Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
VIRGINIA WOOLF KENDİNE AİT BİR ODA
İlerlemeye Karşı
Slavoj Zizek
WU Qİ – SİMA RANGJU SAVAŞ KANUNLARI
MAHMUT YESARİ GECE YARISI
AMERİKA’DA
ALEXIS DE
TOCQUEVILLE DEMOKRASİ ÜZERİNE
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’ndan Yeni Eserler
Modern Klasikler Dizisi - 266
Modern Klasikler Dizisi - 266
Virginia Woolf’un 1929 yılında yayımlanan Kendine Ait Bir Oda adlı VIRGINIA WOOLF
Alexis de Tocqueville (1805-1859): Fransız siyaset bilimci,
Wu Qi (MÖ 440-381): Savaşan Beylikler Dönemi’nde yaşamış
ALEXIS DE WU Qİ – SİMA RANGJU
yapıtı edebiyat tarihinin en önemli feminist manifestolarındandır.
sosyolog, tarihçi, siyasetçi ve yazar. Tocqueville modern
ünlü general, filozof ve devlet adamı. Yaşamı boyunca hiçbir savaşı
Kadınlar ve kurmaca üzerine konuşma yapması için 1928 yılında
siyaset felsefesinin özgürlük, eşitlik, egemenlik, adalet gibi
kaybetmediği rivayet edilir. Sadece askerî dehasıyla değil,
KENDİNE AİT BİR ODA
Cambridge Üniversitesi’ne davet edilen Woolf kadınların asırlara
temel meselelerini tartıştığı Amerika’da Demokrasi Üzerine
TOCQUEVILLEChu Beyliği’nde yaptığı yönetim reformlarıyla da ünlüdür.
yayılan kültürel suskunluğu üzerine derinlikli bir sorgulamaya İngilizce aslından çeviren:
adlı eserinde özel olarak “demokrasi” kavramını mercek
Sima Rangju: Savaşan Beylikler Dönemi’nin efsanevi komutanlarından.
A. DENİZ HAKYEMEZ
girişir. Kütüphanelerin raflarında rastladığı çeşitli yazarlar ve
altına alır. Toplumsal ve siyasal çalkantılarla altüst olan
Yaşamına dair pek az bilgi günümüze ulaşmıştır. Orduda disipline
kitaplar arasında gezinirken bir yandan kadınların tarih boyunca
modern dünyanın sorunlarının çözümüne dair demokrasi
verdiği önemle tanınır.
dışında bir başka seçenek daha yoktur. Tocqueville’e karşılaştıkları engelleri, dışlanma biçimlerini keşfeder, diğer yandan
göre, demokrasinin “karşı konmaz ve evrensel yükselişi” kadın yaratıcılığı ve dehasının bütün bu engeller içinde nasıl
Savaşan Beylikler Dönemi (MÖ 475-MÖ 221), yalnızca sürekli askerî CDLXXXIV
CDLXXXIII
karşısında durabilecek muhtelif “güç” odaklarının,
filizlendiğini ortaya koyar. Özgün üslubuyla yazar, tarih içindeki bu
çatışmalarla değil, bu çatışmaların doğurduğu entelektüel canlılıkla
yani geçmişin tutucu otorite oluşumlarının (aristokrasinin, çarpıcı keşif seferine okurun da katılmasını sağlar. Kendine Ait Bir
da anılır. Bu dönemin askerî ve felsefi birikimi, daha sonra İmparator
kilisenin vb.) bu yükselişin önünü almaya yönelik çabaları
Shenzong döneminde Yedi Askerî Klasik adı altında toplanmıştır. Çin Oda cesur önermeleriyle yalnızca edebiyat alanında değil, tarih ve
nafiledir; demokrasi er ya da geç kendi gerçekliğine uygun
askerî düşüncesinin temelini oluşturan bu yedi klasiğin en önemlileri, sosyal bilimler alanında da yeni gündemler açmış, güncelliğini hiç
bir dünya tesis edecektir. Amerika özelindeki demokrasi
Sun Zi’nin Savaş Sanatı ile birlikte Wu Qi ve Sima Rangju’nun eserleri
yitirmeyen bir klasik.
pratiklerinin Kıta Avrupası’ndaki pratiklerle mukayese
Wuzi ve Sima Fa’dır. Bu iki metin, Savaşan Beylikler Dönemi’nin askerî
edilmesi ise kitabın en kıymetleri yanlarından biridir. değerlerini şekillendiren iki zıt felsefi kutbu temsil eder. Wuzi devletin
Tocqueville’in karşılaştırmalı bir siyaset perspektifinden iç düzenini, kaynaklarını ve askerî düzenini merkeze alan, pragmatik
VIRGINIA WOOLF (1882-1941): Roman
AMERİKA’DA SAVAŞ KANUNLARI
hareketle tasavvur ettiği demokrasi düşüncesi dün ve sonuç odaklı bir yaklaşımı benimser. Sima Fa ise Konfüçyüsçü ve
türüne özgün katkılarda bulunmasının yanı
olduğu gibi bugün de güncelliğini koruyan zengin törensel değerlere bağlı kalarak savaşın ahlâki meşruiyetini sorgulayan
sıra döneminin önemli eleştirmenlerinden
bir muhtevaya sahip. DEMOKRASİ ÜZERİNE
bir yaklaşımla, daha eski ve idealize edilmiş bir geleneği yansıtır. (WUZİ – SİMA FA)
biri olan Virginia Woolf, Londra’da doğdu.
Eğitimini eleştirmen olan babası Sir
Leslie Stephen’dan aldı. İki dünya savaşı
arasındaki dönemde, Londra’nın edebi
Fransızca ASLINDAN ÇEVİREN: Berna günen ÇİNCE ASLINDAN ÇEVİREN: GİRAY FİDAN
çevrelerinin yanı sıra İngiliz yazar, filozof ve
Berna Günen (1979): Galatasaray Lisesi’nden mezun oldu. Prof. Dr. Giray Fidan (1980): Ankara Üniversitesi Sinoloji Bölümü’nde
DERLEYEN VE NOTLANDIRAN: CHEN Xİ
sanatçılardan oluşan Bloomsbury grubunun
Galatasaray Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler okurken lisans, yüksek lisans ve doktorasını tamamladı. Pekin Dil ve Kültür ve
üyeleri arasında da önemli bir şahsiyet
Robert Schuman Bursu’na hak kazandı ve eğitimine Min Zu üniversitelerinde öğrenim gördü. Princeton Üniversitesi’nde
haline geldi. 1912’de Leonard Woolf’la
Fransa’da Institut d’Etudes Politiques de Paris’de misafir öğretim üyesi olarak bulundu. Çin klasiklerinden yaptığı
evlendi ve 1917’de birlikte Hogarth Yayınevi’ni kurdular. Mrs.
çevirilerinin yanı sıra çeşitli alanlarda verdiği telif eserleri de vardır.
(Sciences Po) devam etti. Aynı okulda XX. Yüzyıl Avrupa
Halen Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Doğu Dilleri ve Dalloway ve Deniz Feneri gibi çığır açan romanların yazarı olan
Tarihi üzerine lisans, yüksek lisans ve doktora yaptı.
Edebiyatları Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Pekin Woolf, daha sonra tarihsel bir fantezi olan Orlando’yu yayımladı.
İngilizce ve Fransızcadan çeviriler yapmaktadır.
Dil ve Kültür Üniversitesi Dünya Sinoloji Merkezi uzmanlarındandır.
Bilinç akışı tekniği üzerine yoğunlaştığı Dalgalar’ı daha geleneksel
bir roman olan Yıllar izledi. Yazar son romanı Perdeler Arasında’yı
Chen Xi: Pekin Eğitim Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nden mezun oldu.
bitirdikten sonra ruhsal bunalım sonucu kendini evinin yakınındaki
Antik Edebiyat alanında doktora yapmıştır. Halen Çin Halk Kurtuluş
bir ırmağa atarak yaşamına son verdi.
Ordusu Sanat Akademisi Edebiyat Fakültesi’nde profesör ve ilgili
fakültenin akademik dergisinin baş editörü olarak görev yapmaktadır.
Zhonghua Yayınevi’nden Sunzi’nın Savaş Sanatı, Altı Gizli Öğreti,
Tarihçinin Kayıtları ve Zhou-Han Hanedanları Dönemleri Kültürü
Üzerine İncelemeler adlı eserleri yayımlamıştır.
266
Bütün Eserleri -6
A
Amerika’da Demokrasi Üzerine.indd 1 SAVAŞ KANUNLARI.indd 1 21.04.2026 09:14 KENDİNE AİT BİR ODA.indd 1 16.04.2026 11:33 30.03.2026 15:10
Amerika’da Demokrasi Üzerine Savaş Kanunları Kendine Ait Bir Oda
Alexis de Tocqueville (Wuzi-Sima Fa) Virginia Woolf
Çev. Berna Günen Wu Qi ve Sima Rangju Çev. Ayşe Deniz Hakyemez
1032 sayfa Çev. Giray Fidan 120 sayfa
HASAN ÂLİ YÜCEL 88 sayfa MODERN KLASİKLER DİZİSİ
KLASİKLER DİZİSİ
HASAN ÂLİ YÜCEL
KLASİKLER DİZİSİ
21. Yüzyıl Kitaplığı
TÜRK EDEBİYATI KLASİKLERİ - 104
İlerleme fikri modern dünyanın en güçlü anlatılarından biridir. Bilimsel
gelişme, ekonomik büyüme ve siyasal özgürleşme çoğu zaman tek
TÜRK EDEBİYATI KLASİKLERİ - 104
bir doğrultuda ilerleyen bir tarih düşüncesi içinde birleştirilir. Bu
anlatı, geçmişe bakarken geride bırakılan kayıpları görünmez kılan bir
Aktör Celil Mahir, rakip tiyatro topluluğunun oyuncularını ayartarak turneye
çıkmalarına mâni olmaya çalışırken, jönprömiye Özdemir’in sahnede aniden perspektif de üretir.
öldüğünü öğrenir. Buna rağmen topluluk turneye çıkmaya kararlıdır. Kaderine razı
gelen Celil Mahir de fırsattan istifade İstanbul’da oyunlar sahnelemek ister, ancak Zizek bu görünmezliği çarpıcı bir metaforla somutlaştırır: Christopher
maddi sıkıntılar yakasını bırakmaz. Derken tiyatroya âşık, sahneye çıkmaya da
Nolan’ın The Prestige filminde bir sihirbaz sahneye çıkıp küçük bir kuşu
hevesli, siyah saçlı, ateş dudaklı, genç ve zengin İclal’le tanışır; talih, Celil Mahir’in
yok eder, ardından avucundan canlı bir kuş çıkarır. Gösterinin sahne
yüzüne gülmüştür. İclal’in koyduğu sermayeyle işe girişirler. Oyun hazırlıkları devam
arkasında ise çöpe atılmış ölü kuşlar vardır: Her seferinde kurban
ederken, sahnenin dışındaki hayat da tam gaz devam eder. Kalabalık sofralarda
edilenlerin üstü örtülerek işleyen bir numara söz konusudur.
sabahlara kadar süren eğlenceler, flörtöz buluşmalar, çapkınlıklar, dalavereler, ayak
oyunları ve kulislerdeki dedikodular başını alıp gider.
İlerlemeye Karşı, Aydınlanma düşüncesinden Marx’a, liberal
Türk tiyatrosuna önemli katkıları olan Mahmut Yesari’nin 1936’da Tan gazetesinde
modernleşme teorilerinden güncel teknolojik iyimserliğe kadar
yayımlandıktan sonra ilk kez kitaplaştırılan Gece Yarısı romanında tiyatro, yalnızca
uzanan geniş bir alanda bu büyük anlatının hangi varsayımlar üzerine
estetik bir ifade alanı değil, aynı zamanda maddi ilişkiler ağı içinde işleyen bir üretim
sahası olarak da ele alınır. Erken Cumhuriyet yıllarının tiyatro hayatı; rekabet ortamı, kurulduğunu inceleyen bir sorgulama. Küresel eşitsizlikler, ekolojik kriz ve
kumpanya idaresi ve turne pratikleri, oyuncuların yaşam tarzları ve sahne gösterişinin “post-siyasal” uzlaşma söylemi, ilerleme düşüncesinin sınırlarını görünür
arkasındaki sefalet çarpıcı bir biçimde anlatılır. Romandaki Celil Mahir (Celal Sahir), kılan semptomlar olarak okunuyor. Böylece ilerleme, artık güvenilir bir
İlerlemeye Karşı
Kuvart (Nuvart Suat), Fofo (Toto Karaca), Sadrettin Rahmeti (Nurettin Şefkati), yön duygusu değil, sürekli yeniden tanımlanması gereken bir problem
Sunullah (Lütfullah Sururi) ve Amca Safder (Baba Saffet) gibi karakterlerin çoğu ise
haline geliyor.
dönemin ünlü oyuncularını anıştırmaktadır.
Slavoj Zizek
Mahmut Yesari (1895-1945)
Slavoj Zizek (1949), Hegelci diyalektiği Lacancı psikanalizle birleştiren
18. yüzyıldan itibaren sanatçı yetiştiren Yesarizade ailesinin
Çeviren: Barış Gönülşen
bir ferdi olarak İstanbul’da doğdu. Soyadını büyük dedesi çalışmalarıyla çağdaş eleştirel düşüncenin en etkili isimlerinden biridir.
ünlü hattat Yesari (solak) Mehmet Esat Efendi’nin lakabından Paris Üniversitesi’nde psikanaliz eğitimi gören Zizek, Ljubljana Üniversitesi
aldı. Burhan-ı Terakki Mekteb-i İbtidaisi’nden sonra İstanbul
Toplumsal Araştırmalar Enstitüsü’nde araştırmacıdır. 21. Yüzyıl Kitaplığı’nda
Sultanisi’ni (İstanbul Erkek Lisesi) bitirdi. Resme yeteneği
daha önce yayımlanan Uyanmak İçin Çok Geç (2025) jeopolitik çöküş ve
Gece Yarısı İlerlemeye Karşı
dolayısıyla devlet tarafından Avrupa’ya gönderilmek istendi
felakete yanıt arayışı üzerineydi; İlerlemeye Karşı bu sorgulamayı ilerleme
ancak I. Dünya Savaşı’nın patlak vermesi üzerine Sanayi-i
kavramının köküne taşıyor.
Mahmut Yesari Slavoj Zizek
Nefise Mektebi’ne (Güzel Sanatlar Akademisi) kaydoldu. Bir
süre sonra askere alındı ve yedek subay olarak Çanakkale
Cephesi’ne gönderildi. Matbuat dünyasında ilk olarak Haz. Serdar SoydanGıdık Çev. Barış Gönülşen
ve Diken dergilerindeki karikatürleriyle görülen Yesari, askerlikten sonra gazetecilik ve
yazarlığı meslek edindi. Mütareke yıllarından itibaren çeviri, adapte ve telif olmak üzere
232 sayfa 128 sayfa
kaleme almaya başladığı tiyatro eserleriyle Türk tiyatrosunun gelişmesine büyük katkılar
sundu. 1923-24 yıllarında Reşat Nuri Güntekin’le Kelebek adlı edebi mizah dergisini
TÜRK EDEBİYATI KLASİKLERİ 21. YÜZYIL KİTAPLIĞI
çıkardı. Bu dergide yazıları, hikâyeleri ve ilk romanı Bir Namus Meselesi yayımlandı.
Cumhuriyet’in ilk yıllarında başlayan yoğun yazı hayatı, 1945 yılında veremden vefat
edene kadar aralıksız devam etti. Dönemin pek çok dergi ve gazetesinde hikâye,
tefrika roman, tiyatro, fıkra, deneme, eleştiri ve hatıra yazıları yazdı. Erken Cumhuriyet
döneminin popüler romancılarından olan Yesari, onlarca yapıt ve yüzlerce hikâyeden
oluşan eserlerinde aşk, evlilik, yalnızlık, yoksulluk, yozlaşma ve sosyal adaletsizlik gibi
konuları sade bir dil ve realist bir üslupla kaleme almıştır.
Kapak fotoğrafı: İrem Arditty
104
İlerlemeye Karşıı-KAPAK.indd 1 14.04.2026 16:29
Gece Yarısı.indd 1 16.04.2026 13:28
20
21 Mayıs 2026

