özgü o pas- yanlar, onu şehir mey- ve onun kuleleri kadar yüksek kulelere sa- ilk olarak Stirner, Proudhon, Bakunin ve toral ışığı ve sıcaklığı edebiyata kusursuz- danında asmak için bastırılması zor bir ar- hip bir şiirsel katedral inşa etti.” Jules Mic- Kropotkin’in metinleri aracılığıyla 19. yüzyıl ca yansıttığı, çoğu Avrupa diline “Üç Yaz” zu duyarlar. Aslında, bir yazar için bundan helet. Notre-Dame’ın Kamburu aşkı, tut- anarşistlerinin teorik çalışmaları yer alıyor. başlığıyla çevrilen Hasır Şapkalar fantastik daha büyük bir onur hayal edemiyorum.” kuyu ve toplumsal adaletsizliği 15. yüz- Guérin daha sonra 19. yüzyılın sonu ve 20. gerçekçi usta işi bir roman. Roberto Bolaño. “Benim aklım yerinde de- yıl Parisi’nin görkemli ve karanlık atmos- yüzyılın başlarında hareketin önde gelen ğil.” Böyle başlıyor Horacio Castellanos Espriler ve feri içinde anlatan bir Victor Hugo klasiği. isimlerinin portrelerini sunuyor: Malatesta, Moya’nın Anlamsızlık’ı. Fakat bu cümle ro- Bilinçdışıyla İlişkileri / Güzelliğiyle kalabalıkları büyüleyen Esme- Henry, Pelloutier, Volin, Mahno ve Durruti. manın anlatıcısına değil, onun düzeltmen- Sigmund Freud / Çev. ralda, toplumun dışına itilmiş kambur zan- Son olarak da Rus Devrimi ve İspanya İç liğini yaptığı rapordaki tanıklardan birine Sinan Köseoğlu / Say goç Quasimodo, arzularıyla inançları ara- Savaşı sırasında anarşistlerin entelektüel ait. İşsiz güçsüz, alkolik bir yazar olan an- Yay. / 288 s. sında sıkışan Claude Frollo ve tüm bu ya- ve siyasi rolünü vurguluyor. latıcı karakter, bir arkadaşının yardımıy- şamları kuşatan Notre-Dame Katedrali ile Psikanalizin kurucusu la başpiskoposluk sarayında geçici bir iş Bir Fili Vurmak / Victor Hugo, 15. yüzyıl Parisi’ni insan ru- Sigmund Freud, esprinin bulur: 1100 sayfalık bir tanıklık dosyasının George Orwell / Çev. hunun karanlık ve kırılgan yanlarının sah- insana neden haz verdi- düzeltmenliği. Masanın başına geçip ilk Celâl Üster / Can nesi olarak kullanır. Romanın merkezin- ğini ve bu zihinsel çaba- sayfayı önüne koyduğunda ise karşısına Yay. / 280 s. de neredeyse yaşayan bir varlığa dönü- nın ardında neden psiko- işte bu cümle çıkar. Askerlerin yerli köyle- şen Notre- Dame Katedrali, Paris’in belle- “Yazıların çoğu, dönem lojik bir mekanizmanın işlediğini açıklama- rinde yaptıkları katliamlardan kurtulanların ğine, korkuları ve arzularına sessizce eş- gereği faşizm, savaş ve tanıklıkları, yaşadıkları korkunç olayları an- ya yöneldiği öncelemesi Espriler ve Bilinç- lik eden büyük bir tanık haline gelir. Güzel- demokrasi üstüne; poli- latış ve betimleyiş biçimleri zaten fazlasıy- dışıyla İlişkileri’nde; sıkıştırma, çift anlamlı- lik-çirkinlik, merhamet-zulüm, aşk-saplantı tik kültür başlığı altında la karamsar ve paranoyak yazarımızı de- lık ve yineleme gibi espri tekniklerinin, ço- arasındaki sınırları yoklayan; romanı dilimi- toplanabilecek makale- rinden etkiler. Bu arada bahsi geçen kat- ğunlukla saldırgan veya bastırılmış cinsel ze çeviren Mehmet Emin Özcan’ın önsö- ler. Bu yazılarda, totalita- liamların sorumluları da boş durmamakta- nitelikli düşüncelerin sosyal bakımdan ka- zü, G.K. Chesterton’ın sonsözü, yazar ve rizmin her türlüsüne kar- dır, raporun ortaya çıkmaması için çoktan bul edilebilir şekilde dışa vurulmasına ola- dönem kronolojisinin yanı sıra kitaba iliş- şı, demokratik sosyalizmden yana, alışıl- harekete geçmişlerdir. Katliamlar, örtbas- nak verdiğini savunur. Espriyi komik ya da kin görsellerle yayımlanan Notre-Dame’ın mış, yerleşik düşüncelere ayak uydurma- lar, çıldırtan düşler, şiir gibi delilik cüm- gülünç olandan ayıran budur. İyi bir esp- Kamburu, bugün de insanın insana bakışı- yan, uy-gitsinci olmayan bir Orwell çıkıyor leleri; Moya yine evinin kalbinden, Latin rinin hem amacı hem de sonucu kahka- nı sorgulatan bir klasik. karşımıza. Öte yandan, en politik yazılarda Amerika’dan bildiriyor. hadır. Espri, normalde bu tür düşüncele- bile yalın ve açık seçik bir üslup kullanıl- İnsancıklar / Türkçeyle Dile Gelen ri bastırmak için harcanacak zihinsel ener- maya özen gösterilmiş, ama bir edebiyatçı Fyodor Mihayloviç / Ahmet Pekel / Dil dokunuşunun ve mizah duyarlığının izleri jiyi serbest bırakır; kahkaha da bunun so- Dostoyevski / Çev. Derneği Yay. / 144 s. de eksik değil. Orwell’in faşizmin gemi azı- nucunda ortaya çıkar. Gülay Hüseynova / ya aldığı yıllarda ‘Faşizm nedir?’ sorusu- “Yarı Türkçe, yarı ya- Hep Kitap / 212 s. Kırk Yıl II. Cilt - nu yanıtlarken söylediklerine bugün de ha- bancı sözcüklerle olu- Açıklamalı Orijinal Petersburg’un rutubet- fifçe gülümseyerek katılmamak olanaksız. şan karma dilin kullanı- Metin / Halid Ziya li, loş bir odasından ha- Karşılaştığımız her zalim, her vicdansız, mı günbegün artıyor. Bi- Uşaklıgil / Can Yay. / yatın kıyısına itilmiş, yok- her zorba ya da kızdığımız herkes faşist lişim teknolojilerinin ge- 480 s. sulluğun ve çaresizli- midir, yoksa faşizmin temellerinde poli- lişmesi ve yaygınlaşma- ğin pençesinde kıvranan tik, ekonomik, toplumsal anlamlar mı yatı- “Bugün, ta uzaklardan, sı bu süreci hızlandırıyor. iki küçük ruhun feryatlarının yükseldiği bu yordur?” Celâl Üster. Bir Fili Vurmak, usta uzun yılların türlü türlü Bugünlerde yeni bir öğretici katıldı aramı- yapıt Dostoyevksi’nin dünyaya sunduğu yazar ve çevirmen Celâl Üster’in George vukuatla dolu fasılasının za... Yapay zekâ... Tartışmalı bir öğretici- ilk klasiği. İnsancıklar, yaşlı bir kâtip olan Orwell’in yüzlerce yazısı içinden düşünsel beri tarafından, bu he- dir... Öğrettikleri, beslendiği kaynaklarla Makar Devuşkin ile kimsesiz Varvara’nın erimini büyük ölçüde yansıtan 30’unu der- nüz genç, henüz hayatın ve o kaynaklardaki verilerle sınırlı... Bu du- mektuplara sığınan kırılgan dünyasını an- lediği özgün bir seçki. boğuşmalarından yıpranmamış, ancak kırk rum, başa çıkmaya çalıştığımız Türkçeye latır. Onlar toplumsal düzenin acıma- Hasır Şapkalar / ilişkin doğru bilinen yanlışların çoğalma- yaşlarında, daha geçtiği yollarda ayakla- sız çarkları arasında ezilirken ellerinde ka- Margarita Liberaki sına neden olabilir.” Kitaptan... Türkçeyle rı kendisini yere kapanacak kadar sarsan lan son şeyi, insanlık onurlarını ve birbirle- / Çev. Harun Ömer Dile Gelen, Türkçenin öyküsünden yola çı- taşlara ilişmemiş, henüz bir daha kalkıla- rine duydukları saf sevgiyi korumaya çalı- Tarhan / Yapı Kredi karak bilişim terimlerinin Türkçe olmasına, mayacak sukutlarla sendeleyip baş aşağı şırlar. Dostoyevski’nin hırpalanmış ruhların Yay. / 272 s. günümüzdeki dil sorunlarının azalmasına düşüp yuvarlanmamış adamı görüyorum. anatomisini sarsıcı bir dille merceğe aldı- emek veren bilgisayar mühendisi ve yazar Yüreğinde azîm bir duygu izdihamının sık- ğı ölümsüz yapıtı İnsancıklar, okuyucularla “Bu kitap beni derin- Ahmet Pekel’in dil duyarlılığı ve sevgisiyle özel baskısıyla buluştu. leti, ciğerlerinde elastikiyetini kaybeden den etkiledi. Gerçek oluşturduğu yetkin bir inceleme. bir nefes darlığı, uykusunun içinde yürü- bir şiir...” Albert Ca- Ne Tanrı Ne Efendi - yen bir hasta halinde, beyni donuk, göz- mus, Liberaki’ye yazdı- Aile Apartmanı / Anarşizm Antolojisi / ğı mektuptan... “Coşkulu leri görmeden bakar, diz bağlarında daki- Deniz Akkaya / Daniel Guérin / Çev. ama aynı zamanda dü- kadan dakikaya daha ziyade çözülüp gev- Destek Yay. / 352 s. Fuat Orçun / Ayrıntı şündürücü, hayalperest ama aynı zaman- şeyen bir istidatla onu ilk defa ateşe karşı Yay. / 544 s. Kirli sırlar, bastırılmış da gerçekçi olan Hasır Şapkalar, bir yan- yürüyen bir genç nefer gibi mihaniki bir ci- hırslar, sakatlanmış ar- Daniel Guérin, 1970’te- dan bir kasaba hikâyesi, bir yandan çağ- sim duygusuzluğunda buluyorum. Ve böy- zular, edepsiz ilişkiler, ki ilk baskısından bu ya- daş bir peri masalı, bir yandan da kızla- le uzaklardan ona bakarken, adım adım ölümcül tutkular... Hep- na klasikleşen yapı- rın kendilerini serbest bırakmalarının, sı- onu takip ederken sanki yanı başında ona si bir apartmanın ar- tı Ne Tanrı Ne Efendi - nırlarını zorlamalarının ve kim oldukları- refakat ediyormuşçasına kulaklarına fısıl- ka bahçesine elbirliğiy- Anarşizm Antolojisi’nde, nı keşfetmelerinin verdiği baş döndürü- dıyorum: ‘Çocuğum, bu karanlık, dara- le gömülür ve çürümeye anarşizmin önde ge- cü hazzın neşeli bir tasviri.” Karen Van cık yolun ifadesini anlıyor musun?..’” Ki- terk edilir. Ne var ki bazı sırlar toprakta çü- len isimlerinin siyasi ve teorik metinlerin- Dyck (The Paris Review). Margarita Libe- taptan... Kırk Yıl, 1865 doğumlu Halid Zi- den özenle seçilmiş bir derleme sunu- rümez; köklenir, filizlenir ve bir baykuşun raki, Hasır Şapkalar’da, Atina yakınlarında ya Uşaklıgil’in yaşamının ilk dönemini an- yor. Bu metinleri tarihsel bağlamına yer- belleğine yerleşir. Deniz Akkaya’nın Aile bir çiftlikte yaşayan üç kız kardeşin büyü- lattığı bir anı kitabı. Başta II. Abdülhamid leştirerek 19. yüzyılda doğuşundan itiba- Apartmanı adlı romanındaki Mehmet Akif me hikâyesini anlatıyor. Sürekli evlenip ai- dönemi olmak üzere II. Meşrutiyet ve son- ren protesto gücü hiç azalmamış bir si- Ersoy Apartmanı, tuğlalardan örülmüş bir le kurmayı düşleyen Maria; kendini nakış rasında yaşananları deneyim ve tanıklık- yasi ve entelektüel hareketin tarihini izli- bina değildir yalnızca. Kapıları içeriden ki- işlemeye veren ve atını insanlardan çok ları üzerinden anlatan Uşaklıgil, edebiyat- yor. Anarşist düşüncenin iki yüzyılını kap- litlenmiş, kokuşmuş bir geçmişin belleğidir seven İnfanta; yazar olup dünyayı gez- tan sanata, devrin İstanbul’undan kültü- sayan genel bir bakış sunarak zenginli- aynı zamanda. Arka bahçedeki çınar ağa- me hayalleri kuran anlatıcı Katerina. Gele- ğini ortaya koyuyor ve onu besleyen tar- rüne birçok konuya ilişkin düşüncelerini cına tüneyen baykuşun bildikleri, bu kez cek kaygıları, ilk aşkları, aile sırları ve tuhaf tışmaları canlandırıyor. Böylece, anarşiz- açıksözlülükle dile getirir. Dönemin edebi- komşularının davranışlarıyla bezeli çiftlik bilgeliğe değil, lanete dönüşecektir. Çün- min, eleştirmenleri tarafından sıklıkla “her- yat çevreleri ve saray erbabını da işin içine yaşamında bu üç kız kardeş er ya da geç kü kötülük dışarıdan gelmeyecektir, eşik- hangi bir örgütlenme biçimine dirençli” bi- özgürleşmenin de, gitmenin de, kalma- dahil eden kitap, geç dönem Osmanlı’ya te ayakkabılarını çıkarıp kırk yıllık bir hatır- reyselci bir ideolojiye indirgenmesi algısıy- nın da bir bedeli olduğunu öğrenecektir. ilişkin sunduğu panoramayla dikkat çeker. la içeri girecektir. 12 30 Temmuz 2026
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear