13 Ağustos 2022 Cumartesi English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
Pazar 10 Eylül 2017 haber EDİTÖR: ÖZGÜR ÖZKÜ / BURAK YURTTAŞ TASARIM: İLKNUR FİLİZ 5 NECATİ SAVAŞ 94. YIL ANITKABİR’LE BAŞLADI CHP’nin 94. kuruluş yıl dönümü nedeniyle Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve beraberindeki heyet sabah saatlerinde Anıtkabir’i ziyaret etti. Kılıçdaroğlu’nun mo rak nitelendirdiğiniz CHP’nin 94. kuruluş yıldönümünde sizi bir kez daha şükranla anıyor, aziz hatıranız önünde saygıyla eğiliyoruz. İlke ve devrimleriniz dün olduğu gibi ‘BAHÇELİ, YARDIMCI OLSA ŞAŞIRMAM’ zoleye çelenk koymasının ardın bugün de yolumuzu aydınlatmak dan saygı duruşunda bulunuldu. Kı ta, özgürlük, adalet ve huzur içeri CHP’nin 94. yıl kutlamaları kapsamında akşam bilirler. Bahçeli Başkan Yardımcısı olabilir de yani şaşır lıçdaroğlu, daha sonra Misakı Mil sinde yaşamak isteyen dünyadaki da Yenimahalle Beledi mam, niye şaşırayım. Ana li Kulesi’ne geçerek Anıtkabir Özel tüm mazlum milletlere ilham ver yesi Nâzım Hikmet Kültür yasa değişikliğinde ‘evet’ Defteri’ni imzaladı. Genel Başkan meye devam etmektedir. Karak Merkezi’nde resepsiyon oyu kullanmadı mı? Evet Kılıçdaroğlu, deftere şunları yazdı: “Devrimlerinizin ve Cumhuriye timizin yılmaz savunucusu olan arkadaşlarımızla birlikte huzurunuzdayız. Türkiye Cumhuriyeti ile bir ‘Pis koku’ya yanıtlikteikibüyükeserinizdenbiriola teri ‘hürriyet ve istiklal’ olan bizler, mazlumların güvencesi, adaletsizliğe uğrayanların gür sesi olarak gösterdiğiniz çağdaş uygarlık hedefinde ilelebet yürüyeceğiz. Ruhun şad olsun.” verildi. Kılıçdaroğlu kokteylin başında bir grup gazeteciyle sohbet etti. 2019’u konuşmak için erken olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, “Onlar konuşa oyu kullandığına göre tek adam rejimini savunuyor, tek adam rejiminde de tek adamın yardımcısı olabilir niye olmasın” diye konuştu. l İKLİM ÖNGEL/ANKARA Kılıçdaroğlu, eski bakanların aldığı rüşvetleri kalem kalem açıklarken Erdoğan’a “O pis kokulardan Türkiye’de burnumuzu tutuyorduk” dedi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’nin 94. kuruluş yıldönümünde eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan hakkında ABD mahkemesince alınan tutuklanmasını değerlendirirken, eski bakanların aldığı rüşveti kalem kalem açıkladı. CHP’nin kuruluşunun 94. yılında Parti Meclisi (PM) toplantısının açış konuşmasını yapan Kılıçdaroğlu, “Rıza Sarraf Türkiye’de de tutuklandı. Bellekler unutmasın. Unuturuz toplum olarak. Ben şimdi size, o bakanların isimlerini ve o bakanların aldıkları rüşvet miktarını tekrar söyleyeceğim. Zafer Çağlayan; 28 seferde 52 milyon dolar rüşvet aldı. Kol saati ve piyano hariç. Muammer Güler; bu orta derecede. 10 seferde 10 milyon dolar aldı. Oğlunda kendi boyunda kasalar çıktı. Egemen Bağış; içlerinde en garibanı bu. Üç seferde bir buçuk milyon dolar rüşvet aldı. Çünkü diğerlerine çuvallarla gidiyordu, buna çikolata kutusunda gidiyordu. Halen yanında taşıyor bu kişiyi. Kuran’la, Allah’ın ayetleriyle dalga geçen ‘bakara makara’ diyen kişi. Kazara herhangi bir vatandaş bunu söylese ne olurdu, kıyamet kopardı değil mi? Bu ülkede namaz kılan inançlı bütün Müslümanlara sesleniyorum. Bakara makara diyen adamı kucaklayan insanı yanınızda tutacak mısınız” dedi. Utanç meselesi Kılıçdaroğlu, “ABD’de Zafer Çağlayan yargılanacakmış, gitse tutuklanacakmış. Daha önce bir arkadaşımız söyledi, “Uçak biletlerini ben alayın gitsinler’ diye. ‘Bize karşı pis kokular geliyor’ diyor AKP Genel Başkanı. O pis kokulardan biz Türkiye’de burnumuzu tutuyorduk. O pis kokular dünyaya yayılacaktı zaten. Bir bankanın genel müdürü. Ayakkabı kutusunda iki buçuk milyon Avro, iki buçuk milyon Dolar çıkıyor. Bir bankanın genel müdürü, parayı alın teriyle kazanmışsan götürür bankaya yatırırsın. Üstelik ayakkabı kutusunun içine saklıyorsun. Tuttular bu genel müdürü bir başka bankanın yönetim kuruluna üye tayin ettiler. Hırsıza banka teslim ediyor. Sonra ne oldu. Bu adalet dağıttığı söyleyen bazı sahtekâr hâkimler var ya, bunu beraat ettirdiler. Üstelik rüşvete, bu ülkede fakir fıkaranın alınteriden ödenen vergilerden 60 bin TL de faiz ödediler. Türkiye Cumhuriyetinde bakanlık yapmış birisinin bir başka ülkede yolsuzlukla suçlanması, yargılanması başlı başına bir utanç meselesidir” ifadelerini kullandı. ‘Soruları vereyim’ teklifi Kılıçdaroğlu partisinin PM toplantısının açılış konuşmasını yaptı. ‘Erdoğan Erdoğan’a TV’de tartışma çağrısını yineleyen Kılıçdaroğlu, “Benimle hesaplaşmak mı istiyorsun gayet basit. Bak dünya kadar televizyon kanalı var. Ama ben bir tık daha ileri gideceğim. Hangi soruları soracağımı önceden ona söyleyeceğim. PKK terör örgütüne kim yardım ve yataklık yaptı, kim Kandil’le iş tuttu, oraya kimleri ne zaman nasıl gönderdi, kim IŞİD’e silah gönderdi, Suriye’de terör örgütlerine kim siyah gönderdi, şehide kim kelle dedi, kim şehit ve gaziler arasında ayrımcılık yaptı, kim hâkim ve savcıları çadır mahkelemeleri kurarak PKK’nin ayağına gönderdi, kim Oslo’da imralı’da PKK ile masaya oturdu? Bu söylendiğinde ‘Bunu söyleyen şerefsiz’ demişti. Kim şerefsiz? Kim valilere, kaymakamlara, askerlere ‘PKK’lılara dokunmayın’ diye yazılı talimat verdi? Ben bu soruları soracağım. Cesaretin varsa çıkarsın karşıma. Uzaktan maval okumanın anlamı yok” dedi. itiraf etti’ CHP lideri, Erdoğan’ın son dönemdeki söylemleriyle ilgili “Geçen gün bir açıklaması oldu AKP Genel Başkanının, “Yolsuzluğa bulaşanları kenara bırakacağız” diye. “Kendisi de bırakacak herhalde” dedim, bu kadar açık ve net söylediğine göre. Baktık ki tam tersi, kendi örgütüne söylüyor. O örgütü ki, onların içinde son derece dürüst insanlar var. Bütün bu örgütü yolsuzluğa bulaşmış örgüt olarak tanımlıyorsunuz. Yolsuzluk yapanları bırakacaksan önce kendin ayrılacaksın. Diyeceksin ki, ‘’Ben bırakıyorum, bu ülkeyi nasmuslu insanlar yönetsin. Kendi örgütü ile ilgili MİT ve MASAK’tan raporlar istiyor. Oysa kendi bakanlarıyla ilgili MİT rapor vermişti, “Bakanların rüşvet veriyor” diye. Bir partinin genel başkanı kendi partisinin dizaynı için devletin MİT ve MASAK’ından rapor istiyor. Allah akıl fikir versin. Bir hatırlatma yapmak isterim, Da vutoğlu, “Biz devlet yönetiminde şeffaflığı getireceğiz, siyasi ahlak yasası çıkartacağız”. Şimdiki AKP Genel Başkanı’ndan tepki ne oldu biliyor musunuz, ‘Böyle giderse il ve ilçelerde görev alacak başkan bulamayız” dedi. Yani bizde herkes yolsuzluğa bulaşmış vaziyette. Bu itiraf. Ben söylemiyorum, hatırlatıyorum’ dedi. SSK’nin borcu Kılıçdaroğlu, SSK yöneticiliği dönemindeki borçlar nedeniyle Erdoğan tarafından eleştirildiğini hatırlatıp, “Beni ‘SSK’yi batırdı’ diye suçluyorlar ya. Onu da konuşalım. 1999 yılında emekli oldum. Üç sosyal güvenlik kurumunun açıkları 2 milyon 341 milyon liraydı. Geliyorum 2016’ya, açık 20 milyar 655 milyon 603 bin. Bekliyorum televizyonda karşıma çıksın, bu sosyal güvenlik kurumlarını kim batırdı?” diye sordu. l ANKARA / Cumhuriyet Olağanüstü kurultaya ret CHP PM, Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. Toplantının sonunda konuşan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun partideki en büyük sorunun parti içi kavgaları, ağır eleştirileri kamuoyu önünde yapmak olduğunu belirttiği ve “Bu görüntü bizlere olan güveni azaltıyor. Bunu aşarsak, bütünlük içinde olursak, sorunları parti içinde dışarı yansıtmadan çözersek, o zaman Türkiye’yi yöneteceğimize herkes inanır” dediği öğrenildi. Toplantıda parti içi bütünlük oluşmuşken ocak ayı beklenmeksizin olağanüstü kurultay yapılması önerisi getirildiği ancak Kılıçdaroğlu’nun olağan kurultay takviminin devam edeceğini söylediği belirtildi. l İKLİM ÖNGEL/ANKARA Anılarım kopuk kopuk... Ilık yapışkan fırsatlar gibi eylül, uykuda yanakları gül açan bir çocuk gibi Ucu denize çıkan yollarda değil, henüz adı konulmayan bir kentteyim. sabah... Orada yaşayanları tanıyorum Kusursuz acının öpüşü bir yerlerden. nü unuttururcasına insanı ku Saçların rüzgârda uçuşuyor caklayan gökyüzü, güneşin ve du. Şarkılar eşliğinde geçmişe rüzgârın kolllarında uyuyan bir çocuk. Biliyor musun Ürgüp’te de bir başka doğuyor güneş, tıpkı İyonya’da olduğu gibi. Ay gökyüzünde alışılmamış bir resim çiziyor ya, İstinye’nin lacivert sularına, Avonos’ta da öyle, ben de yeni fark ettim. Akan uyku değil, bir çiçek atlasında ya da deniz suyunda çocuğun elinde hafif dünya gibi duran yaşam sevinciydi. Düşlerimdeki köpükler yüreğimi acıtıyordu, demir alırcasına denizin orta yerinde dururken... Bilinmeyen kentin kapısında gibiydim... Her şey kayıp gidiyordu avuçlarımın içinden. Düşünceyle sözcükler arasına sıkışıp kalmıştım. Yorgundum... Çaresizdim... Annem benim annelerim... Terk edilmiş çocuklar gibiydim. Umudun peşinde koşuyordum. Serin çiy taneleri altında ağırlaşan bir başağa benziyordum. Kör ve hain terör dur durak bilmiyordu. Birer ikişer şehit cenazeleri geliyordu. Anne beni dinler misin: “Kim bilir kuşların öldüğünü rüzgâr geçerken selviler arasından sepetime diken gülleri toplayıp annemin güzelliğine üzgün kuşlar vurduğumu benim çağlalar çaldığımı kim bilir hâlâ nasıl süslüyor beni o yusufçuk sesleri” HHH Gözlerinin renginde mavi mavi soluk alıp veriyorum... Geçmiş yıllara doğru uzanıyorum. Belki yarı aydınlık bir gecenin içinde; belki de taş avlulu bahçede açan eylül çiçekleriyle avunuyorum. Kirpiklerim üşüyor benim... Düşlerim darmadağın... Karanlıktan korkuyorum. yolculuk yapıyordun. Ben ise derin, şaşkın bir ak şamın içindeydim. Benim ülkemde insanlar ölü yordu. Benim ülkemde taciz, şiddet, kadın cinayetleri almış başını gidiyordu. İçimde kopan fırtına beni bir yerlere doğru sürüklüyordu sanki. Ben kış güneşi altındaydım oldum olası. Erimiş karların camda kalan izleri. Tam bahara susadığımızda kaçıp giden zamandı. Düşlerimiz künyelerde saklıydı bizim. Çağlar boyu tutkularımız geçti... Özlem eski hapislere benzetti bizi. Taze sabahtan hüzünlü bir akşamın içinde kaybolup giderken mevsimler gibi çoğalıyorduk nedense! Bir toplumdaki en önemli şey güven unsuru, toplum içinde yaşayan bireylerin kendi hak ve özgürlüklerine saygı duyulduğuna olan inançları değil midir? Laiklik olmadan demokrasi olmaz ama demokrasi olmadan laiklik olur... Demokrasi, hoşgörüye dayalı bir sistemdir. Yurttaşların bir kısmının daha üstün hak ve özgürlüklerden ya da ayrıcalıklardan yararlanması mümkün değildir. HHH Bizde nasıl işliyor demokrasi... Herkesin kendine göre bir demokrasisi var. Siyasal iktidarın sözcüleri ne diyorlardı? Şunu: “Başta İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Paris Şartı, Helsinki Nihai Senedi olmak üzere,Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin insan hakları alanında getirdiği standartlar hayata geçirilecektir.” Bunlar siyasal iktidarın yani AKP’nin yaptığı açıklamalardır. Huysuzum benim, dağ çi Evet, anılarım kopuk ko çeğim. puk... Sana masallar anlatmak is Düşsel bir yolculuğa çıkmış tiyorum. gibiyim... TANRIKULU’NDAN CUMHURBAŞKANI’NA TEPKİ Erdoğan’a ‘Türkiye başsavcısı’ benzetmesi CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, silah 25 yıl avukatlık yaptığını, teröre, şiddete ve çatışmaya lı insansız hava araçlarıyla (Sİ her yerde karşı çıktığını be HA) ilgili açıklamaları nede lirten Tanrıkulu, Türkiye’nin niyle hakkında başlatılan so meselelerinin şiddetle, çatış ruşturmaya ilişkin, “Tamamen mayla ve terörle çözülemeye hukuka, anayasaya aykırıdır. ceğini kaydetti. Ankara Cum Bizim parlamentoda yaptığı huriyet Başsavcılığı tarafın mız bütün konuşmalar ve gö dan kendisi hakkında başla rüşler, kürsü dokunulmazlığı tılan soruşturmaya ilişkin ise kapsamında yasama Tanrıkulu, “Parlamen sorumsuzluğu içeri toda yaptığımız ko sindedir” dedi. nuşmalar, kürsü do Tanrıkulu, CHP kunulmazlığı kapsa PM öncesi gazeteci mında, yasama so lerin sorularını ya rumsuzluğu içerisin nıtladı. SİHA ile il dedir. Dolayısıyla bu gili açıklamalarına nunla ilgili soruştur yönelik eleştirilerin ma yapılamaz, başla ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘’Te Sezgin Tanrıkulu tılamaz. Anayasaya aykırı biçimde bir so röristleri koruyorlar” ifadele ruşturma başlatılmıştır, Sa rinin sorulması üzerine Tanrı yın Erdoğan’ın talimatıyla ya kulu, “Sayın AKP Genel Başka pılmıştır. Erdoğan, bir Cum nı Erdoğan, dün (önceki gün) hurbaşkanı gibi değil, Tür beni açıkça hedef gösterdi. kiye başsavcısı gibi davran Onun hedef göstermesine rağ maktadır. Ankara Cumhuri men ben, hakikatleri söyleme yet Başsavcısı daha önce ifa ye ve insan hakları ihlalleriyle de ettiğim gibi, parlamentoya ilgili mücadele etmeye devam kayyum olarak atandı” dedi. edeceğim” dedi. Diyarbakır’da l ANKARA / Cumhuriyet ‘Elçi’yi katlettiler, Tanrıkulu hedefte’ İHD ve kayıp yakınlarının “Kayıplar Bulunsun Failler Yargılansın” sloganı ile her hafta düzenlediği oturma eylemlerinin 448’incisi gerçekleştirildi. Eylemde konuşan İHD Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Şubesi Başkanı Raci Bilici, Hakkâri’de SİHA’ların açtığı ateş sonucu meydana ge len sivil ölümlerine ilişkin konuşması nedeniyle hedef gösterilen CHP’li Tanrıkulu’nun, planlı ve organize bir şekilde linç edilmeye çalışıldığını söyleyerek, “Tahir Elçi’yi hedef aldılar, katlettiler, şimdi de Sezgin Tanrıkulu’nu hedef alıyorlar” dedi. l MAHMUT ORAL/DİYARBAKIR C MY B
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle