18 Ağustos 2022 Perşembe English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
Salı 12 Eylül 2017 haber 2 EDİTÖR: ELİF TOKBAY / MÜNEVVER OSKAY TASARIM: EMİNE BİLGET Müfredat acelesi Bakan İsmet Yılmaz, gelecek yıl dedi ama Temel Eğitim Genel Müdürlüğü, 81 ildeki okullara gönderdiği yazıda müfredatın bu yıl kullanılması talimatı verdi Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) yeni müfredata ilişkin kafa karışıklığı bitmiyor. Bakanlığın 3. kez karar değiştirerek ram ve eğitim öğretim materyalini kullanma kararı aldı. Temel eğitimde yeni müfredat rmtideulbyknhnmyddbyasiağeıaaaaıaiyaaımenlailfrMrikrrrfgınlbktıçbstneauaakünuiyaeBEıouainmlrrdyanerdltkaBvdaybaadıgdnsakktlee,ngeapneeumuüedinamaAtşeamrncğyrlemidinloçariadştliteeagrheeüiaaşıgsieyaüslyşubmlisaıtkriİnatifk,aküladsaadkergaceegcölmarrdbmöeıaeinalavekennyrğdneiirçeğakrnıraç’eüicaadigneeçtinciırşenrmtmşüeeyokdaYıieoiıviçğk1.elğlayürnaıaieeigiümnB.lışetşntzl,radbnmniankiiaarledt5lsüeammeıyitnaikmimaıern.kitnfalatya.zeskervMaeaüöçeu’ntOıesskiçeınnığldef2iyindlkEoırcynr,lıyi9kg0iyeaıanlk.Beı4oilıka.lud1tetkenMltu,dcıdısginal8ay.dblamaatıaıeçibatyinaeğikunlya2yılğrulprnkeıısadiı0ıeftakticrnniayoclıötEo1rdyoeaaşirneanpğ9ıegkırtsnğrneıianıalıiOÇ EZPANNlSrMBlrryHöldclödhioiiaiiİenğaeeekaişm”hajalrnnrrriifelgikitbmiteessmaamviöelavlariltteteanmmneil,eışlrTbemnradvnBliTiaAıaraeınrıeed,keatiktk,ştrdr,ivdYsielMimalakMineğıSmöeaarelutp,neionyoryrüüMyünüzrsHnıdlsbaaedarfzmtbaoaEEyrizkaetlmcüi“sji.ylaeaıkğBy,lçiarSeırdlaildşliiü,TaküerreinytaTnlaBOtltilrinırA,aedünemiD2tkaiiByevlzlkmleNki0ef8ragvuiieonvilB.,lr11rKkiyeearnvgeelCİdıau7klşeeeinniAkYGşesveDılnnErugıı2dmSiğmae,Rünlöğeil,iİe0upezlİlnvimAşFTpankirtı“o1iGzedüiüliçnrltkviro8zımceneeoeerm,mıeıoikernlmkgrlrlkTekma,irİsGiü,çrçeğiğeşsupaGelaoeİzeğaeikEilisllnğmteö,,ndnTrilsntiibatmlsrFBdkemıdeauiosaeeemkvliietlennnanee”il KARANLIKTA GİTMESİNLER Hükümetin kalıcı yaz saati uygulamasının ardından geçen yıl milyonlarca çocuğun karanlıkta okul yoluna düşmesine karşın bakanlık yazısında buna müsaade edilmemesi uyarısında bulundu. Gençoğlu’nun talimatında “20172018 eğitim öğretim yılında kış saati uygulamasına geçilemeyeceği göz önünde bulundurularak ve illerimizin özellikleri dikkate alınarak gerek taşımalı sistemle öğrencilerin, gerekse özel öğrenci servisiyle taşınan öğrencilerin gün aydınlanmadan yola çıkmalarına müsaade edilmemesi bakımından gün ışığından daha fazla yararlanmalarını temin edecek şekilde ilk dersin başlama saati valiliklerce belirlenecektir” ifadeleri yer aldı. Okul fobisi nedir? Okul fobisine dikkat Çocukların karın ağrısı Yaklaşık 1.5 milyon öğrenci ilkokul 1. sınıfa dün başladı. Aralarından bazıları günlerce ağlayacak, annelerinden ayrılmak istemeyecek, her sabah karın ağrısıyla uyanacak. Uzmanlar, okula ilk kez adım atacak öğrencilerin uyum sorunu yaşamaması için ailelere büyük görev düştüğünü, bu süreçte çocuğa karşı anlayışlı ve sabırlı davranılması gerektiğini vurguluyor. Bu durum çoğunlukla zamanla düzeliyor, çocuk okula uyum sağlıyor ancak her 100 çocuktan 45’inde şiddetli düzeyde “okul korkusu” görülebiliyor, haftalar geçse de sorun aynı kalabiliyor. İzmir Ekonomi Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Çocuk Gelişim Programı öğretim görevlisi Betül Özkul Cura, çocukların belirsizlik, ayrılma kaygısı yaşayabileceğine dikkat çekerek, “Çocuğun aileden bağımsız bir ortamda sosyalleşebilmesi ve kendini rahatça ifade edebilmesi için uyum sürecinin olumlu bir şekilde geçmesi çok önemli. Anaokuluna yeni başlayan çocukta başlangıçta belirsizlik, ayrılma kaygısı sık gözlemlenen durumlar arasında. Bunun yanı sıra ailelerin çocuklarından ayrıldıkları için kendilerini suçlu hissetme, kaygı gibi duygular yaşaması çocuğun okul korkusunu artırıyor. Bu nedenle çocuk anaokuluna başlarken ebeveynin de duygusal anlamda hazır olması gerekli. Çocuğun okula başlama evresinde annenin üzüntü ve kaygısını hissetmesi uyum sürecini zorlaştırıyor” dedi. l Eğitim Servisi Okul korkusu , çok güçlü bir kaygıyla çocuğun okula gitmeyi reddetmesi demek. Okul fobisi yaşayan çocuklar genellikle okul saati yaklaştığında bedensel yakınmalarla evde kalmak isterler. Bu durum okulun ilk günü de ortaya çıkabilir, çok sonra da. Çocuk birdenbire okula gitmek istemez, panik duygusu yaşar, midesi bulanır, ağlar, uykuya dalamaz, yemek yemek istemez. Belirtileri: 4 Baş ağrıları. 4 Karın ağrıları, bulantı. 4 İştahsızlık, keyifsizlik. 4 Uyku düzeninde bozukluklar. 4 Okul sorumluluklarının yerine getirilmesinde aksamalar. 4 Ortada bir neden yokken ağlamaya başlamak. 4 Alıngan ve sinirli olma. 4 Mutsuzluk hali. Okul terk oranının çok yüksek olduğu 9. sınıf öğrencileri için 9. sınıfuyum programı başlatılıyor korkulu rüya FAigtaelany Sınıf tekrarı nedenleri 4 Ders çalışma alışkanlıklarının olmaması: yüzde 59 4 Okulda ilgi duyulan etkinliklerin olmaması: yüzde 20 4 Öğretmen ile ilişkilerinde sorun yaşanması: yüzde 14 4 Yönetici ile ilişkilerinde sorun yaşanması: yüzde 10 4 Okula uyum sağlayamaması: yüzde 8 4 Kendini okulun bir parçası olarak görmemesi: yüzde 7 4 Kendini okulda güvensiz hissetmesi: yüzde 6 4 Öğrencilerle sorun yaşaması: yüzde 6 Okulu terk etme nedenleri 4 Başarısızlık: yüzde 37 4 Okulu sevmeme: yüzde 28 4 Öğretmenle ilişkilerde sorun: yüzde 5 4 Okula uyum sağlayamama: yüzde 4 4 Okul kurallarını bilmeme: yüzde 4 4 Okulda kendini güvende hissetmeme: yüzde 3 Milli Eğitim Bakanlığı, okul terk ve devamsızlık oranlarının çok yüksek olduğu 9. sınıf öğrencileri için UNICEF işbirliğiyle “Uyum Programı” başlatıyor. UNICEF’in desteğiyle MEB tarafından yapılan araştırma sonuçlarına göre, sınıf tekrarı yapan öğrencilerin yüzde 74’ü 9. sınıf öğrencileri, ve 9. sınıfta okul terk edenlerin oranı yüzde 28. Ortaöğretime Uyum Programı okullarda; okul yöneticileri ve rehber öğretmeni koordinasyonunda, hazırlık, 9. sınıf rehber öğretmenleri ve belle tici öğretmenler tarafından, branş öğretmenlerinin de desteği ile 20172018 öğretim yılı başlangıcında uygulanacak. Araştırmalara göre 9. sınıf, öğrencilerin “en fazla zorlandıkları” yıl olarak nitelendiriliyor. 9. sınıfta öğrencilerin notu ne kadar düşükse, öğrencilerin okulu terk etme olasılığı o kadar yüksek oluyor. 9. sınıfta kalan ve okulu terk eden öğrenciler yaşamları boyunca fiziksel, sosyal, duygusal ve ekonomik zorluklar yaşıyor. 9. sınıftan önce geçiş dönemleri yaşamış öğrencilerin okulu terk etme olasılıkları çok fazla. Okulda kaybolmak, 9. sınıf öğrencilerinin en büyük korkularından birisi. 9. sınıf öğrencileri lise öğretmenlerinin, ortaokul öğretmenlerinden daha az yardımsever oldukları görüşündeler. Geçiş döneminde olumsuz yaşantıları olan 9. sınıf öğrencilerinin daha fazla devamsızlık yaptıkları, düşük notlar aldıkları ve daha az arkadaşa sahip oldukları görülmüş. Davranış problemlerine eğilimli oluyorlar ve olumsuz akran etkisine karşı daha savunmasızlar. 5 günlük uyum süreci Samsunlu birinci sınıf öğrencileri okula başlamanın heyecanını yaşadı. l DHA Okul öncesi, ilkokul birinci, ortaokul beşinci ve lise dokuzuncu sınıfa devam edecek öğrenciler için uyum haftası dün başladı. İstanbul’da sabah saatlerinde trafik yoğunluğu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yoğunluk haritasına göre yüzde 50’ler seviyesinde oldu. Millli Eğitim Bakanlığı tarafından yurt genelinde uygulanan uyum haftası, öğrencilerin okul kaygılarını gidermek ve onlara okul ortamını sevdirmek, öğrenme ortamı, öğretmenleri ve arkadaşlarını tanımalarına yardımcı olmak için 20062007 eğitim öğretim yılından bu yana uygulanıyor. Hafta boyunca öğrencilerin okula daha kolay uyum sağlamaları amacıyla “çocukaileöğretmen tanışma programları”, “okul ve eğitim ortamını tanıma”, “arkadaşlarla oyun oynayarak kaynaşma” gibi etkinlikler düzenlenecek. Uyum haftası 15 Eylül cuma günü sona erecek. l DHA / İHA Aydın kükürt soluyor, kan ağlıyor! Emperyalistlerle işbirliği halinde iktidara gelen yöneticiler, Türkiye’nin suyunu, toprağını, tahılını, sebzesini, meyvesini, emperyalistlere kurban ediyorlar: Dünyanın en verimli topraklarından birine sahip olan Aydın ilimiz ilk sırada zarar görenlerden: Tütünü bitirdiler... Pamuk yaşam savaşı veriyor... Şimdi sıra incir ve zeytinde! Jeotermal santralların havaya yaydığı kükürt bulutu ve nehirlere verdiği zehirli su, Aydın ilimize son öldürücü darbeyi vuruyor! HHH Bir dost sofrasında sohbet ettiğimiz yaşlı çiftçi ağlıyor: “59 yıllık emeğim boşa gitti, incirlerim, zeytinlerim hep kurudu” diyor. Sahilde yürürken önümü kesen Ziraat Mühendisi, “Ziraat Odası olarak canhıraş bir mücadele veriliyor ama kulak asan yok” diye iktidarın duyarsızlığından yakınıyor. Pazar yerinde konuştuğum Aydınlı köylü kadın, “Kara bir bulut çöktü üstümüze, artık ne doğru dürüst incir yetişiyor ne de zeytin” diyor! Çine’ye gidiyorum, halk isyan içinde, herkes “Hayatlarımızı söndürdüler” diye haykırıyor. HHH Sosyal medyada dolaşırken bir feryatla karşılaşıyorum: “Aydın’da yaşayan bir vatandaş olarak bu durumu hafife alan varsa buyurun gelin: 1. Sabah erken saatlerde kent merkezinde biraz yürüyelim. Leş gibi bir b.k kokusu altında kusmadan yürümeye çalışın. Kokunun kaynağı h2s, yani hidrojen sülfür, çok güçlü bir zehirdir aynı zamanda. 2. Gelin Nazilli’den Germencik’e kadar uzanan hat üzerindeki incir üreticileriyle konuşalım. Jeotermal sözünü duydukları anda lafına küfürle başlamayan birine rastlarsanız tüm yol masraflarınızı ben karşılayacağım.” Bir mühendis, halkın “Kara Bulut” diye lanetlediği ölümcül olayı şöyle açıklıyor: “Jeotermal enerji üretiminde açık ve kapalı olmak üzere 2 sistem var. Kapalı sistemde yeraltından çekilen suyun buharı kullanıldıktan sonra tamamı yeraltına geri gönderilir. Bu sistemin verimliliği yüzde13’tür. Açık sistemde ise yeraltından çekilen suyun buharı kullanıldıktan sonra yüzde 75’i toprağa geri döndürülürken yüzde 25’lik kısmı buhar olarak atmosfere salınır. Bu sistemin verimliliği ise yüzde 18’dir. İki sistem arasında olan yüzde 5’lik verimlilik farkı direkt kâr olarak elektrik üretimine yansımaktadır. Açık sistemde atmosfere verilen buhar ağır metaller ve yüksek miktarda bor içermektedir. Buhar sıvılaşıp toprağa döküldüğünde direkt çoraklık oluşturmaktadır ve ayrıca bu doktora çalışmalarıyla da ispat edilmiştir.” HHH Yetkili makamlara verilen dilekçeler sudan yanıtlarla geçiştirilmekte, halkın protesto eylemleri ise yetkililer tarafından kimi zaman güzellikle kimi zaman da baskıyla engellenmektedir! 12 Eylül 1980’i ve 12 Eylül 2010’u Türkiye’yi bugünlere getiren askeri ve sivil darbeler olarak anarken: EMPERYALİZME HAYIR: DİREN DEMOKRASİ... DİREN ADALET! ücretsiz SANAT Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu tarafından Aydınlı çocukların hizmetine sunulan ve açıldığı günden bu yana büyük ilgi gören Kültür Merkezleri, spordan sanata birçok alanda vereceği aktivite için kayıtlarına başladı. 814 yaş aralığındaki çocuklara tamamen ücretsiz olarak yapılacak etkinliklerde gitar, bağlama, satranç, resim, keman, ney, melodika, modern dans, bale, ahşap boyama, bilgisayar, İngilizce, drama, halk oyunları, masa tenisi, futbol, basketbol, voleybol, tenis, badminton ve jimnastik kulüpleri olacak. l İHA C MY B
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle