Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
Ben mi? Yok artık, deme!
Yazmaya istekli misiniz? Ya da benden yazar olmaz mı diyorsunuz... Anne-Gaëlle Balpe’nin, yalın bir kurgu ve merakımızı
diri tutan hikâyesiyle kalemlerimizi yazının dünyasına doğru çevirdiği macerasında hepimize diyecekleri var.
ortaokulda da yine aynı sınıfa düşerlerse... Oysa o kimdi, yazar olmak kim? Kitapların
Y. BEKİR YURDAKUL
uzağında bir dünyaydı onunki!
EVE KIRMIZI KAPLI DEFTERLE
Atölyenin sonunda yazar, kırmızı kaplı
ütün kitaplar aslında içimize doğru
DÖNÜNCE...
defterini orada unutunca, Sem eve o defterle
bir keşif yolculuğuna çağırır bizi,
Peki Naya ne yapıyor teneffüslerde sınıfta?
gelmiş, bunu da kimselere söyleyememişti.
B diye başlasam söze hiç de yanlış
Kitap mı okuyor? Ne okuyor, peki? Solfej
Klasik okul ortamı, okulda geleneksel
olmayacağını biliyorum bu yargımın.
çalışıyormuş! Piyano çalıyor, binicilik yapıyor, tutumlarla yan yana seyreden arayışlar...
Benden Yazar Olur mu? da aynı duygularla sarıp
Bildik ve yaygın ilgi alanlarına seçenek
bir de resim varmış yaşamında.
sarmalayan heyecan dolu bir yolculuk sunuyor işte.
oluştursun isteğiyle yazıya ve kitaplara doğru
Şaşırıyor Sem, bu kadar şeyi nasıl yapıyor
Sem, Tomas, Naya ve arkadaşları...
eğlenceli bir yolculuk.
ve hiç sıkılmıyor mu?
Hepsinde kendimizden bir parça da
Dahası bir hikâye kurmaya, yazının sunduğu
Naya, “Sen futboldan sıkıldığın için mi gittin
buluyoruz bu yolculuğun hemen her anında.
keşifler ve olanaklarla dopdolu.
n
yazarlık atölyesine” diye sorunca kekeliyor Sem.
Babasıyla okul için alışveriş sırasında da
Bambaşka bir nedenle (futbol elbette)
derste de kendini kanıtlama / beğendirme
Benden Yazar Olur mu? / Anne-Gaëlle
gittikleri kitabevinde konuk yazarın atölyesine
yolculuğunda da varsa yoksa futbol var Balpe / Çeviren: Begüm Elif Aktaş/ Carpe
Sem’in aklında. Bir de kankası Tomas’la katılma davetinden kaçamamıştı Sem. Diem Kitap / 160 s. / 10+ / 2025.
Kendimizi tanıdığımızda...
Fuat Sevimay; yalın kurgusu, akıcı ve yer yer gülümseten anlatımıyla duvarların arkasındakini, içeridekini,
saklıda kalanı / duranı ortaya çıkarma, anlama, fark etme yolculuğuna bekliyor okurlarını. Başarıya ve kendimize
inanmaya, sınırsız, engelsiz hayal etmeye, sınırları aşmaya çağırıyor.
KAPAT GÖZLERİNİ, HAYAL ET öğretmenin yolu dört gözle beklenir oluyor.
Y. BEKİR YURDAKUL
Bir gün işin boyutları değişiyor. Öğretmenleri bu
VE ANLAT!
kez hayal kurmakla yetinmemelerini, birbirlerinin
Ah, yazar bıraktı beni o kum
angi kitabın kapısını çalsam
yığınında; döndü okula. Ne güzel! hayallerine de konuk olmalarını istiyor.
hayallerim de benimle bir sızar o
Okulun bahçesindeyiz. Kerem’le Nerede, kiminle, hangi çağda olmayı dilerlerse... Uç-
H
kapıdan içeri üstelik daha o kapı
arkadaşları Efe, Ege, Kaan bir kıyıda suz bucaksız çölde, bir sanat atölyesinde, sarayda, la-
açılmadan.
itişip durmaktalar. Kızlar daha sakin, boratuvarda, müzede, gezginlerle yollarda, yelkenliyle
İyi yazılmış olsa derim, dilimin
törenin bitmesini, sınıfa ulaşmayı dünya turunda... Zamanda yolculuğun ta kendisi!
inceliklerine taşısa beni, yer yer şaşırtsa,
bekliyorlar. Kerem ve arkadaşları nerelerde, kimlerle
hayran bıraksa, akıp gitse ne ki bir
İpek’le Neşe ön sıradalar sanki. buluşuyorlar? Ne yapıyorlar? Ebru öğretmen neden
anda da bitmese, merakımı gıdıklasa,
böyle düşsel bir yolculuğa çıkarıyor çocuklarını?
Kerem’in bakışları buluyor onları.
ayna tutsa, sihirli bir ayna olsa arada
Hepsini görebileceğim bir yere
fısıldasa, çoğun sessizce anlasa içinde
GÖRÜNENİN ARKASINDA NE VAR?
geçip sessizce olacakları izlemeye
birikenleri, köşe başına saklananları...
Fuat Sevimay; yalın kurgusu, akıcı ve yer yer
duruyorum.
Hepsini birden düşünürüm, hepsi
gülümseten anlatımıyla duvarların arkasındakini,
Kürsüye yakın öğretmenlerin arasında
nezaketle sıralarının gelmesini bekler,
içeridekini, saklıda kalanı / duranı ortaya çıkarma,
lacivert elbiseli bir kadın dikkatinden
sonra uzanırım kırların sessizliğine,
anlama, fark etme yolculuğuna bekliyor çocukları-
kaçmıyor Kerem ve arkadaşlarının.
ırmak boylarına, sabahtan bir göl
gençleri / okurlarını.
Yeni bir öğrencinin annesi mi acaba.
kıyısında alırım soluğu ya da göz
Başarıya ve kendimize inanmaya, sınırsız, engelsiz
Neyse şu sıkıcı, geleneksel tören
alabildiğine ovalar doldurur gözlerimi, orta halli bir
hayal etmeye, sınırları aşmaya çağırıyor.
bitti de birbirini kovalayan adımlar doldurdu
dağın yamacında bulurum kendimi.
Arayışın, keşfetmenin, direncin ve vazgeçmeyişin
merdivenler. Ben de soluğu Keremlerin sınıfında aldım.
Karıncalar koşar gelir bir yandan, ötelerde kelebekler
yaratacağı coşkuyu, ulaştıracağı sonucun değerini
Kapı açıldı. O! Lacivert giysili kadın. Ebru Bulut, yeni
her renkten.
anımsatıyor.
Türkçe öğretmenleri. Bir bacağı aksıyor mu? Takma
“Gözlerimi açtığımda kocaman bir çölün ortasınday-
Hayal ettiğimiz müddetçe mutluluğu derinden du-
belki de...
dım.” Kapağını özenle çevirdiğim kitabın ilk sayfasında
yumsayacağımız yolculukların altını incelikle çizerken
Ebru Hanım tören sırasında Kerem’in sırtına yaslanıp
umudumu bir anda bir kum yığını kuşatıveriyor.
bitti diye üzülmeleri bir kıyıda bırakıp yaşandı diye se-
uyuklayan Kaan’ı fark etmiş, ilk ondan istiyor gözlerini
“Kum fırtınasının sökün etmesi de yakındır” diye
vinmelere sıkıca sarılmaları armağan ediyor bize.
kapatmasını, hayal kurmasını, sonra hayalini sınıfla pay-
geçirirken aklımdan; “O da nesi? Açılsın diye dört
Ve “yaşamın hayalleri” hem de bekletmeden hızlıca
laşmasını. Sonra öteki çocuklardan ve bütün sınıftan da...
gözle beklediğim okulumun bahçesinde çok özlediğim
“aştığını” da...
n
Her dersin ilk beş dakikasını işte bu hayal kurmaya
arkadaşlarımla kucaklaşacakken bu çöl de ne oluyor?”
demekten alamıyorum kendimi. ayırıyor Ebru öğretmen. Hayal Kurmak Bedava / Fuat Sevimay /
Sizin de bu sorunun çengeline takıldığınızı İlkin şaşıran öğrenciler hem hayal kurmakta hem de Resimleyen: Hülya Erdil Çakıroğlu / Mundi Çocuk /
düşünüyorum. hayallerini anlatmakta çabucak ustalaşıyorlar. Ebru 109 s. / 10+ / 2026.
15
29 Ocak 2026

