16 Ağustos 2022 Salı English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
EKONOMİ 8 [email protected] 19 ülkeye yumurta ihracatı Türkiye, bu yılın 7 aylık döneminde 19 ülkeye 180 milyon dolarlık yumurta sattı. Bu dönemde en fazla yumurta ihracatı 154.8 milyon dolarla Irak’a yapıldı. TASARIM: SERPİL ÜNAY Kadınlardan biber salçası Bursa’nın İnegöl ilçesinde faaliyet gösteren Kulaca Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, Hollanda’ya 700 ton acı biber salçası ihraç edecek. Salçalar 93 kadın tarafından kooperatif üretim tesislerinde yapılıyor. Pazar 10 Eylül 2017 Süleymancıların ‘yazdırmama’ gücü 5Eylül Salı akşamı Besni’de (Adıyaman) iki çocuk cinsel istismara uğradı. Biri 10, diğeri 11 yaşında iki erkek çocuğunu istismar eden, emanet edildikleri yurdun müdürü İ.T’ydi. Resmi adı “Özel Safyün Halil ve Selvi Gölbaşı Erkek Öğrenci Yurdu” olan yurt, ilçede “Süleymancıların yurdu” olarak biliniyor. (Geçen aralık ayında Aladağ’da 11’i çocuk 12 kişinin öldüğü yangının çıktığı yurt da Süleymancılarındı. ) CHP Milletvekili Barış Yarkadaş’ın sosyal medya hesabında duyurmasıyla haberdar olduğumuz olayın arka planını merak ettim. Yarkadaş’ı aradım. Çocukların yaşadıklarını ailelerine anlatması üzerine, aile akrabaları toplayıp düzen ledikleri baskında, müdürü hastanelik edinceye dek dövmüş. Müdür, durum hastane, polis tutanaklarına oradan da adliyeye yansıyınca tutuklanmış. Sonraki gelişmelere bakılırsa, ailenin tepkisi adliyeye yansımasa, olay hiç duyulmayabilirmiş bile diye düşünüyor insan. Nereden mi? Adıyaman’da sekiz tane yerel gazete faaliyet gösteriyor ve bu haber hiçbirinde yer almamış. Nedenini ve nasılını, Yarkadaş’ın aktardığı kronolojiyle paylaşalım: Olayı sosyal medya hesabımdan duyuruyorum. Kısa süre sonra, yani saat 15.00 civarında önce Cumhuriyet ve Sözcü gazeteleri peş peşe internet sitelerinde yayımlıyor. 15.45’te Adıyaman Valiliği Basın Bürosu, kentteki sekiz yerel gazeteyi telefonla tek tek arayıp haberi “girmemelerini” istiyor. 16.00’da Besni Sulh Ceza Hâkimliği, habere yayın yasağı getiriyor. 18.00’de Valilik yazılı açıklama yaparak hem olayı duyurmak zorunda kalıyor, aynı anda yayın yasağından söz ediyor. Yarkadaş, kentteki meslektaşlarımızın ağır baskı altında olduğunu belirtiyor. Besni Sulh Ceza Hâkimliği, yayın yasağına gerekçe olarak “Çocuğun yüksek menfaatları”nı gös termiş. Oysa çocuğun yüksek menfaatları tam da bu rezil liğin tekrarlanma ması, mağdur sa yısının artmaması için olayın örtba sını değil aydınlatıl masını gerektirir. Bu ise kamu gö revi yapan gazete cilerin çabalarının desteklenmesini. Yazıya “Süley Barış Yarkadaş mancıların ‘yazdır mama’ gücü” başlığı yazmamın nedeni şu: Adıyaman Valiliği, medyayı yargı kararı çıkmadan önce baskı altına aldı. Bu da “yazmayın” telefonunun çocukların yararından çok, Süleymancıların menfaatının öne çıktığını düşündürtmez mi? Kalan çocuklar güvende mi? Yurt müdürünün odasında istismara uğrayan iki çocuk Adli Tıp olması nedeniyle Malatya’ya götürülmüş ve ifadeleri psikolog eşliğinde alınmış. Onların bu travmayı ömür boyu zihinlerinde taşıyacağı bugünden belli. Bir de kalanlar var. (O yurdun 40 kişilik olduğunu yine yerel kaynakların Yarkadaş’a verdiği bilgi dolayısıyla öğrendik.) Vicdanın, sulh ceza hâkimi kendisidir ve mesafesi yoktur diyelim ve Adıyaman Valiliği’ne buradan soralım: Süleymancıların yurdunda kalan öteki çocukların akıbeti ne olacak? O çocuklar güvende mi? Yurt hâlâ faal mi? ‘Polisin görevi Süleymancıları korumak mı?’ “Hiç bu kadar bağımsız ve tarafsız olmayan yargı” ortamında Besni Sulh Ceza Hâkimliği’nce alınan karar, Adıyaman’da gazetecilere ertesi sabah tebliğ ediliyor. Bir meslektaşımız evinde bulunamıyor. Polis, kapıyı açan oğluna vermek istiyor. Gazetecinin oğlu, “Babamın belgesini ben alamam” diyor. Polis memurunun “Bu konuyla ilgili bir haber bile çıksa, seninle görüşürüz” dediği anlatılıyor. Aktaran Yarkadaş, soruyor: “Polisin görevi, istismarcıları korumak mı? Polis, Süleymancıların kolluk kuvveti mi?” Bu soruyu tekrarlatacak son gelişmeyi yine Yarkadaş sosyal medyadan duyurdu. Adıyaman’ın Gerger ilçesinde, yine Süleymancılara ait bir yurt polis ve asker korumasına alınmış. Demirtaş’ın mektubu Milletvekili dokunulmazlığı 20 Mayıs 2016’da kaldırıldı. Anayasaya eklenen madde uygulamasında, kürsü dokunulmazlığının mutlaklığının gözardı edilişi ile geriye dönük uygulama nedenleriyle ağır hukuksal yanlışlar yapıldığını biliyoruz. Bu konuyla bağlantılı bir başka husus dikkatlerden kaçıyor. On ayı aşkın süredir tutuklu HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş bu hususu (bin kişiye gönderdiği) mektubunda vurguladı. Mektuptaki anlatımını sadeleştirerek özetliyorum: O tarihte bizler, anayasaca korunan “mutlak sorumsuzluk”tan yani kürsü dokunulmazlığı kapsamındaki sözlerimizle suçlanıyoruz. O nedenle “yargılanmamız mümkün değil” demiştik. Hükümet çevreleri ise bize bağımsız yargıya herkesin güvenmesi, hesap vermesi gerektiğini söylemişti. Aradan iki ay geçti, 15 Temmuz darbe girişimi gerçekleşti. İki ay önce “bağımsız ve tarafsız” dedikleri yargının 4500 üyesi bizzat hükümetçe terör örgütü üyeliği suçlamasıyla görevden alındı. Onlar şu anda görevde değiller. Ama biz onların hazırladığı fezleke ve iddianameler ile yargılanıyoruz. Demirtaş, bağımsız ve tarafsız yargı döneminde 10 aydır yargıç önüne çıkmadı. Özgürlük Bilen, bilmek isteyen, Cumhuriyet davasının, bir gazetenin yönetici ve çalışanlarının davasından çok fazlasını temsil ettiğini biliyor. Gözümüz, kulağımız, aklımız ve kalbimiz yarın Silivri’de olacak. Küçücük de olsa bir önemi kaldıysa, ümidin ve beklentinin ötesinde bir hukuksal olgu: Yarınki duruşma, dayanaksız bir iddianameyle bir dakikası dahi hak edilmeyen tutuklulukların bitmesiyle sonuçlanmalı. PTT ihalelerinde neler oluyor? PTT, dokuz aydır Türkiye Varlık Fonu’nda. Son zamanlarda PTT’nin mali nitelikli işlem ve kararlarında, çalışanların dikkatini çeken bazı gelişmeler oluyor. (Haklı olarak mesleki geleceklerinden duydukları endişeyle adlarının açıklanmasını istemiyorlar.) Ama kamu çıkarları adına bildiklerini bizimle paylaşacak kadar vicdanlılar. PTT’deki mali işlem ve kararların TVF’ye devredildiğinden bu yana da daha çok “kayırma” odaklı olduğu. Dikkat çeken iddialardan birkaç örnek: Gezici tahsilat için ihale edilen otobüs kiralarının fahiş derecede yüksek olduğu. 27 otobüs kiralaması için aylık 15 bin TL’ye anlaşıldığı. Otobüslerin eski olduğu, Ankara’da kiralanan bir binaya aylık 195 bin TL ödendiği. Ayrıca milyonlarca TL’lik tefriş masrafı yapıldığı, İhaleler daha önce kamera sistemiyle kayıt altına alınırken, şimdi sisteme özel bir aygıt eklendiği. Böylece, olası usulsüzlükleri önlemenin tedbiri olan sürekli kamera kaydına, istendiği zaman durdurulup tekrar başlatılabilen bir özellik kazandırıldığı, Davet yöntemiyle satın alınan PTT Matik’lerin öncekilere göre çok pahalı olduğu. MESBAŞ davalık oldu Özelleştirme öncesi Serbest Bölge’nin limanını işleten taşeron firmanın sahibi, MESBAŞ’ın 1 milyon dolar zarara uğratıldığını iddia etti, suç duyurusunda bulundu Google, 2011’de Motorola’nın akıllı telefon birimini 12.5 milyar dolara almıştı. Google’dan HTC hamlesi Akıllı telefon piyasasında Apple, Samsung, Nokia gibi devlerle aynı ligde oynayan HTC’nin, Google’a satılabileceği konuşuluyor. Tayvan basınında yer alan haberlere göre, finansal açıdan zor zamanlar geçiren akıllı telefon üreticisi HTC, Google’a satılabilir. Haberlerde Google’ın HTC için ne kadar ödeyeceği belirtilmezken, iki şirketin anlaşmanın son aşamasında olduğu ifade ediliyor. UBS, Commercial Times’a dayandırdığı raporunda HTC’nin yalnızca araştırma ve geliştirme departmanını elden çıkaracağını, onun yerine sanal gerçeklik teknolojilerine ağırlık vereceği yer aldı. l Ekonomi Servisi ING Bank ödül aldı ING Bank, Global Finance dergisinin düzenlediği organizasyonda dünyanın en iyi bankası seçildi. ING Bank Üst Yöneticis (CEO) Ralph Hamers, “Ödülü, müşterilere her gün mümkün olan en iyi hizmeti vermek için büyük azimle çalışan tüm çalışma arkadaşlarım adına kabul etmekten gurur duyuyorum. ING olarak, her zaman bankacılığı daha kolay hale getirmek ve müşterilerimize sağlıklı finansal kararlar almalarında destek olmak için çalışmayı sürdüreceğiz” dedi. l Ekonomi Servisi Mersin Serbest Bölge Kurucu ve İşleticisi A.Ş’nin (MESBAŞ) limanını işleten taşeron firma sahibi Mehmet Damla, kamuya ait hisseleri özelleştirme kapsamına alınan şirketin yılda 1 milyon dolar zarara uğratıldığı gerekçesiy le Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Lokmanoğlu hakkında suç duyurusunda bulundu. 23 yıldır taşeron ABİDİN YAĞMUR Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Mersin Serbest Bölge Kurucu ve İşleticisi A.Ş’deki (MESBAŞ) yüz de 21.2’lik kamu payının satılması için geçen ay ilana çıkmıştı. Özelleş tirmenin tamamlanması durumunda MESBAŞ’ta kamu payı kalmayacak ve çok ortaklı şirketteki tüm hisseler özel sektöre geçmiş olacak. MESBAŞ’ın zarar ettiğinin müfet tiş raporlarına yansıması nedeniy le alınan özelleştirme kararının Mer sin kamuoyunda yankıları sürer ken, MESBAŞ’ın limanını 23 yıldır iş leten taşeron firma sahibi Mehmet Damla’nın MESBAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Lokmanoğlu, MESBAŞ Genel Müdürü Edvar Mum, Serbest Bölge Müdürü Yusuf Şenol ve diğer MESBAŞ yöneticileri hakkında, ‘Göre vi kötüye kullanma, kamuyu ve diğer şirket ortaklarını zarara uğratma’ id diasıyla suç duyurusunda bulunduğu ortaya çıktı. l MERSİN İşletmenin ruhsatı bile yok Mehmet Damla’nın avukatı tarafından Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’na verilen suç duyurusu dilekçesinde, MESBAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Lokmanoğlu’nun aynı zamanda CBA Denizcilik’in ortağı ve yönetim kurulu başkanı olduğunu kaydedildi. Suç duyurusu dilekçesinde, MESBAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Lokmanoğlu’nun ortağı olduğu CBA şirketinin ruhsatı olmadığı ve kendisi ithalatçı olmadığı halde limanda yükleme boşaltma yaptığı, bu işlem için MESBAŞ’a düşük tarifeden ödeme yaptığı, bu ödemenin de mevzuata aykırı şekilde peşin değil, birkaç ay sonra ödendiği iddialarına da yer verildi. MESBAŞ limanını işleten taşeron firma sahibi Mehmet Damla ayrıca iddialarını Mersin Ticaret Mahkemesi’ne de taşıdı ve MESBAŞ’ın 30 Mart 2017 tarihli genel kuru lunun iptali, özelleştirme ihalesinin durdurulması ve serbest bölge limanındaki tarifelerin tespiti talepleriyle 3 ayrı dava açtı. Mehmet Damla, müfettişlerle yaptığı görüşmede, MESBAŞ’ın, liman hizmetlerinden faydalanma konusunda CBA şirketine tanıdığı indirimli tarife nedeniyle MESBAŞ’ın yılda 1 milyon 200 bin dolar civarında zarar ettiğini, aradaki farkın CBA’ya kâr olarak yazıldığını iddia etti. MESBAŞ Yönetim Kurulu müfettiş incelemesinde, şirket ile CBA arasında 1997’de sözleşme imzalandığını, CBA’nın MESBAŞ’a tona bağlı olmaksızın yılda 131 bin dolar ödeme yaptığını, CBA’nın ticaret hacmine yıllık 180 milyon dolar katkı sağladığını savundu. MESBAŞ yönetimi, CBA’ya ayrıcalık tanındığı, şirketin zarara uğratıldığı iddialarını reddetti. Gayrimenkulde yüzde 20 indirim Fuar geçen yıl 6 bin 840’ı yabancı olmak üzere toplam 22 bin 884 ziyaretçi ağırlamıştı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın himayesinde bu yıl ilk kez Ankara’da düzenlenen Gayrimenkul Yatırım Projeleri ve Finansmanı Fuarı’na (CNR Emlak Ankara) kurumsal ve bireysel bazda çok sayıda ziyaretçi katıldı. CNR Holding kuruluşu İstanbul Fuarcılık A.Ş. tarafından organize edilen Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından da desteklenen fuar, 10 Eylül tarihine kadar ATO Congresium’da devam edecek. Gayrimenkul firmalarından olan FOR CES, fuarda Ankara’nın çeşitli ilçelerinde hayata geçirdiği 30 projeyi yerli ve yabancı yatırımcının beğenisine sunuyor. Firma yöneticisi Sezer Çoban, CNR Emlak Ankara’ya katılan ziyaretçilere özel olarak, fuarda sergiledikleri projelerinde yüzde 20’ye varan indirimler uyguladıklarını söyledi. CNR Emlak Ankara Fuarı’nda ulusal ve uluslararası yatırımcılarla bir araya gelen FORCES, Rus yatırımcılara Türkiye ve Ankara’ya yatırım yapmanın avantajları hakkında bilgi verdi. l Ekonomi Servisi Şerif Yaltırık 4 milyon dolarlık anlaşma da yapılmıştı. 20 milyon dolarlık yatırımla artık küresel üretici İzmir’de bitkisel yağ alanında faaliyet gösteren sanayi kuruluşlarından Altınyağ’ı 2012’de satın alan Artı Yatırım Holding fabrikaya 20 milyon dolar yatırım yaparak ham yağ üretiminde küresel oyuncu oldu. 1962’de kurulan ve süre bitkisel yağ üretimi yapan Altınyağ, kuruluşunun 50’nci yılında Artı Yatrım Holding’in çatısı altına girdi. Holding, üretim tesisini yenileme çalışmalarına 20 milyon dolar kaynak ayırdı. Şirket bu arada son tüketiciye yönelik ambalajlı yağ üretimini durdurarak ham yağ üretimine odaklandı. Altınyağ bu kararı ile küresel yağ pazarının bir oyuncusu oldu. Altınyağ Genel Müdür Yardımcısı Şerif Yaltırık, şirketin Avrupa’nın en büyük yağlı tohum kırımı ve tarımsal emtia ticaret şirketi  Lüksemburg merkezli Sodrugestvo Group S.A’ nın Türkiye iştiraki ile 2015’te 4 milyon dolarlık bir anlaşma imzaladığını hatırlattarak, “Anlaşma ile kapasite ve kalitemiz onaylanmış oldu” dedi. l Ekonomi Servisi Mardin’den dünyaya 40 bin ton bulgur Bulgur üreticilerinden ve ihracatçılarından Mardinli İpek Bulgur, yıllık 70 bin ton bulgur üretiyor. İpek Bulgur, büyük çoğunluğu Ortadoğu ülkeleri olmak üretiminin yüzde 45’ini yani 40 bin tonunu Ortadoğu’da Irak, Suriye, Ürdün, Suudi Arabistan; Avrupa’da Almanya ve Japonya gibi ülkelere ihraç ediyor. İpek Bulgur Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Mardin Bulgur İmalatçıları Derneği Başkanı Faysal Sun, Türkiye’nin yüzde 25’i Mardin’de olmak üzere yıllık 1 milyon ton bulgur ürettiğini, bunun 250 bin tonunun ihraç edildiğini belirtti. l Ekonomi Servisi C MY B
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle