Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
- 2024
- 2023
- 2022
- 2021
- 2020
- 2019
- 2018
- 2017
- 2016
- 2015
- 2014
- 2013
- 2012
- 2011
- 2010
- 2009
- 2008
- 2007
- 2006
- 2005
- 2004
- 2003
- 2002
- 2001
- 2000
- 1999
- 1998
- 1997
- 1996
- 1995
- 1994
- 1993
- 1992
- 1991
- 1990
- 1989
- 1988
- 1987
- 1986
- 1985
- 1984
- 1983
- 1982
- 1981
- 1980
- 1979
- 1978
- 1977
- 1976
- 1975
- 1974
- 1973
- 1972
- 1971
- 1970
- 1969
- 1968
- 1967
- 1966
- 1965
- 1964
- 1963
- 1962
- 1961
- 1960
- 1959
- 1958
- 1957
- 1956
- 1955
- 1954
- 1953
- 1952
- 1951
- 1950
- 1949
- 1948
- 1947
- 1946
- 1945
- 1944
- 1943
- 1942
- 1941
- 1940
- 1939
- 1938
- 1937
- 1936
- 1935
- 1934
- 1933
- 1932
- 1931
- 1930
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
CMYB
C M Y B
SAYFA CUMHURİYET 12 EYLÜL 2009 CUMARTESİ
14 HABERLER
İstanbul Ticaret Oda-
sõ (İTO) Yönetim Ku-
rulu Başkanõ Murat
Yalçıntaş, birleşen KO-
Bİ’lerin üç yõl boyunca
yüzde 20 yerine, yüzde 5
kurumlar vergisi ödeyecek
olmasõnõn büyük bir fõrsat
olduğunu bildirdi.
Yalçõntaş, yaptõğõ yazõlõ
açõklamada, vergi avanta-
jõndan yararlanabilmek için
birleşmenin tescil işleminin en geç
31 Aralõk 2009’a kadar yapõlmasõ ge-
rektiğini belirtti.
Konuya ilişkin düzenlemenin Res-
mi Gazete’de yayõmlanarak yürür-
lüğe girdiğini hatõrlatan Yalçõntaş,
şunlarõ kaydetti: “Devralan KOBİ,
3 sene boyunca kurumlar vergisini
yüzde 20 yerine, artık yüzde 5 öde-
yecek. Bu da kurumlar
vergisinde yüzde 75’lik
bir avantaj anlamına
geliyor. KOBİ’lerimiz
31 Aralık’a kadar ka-
lan 4 aylık süreyi bir-
leşme süreci açısın-
dan çok iyi değer-
lendirmeliler. 25
Ağustos 2009 tari-
hinde iki KOBİ’nin
birleştiğini varsayalım. Devreden
KOBİ’nin 1 Ocak ile 25 Ağustos
arasındaki kârı yüzde 5 vergiye ta-
bi olacak. Devralan KOBİ’nin ise
25 Ağustos ile 31 Aralık döne-
mindeki kârı ve 2010 yılı kârı ile
2011 yılı kârı yüzde 5 vergilendi-
rilecek. Diyelim ki; devralan KO-
Bİ 25 Ağustos ve 31 Aralık tarih-
leri arasında 40 bin lira, 2010 yı-
lında 100 bin lira ve 2011’de de
100 bin lira kâr etsin. Toplam kâr
240 bin lira olacağından yüzde 20
kurumlar vergisinden dolayı öde-
mesi gereken vergi 48 bin lira iken,
bu uygulamayla ödeyeceği vergi
12 bin liraya inecek. Böylece 36
bin liralık bir vergi avantajı sağ-
lanmış olacak.”
Yalçõntaş, zarar eden bir KO-
Bİ’nin kârlõ bir KOBİ ile birleşme-
si durumunda zararõn, kârlõ KO-
Bİ’nin kârõndan indirim konusu ya-
põlacağõnõ da belirterek “Böylelik-
le kâr eden KOBİ için ayrı bir ver-
gi avantajı daha geçerli olacak.
Bütün bu avantajlarla küçük ve
orta ölçekli işletmeler sermayele-
rini birleştirdiklerinde daha güç-
lü hale gelecekler” ifadelerini kul-
landõ.
Ege ve Dokuz Eylül Üniversitele-
ri, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü
ve ESBAŞ (Ege Serbest Bölgesi AŞ)
İzmir’i sağlõk alanõnda bir cazibe
merkezi haline getirecek işbirliği-
nin temellerini attõ. INOVİZ –Sağlõk
için İzmir platformunu oluşturan bu
kurumlar Türk-Amerikan Bilim İn-
sanlarõ Derneği’nin de (TASSA)
desteği ile sanayi kuruluşlarõ ve ya-
tõrõmcõlarõn da katõlõmõyla, İzmir’i bi-
yomedikal ve biyomedikal teknolo-
jiler alanõnda hem bilimsel gelişim
hem de teknoloji üretme konularõn-
da öncü hale getirecek ortak çalõş-
malar yapacaklar.
İNOVİZ’in çok kapsamlõ bir pro-
je olduğunu belirten Ege Üniversite-
si Bilim Teknoloji Araştõrma ve
Uygulama Merkezi (EBİLTEM) Mü-
dürü Prof. Dr. Fazilet Vardar Sukan
ile platformun amaçlarõnõ ve bugüne
kadar neler yaptõklarõnõ konuştuk.
TASSA Başkanõ Prof. Dr.Banu
Onaral’õn “ABD’de yaşayan Çinli
araştõrmacõ ve bilim insanlarõnõn
Çin’de gerçekleştirdikleri hamleyi
Türkiye neden gerçekleştirmesin ki?”
sorusundan yola çõkarak konuyu gün-
deme getirdiğini, kendilerinin de İz-
mir’de filizlenmekte olan biyomedi-
kal sektörünün bu atõlõma hazõrlana-
bileceğini düşündükleri için hareke-
te geçtiklerini kaydeden Sukan, “
İNOVİZ akademik ve Sanayi sek-
törlerine dayanan üç ayaktan oluşu-
yor” diyerek şu bilgileri verdi:
İNOVERSITE : ArGe ile Bütün-
leşmiş İleri Eğitim Ağõ. İNOVER-
SITE kapsamõnda üç üniversitenin,
TÜBİTAK’õn, TASSA’nõn ve belir-
lenen AB Üniversitelerinin katkõlarõ
ile “Biyomedikal Teknolojiler” ala-
nõnda uluslar arasõ bir Lisansüstü
Derece Programõ başlatõlacak. Yük-
sek Lisans (M.Sc.), Doktora (Ph.D)
ve Doktora sonrasõ (Post Doc.) de-
recelerinin verileceği bu Program
üç Üniversitenin ve TASSA’nõn
ABD de ikamet eden Türk Araştõrõ-
cõ alt yapõsõ kullanõlarak TÜBİTAK
üst yönetim desteği ile ve bir Üst Ko-
ordinasyon Kurulu denetiminde ger-
çekleştirilecek. Amaç bölgenin bi-
yomedikal teknolojiler konusunda
lider konuma gelebilmesi için kalifi-
ye eleman yetiştirilmesi ve bu alan-
daki Ar-Ge faaliyetlerinin teşviki. Sa-
nal bir oluşum olan İNOVERSİ-
TE’de eğitim-öğretim etkinlikleri 29
Haziran 2009 günü imzalanan “İyi
Niyet Anlaşmasõ” çerçevesinde her üç
üniversitenin fiziksel ve insan kay-
naklarõ alt yapõsõnõn desteği ile yü-
rütülecek.
İkinci ayak: İNOVAKENT: ArGe
Bölgesi İNOVAKENT kapsamõnda
ESBAŞ ve yerli / yabancõ diğer sek-
törel paydaşlar desteği ile oluşturu-
lacak bir Ar-Ge Merkezi’nde Üni-
versiteler tarafõndan satõn alõnmasõ
maddi açõdan zor cihazlar temin edi-
lecek, İzmir’li araştõrmacõlar ve TAS-
SA’dan gelecek Türk veya ABD
kökenli bilim adamlarõ bölge üni-
versiteleri ile işbirliği içinde araştõr-
malarõnõ sürdürebilecekler. Bu kap-
samda ESBAŞ’õn temasta bulundu-
ğu ABFT aracõlõğõ ile ABD’li
ilaç+sağlõk sektörü şirketlerinin de
katkõsõ ile girişimin güçlendirilmesi
hedefleniyor.
Üçüncü ayak ise bir Bilim ve Tek-
noloji Parkõ olan İNOVATEK. Bu-
rada araştõrma sonuçlarõnõ ticarileş-
tirilmesi için ortam hazõrlanacak. İz-
mir ve civarõ Biyomedikal Teknolo-
jiler için giderek daha cazip hale
dönüşüyor.
EBİLTEM’in de AB CIP Progra-
mõ kapsamõndaki bir proje üzerinden,
koordinatör kuruluş olarak içinde
bulunduğu, bölgede etkin olan “En-
terprise Europe Network” aracõlõğõ ile:
- Uluslar arasõ proje ortaklõklarõ oluş-
turulacak, - Ar-Ge destekleri temin
edilecek, -Yeni teknolojilerin uluslar
arasõ pazarlarda duyurulmasõ ve ta-
nõtõmõ gerçekleştirilecek, - Yatõrõm-
cõlar bölgeye çekilmeye çalõşõlacak.
Marmara Bölgesi’nde hafta başında başlayan
şiddetli yağmurun yol açtığı sel felaketi, 30’dan faz-
la can kaybının yanında ciddi maddi hasarlara da yol
açtı.. Halkalı ve İkitelli civarı, sel felaketinden en çok
etkilenen sanayi ve ticaretin yoğun olarak konum-
landığı bölgemiz.
Örneğin, İkitelli Organize Sanayi Bölgesi farklı sek-
törlerde üretim yapılan 30 bin işyeri ve yaklaşık 180
bin çalışanıyla ülkemizin en büyük organize sanayi
bölgesi. Bir de bu OSB’nin dışında konuşlanmış iri-
li ufaklı yüzlerce işyerinde üretim yapılıyor ve bura-
da insanlar çalışıyor.
Farklı sektör ve iş alanlarında üretilen ürünlerin ta-
şınması TEM otoyolu ve Basın Ekspres yolu bağ-
lantısıyla D-100 Karayolu ile gerçekleştiriliyor. Bu
amaçla bölge bir anlamda lojistik üssü.TIR parkı bu
gerekçe ile kurulmuş ve depolama ve gümrükleme
işlemleri de yoğun olarak burada yapılıyor. Hürriyet
gazetesi, Star ve Vodofon gibi basın ve iletişim ku-
ruluşlarının sağlı sollu yerleştiği yolun adına da bilindiği
gibi Basın Ekpres yolu deniliyor. Buradan geçen Aya-
mama deresi 1995 yılında yine taşmış; onlarca insanın
kaybına, yüzlerce işyerinin yok olmasına neden ol-
muştu. O zamanlar İstanbul’u kimler yönetiyorlardı?
Kenti yönetenlerin hiç suçu yok mu? Kimden hesap
soruldu, kimler cezasını çekti hatırlayanınız var mı?
Çarpık kentleşme, çarpık sanayileşme kavramı bun-
dan başka neyi anlatabilir ki..
O günden bugüne değin derenin yatağının ko-
runması gerekirken tam tersine dere yatağına yapı-
lan yapılarla dere yatağı adeta küçük bir su kanalı-
na dönüştürüldü.
Yolun her iki tarafına da yapılan çok katlı plazalarda
alışveriş merkezleri açıldı.
Sokak aralarından gelen yağmur suları gelişigüzel
akıyor.. Ne yağmur suyu kanalı var, ne de mazgal.
Açılan daracık sokaklar binlerce aracın geçtiği yola
dönüşüyor.. Kentleşmedeki çarpıklık her yönüyle or-
tada...
İTO Başkanı Murat Yalçıntaş’ın açıklamalarına gö-
re Güneşli’de 1506, Mahmutbey’de 928, İkitelli’de
711, Sefaköy’de 1715, Halkalı’da 814 işyeri felaketten
ciddi zarar görmüş.
Yok olan TIR parkı da, OSB dışında kalan işyer-
leri de ruhsatlı..
İkitelli OSB dışında, genellikle konfeksiyon üreti-
mi yapılan işyerleri çoğunlukta. Konfeksiyon üretimi
yapan işyerlerinden birinin sahibi bir arkadaşım.
Bakın neler anlatıyor: “On yıldır burada üretim ya-
pıyorum; 80 kişilik çekirdek kadrom var.. iş durumu-
na göre bazen 200 kişiye ulaşıyoruz.
İşyerim birinci sınıf işyeri sayıldığından ruhsat ve-
rirken Büyükşehir’den geldiler.. bir liste vererek bun-
ları yerine getirmemi söylediler. İstenilenleri yaptım
ve işyeri açma ve çalışma ruhsatımı aldım..
Çevremde yüzlerce irili ufaklı işyeri var.. -gam-
mazlamak için söylemiyorum- bunların büyükçe bö-
lümünün ruhsatı yok.. Kayıt dışılığın ta kendisi. Bu, bir
anlamda haksız rekabete neden olmuyor mu?..”
İlginç olacak ama ruhsat alamadan çalışan bir iş-
yerinin sahibi olan arkadaşım selden hasar gördü ve
kendisine geçmiş olsun demek için aradığımda ba-
kın o da neler söylüyor:
“Kiracı olarak bulunduğum bina ruhsata aykırı ya-
pılmış, eksiklikleri nedeniyle ruhsat alamıyorum..
Çalışma koşullarım standartlara uygun; ancak genel
anlamda ruhsatsızlık bana da yansıyor, bir türlü ruh-
sat alamıyoruz. Bu koşullarda işyeri açmak için ge-
reken her şartım var; vergi veriyorum, SGK primi ve-
riyorum. Fason olarak üretim yapıp yakınımdaki ana
firmaya üretim yapıyorum.. Çaresizlik nedeniyle bu-
radaydım, sanırım yolun sonu göründü.. artık işyeri-
mi tamamen kapatacağım...”
Görülen o ki İstanbul’un rantını paylaşmak çok da-
ha önemli ve bu arzu her şeyi mübah sayıyor..
İnsanın değerini, üretilen ürünlerin yarattığı katma
değeri ve emeği bir anda yok sayan bir anlayış de-
vam ettikçe bu felaketleri yaşayacak daha çok ağ-
layan anneler, yıkılan yuvalar, yitirilen genç işçileri-
miz olacak...
Yazık, gerçekten çok yazık..
Çarpıklığı Görebilmek İçin Ölümler mi Gerekiyor?..
S A T I R A R A S I HİLMİ DEVELİ hilmideveli@hotmail.com
İzmir’den örnek
bir platform YAHYA ARIKAN malicozum@ismmmo.org.tr
YAŞAMDA MALİ ÇÖZÜM
Hisse Devirlerinde Geçici
İlmühaber Düzenleyenler
Vergilendirilmez
3 üniversite ve ESBAŞ’õn işbirliği ve TASSA’nõn desteği ile oluşturulan
İNOVİZ’in hedefi, İzmir ve civarõnõ biyoteknoloji merkezi haline getirmek
Birleşmeler büyük fırsat
Köşemize konu edindiğimiz vergi ve ceza uygulamasına
gelince KDV Kanunu’na göre, hisse senedi satış işleminin
KDV’ye olmadığının da altını çizmekte yarar var. KDV
Kanunu’nun 17/4-g maddesinde, “hisse senedi” satışlarının,
KDV’den istisna olduğu açıkça belirtilmiştir. 232
sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliği ile de geçici
ilmühaber ile yapılan satışlar da hisse senedi
olarak kabul edilmiştir.
Anonim şirket şeklinde faaliyet sürdüren vergi
mükelleflerinin “sürpriz” bir vergilendirme ile
karşılaşmaması için öncelikle “geçici ilmühaber”leri
tanzim etmeleri gerekir veya hisse senedi
bastırmaları gerekir.
Sorularınız için
malicozum ism
mmo.org.tr ad-
resine mail ata-
bilirsiniz. Tüm
sorular e-posta
ile tek tek ce-
vaplanacaktır.
Hisse senedi satış işlemi
KDV’ye tabi değil
İş Bankasõ’ndan
İstanbullu esnafa
kredi desteği
Türkiye İş Bankasõ, İstanbul
Esnaf ve Sanatkârlar Odalarõ Bir-
liği ile bir kredi protokolü imza-
ladõ.
İş Bankasõ’ndan yapõlan açõk-
lamada, bugün imzalanan proto-
kol ile Birliğe bağlõ Oda Üyele-
rinin, özel koşullarla nakdi kredi
kullanabileceği bildirildi.
Üyelerin muhtelif finansman
ve nakit yönetimi ihtiyaçlarõnõ
karşõlamak amacõyla imzalanan
protokolle üyelere, küçük işlet-
meler faturalõ alõşveriş kredisi,iş-
yeri kredisi, taşõt kredisi, kredili ti-
cari mevduat hesabõ, POS, oto-
matik ödeme talimatõ, düzenli
ödeme sistemi, muhasebe yöne-
timi (SAP Uygulamasõ) elektronik
ekstre gönderim ürünlerinden ya-
rarlanabilecek.
A
nonim şirketlerde (A.Ş) se-
nede/ilmühabere bağlanmış
hisselerin satışında KDV he-
saplanarak vergi ve ceza
kesilmesine ilişkin tartışma
sürüyor. Türkiye ve dünya basınında bü-
yük ilgi gören, Türkiye’nin önde gelen
medya grubuna vergi cezasının ardından
son 5 yılda iştirak hissesini satan birçok
gerçek ve tüzel kişi için vergi ve cezası
hesaplanabileceği yorumları da yapılıyor.
Basına yansıyan açıklamalardan anlı-
yoruz ki; Maliye Bakanlığı inceleme ele-
manları, A.Ş’ler tarafından bastırılan
“geçici ilmühaber”lerin devrinde vergi
ödenmediği gerekçesiyle işlem yapı-
yor. Bu konuda ciddi bir vergileme ha-
tası yapıldığı kanaatindeyiz. Kurumlar
Vergisi Kanunu’nun 19 ve 20. mad-
delerinde yer alan “hisse değişim”le-
rinde geçici ilmühaberlerin hisse sene-
di kapsamında olmadığı iddiası haksız
vergileme yapılmasını getiriyor.
Oysa Maliye Bakanlığı’nca yayımlanan
ve yürürlükte olan 232 sayılı Gelir Ver-
gisi Genel Tebliği bu konuda çok
açıktır. Söz konusu genel tebliğde;
hisse senedi bastırmayan A.Ş’lerin
“geçici ilmühaber” çıkarabile-
cekleri ve bu belgelerin his-
se senedi yerine geçen
kıymetli belge olduğu
kesin bir dille belirtil-
miştir.
AŞ hisselerinin
devrinde
vergilendirme
Konunun diğer bir bo-
yutu da ortakların elinde
bulunan geçici ilmühaber-
lerle ilgilidir. Bu ilmühaberle-
rin de hisse senedi gibi yorum-
lanması ve bunların elden çıkarıl-
masında da vergi istisnaları uygulanması
gerekir.
Türkiye’de faaliyet gösteren anonim
şirketlerin yaklaşık yüzde 95’i “aile şir-
keti” olduğu için TTK hükümlerine göre
hisse senedi bastırmadan muhasebe ka-
yıtlarını tutmaktadırlar. Oysa Gelir Ver-
gisi Kanunu’na göre A.Ş hisselerinin sa-
tılmasından doğan “Değer artışı ka-
zancı” vergiye tabidir.
Bu noktada “anonim şirketlerde il-
mühaber ne anlama gelir” sorusunu
cevaplamak gerekiyor.
Anonim şirketlerde geçici ilmühaber;
ister hamiline ister nama yazılı olsun, his-
se senedinin yerini tutmak üzere, bir ara
devre için çıkartılan geçici senetler an-
lamına gelir. Geçici ilmühaber, gele-
cekteki hisse senedinin yerini tuttuğu için
pay sahipliği haklarını da içeriyor. Ancak
geçici olarak çıkarılmalarına rağmen,
taşıdıkları pay sahipliği hakları geçici ni-
telikte değil, kalıcı niteliktedir.
Geçici ilmühaberler; hisse senetleri ile
değiştirileceği ve onların yerine geçeceği
için, biçim ve kapsam yönlerinden, tıp-
kı hisse senetleri gibi düzenlenmek zo-
runda. Hisse senetlerinin ne şekilde
düzenleneceği ise, Türk Ticaret Kanu-
nu’nun 413. maddesinde belirlenmiştir.
İlmühaberlerin, hisse senetleri ile de-
ğiştirilmesi nedeniyle alınan hisse se-
netlerinin edinme yani “iktisap tarihi ola-
rak”, ilmühaberlerin elde edildiği tarih
göz önüne alınır.
Geçici ilmühaber çıkarmak için, her-
hangi bir kurumdan izin almaya gerek
yok. Hisse senedine benzeyen bu ilmü-
haberler, herhangi bir matbaada bastı-
rılabileceği gibi, bilgisayarda hazırlanıp
çoğaltılması da mümkündür.
İlmühaberlerin, hukuken bir hüküm ifa-
de edebilmesi, başka bir anlatımla his-
se senedi gibi kabul edilebilmesi için,
anonim şirketin yönetim kurulu başka-
nı ve bir üye tarafından imzalanıp, or-
taklara “imza karşılığı” teslim edilme-
si gerekir.
Geçici ilmühaberlerin elden çıkartılması
durumunda, bundan doğan kazançların
vergilendirilmesinde, Gelir Vergisi Ka-
nunu’nun, hisse senetlerinin elden çı-
karılmasından doğan kazançların vergi-
lendirilmesine ilişkin hükümleri uygu-
lanmaktadır. Buna göre; 2006’dan ön-
ce edinilen ilmühaberlerin, “bir yıl içe-
risinde”; 1 Ocak 2006’dan itibaren edi-
nilen ilmühaberlerin ise edinme tarihin-
den itibaren “iki yıl içerisinde” elden çı-
karılması halinde, elde edilen kazanç, de-
ğer artış kazancı olarak gelir vergisine
tabi olacaktır.
Bu süreler geçtikten sonra elden çı-
karılması halinde elde edilen kazanç
ise tutarı ne olursa olsun hiçbir şekilde
vergiye tabi tutulmayacaktır.
Ancak, elinde basılı hisse senedi ve-
ya geçici ilmühaberi bulunmayan his-
sedarlar alım ve satım arasında müs-
pet farkın (kâr) olması halinde vergi
avantajından yararlanamayacaktır.
Limitet şirket paylarının
devrinde vergilendirme
Limitet şirkette pay devri, yazılı bir de-
vir sözleşmesi ile yapılır. Devir sözleş-
mesindeki imzaların notere tasdik etti-
rilmesi de ayrı bir zorunluluktur. Devir, bu
şekil şartlarına uyulmadığı sürece geçerli
olmaz.
Gelir Vergisi Kanunu’na göre limitet
şirket paylarının devrinden elde edi-
len kazançlar, değer artış kazancı ola-
rak vergiye tabidir.
Buradaki vergilemede, devredenin
söz konusu hisselere ne kadar süre
sahip olduğunun bir önemi yoktur.
Süre, sadece anonim şirketlere ait his-
se senedi veya ilmühaber devrinde söz
konusudur.
Öte yandan şirket hissesi devredilirken
mutlaka bir değerleme işlemi yapılarak
pay devir tarihindeki değerinin bulunması
gerekir.
Diğer bir ifade ile, limitet şirketlerde his-
se senedi veya geçici ilmühaber çıkarıl-
madığı için şirket hissesi (ortaklık payı)
ne zaman satılırsa satılsın bu satıştan do-
ğan kazanç endekslemeye tabi tutula-
rak (ÜFE) “değer artış kazancı” olarak
vergilendirilir. Ayrıca elde edilen kazan-
ca Gelir Vergisi Mükerrer Mad. 80/4’te
belirtilen istisna uygulanır. (İstisna, 2009
yılı için 7.600- TL)
İ T O B A Ş K A N I Y A L Ç I N T A Ş :
Prof. Dr. Fazilet Vardar Sukan önceki gün sanayi kuruluşlarının
da katılımıyla bir toplantı düzenlediklerini tıbbi malzeme ve biyome-
dikal cihaz üretimi yapan firmaların geniş katılımının yaşandığını be-
lirterek “sektörün en büyük sıkıntısı yerli üretimin desteklenmemesi”
dedi. Firmaların en büyük müşteri konumunda olan sağlık Bakanlı-
ğı’nın açtığı ihalelerde daha çok yabancı medikal ilaç tercih etmele-
rinden yakındıklarını vurgulayan Sukan “yerli üretici kalitesi yüksek
olmayan ucuz ürünlerin pazarda kendi kaliteli ürünlerinin önüne geç-
tiğinden yakınıyor. Bu yüzden de bu tür sorunların çözümünde sanayi
ve üniversitenin işbirliği hayati önem taşıyor” vurgusunu yaptı.
Yerli ürün tercih edilmiyor
Ocak-temmuz döneminde KOBİ’lerin aldõğõ teşvik-
lerin yüzde 79.3’ü imalat sanayiinde yoğunlaştõ. Hazine
Müsteşarlõğõ verilerine göre KOBİ’ler, bu dönemde 438 milyon 617.2 bin TL
değerinde 551 yatõrõm teşvik belgesi alõrken, imalat sanayiinde 454 teşvik bel-
gesiyle 347 milyon 867 milyon TL’lik sabit sermaye
yatõrõmõ teşvike bağlandõ. Teşvikler kapsamõnda,
7 bin 659 kişinin istihdamõ öngörüldü.
KOBİ’lerin yatõrõm teşvik belgelerinin yo-
ğunlaştõğõ sektörlerden bir diğeri hizmetler ol-
du. 7 aylõk dönemde KOBİ’ler 64 belge karşõ-
lõğõnda 56 milyon 264.4 bin TL’lik sabit yatõrõmõ
gündeme getirdi. Öngörülen istihdam ise 768 kişi
oldu. Hizmetler sektöründeki teşvike bağlanan sabit sermaye yatõrõmlarõnõn,
KOBİ’lere verilen teşvik yatõrõmlarõ içindeki payõ yüzde 12.82 oldu. Söz ko-
nusu dönemde tarõm sektöründe 21 başvuruyla 20 milyon 848.3 bin TL’lik sa-
bit yatõrõm, madencilik sektöründe 11 belgeyle 11 milyon 937 bin TL’lik sa-
bit sermaye yatõrõmõ gerçekleştirdi. Tarõm sektöründe teşvikke bağlanan sa-
bit sermaye payõnõn toplam içindeki payõ yüzde 4.75 olurken, madenciliğin pa-
yõ yüzde 2.72 olarak gerçekleşti. Teşvik belgeleri çerçevesinde tarõm sektöründe
268, madencilik sektöründe 261 kişilik istihdam öngörüldü.
TEŞVİKLERİN YÜZDE 80’İ
İMALATA GİTTİ
Murat
Yalçıntaş