08 Temmuz 2026 Çarşamba English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

80. yaşında kavganın, aşkın, umudun militan şairi: Nihat Behram! meler de var:/ işte halk.../ işte kurtuluş.../ yoksa ihtilal ve ikti- ÖNER YAĞCI dar bir başına neye yarar?” Ülkesinde yaşananların yakın tanığı, öfkeli, militan şairin “Umudu canınmış gibi solumalısın,/ halkın acısını/ umut, inat, coşku, isyan, aşk ve yaşama sevinci dolu şiirleri teninde deşilen yaranmış gibi/ Bencil sızılar değil/ vardı bu kitaplarında: kalbinde mazlumun çığlığı çınlamalı/ Yavrusu için ana/ “Kuşan kendini artık,/ biraz da/ gövdeni yüreğinle kırbaçla;/ nasıl ölümüne fedakârsa/ öyle savunmalısın hayatı/ ey halk, haykır acını,/ Bu kara dumanı dağıt!” Cesaret şiirin hançeridir/ seslerin gizine ancak onunla Ezilenlerden, yoksullardan, emekten yana olanların sürdür- ulaşılır” (“Şair Adayına Bin Öğütten Birincisi”) düğü kavganın şiirleriyle yürekleri sardı: “dayan yüreğim dayan/ gerekirse kanatlanır geçeriz güzelin YANIK BAĞRINDA AÇAN DİZELER… hasretinden,/ davran yüreğim davran/ kurmak için yeniden/ gü- Nihat Behram’ın (d. 18 Kasım 1946) adını ilk Halkın Dostla- nü gelir yıkarız bu şehri temelinden”. rı dergisinde görmüştüm. Sanatçı insanı derinliğine bilinçlendirmelidir, yalnızca bugü- 12 EYLÜL KARANLIĞINDA YURTTAŞLIKTAN nü anlatmakla değil gelecek kuşakları da hazırlamakla yüküm- ÇIKARILAN ŞAİRİN ZORLU YILLARI… lüdür düşüncesiyle 68 kuşağının genç edebiyatçılarınca yayım- 12 Eylül döneminde yurttaşlıktan çıkarılıp 17 yıl yurdundan lanıyordu Halkın Dostları (Mart 1970 / Eylül 1971). uzakta yaşamak zorunda bırakılan Nihat Behram, uzun yıllar en Toplumcu gerçekçi çizginin rüzgârını estiren devrimci sanat zorlu günlerinde yakın dostu, çalışma arkadaşı ve sırdaşı olan ve kültür dergisi olmuştu. Yılmaz Güney’le ilgili anılarını Yılmaz Güney’le Yasaklı Yıllar Nihat Behram, Ahmed Arif’in şiirini incelediği Yüreğinde adıyla kitaplaştırdı. Cehennem Taşıyan Şair yazısı ve şiirleriyle yer almıştı dergide. Cezaevleri, mahkemeler, siyasal platformlar, kabadayı- “Yanık Bağrında Açan” adlı şiirinde, “Şimdi bir keder/ lar dünyası, yurtdışına kaçışının öyküsüyle İsviçre, Hindistan, amansızca dağlıyor ciğerlerimi,/ umudu acıyla arkadaş kılı- Fransa günlerini de içeren bu anılarda, Güney’in cezaevi mek- yor,/ yayla yoğurdu yemiş bir yiğidin/ yırtarak mavi iş gömleği- tuplarını ve iki dostun dayanışma dolu mücadelesini okuyoruz. ni/ yanık bağrında açan/ hayatın ta kendisi” diyordu. Behram; sevgi ve çaresizliğin, bireyselle toplumsalın iç içe “Uzaklara” adlı şiirinde, “bu kavgaya doludizgin giremez- olduğu bir destan olan Gurbet romanında, İsviçre’ye kaçıp ora- sem/ içimdeki sevda süzüldüğü bulutta ölebilir diyorsun/ son- dan kaçak olarak girdiği Fransa’da bir iş bulduktan sonra eşi ve ra kurşun gibi çakılır köpüre köpüre bir ırmağın coşkun suları- çocuklarını Türkiye’den getirtmek isteyen Sabri’yi anlattı. Roman, talihsiz bir biçimde bir trenin altında kalarak can ve- na” dizeleri vardı. ren bir ailenin yaşadıklarını gurbetin, gurbetçinin sorunlarına YASAKLANDI VE TUTUKLANDI! ışıldak tutularak aktarılmasıydı. 68’in sesi olan Ataol Behramoğlu’nun Bir Gün Mutlaka, Lanetli Ömrün Kırlangıçları (sonraki basımlarında Kız Ali) kileceksin” diyerek 1974’te Fırtınayla Borayla Denenmiş Özkan Mert’in Kuracağız Her Şeyi Yeniden, Süreyya Berfe’nin romanında, çöplüklerde yaşayan, boyuna gözaltına alınıp dövü- Arkadaşlıklar’ı yayımladı. Dostluk, dayanışma, güven, inanç, Gün Ola adlı kitaplarına 1972’de Nihat Behram’ın Hayatımız len hastalıklı bir çocuk olan Ali ekseninde; sokağa atılan, taci- kararlılık yüklü şiirlerdi bu kitaptaki şiirleri de. Üstüne Şiirler’i eklendi. ze uğrayan, acımasız bir dünyada çocuk olamadan büyüyen ço- 1975’te ağabeyi Ataol Behramoğlu’yla Militan dergisini çı- Cezaevinden çıktıktan sonra çalışmaya başladığım Yeni cukları anlattı. karıp Vatan gazetesinde röportajları yayımlanan Nihat Behram, Adımlar dergisinin yayınevi olan Yücel Yayınları’ndan Miras romanında, yörede sözü geçen, geniş tarlalara, soy- Deniz’lerin yaşamlarına ve mücadelelerine tanıklığını Darağa- yayımlanan kitabı büyük bir mutlulukla elime almış ve lu atların barındığı ahırlara sahip köklü bir aile olan çocuk cında Üç Fidan adıyla kitaplaştırdı. sevdiğim bir şair ağabeyin yapıtıyla kucaklaştığım için çok Haydar’ın ailesi, Doğu Anadolu’daki evlerini, köylerini, hay- mutlu olmuştum. vanlarını bırakıp Ermeni çetelerinin elinden kaçmaya çalışır. YÜZÜ AŞKIN BASIMLA ‘DARAĞACI’NDA ÜÇ Ne yazık ki bu ilk kitabı, daha sonra birçok kitabının da başı- Ağrı Dağı’nın karlı, yalçın kayalıklarında, Aras’ın coşkun FİDAN’, ‘SER VERİP SIR VERMEYEN BİR YİĞİT’... na gelecek olan toplatılma ve yasaklanma duvarına çarpmıştı. sularında yaşanan bu kaçışta Haydar’ın babası, annesi, Denizlerin asılmadan önceki son sözlerinin ilk kez açıklan- “Yas mı tutmalıyım onurlu ölüme/ halkın gözlerini doldu- kardeşleri, Ermeni çetecilerinin kurşunlarıyla ya da açlık ve dığı ve hemen yasaklanarak ancak 22 yıl sonra aklanan Da- ran çizgilere/ umudu mu çağırmalıyım.../ Ah gidiyor işte gidi- salgın hastalık nedeniyle yaşamını yitirir. rağacında Üç Fidan, bütün kitaplarının yayımlandığı Eve- yor göz göre göre/ birer rüzgâr uğultusu bırakarak yanan ate- Sağ kalan yalnızca Nihat Behram’ın kızına “Haydar Dede” rest Yayınları’nda 127. basıma ulaşarak son dönemlerin en çok şe…” dizelerinin de yer aldığı “Üç Dağa Ağıt” adlı şiiri nede- diye anlattığı babasıdır ve sonraki yaşamını Erzurum’daki okunan kitaplarından oldu. niyle toplatılmış ve Nihat Behram da tutuklanmıştı. yetimler yurdunda sürdürecektir. İbrahim Kaypakkaya’yı anlattığı ve toplatılıp yargılanan Ser AĞABEYİ ATAOL BEHRAMOĞLU İLE Verip Sır Vermeyen Bir Yiğit adlı kitabı 100. basıma ulaştı. NİHAT BEHRAM: ‘GÜCÜNÜN BİLİNCİYLE YAYIMLADIĞI MİLİTAN DERGİSİ DÖNEMİ 12 Eylül’e kadar Dövüşe Dövüşe Yürünecek, Hayatı Tutuştu- DOĞRULAN HALKI KİM DURDURABİLİR’ ran Acılar, Irmak Boylarında Turaç Seslerinde adlı şiir kitap- VE VATAN GAZETESİ RÖPORTAJLARI... 1980 sonrasındaki şiirlerinde de coşkulu, öfkeli duyarlığıyla “İşte süngülerin, ranzaların/ koğuşların doldurduğu bir al- larıyla alanlarda, salonlarda yüksek sesle okunacak ve insanları seslenerek “Yine daldım da kendi düşüme/ hasretin kanayışı fabe,/ işte kanayışı Pir Sultan’ın/ dostunun attığı gülle” di- coşturacak dizelerle yüklü şiirini sürdürdü Nihat Behram: bitermiş sandım.../ Beni şiirler bağışlasın” diyen Behram’ın zelerinin yer aldığı “Kalbin durmadıkça/ sığınıp inancına di- “Bir marşta beni çarpan, çarpıştıran, koşturan/ başka keli- şiirlerindeki temele “memleket hasreti” de eklendi: >> 2 Temmuz 2026 9 VEDAT ARIK
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle