Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Günler
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
USTA ŞAIR NIHAT BEHRAM ILE YENI ŞIIR KITABI
‘DüşlüYorum’ ÜZERINE KONUŞTUK.
‘Özgürlüğü; sevginin, iyiliğin
egemen olduğu, yalansız dolansız,
yağmasız bir dünyayı düşlüyorum!’
ğuyla insanın ölümsüzlüğü ke-
GÜLTEKİN EMRE
sişir. “Kimi ölür izi kalır/ Kimi
ölür buzu kalır” misali:
ihat Behram’ın yeni şiir kitabı DüşlüYorum’daki
“Ömür yolculuğunda/ ölüm
(Everest Yayınları) şiirleri yaşamın yaralarını
son duraktır/ dönüşü olmayan/
N sara sara, umuda sığına sığına, zulme direne
İneceksin hayattan/ Seni
direne, acıların üstüne gide gide, doğanın derinliğini
mirasın uğurlayacak/ korku ya
soluya soluya yazılan şiirler. da cesaret/ sevgi ya da nefret/
bilgi ya da cehalet/ Yaşarken
Düşlere, düşüncelere, yurdun sorunlarına, insanların
ne biriktirdiysen artık”
yaşamlarına dalıp gitme, kurtuluş çareleri aramaya
göndermeler yapan Behram; umudun, doğanın,
‘YURT YARASI
insanın içinde sönümsüz olan yaşama sevincinin izini
YARALARIN EN
DERINI, DERTLERIN
sürüyor şiirlerinde.
EN IRISIDIR!’
Bazen bir serçenin kanat çırpışında, bazen rüzgârın
EMRE - “Yurt Yarası” yur-
uğultusunda yaşama duyduğu derin sevdayı ele alıyor.
dunu dert edinmiş bir şairin
Özlemi, sevgiyi, insan olmanın en duygusal hallerini
yüreğinde dinmeyen sızıların
“ırmak akışlı bir saz”ı imleyerek, dizelerine taşıyarak
dışavurumu değil mi?
okuru duygusal bir yolculuğa, iyilik safında kötülüğe
BEHRAM - Yurt yarası ya-
karşı dövüşe çağırıyor.
raların en derini, dertlerin en
Yaşamın hep ve her zaman uzun bir direniş olduğunu
irisidir. Halkı, doğası ve kültü-
vurguluyor. Güncel siyasal yaşama da yalın, içe işleyen rüyle yurt bir bütündür.
Kalbi, gövdesi, beyni bir
göndermeler yapıyor.
canlı için ne ise halkı, kültürü,
ÇOCUKLARIN ACISIZ BÜYÜDÜĞÜ, YURDUMUN,
doğası yurt için odur.
ZULMÜN PENÇESINDE ÇIRPINMADIĞI, KÖTÜLÜĞÜN
Zincire vurulmuş, işkenceye
KAZINDIĞI BIR DÜNYA IÇIN DIZELER...
alınmış, bağrı hançerlenen bir
GÜLTEKIN EMRE - 1967-2017 yılları arasında yayımladı- canlı ne ise talanın kepçesinde,
ğın 22 şiir kitabını içeren Ateşi Solumak adlı toplu şiirler ki- yalanın kancasında, ihanetin
pençesindeki yurt da odur.
tabından sekiz yıl sonra DüşlüYorum’u yayımladın.
Onca yıl geçmesine karşın hep genç, çünkü baharın, tomur-
Elbette ki yurdunun yarası yurtseverde sızım sızım sızlar.
Kitabın adı hem tek sözcük hem iki sözcük olarak okunu-
cuğun ikizi. Çaresizliği, korkuyu cesaret kalkanıyla aşıp ça-
“Yarası var bağrımda yüreğim kadar” dediğim odur.
şuyla hem düşleme eylemi hem düşlerle yorum anlamında al-
Ondan ki yurdunun yarası yurtseveri, uğrunda dişe diş ölümü- renin direnişte gizli olduğunu, ona ulaşma yolunun cesaretten
gılanmaya açık.
ne dövüşe çağırır. Çünkü yurdun katline, yurda ihanete karşı dö- geçtiğini haykırıyor.
Bu iki anlamını da kapsayacak şekilde sorayım: Neyi düş-
vüşmek onu yaralarından kurtarmanın, yaşatmanın tek çaresidir. Korku, insanın kendisine vurduğu kelepçedir. Ondan ki korkak-
lüyorsun, düşlerle yorumladığın ne?
lık katmerli esarettir. Topluma vurulan kelepçeyi kırmanın yolu da
NIHAT BEHRAM - Özgürlüğü düşlüyorum. Sevginin, iyi-
‘GENÇLIĞIMI ZULÜM ÇALDI/ DÖVÜŞMEYE
insanın kendine vurduğu korku kelepçesini kırmasından geçiyor.
liğin egemen olduğu, yalansız dolansız, yağmasız bir dünyayı
MECBUR KALDIM’
Gezi günlerinde toplumu saran korkuyu topluca aştık, cesaretle
düşlüyorum.
EMRE - Bu dövüş çağrısıyla, yurdunun özgürlüğü için dö-
kucaklaştık. Değerini bilene, Gezi’nin bıraktığı bu miras yaşamsal
Çocukların acısız büyüdüğü, yurdumun, insanıyla doğasıyla
vüşmeyenin yurtseverliğini özde değil sözde bir yurtseverliktir
önemdedir. Üstünden onca yıl geçmesi söndüğü anlamına gelmez.
zulmün pençesinde çırpınmadığı, kötülüğün toplum yaşamın-
diye mi yorumluyorsun?
Gezi’nin hep genç, hep kıvılcım kalması, Che’nin hep genç
dan kazındığı bir dünyayı.
BEHRAM - Kimse durduk yerde kavga dövüş, düşmanlık is-
hep rüzgâr kalmasına benzer. “Rüzgârıyla tutuşup/ ateş yine
Bu dünyaya ulaşmanın yolu pusularla, tuzaklarla dolu. Hele
temez. Sevinç, sevda, mutluluk ister.
harlar kendi közünde”
ki kötülüğün, hainliğin, alçaklığın egemen olduğu toplumlarda.
Teri çalınmayan, emeğinin karşılığını alan emekçi niye dur-
‘AYDINIM, SANATÇIYIM, YURTSEVERIM,
‘ÖZGÜRLÜĞE GIDEN YOL, DIRENIŞI, DÖVÜŞÜ duk yerde hır çıkarsın? İhanete uğramayan niye öfke taşısın?
GEREKTIRIR!’ Hakları gasp edilmeyen neden ayaklansın? DEVRIMCIYIM DIYORSAN, INSANLIK
Yurdu yönetenler yurdu sevenler değil soyanlarsa elbette ki
Düş bir başına yetmez, donanımı da olmalıdır. Çünkü özgür- DÜŞMANLIĞINA KARŞI EN ÖNDE DIRENECEKSIN’
yurtseverliğin ilk ve en doğal, en meşru tepkisi direnmektir.
lüğe giden yol, direnişi, dövüşü gerektirir.
EMRE - DüşlüYorum’daki şiirlerin yol gösterici, sorunu
Kendi adıma, kavga dövüş meraklısı biri değilim;
Düşlerim özgürlüğe giden yoldaki aşılması gereken zorluklar işaret edici, yapılması gerekeni imleyici bir yönü var.
geldiğim şu dünyada çiçeklerle kuşlarla, ırmaklarla aşklarla
ve kuşanılması gereken silahlara ilişkin yorumlarımla mayalı-
İnsanı insan yapan değerleri savunma çağrısı neden senin
seve sevişe, güle oynaya, sevinçlerle düşlerle sarmaş dolaş
dır, yani gerçeklikle kan dolaşımı olan düşler.
için öncelikli, biraz açar mısın?
geçip gitmek isterdim.
EMRE - Kitabındaki “Son Durak” adlı ilk şiirin, yaşam-
BEHRAM - İhanet sadece halka, yurda değil. Kabalığın
“Gençliğimi zulüm çaldı/ dövüşmeye mecbur kaldım” misali,
ölüm ekseninde yavaş yavaş sona eren yaşama, geçmişe ve
köklendiği yerde inceliğe ihanet yok mu? Barbarlığın, vandal-
“öfkenin bağrımda yuvalanması da ondan/ kalbimin beni kav-
günümüze ilişkin düşünceni mi içeriyor?
lığın, yalanın, talanın, sahteciliğin, sinsiliğin, yobazlığın, kötü-
galara çağırması da”.
BEHRAM - Yaşam sona ermez, sonsuzdur. Sonu olan ölüm- lüğün körüklendiği yerde iyiliğe, merhamete, dürüstlüğe, akla,
‘GEZI DIRENIŞI, BIR INSANLIK KIVILCIMI’
lü canlıların ömrüdür. Ömür yolculuğunda ölümle ölümsüzlü- bilime, Aydınlanmaya, sevgiye ihanet yok mu?
EMRE - Bir şiirinle Gezi Direnişi’ni de selamlıyorsun. Aradan
ğün kesiştiği bir yer var. Ruhunu, insanı insan yapan değerlerden emzirmeyen eyleme
geçen bunca yıldan sonra Gezi Direnişi için ne söylemek istersin?
Yaşarken servetini cüzdanında zulümle, yalanla talanla, kö- sanat denmez, hele ki toplumcu gerçekçi, devrimci gerçekçi sa-
tülükle biriktirenler, ömür yolculuğunun ölüm durağında yaşa- nat hiç denmez.
BEHRAM - Acıların kuşattığı toplumda, zulmün pençesinde
mın lanetiyle defolup çürümeye gider. Eğer kendine aydınım, sanatçıyım, yurtseverim, devrimciyim
çaresiz kalmış insanın “İmdat” diye bağırma ve isyan duygu-
Yaşarken vicdanında iyilik serveti biriktirenler yaşamın uf- suyla dolup taştığı bir an var. Peki kimi çağırıyor yardıma? İn- diyorsan, başta vicdan, insanı insan yapan değerlerin safında
kunda sürekli sevgiyle anılır. İşte o noktada yaşamın sonsuzlu- sanlığı çağırıyor. İşte Gezi o, yani insanlık kıvılcımı. olup insanlık düşmanlığına karşı en önde direneceksin.
>>
6 2 Temmuz 2026
VEDAT ARIK

