16 Ağustos 2022 Salı English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
Pazar 10 Eylül 2017 6 haber EDİTÖR: BURAK YURTTAŞ TASARIM: İLKNUR FİLİZ Cumhuriyetin ilanı tarikatçılara büyük darbe oldu. Meclis’te belli bir güçle temsil edilen tarikatlar hızla yeraltına çekildiler. İlerleme gözlerini korkutmuştu ve devrimin şiddetini üzerlerine çekmek istemiyorlardı. Ama kuşkusuz boş durmadılar; cami cemaatlerinde örgütlenmeye, özellikle kasaba ve köylerde şeyhlerle, şıhlarla siyasetin gölgesine sığınan liderleriyle güçlenmeye hız verdiler. CHP iktidarının son yılları devrimin hızını çoktan yitirmiş partisinin de tarikatlara boyun eğdiği yıllardır. Bu aynı zamanda Batı ile Lord Curzon usulü barışma, NATO’ya girme, Köy Enstitülerini kapatma zamanlarıdır. Tarikatların en yaygını, derinden gideni Nurcular, Nakşibendiler ve onların sayısız kolları oldu. HHH Türkiye’de siyasetin iki ana damarı komünistler yani TKP ve devrimin hızla politika değiştirmeyi başaran partisi CHP’dir. Bir tarihe kadar Sol’un hemen hemen tüm fraksiyonları TKP’den, düzen partileri ise CHP’den çıkmıştır. Daha sonra CHP içinde büyüyen DP ve ardılı partiler, ilk cünü büyük Meclis’teki İkin ölçüde yitirdi. ci Grup ideolo Ama öteki jisine dönecek, tarikatlar al ağırlığı tarikat tın çağlarını larla işbirliğine yaşıyorlar. vereceklerdir. Gülen ile ara Ortanın solu sı bozulan, politikasıyla neredeyse 60 sonrasının rüzgârından etki Tarikatların Altın Çağılenme havasına iktidarı yitirme tehlikesi ile karşılaşan az çok kapılan AKP, boşluğu CHP dahil sol, tarikatların karşısında öne çıkan tarikatlarla doldurma niyetin mevzilenecek, CHP seçmen kaygısıyla dedir. Daha dikkatli olmaya çalıştıkları açıkça tavır koyamasa da Atatürkçü görülüyor. Kurtuluş devriminin laikliği tabanı itibarıyla tarikat karşıtı çizgide koruma aracı olarak kurduğu Diyanet, sabitlenecektir. bu kez çatı örgütü kimliği ile tarikatları HHH AKP adına denetlemekle görevlendirili Tarikatlar ise büyümeye kendisinden yor. En azından proje budur. çıkan kolları ideolojik olarak beslemeye, politikada etkin olmaya devam edeceklerdir. Darbeci Gülen tarikatı, “kulağı geçen boynuz” olmayı başarmış, AKP ile ortaklık sürecinde askerde, poliste, yargıda güç kazanmış, devlete el koymaya yeltenebilmiştir. Askeri darbe girişimi önlendi; darbeci cemaat gü HHH Tarikatların ideolojik dış desteğe sahip olduğunu da biliyoruz. Özellikle liberaller toplumsal gelişmeyi tahlil etme çabasına giriştikleri her aşamada ufuksuzlukları nedeniyle cemaatleri sivil toplum kuruluşu saymış, tarikatların hayırhah dostlarına dönüşmüşler dir. Bu dostluktan en büyük payı Nur cemaatinin aldığını söylemeye bilmem gerek var mı? Geçtiğimiz günlerde 90 yaşında hayatını kaybeden sosyolog Şerif Mardin bu tür, etkin bir desteğin tipik örneğidir. Önemli, yetkin bir sosyoloğun desteği kuşkusuz liberal dünya için tartışmasız referans anlamına geliyordu. HHH Kısacası tarikatlar cemaatler kendilerini takıyye yöntemiyle siyasete, “akademi” dünyasına kabul ettirme çabasını sürdürüyor. Laiklik için savaşanlar neyle karşı karşıya olduklarını bilseler, tarikatlara liberal desteğin ideolojik boyun eğmişliğinin farkına varsalar iyi olacaktır. Çünkü liberaller araştırma niyetiyle ele aldıkları konular karşısında nesnelliklerini yitirme, araştırdıkları özneye dönüşme, onun düşünce sistemine boyun eğme gibi bir zaafiyetle maluldürler. Onların kurtulması zor görünüyor. İdris Küçükömer fobisinden hâlâ sıyrılamamış kimi sosyal demokratlar kurtulabilirse ne âlâ… EVRİM BİR TORNAVİDA, Eve PARAYI GETİRENE İTAAT ise MECBURİYET! Zalim Terbiye Kurulu Talim Terbiye Kurulu Başkanı, evrime inanmadığını ama tıpkı tornavida gibi onu kullandığını; kadının erkeğe itaat ‘gerekliliğinin’ parayla ilgisi olduğunu söyledi Talim ve Terbiye Kurulu (TTK) Başkanı Alparslan Durmuş, müfredattan çıkarılması tar tışma yaratan Evrim Teorisi’ne iliş kin “Evrim bir teori midir? Teori dir. Geçerli bir teoridir. Tornavida ya inanıyor musunuz, penseye ina nıyor musun? Penseyi kullanıyorum diyorsun. Ben evrime inanıyor mu OZAN ÇEPNİ yum? Hayır evrime inanmıyorum ama evrimi kullanıyorum” dedi. Hz. Muhammed’in Hayatı dersine yönelik hazırlanan kitaplardaki evlilik ve kadının itaat etmesine ilişkin ilk soruda böyle bir tartışmanın olmadığı nı söyleyen, kitapta “eşlerin birbirleri ne karşı sorumlulukları diye bir başlık var” yanıtını veren Durmuş, kitaptan bölümlerin gösterilmesi üzerine “İs lam dininden bahsediyoruz ve erkek ler kadınlar üzerinde onların geçimle rini sağlamaktan kaynaklı bir üstünlüğe sahiptir” diyor. “İslamda genel bir ilkedir, ‘zamanın değişimine göre hükümler de değişebilir’. Orada diyor ki, zamanı itibariyle böyle bir işbölümü varsa, bunun gereği olarak kadın da ona itaat eder” ifadelerini kullandı. “Evin geçimini kadının sağlaması durumunda kadına mı itaat etmek gerekir” sorusuna Durmuş, “Görev ve sorumluluklar da değişirse roller de değişir. Bu aklın bir gereğidir” dedi. şey yok. Net bir şekilde cihadı, DAEŞ gibi, FETÖşistler gibi birtakım kendine dini isnat eden sözde dinsel gruplar var. Biz bütün derslerimizde, yanlışı temizlemeye ve doğruyu inşa etmeye çalışırız” diye konuştu. Durmuş, Evrim Teorisi’nin konu olarak çıkartılması tartışmasına ise “Evrim bir teori midir? Teoridir. Geçerli bir teoridir. Tornavidaya inanıyor musun, penseye inanıyor musun? Penseyi kullanıyorum diyorsun. Aynı şekil Cihattan geri adım yok Müfredattaki cihat kavramını da savunan Durmuş, “Geri adım atacak bir de ben evrime inanıyor muyum? Hayır evrime inanmıyorum ama evrimi kullanıyorum. Biyoteknolojide, biyolojik bazı konuları açıklamakta kullanıyo AKP’LİLER BEĞENMEDİ Müfredattaki tüm skandalların arkasında duran bu açıklamasının ardından ilerici kamuoyunun tepkisini çeken TTK Başkanı, AKP’lilere de yaranamadı. Durmuş’un açıklamasını “evrim teorisini savunma” olarak yorumlayan yüzlerce AKP’li, istifa çağrısı yaptı. rum” dedi. Durmuş, “‘Evrimi kaldırdık mı’ cümlesi ‘Siz Fransız İhtilali’ni, Osmanlı Devleti’nin yıkılışını programlardan kaldırdınız mı’ cümlesi kadar saçma bir cümledir. Evrim teorisine dair es geçtiniz mi diye sorabilirsiniz? Çünkü var olan bir şeyi kaldırmazsınız. Ya yeni bir model sunarsınız ya da bunu es geçersiniz” diye konuştu. ‘Atatürk yeterince var’ Atatürk’e ilişkin bölümlerin daraltılmasına ilişkin ise Durmuş şöyle konuştu: “Atatürk’e ilişkin bölümler: Türkçe 1’den 8’e kadar her sene bir ünite toplam 6 ünite var. Zorunlu O karikatürist tepki gösterdi Türkçe 6. sınıf kitabında yer alan ve argo el işareti yapan karikatür krizi de dün devam etti. Söz konusu karikatürün yaratıcısı Selçuk Erdem, dün sosyal medya üzerinden sert çıktı: “Karikatürleri izin almadan kullanırsanız başınıza bunlar gelir. Bana sorsaydınız okul kitabı için uygun olmadığını söylerdim.” TTK Başkanı Durmuş ise kitabı inceleyen 23 kişinin bu karikatürü görmediği, kendisinin de fark etmediğini söyledi ve “Gerekirse özür dileyeceğiz” dedi. Erdem’in “izinsiz kullanım” iddiası için de “Telif hakkı ve sorunlar hazırlayan firmaya ait. Bu noktada Selçuk Erdem bu eserini izinsiz kullandı diye dava açabilir” yanıtını verdi. ünite 6 ünitenin bir tanesi Milli Mücadele ve Atatürk’tür. Kahramanlık, fedakârlık, Çanakkale Savaşları gibi anahtar kelimelerle metinler üzerinden Türkçe dersinde Milli Mücadele ve Atatürk ünitesinde alınması zorunlu olarak işlenmektedir. Program bir çerçeve verir. Bütün derslerimizde yerinde ve gereğince anlamlıca var.” Durmuş, kitaplardaki ateistle evlenmeyin uyarısına ilişkin ise “Ben bulunmuyorum ki, Allah bulunuyor. Bana ne? Allah’ın dinini mi düzelteceğim. İslam’da bu var. Bu inananları bağlıyor yani, inanmayanları bağlamıyor” diye konuştu. l ANKARA TERÖRİSTLER EVİ BASTI Oğlunu kurtarmak isterken öldürüldü Siirt merkeze bağlı Kemerli Köyü’nü basan bir grup PKK’li terörist, kaçırmak istedikleri Ahmet Aslan’ı kurtarmak isteyen babası 65 yaşındaki Mehmet Salih Aslan’ı silahla vurarak öldürdü. PKK’li teröristler, dün akşam saat 21.30 sıralarında merkeze bağlı Kemerli Köyü’ne gidip, Mehmet Salih Aslan’ın evini bastı. Birlikte oturdukları oğlu Ahmet Aslan’ı silah zoruyla yanlarına alan teröristler, evden ayrıldı. Baba Mehmet Salih Aslan da teröristlerin peşine düştü. Köylüler kurtardı Ancak köy çıkışında teröristler, kendilerine engel olmak isteyen Mehmet Salih Aslan’ı ensesinden tek kurşunla vurdu. Olayı haber alan köylüler de toplanıp silah sesinin geldiği bölgeye gidince, teröristler paniğe kapılıp Ahmet Aslan’ı da bırakarak kaçtı. Hastaneye kaldırılan Mehmet Salih Aslan, doktorların tüm çabasına karşın kurtarılamadı. Dağlık alana kaçan PKK’li teröristlerin yakalanması için bölgede geniş çaplı operasyon başlatıldı. l DHA ERDOĞAN İLE TRUMP’TAN ZAMANLAMASI DİKKAT ÇEKEN TELEFON GÖRÜŞMESİ New York’ta buluşacaklar Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile dün akşam telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi, ikilinin 19 Eylül’de New York’ta yapılacak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu çerçevesinde bir araya gelme konusunda mutabık kaldığını açıkladı. Erdoğan, Kazakistan’a ziyareti öncesi eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın Rıza Sarraf davasına ek iddianameyle eklenmesine ilişkin, “Bu adımı ben Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne yönelik bir adım olarak değerlendiriyorum. Zira burada şahsına yönelik bir iddiayı ortaya koyabilmiş değiller. Bu adımlar tamamen siyasidir. Amerika bir defa bu konuyu gözden geçirmesi lazım. Tabii bu gidişimizde bu konuyu ele alma fırsatı buluruz. Bu işlerin arkasında çok pis kokular geliyor. Rıza Zarrab olayı da, Halk Bankamızın Genel Müdür Muavini Hakan Bey ile ilgili konu da öyledir” demişti. l Haber Merkezi heyetTe iki MHP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Kazakistan’daydı. Törenlerde en dikkat çeken konu ise Erdoğan’ın heyetiydi. AKPMHP koalisyonu tartışmaları sürerken, heyette MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın ile MHP Milletvekili Deniz Depboylu’nun da Erdoğan’ın heyettinde yer alması dikkat çekti. İki ülke arasında 590 milyon dolarlık yatırım anlaşması da imzalandı. Erdoğan program kapsamında İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile de bir araya geldi. ALMANYA, KONYA’YA NATO’SUZ GELMEK İSTİYOR Konya’daki 3. Ana Jet Üs Komutanlığı’nda konuşlanan NATO Üssü’ne gerçekleştirdikleri ziyaret sonrasında Alman yetkililerden ilk açıklamalar geldi. Heyet, NATO heyeti şemsiyesiyle yapılabilen ziyaretin olumlu geçtiğini söyledi ancak not düştü: “NATO şemsiyesi olmadan da ziyaret edebilmeliyiz.” Ziyarete ilişkin açıklama yapan Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Martin Schäfer de “Ziyaret ziyarettir” dedi ancak ‘siyasi açıdan daha esnek’ yeni çözümler bulunması gerektiğini söyledi. Dışişleri’nden uyarı Alman vekillerin seyahat krizi devam ederken, Türkiye Dışişleri Bakanlığı’ndan Almanya’ya gidecek Türklere yönelik uyarı yapıldı: “Tedbirli olun, ırkçılık yükseliyor; tartışmaya girmeyin, siyasi parti toplantılarından, teröristlerin düzenlediği gösterilerden uzak durun!” BİNGÖL, ŞEHİDİNE VEDA ETTİ Baba olacaktı Bingöl’ün Adaklı ilçesi kırsalında PKK’lilere yönelik operasyonda şehit olan Jandarma Astsubay Mustafa Sefa Kök (25), memleketi Osmaniye’de son yolculuğuna uğurlandı. Törende, ailenin tüm üyelerinin şehit askerin 8 aylık eşi Yasemin Kök’e sarılması herkesi gözyaşlarına boğdu. l OSMANİYE/İHA Zırlı araç takla attı: 1 polis şehit Van’ın Muradiye İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde görevli polis memurları, Muradiye ve Özalp ilçeleri arasında bulunan radar kulesini kontrol etmek için yola çıktığı zırhlı araç henüz bilinmeyen nedenle takla attı. Araçta bulunan ve henüz kimlikleri öğrenilemeyen 4 polis memurundan 1’i şehit olurken, 3 polis memuru ise hastaneye kaldırıldı. l DHA Tarım Bakanlığı lağvedilmeli mi? Kusura bakmayın yazmamak bi raz uzadı. Başka bir şey mi yaptım? Yoo, okudum, film seyrettim, yan gelip yattım, kısa geziler arasında Taşoz Adası’na da gittik. Kavala’da oralı Türklerin işlettiği deniz kıyısında bir lokantada en leziz ve bol çeşitli Yunan yemeklerini, hele hele keçi peynirli fırında patlıcanı, 8 kişi, Türkiye’nin en az yarı fiyatına yiyince, ne oluyor dedik. Yunanistan “kriz”de biliyorsunuz. Kişi başına geliri 24 bin Avro, bizde ise abartılı 8 bin Avro kadar. Asgari ücret orada 700 Avro gibi, bizde ise 400 Avro’yu zor bulur. Peki, nasıl oluyor da geliri bizim 3 katı olan Yunanistan’da yemek fiyatları, benzer lokantalar eşdeğer alınırsa, iki kata yakın ucuz oluyor? Bu soruların yanıtı herhalde iki ülke arasındaki yapısal farklılıklarda yatıyor. İlk akla gelen, bu lokantalara Yunanlılar ile Türklerin gidebilme sıklığı. “Zenginlik” ne kadar yaygın? Bizde o lokantalara o parayı verenler gidiyor... Yunanistan’da ise genellikle herkes mi?! Müthiş gelir eşitsizliği! Hemen bakıyorum: Bu eşitsizliği anlatan Gini katsayısı bizde 0.40, komşuda 0.34 yani, çok daha adaletli. Sonra piyasadaki gıda fiyatlarının karşılaştırması da bir fikir verebilir. Bir diğeri, turizm Yunanistan’ın canı ciğeri, bu nedenle fiyatlar çok düzenli. Kazıklamak sözcüğü yok gibi. ‘2019’da görürsünüz...’ Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na girmek için Yunanistan’ı kullandım.. Videoyu izlemişsinizdir. Fındık üreticisi 2019’da görürsünüz diye dört dörtlük bir söylev çıkartmış, kapatalım burayı ve İstanbul’a mı yığılalım, diyor. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Türkiye’nin tarımında, gıdasında ve hayvancılığında patlama yapması için mi var, yoksa çökertilmesi için mi? Ağır oldu, biliyorum. Bizim Mehmetler Van’ın köyünde buğday ekimini yıllar önce bıraktı. Hayvancılığı da aynı gerekçeyle, “salak olmamak için” bıraktılar. Yoncalığa yöneldiler, çünkü yem sıkıntısı var, yonca para ediyor. Romanya’dan hayvan ithalatı yaparken samanı da Bulgaristan’dan alıyoruz haberlerini düşünün. Tarım Bakanlığı’nın 2017 faaliyet raporunu inceliyorum. Eğitimler, gıda güvenliği için çalışmalar, hibe ve faizsiz krediler... Şüphesiz ki niyetle iyi. Ama çıktıları çok verimsiz gibi. Millet neden tası tarağı toplayıp kentlere yığılıyor? Fındıkçı niye ağlayıp duruyor? Orta büyüklükte bir fındık üreticisinin yıllık bazda asgari ücreti nedir? Hayvancılık neden geliştirilemiyor? Bütün tarım üretiminde verim neden düşük, belki Hollanda’nın yarısı kadar. Rakam vermiyorum, meselenin özüne değiniyorum.. Bakanlık kapansa mı dedim bir dostuma geçen gün. Alkış gönderdi. Şöyle mesela 21 kişilik, üreticilerin de içinde olduğu bir uzmanlar kurulu. Mesela bir yıl boyunca sadece hayvancılığı Avrupa üretim düzeyine çıkartacak politikalara yoğunlaşılsa sorunu çözmek için? Üreticiyi memnun etmenin bin bir yolu var, verimini artırmak ve para kazanmasını sağlamak başlıca iki konu. Fındık, hayvan, buğday vb. üreticisi kazanç elde edemiyorsa, canına tak dediğinde kente göçer. Bugüne kadar hükümetin politikaları bu göçü teşvik etmek oldu. Yoksa 15 yılda kırsal nüfus oranının yüzde 45’lerden yüzde 21’lere inmesi mümkün değil. Bu tarafta kâr, orada zarar İkincisi şu: Diyelim 1000 önemli sanayi, ticaret, hizmet şirketi büyük kârlar elde ederken, tarım alanında neden kazançlar düşük, fındık üreticisi ağlayarak tehdit ediyor, dışarıdan ithalatla yaşıyoruz? Sadece bu karşılaştırma bile büyük adaletsizliği gösteriyor olabilir. Tarımsal üretimde, üretici ile tüketici arasında “yeni normlar” kurulmalı. İktidarlar temel gıda maddeleri fiyatlarını baskılayarak seçmene hoş görünebilir. Biz de pahalılığı utanmazca sivri biberde ararız. Üretici veriminin son derece artırılarak, pazarda tüketimi rasyonalize eden daha iyi bir fiyatlanma gerekiyor. HHH Bu arada en üst düzeyde rüşvetçilerin, yolsuzların dışarıya çıkamayacak duruma gelmesini seyrediyoruz. Bu adamların hesaplarını siyasi olarak kapatmıştı iktidar, şimdi başka kılıklarda ve hesaplarla yeniden açılma dönemine girdik. Bu hesabın ülkemizde de açılacağı zamanları göreceğiz. Kılıçdaroğlu’nun konvoyuna saldıran terörist öldürüldü Kars’ın Kağızman kırsalında 31 Ağustos’ta terör örgütü PKK’ye karşı operasyonda öldürülen 5 kişinin kimlikleri belirlendi. Teröristlerden “Andok/Siyabent” kod adlı Göksal Tiryaki’nin, Artvin’de 25 Ağustos 2016’da CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun konvoyuna düzenlenen saldırıya katıldığı belirlendi. Konvoydaki askeri araca düzenlenen saldırıda 1 asker şehit olmuş, 2 asker yaralanmıştı. C MY B
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle