Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
MERHABA
tatürkçü düşüncenin, örgütlenmenin ve eylemin
adı Muammer Aksoy ve ölümsüz yapıtı Kökler
A ile devrimci filozof Simone Weil kapağımızda.
İnsan haklarının, hukukun, tam bağımsızlığın, yurt-
severliğin, sosyal devletin, barışın, gerçek demokra-
sinin çağdaş eğitimin, laik Cumhuriyetin yılmaz Ata-
türkçüsü, öncü aydınıydı Muammer Aksoy. “Bağım-
Bir semti yazmak...
sız Türkiye” ülküsünün, “milli petrol” ve “milli maden”
davasının kararlı bir savunucusuydu.
27 Mayıs 1960’tan sonra Kurucu Meclis’te sözcü-
HAFIZA MEKÂNLARI... Bir sokakta başlayan
lüğünü yaptığı Anayasa Komisyonu’nda anayasanın
Bir semti ancak yaşadığınız gibi çocukluğun öyküsü sizi alıp bir
Atatürk ilke ve devrimlerine sonuna kadar bağlı ol-
yazabilirsiniz. Oranın gerçekliği semtin varoluş öyküsüne taşır.
masını ve anayasaya “sosyal devlet” ilkesinin yerleş-
sizden bunu ister, eğer yazmaya Yaşam hep aynı kalacak
tirilmesini savundu.
soyunuyorsanız. Bunu da birebir sanırken semtin renkleri kokuları
Tüm sorunlarımızın “ulusal bağımsızlık ile sıkı sıkıya
ve hatta sesleriyle birlikte yaşam
yaşamın fotoğrafını çekmek olarak
ilişkili” olduğunu, az gelişmiş ülkelerde “tam bağım-
da çeşitlenip evrilir.
almamalı.
sızlık” sorununun yaşamsal önemini vurguladı.
Kutal, bir büyüme öyküsüyle
Kentler, semtler de insanlar
12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinin sıkıyönetim mah-
gibidir. Ömürleri vardır; renkleri, semtin gerçekliğini anlatır.
kemelerinde birçok sanığın avukatı, Türk Hukuk Ku-
kokuları, yaşanmışlıkları... O hafıza yolculuğunda bir
rumu ve Ankara Barosu başkanıydı. Atatürkçü Dü-
Üstelik mekânın hafızası denen dönemin yaşamsal dokusundan
şünce Derneği’nin kurulmasına öncülük yaptı ve ku-
şeyin de yaratıcısıdır her kent. söz eder.
rucu genel başkanı seçildi.
Hafıza mekânları dediğimizde Derinlikli bakışı, sezgisel
Hıfzı Veldet Velidedeoğlu’nun dediği gibi “Hak ve
ilk akla gelen işte o kentin kavrayışıyla o “küçük kız”
hukukun yılmaz savaşçısı”ydı. Uğur Mumcu’nun de-
semtleri, sokaklarıdır. Oraları çocuğunun hatıralarındaki
diği gibi “Kalpaksız Kuvayı Milliyeciler’in son temsil-
tüm renklerin ortaya çıkmasını
biçimlendiren evler, simgesel
cilerinden biriydi. İnançlı, dirençli, kararlı ve mangal
sağlayan yetişkin yazarımız bir
yapılar ve insan öyküleridir.
gibi yürekli...”.
gölge gibi onun belleğinin izlerinde
İnsansız bir yeri anlamak, hatta
31 Ocak 1990’da Bahçelievler’deki evine girer-
yürür.
tanımlayabilmek mümkün müdür?
ken gericilerin saldırısına uğrayarak üç kurşunla öl-
Linda Anderson, otobiyografiden söz eden
Yazıda yolun, yolculuğun da başlama noktası
dürülen Muammer Aksoy’u bugünü de aydınlatan şu
kitabında, Philippe Lejeune’un bu türe getirdiği
mekânlardır bence. Bir yere bakarak, bir mekânı
cümlesiyle de saygı ve özlemle anıyoruz:
şu tanımı alıntılıyordu:
hatırlayarak yazarız.
“Atatürk laikliği, yalnız uygarlığın, demokrasinin ve
“Gerçek bir kişi tarafından üretilmiş, bireyin
Farabi’nin El-Medinetü’l Fâzıla’da anlattığı “fâzıl
özgürlüğün değil, aynı zamanda iç barışın (mezhep-
kendi yaşamına odaklandığı, kendi varlığına,
şehir” bize kentlerin iyi zamanlarını hatırlattığı gibi
ler ve inançlar arasındaki barışın) ve ulusal birliğin
özellikle de kişiliğinin gelişimine ilişkin, geçmişe
sakinlerinin de “saadet”li zamanlarının ne anlama
de yolu ve güvencesidir. İnanç ve ibadet alanı dışın-
dönük düzyazı anlatıları.” (***)
geldiğini gösterir.
da kalan şeriat kurallarının dahi toplumun yaşamında
Bu nedenle Farabi der ki: “Onun içindir ki
egemen olmasını isteyen dinsel devlet doğrultusun-
İNSAN İLİŞKİLERİ VE SEMT GERÇEĞİ
bütün şehirleri -saadete erişmek maksadıyla
daki çabalar ise aynı zamanda kardeş kavgasının ve
Yaşadığınız bir kenti / semti yazmak, ister
el ele vererek- çalışan bir millet de fâzıl bir
bölücülüğün tutumudur.” Öner Yağcı’nın yazısı...
istemez kendi hikâyenizi de katarak anlatmayı
millettir; bütün milletleri, saadete ulaşmak
kaçınılmaz kılar.
Albert Camus’nün “çağımızın tek büyük ruhu” di-
maksadıyla elbirliğiyle çalışan bir dünya da
Kutal’ın doğup büyüdüğü semti yazma öyküsü
ye selamladığı Simone Weil, fabrikada ve tarım sek-
fâzıl bir dünya olur.” (*)
de tümüyle bir yaşamı içeriyor.
töründe işçilik yapmış, İspanya Savaşı’na gönüllü ka-
Yaşamsal tanıklığında semtinin katmanlı
tılmış, totaliter rejimleri birçok aydından önce eleş-
GÜLAY KUTAL’DAN KADİM BİR SEMTİN
öyküsü okuru da bir bellek yolculuğuna çıkarıyor.
tirmiş, devrimci ve ilerici çevrelerle her zaman yakın
ÖYKÜSÜ: ‘BEŞİKTAŞ’IN SURLARI’
Bir bakıma Farabi’nin altını çizdiği, “fâzıl
ilişkilerde bulunmuş militan karakterli bir filozoftu.
Gülay Kutal’ın Beşiktaş’ın Surları (**) adlı
şehir”de insanları birbirine bağlayanların neler
Fransa’nın Nazilerce işgalinin ardından 1942’de
kitabını okurken karşıma çıkan da biraz bu
olduğunu gösterir bize Kutal.
Londra’da Fransız Direniş Konseyi’ne katıldı. Dire-
duyguydu. Dahası öylesi yaşanmışlıkların
Bu yalnızca akrabalık ilişkilerinde değil;
nişçilerin önerisiyle savaştan sonra yeniden yapı-
hikâyesinde gelip sizi bulan bir semtin hafızasına
komşuluk, dostluk, alışverişte bulunduklarımızla
lanacak bir Fransa için entelektüel bir temel me-
yolculuktakilerin anlamı...
kurduğumuz bağlarla mümkün olur.
tin, bir çeşit anayasa taslağı yazmaya başladı ve
Evet, orada yaşanmışlıklar kadar bir yeri
Bir yerin kültürel dokusunu var eden insan
erken ölümü yüzünden yarım kalacak, sonradan
var eden gerçekliğin dokusunu sinenlerin
ilişkilerinin nereden nereye taşıdığını, semt
L’Enracinement (dilimize Kökler adıyla çevrilen) adı
taşıyıcılıklarını barındıran hakikate tanıklık...
gerçeğini var etmede bunların taşıyıcı rolünü
verilecek son kitabını yazmaya başladı.
Bu, bir anlamda, yazının / yazarın tanıklığı
yaşanmışlıklardan yola çıkarak anlatır Kutal.
Yapıt adil bir toplumun hangi ahlaki temeller üzeri-
kadar kentin de ayrılmaz parçası olan kadim bir
Burada yalnızca Beşiktaş’ın dününü bugününü
ne kurulması gerektiğini anlatan siyasal ve felsefi bir
semtin, Beşiktaş’ın öyküsüdür.
değil, bir anlatıcının hafızasında yer edenlerin
manifestoydu. Weil, kitabında modern insanın ahla-
Bir yeri, bir kenti yazarken kaçınılmaz olarak
tanıklığını okuyoruz aynı zamanda.
ki görevlerini unutmasının onu köklerinden kopardı-
kendinizi de katarsınız.
Gülay Kutal, bize, bir semti nasıl yazmak
ğı tezi ile ideal bir toplumun yeniden inşası için insa-
Hele arada yaşamış, büyümüşseniz kaçınılmaz
gerektiğine dair de ipuçları verir:
nın yeniden “kök salması” gerektiğini savundu. Kita-
olarak yaşanmışlıklara dönersiniz.
Adeta şunu söyler: Önce kendi hikâyenizden
bını “İnsana karşı görevler bildirgesine giriş” diye ta-
Gülay Kutal da öyle diyor:
başlayın; tanık, tanıklığının bir parçasıdır, bunu
nımladı. Ferda Fidan’ın yazısı...
“Şehirleri şehir, semtleri semt, mahalleleri
unutmadan yazın.
mahalle yapan biraz da öyküleridir.
- Feridun Andaç (Gülay Kutal, Beşiktaş’ın Surları:
Beşiktaş’ın Surları’nı okudukça çoğaldığınızı;
İşte bu kitap da merkezi ‘Mecit Ali Sokak, 30
1960-70’li Yılların Beşiktaş’ında Yaşam, YEM),
kendi semtinizi, sokağınızı, yaşadığınız yeri daha
numara’ olan bir Beşiktaş öyküsü. Surlardaki
- Kemal Bek (Yusuf Çotuksöken, Türkçe Sözlük,
çok düşüneceksiniz eminim sevgili okurum.
n
kapıları, kapılarının konumları, anlatılanların çoğu Almina),
gerçek ama bazısı hayal de olabilir! (*) El-Medinetü’l Fâzıla, Farabi, Çeviren: - İbrahim Berksoy (Andreï Makine, Sibirya Bavu-
Kitabın başkahramanı küçük kızın şimdi altmış Nafiz Danışman, MEB Yayınları, 124 s., 1990. lundaki Sır, Çeviren: Yasemin Çalıkır, Eriken),
yaşına gelmiş hali, kitaptaki ‘gerçekliğe’ büyük (**) Beşiktaş’ın Surları: 1960-70’li Yılların - Gültekin Emre (Fatoş Asya Akbay, Evin Bütün
katkıda bulunmuştur. Beşiktaş’ında Yaşam, Gülay Kutal, Desenler: Işıkları, Plüton),
Hayallerdir ise her ikisi de aynı derecede Firuz Kutal; YEM Yayın, 244 s., 2025. - Yunus Bekir Yurdakul (Anne-Gaëlle Balpe, Benden
sorumludur. Gerçek ya da hayal, önemli olan tüm (***) Otobiyografi, Linda Anderson, Çeviren: Yazar Olur mu?,Çeviren: Begüm Elif Aktaş, Carpe Di-
bu öykülerin Beşiktaş’la ne kadar bütünleştiğidir Bülent Ayyıldız, VakıfBank Kültür Yayınları, em / Fuat Sevimay, Hayal Kurmak Bedava, Mundi),
kuşkusuz.” 206 s., 2025. - Vitrindekiler, kısa tanıtımlar, Emek Yurdakul’dan
Güncel ve Mustafa Başaran’dan Bulmaca ile de dü-
şün trafiği sürüyor!
İyi okumalar...
lİmtiyaz Sahibi: Cumhuriyet Vakfı adına: Alev Coşkun l Yayın Yönetmeni: Gamze Akdemir l Tasarım:
Serhan Eren- l Sorumlu Müdür: Betül Berişe l Yayımlayan: Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık
AŞ l İdare Merkezi: Prof. Nurettin Mazhar Öktel Sok. No: 2, 34381 Şişli- İstanbul l Tel: 0 (212) 343 72
74 (20 hat) Faks: 0 (212) 343 72 64 l Uets: 25999 - 15079 - 37611 l Reklam Genel Müdürü: Evsun Sinem
Alkan l Reklam Rezervasyon: Tel: 0 (212) 343 72 74 Mail: reklam@cumhuriyet.com.tr l Baskı: İleri
Basım Mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. AŞ, Yenibosna Mah. 29 Ekim Cad. No:
KITAP
11A/41 Bahçelievler - İSTANBUL. l Yerel süreli yayın l Cumhuriyet gazetesinin ücretsiz ekidir.

