Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
Ankara - 7 Eylül 1994 / Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yargılanan
kapatılan DEP’in milletvekillerinin duruşmasını Yaşar Kemal’le
( )
birlikte izlerken... Fotoğraf: Tarık Tınazay
İlhan Selçuk, Mustafa Ekmekçi
Köy Enstitüleri aydınlığına uzandı. Hasan Âli
Yücel’le, İsmail Hakkı Tonguç’la, Köy Enstitüleri için
“Cumhuriyet’in en değerli eserlerinden biri” diyen ama
kapanışı sırasında Hasan Âli Yücel’e ve İsmail Hakkı
Tonguç’a yeterli destek vermediğini düşündüğü İsmet
İnönü’yle, Mehmet Başaran’la, Talip Apaydın’la,
17 Nisan’la, kuruluşunun 50. yılıyla, Ferit Oğuz Bayır’la,
Rauf İnan’la, Safa Güner’le, Köy Enstitüleri Vakfı’yla, Aziz
Nesin’in Köy Enstitüleri’ne ilişkin söyledikleriyle ilgili
yazılarını art arda sıraladı.
Köy Enstitülerinin ne olduğunu, kimler tarafından niçin,
nasıl açılıp kimler tarafından niçin, nasıl kapatıldığını merak
edenlere tanıklıklarla oluşturduğu bir el kitabı sundu.
Cumhuriyet tarihimizin bu en önemli özgürleşme
atılımının Aydınlanma savaşımımızdaki yerine parmağını
basarak “Gelecek kuşaklar, Atatürk’ün ideali, İnönü’nün
emeği ile kurulan bu kurumların Türk elinde saçtığı bilgi
kıvılcımını saygı ile anacaklardır” diyerek bu aydınlığı
günümüze taşıdı.
Kitaptan Tonguç Baba’nın oğlu Engin Tonguç’tan
aktardığı bir örnekle yetinelim:
Ankara - 1979 / Cumhuriyet’in Konur Sokak’taki bürosunda arkadaşlarıyla...
1943’te İvriz Köy Enstitüsü’ne giden Tonguç, bir çocuğu
(Ayaktakiler - soldan sağa): Mustafa İspir, Azmi Özgür, Yalçın Doğan, Mustafa Ekmekçi.
kaldırıp bir soru sorar. Çocuk tutulur, karşılık veremez.
(Öndekiler - soldan sağa): Işık Kansu, Yılmaz Gümüşbaş ve Erbil Tuşalp.
Tonguç, öğretmene, “Bunlar 600 yıldan beri
konuşturulmadıkları için böyle susarlar; siz her şeyden
önce bunları konuşturacaksınız ve düşündüklerini
açıklamalarını öğreteceksiniz” der.
1946’dan sonraki düşünce terörü ortamında Tonguç,
“Acaba bu çocuklardan ses gelecek mi?” sorusunun
yanıtını merak etmektedir.
Yıllar sonra, 1950’de o suskun çocuk Mahmut Makal’ın
Bizim Köy’ü çıkar. Türkiye’nin düşünsel ve siyasal
yaşamını altüst eder.
Tonguç’un söylediği şudur: “Bomba patladı! Bunun
arkası da gelecektir. Kazığı sağlam çakmışız!”
FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA’DAN ‘EKMEK ADAM’A,
‘MUSTAFA EKMEKÇİ’YE AĞIT’
12 Eylül’le soluksuz bırakılan milyonlara soluk olan Ekmek-
çi, Eylül Yazıları’nda (Güldikeni, 1996) 12 Eylül’le hesaplaştı.
Metin Aksoy’un hazırladığı Gazetecinin Yaşamı ve
Ekmekçi’ye Özlem (Hazırlayan: Metin Aksoy, ÇGD, 1999),
Denizli, Pamukkale - 80’li yıllar... / Köy - Koop eski Genel Başkanı Nedim Tarhan’ın gözaltına alınma
Çağdaş Gazeteciler’in ona selamıdır.
olayının yaşandığı gezi. (Soldan sağa): Jülide Gülizar, Nedim Tarhan, Mustafa Gazalcı, Akın Birdal,
Fazıl Hüsnü Dağlarca, “Günlük olay saysanız bile
Nevzat Helvacı, Muzaffer İlhan Erdost, Mustafa Ekmekçi, Tahsin Saraç, Refik Durbaş, Şükran Soner.
siz/ Ne yazsa/ Geleceğin kapılarını omuzlar
gibidir/ Devrime adanmış adam- Yayın
saraylarında değil/ Tek soğanı eşitçe
bölünmüş küçük sofralarda/ Toplumun eline
sımsıcak değer/ Ekmek adam” dedi “Mustafa
Ekmekçi’ye Ağıt” şiirinde.
Barış, özgürlük ve insan hakları sevdalısı,
Türkçenin ödünsüz savunucusu, yurtsever,
demokrat gazeteci Mustafa Ekmekçi’yi Oktay
Akbal’ın sözleriyle anıyorum:
“Bir sis çanı gibiydi. Yıllardır hemen
her gün halkımızı bilinçlenmeye, gerçekleri
görmeye çağırırdı. Bir yazarın gücü ne
kadardır? Ne kadarsa o kadarını başarıyla
gerçekleştirdi. En karanlık, en umutsuz
anlarda hepimizi aydınlatan, savaşıma çağıran
yazılardı bunlar...”
n
21 Mayıs 2026 11

