Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Günler
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
80. yaşında kavganın, aşkın,
umudun militan şairi:
Nihat Behram!
meler de var:/ işte halk.../ işte kurtuluş.../ yoksa ihtilal ve ikti-
ÖNER YAĞCI
dar bir başına neye yarar?”
Ülkesinde yaşananların yakın tanığı, öfkeli, militan şairin
“Umudu canınmış gibi solumalısın,/ halkın acısını/
umut, inat, coşku, isyan, aşk ve yaşama sevinci dolu şiirleri
teninde deşilen yaranmış gibi/ Bencil sızılar değil/
vardı bu kitaplarında:
kalbinde mazlumun çığlığı çınlamalı/ Yavrusu için ana/
“Kuşan kendini artık,/ biraz da/ gövdeni yüreğinle kırbaçla;/
nasıl ölümüne fedakârsa/ öyle savunmalısın hayatı/
ey halk, haykır acını,/ Bu kara dumanı dağıt!”
Cesaret şiirin hançeridir/ seslerin gizine ancak onunla
Ezilenlerden, yoksullardan, emekten yana olanların sürdür-
ulaşılır” (“Şair Adayına Bin Öğütten Birincisi”)
düğü kavganın şiirleriyle yürekleri sardı:
“dayan yüreğim dayan/ gerekirse kanatlanır geçeriz güzelin
YANIK BAĞRINDA AÇAN DİZELER…
hasretinden,/ davran yüreğim davran/ kurmak için yeniden/ gü-
Nihat Behram’ın (d. 18 Kasım 1946) adını ilk Halkın Dostla-
nü gelir yıkarız bu şehri temelinden”.
rı dergisinde görmüştüm.
Sanatçı insanı derinliğine bilinçlendirmelidir, yalnızca bugü-
12 EYLÜL KARANLIĞINDA YURTTAŞLIKTAN
nü anlatmakla değil gelecek kuşakları da hazırlamakla yüküm-
ÇIKARILAN ŞAİRİN ZORLU YILLARI…
lüdür düşüncesiyle 68 kuşağının genç edebiyatçılarınca yayım-
12 Eylül döneminde yurttaşlıktan çıkarılıp 17 yıl yurdundan
lanıyordu Halkın Dostları (Mart 1970 / Eylül 1971).
uzakta yaşamak zorunda bırakılan Nihat Behram, uzun yıllar en
Toplumcu gerçekçi çizginin rüzgârını estiren devrimci sanat
zorlu günlerinde yakın dostu, çalışma arkadaşı ve sırdaşı olan
ve kültür dergisi olmuştu.
Yılmaz Güney’le ilgili anılarını Yılmaz Güney’le Yasaklı Yıllar
Nihat Behram, Ahmed Arif’in şiirini incelediği Yüreğinde
adıyla kitaplaştırdı.
Cehennem Taşıyan Şair yazısı ve şiirleriyle yer almıştı dergide.
Cezaevleri, mahkemeler, siyasal platformlar, kabadayı-
“Yanık Bağrında Açan” adlı şiirinde, “Şimdi bir keder/
lar dünyası, yurtdışına kaçışının öyküsüyle İsviçre, Hindistan,
amansızca dağlıyor ciğerlerimi,/ umudu acıyla arkadaş kılı- Fransa günlerini de içeren bu anılarda, Güney’in cezaevi mek-
yor,/ yayla yoğurdu yemiş bir yiğidin/ yırtarak mavi iş gömleği- tuplarını ve iki dostun dayanışma dolu mücadelesini okuyoruz.
ni/ yanık bağrında açan/ hayatın ta kendisi” diyordu. Behram; sevgi ve çaresizliğin, bireyselle toplumsalın iç içe
“Uzaklara” adlı şiirinde, “bu kavgaya doludizgin giremez- olduğu bir destan olan Gurbet romanında, İsviçre’ye kaçıp ora-
sem/ içimdeki sevda süzüldüğü bulutta ölebilir diyorsun/ son- dan kaçak olarak girdiği Fransa’da bir iş bulduktan sonra eşi ve
ra kurşun gibi çakılır köpüre köpüre bir ırmağın coşkun suları- çocuklarını Türkiye’den getirtmek isteyen Sabri’yi anlattı.
Roman, talihsiz bir biçimde bir trenin altında kalarak can ve-
na” dizeleri vardı.
ren bir ailenin yaşadıklarını gurbetin, gurbetçinin sorunlarına
YASAKLANDI VE TUTUKLANDI!
ışıldak tutularak aktarılmasıydı.
68’in sesi olan Ataol Behramoğlu’nun Bir Gün Mutlaka,
Lanetli Ömrün Kırlangıçları (sonraki basımlarında Kız Ali)
kileceksin” diyerek 1974’te Fırtınayla Borayla Denenmiş
Özkan Mert’in Kuracağız Her Şeyi Yeniden, Süreyya Berfe’nin
romanında, çöplüklerde yaşayan, boyuna gözaltına alınıp dövü-
Arkadaşlıklar’ı yayımladı. Dostluk, dayanışma, güven, inanç,
Gün Ola adlı kitaplarına 1972’de Nihat Behram’ın Hayatımız
len hastalıklı bir çocuk olan Ali ekseninde; sokağa atılan, taci-
kararlılık yüklü şiirlerdi bu kitaptaki şiirleri de.
Üstüne Şiirler’i eklendi.
ze uğrayan, acımasız bir dünyada çocuk olamadan büyüyen ço-
1975’te ağabeyi Ataol Behramoğlu’yla Militan dergisini çı-
Cezaevinden çıktıktan sonra çalışmaya başladığım Yeni
cukları anlattı.
karıp Vatan gazetesinde röportajları yayımlanan Nihat Behram,
Adımlar dergisinin yayınevi olan Yücel Yayınları’ndan
Miras romanında, yörede sözü geçen, geniş tarlalara, soy-
Deniz’lerin yaşamlarına ve mücadelelerine tanıklığını Darağa-
yayımlanan kitabı büyük bir mutlulukla elime almış ve
lu atların barındığı ahırlara sahip köklü bir aile olan çocuk
cında Üç Fidan adıyla kitaplaştırdı.
sevdiğim bir şair ağabeyin yapıtıyla kucaklaştığım için çok
Haydar’ın ailesi, Doğu Anadolu’daki evlerini, köylerini, hay-
mutlu olmuştum.
vanlarını bırakıp Ermeni çetelerinin elinden kaçmaya çalışır.
YÜZÜ AŞKIN BASIMLA ‘DARAĞACI’NDA ÜÇ
Ne yazık ki bu ilk kitabı, daha sonra birçok kitabının da başı-
Ağrı Dağı’nın karlı, yalçın kayalıklarında, Aras’ın coşkun
FİDAN’, ‘SER VERİP SIR VERMEYEN BİR YİĞİT’...
na gelecek olan toplatılma ve yasaklanma duvarına çarpmıştı.
sularında yaşanan bu kaçışta Haydar’ın babası, annesi,
Denizlerin asılmadan önceki son sözlerinin ilk kez açıklan-
“Yas mı tutmalıyım onurlu ölüme/ halkın gözlerini doldu-
kardeşleri, Ermeni çetecilerinin kurşunlarıyla ya da açlık ve
dığı ve hemen yasaklanarak ancak 22 yıl sonra aklanan Da-
ran çizgilere/ umudu mu çağırmalıyım.../ Ah gidiyor işte gidi-
salgın hastalık nedeniyle yaşamını yitirir.
rağacında Üç Fidan, bütün kitaplarının yayımlandığı Eve-
yor göz göre göre/ birer rüzgâr uğultusu bırakarak yanan ate-
Sağ kalan yalnızca Nihat Behram’ın kızına “Haydar Dede”
rest Yayınları’nda 127. basıma ulaşarak son dönemlerin en çok
şe…” dizelerinin de yer aldığı “Üç Dağa Ağıt” adlı şiiri nede-
diye anlattığı babasıdır ve sonraki yaşamını Erzurum’daki
okunan kitaplarından oldu.
niyle toplatılmış ve Nihat Behram da tutuklanmıştı.
yetimler yurdunda sürdürecektir.
İbrahim Kaypakkaya’yı anlattığı ve toplatılıp yargılanan Ser
AĞABEYİ ATAOL BEHRAMOĞLU İLE Verip Sır Vermeyen Bir Yiğit adlı kitabı 100. basıma ulaştı.
NİHAT BEHRAM: ‘GÜCÜNÜN BİLİNCİYLE
YAYIMLADIĞI MİLİTAN DERGİSİ DÖNEMİ 12 Eylül’e kadar Dövüşe Dövüşe Yürünecek, Hayatı Tutuştu-
DOĞRULAN HALKI KİM DURDURABİLİR’
ran Acılar, Irmak Boylarında Turaç Seslerinde adlı şiir kitap-
VE VATAN GAZETESİ RÖPORTAJLARI... 1980 sonrasındaki şiirlerinde de coşkulu, öfkeli duyarlığıyla
“İşte süngülerin, ranzaların/ koğuşların doldurduğu bir al- larıyla alanlarda, salonlarda yüksek sesle okunacak ve insanları seslenerek “Yine daldım da kendi düşüme/ hasretin kanayışı
fabe,/ işte kanayışı Pir Sultan’ın/ dostunun attığı gülle” di- coşturacak dizelerle yüklü şiirini sürdürdü Nihat Behram: bitermiş sandım.../ Beni şiirler bağışlasın” diyen Behram’ın
zelerinin yer aldığı “Kalbin durmadıkça/ sığınıp inancına di- “Bir marşta beni çarpan, çarpıştıran, koşturan/ başka keli- şiirlerindeki temele “memleket hasreti” de eklendi:
>>
2 Temmuz 2026 9
VEDAT ARIK

