10 Mayıs 2026 Pazar English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
CMYB C M Y B SAYFA CUMHURİYET 11 KASIM 2009 ÇARŞAMBA 6 HABERLER AVRUPA GÜRAY ÖZ ‘Öfkeli Yıllar’ Altan Öymen ustamızın genç bir gazeteci olarak yaşadığı, zamanın iç ve dış koşullarıyla birlikte, kapsamlı bir şekilde anlattığı o yıllar benim de içine doğduğum yıllardır. Önceleri öfkenin pek farkında değildim ben, sonradan, öfkenin bir ölçüde yatıştığı yıllarda anladım, ama babam fena halde farkındaydı. Kahveler bölünmüştü, kaldırımlar paylaşılmıştı. Çiftçilere kredi vermekle yükümlü bir kurumun yöneticisi olan babam kahveye gitmezdi de, DP’nin kodamanlar kahvesi ona gelirdi. Gelirlerdi ve usulsüz istekleri kabul edilmediği için, nasıl sürgüne gönderileceğini anlatırlardı babama. Sonunda bir başka ilin bir başka köyüne gönderdiler bizi. Bu anlattığım, o yılların en minik öfkesinin hikâyesidir. Asıl öfkeler daha büyük ve yakıcıydı. 50’li yılların zorba, kendisinden, Meclis’teki ve seçmen katındaki gücüne rağmen emin olamayan iktidarı, her şeyi daha keskin bir şekilde güvenceye alabilmek için muhalefeti bire kadar kırmaya yemin etmişti. Muhalefet edenlerin başına olmadık işler geliyordu. Oy vermeyen iller ilçe yapılıyor, muhalefet partisinin mallarına el konuyor, lideri taşlanıyor, Vatan Cephesi’ne habire üye kaydediliyordu. Devlet eliyle kurulan düzenler 6-7 Eylül’de olduğu gibi tekleyince komünistler gözaltına alınıyor, “işte yapanlar bunlardır” deniliyordu. Komünist tevkifatları iktidar terörünün her zaman geçerli araçlarıydı. Öfkeden burnundan soluyordu iktidar. Gazeteler ve gazeteciler baskı altındaydı. Sık sık tutuklanıyor, soruşturmaya uğruyor, kâğıt tahsisi gazete patronlarının canını sıkıyor, muhalefetin gazetelerine el konuyor, onlar da isimlerinin başına bir “yeni” ekleyip yeniden çıkmayı deniyorlar, Marko Paşa’lar Malum Paşa’lara dönüşüyordu.. Bütün, bu öfkeli yılları ustamız Altan Öymen‘in bir tür tarih kitabı olan anılarından (Öfkeli Yıllar- Doğan Kitap) okuyabilirsiniz. Okudukça yaşadığımız günleri düşünecek, aklınıza “acaba tarih yineleniyor mu, tekerrür mü ediyor” sorusu takılacaktır. Hayır tarih tekerrür etmiyor. Benim kişisel kanım iktidarda olanların tarihten ders aldıkları yönündedir. Öfkeyi yaydıkları kesimlerin verdiği güçle, muhayyel bir askeri darbe, askeri vesayet korkusunu sürekli canlı tutarak, tarihin bir kısmı, yalnızca kendilerine ait olan kısmı yinelensin istiyorlar. Menderes iktidarının yapamadığını yapmak niyetindedirler. Medya baskı altındadır, Medya patronları sindirilmiştir. Bizim gazetenin yazdığı gibi itiraz edenin başı derde girmekte, “dokunan yanmaktadır”. Belgeyle kanıtladığınız, aynı belgeyle “yalanlanmakta”, yalanlanırken doğrulansa da ne gam, ustalıkla yaratılmış olan yandaş basın gereğini yapmaktadır. Tutukevleri aydınları, gazetecileri ağırlamaktadır. Yargıyla kavga en üst düzeydedir. Öfke zirveye çıkmıştır. Bu kör gidişe muhalif olanların öfkesi değil bu, iktidarda olanların planlı, programlı öfkesidir. “Bütün bu olup bitenlerin ülkeye demokrasi getirmek için olduğunu” propaganda eden, çoğunluğunu eski zamanların solcularından, demokratlarından alan bir yandaşlar ordusu da, öfkenin çoğaltılmasından, yönetilmesinden, yönlendirilmesinden sorumlu sayıyor kendisini ve el hak görevini başarıyla yerine getiriyor. Bütün bu olup bitenlerin sonunda öfkeli bir “demokrasi” memleketimizin ufkunu tümüyle karartacak gibidir. Bu öfkeli demokraside sesinizi çıkarmayacak, kaderinize razı olacak, kederinizle yaşayacak, başınıza gelene boyun eğeceksiniz. Peki, tarihin aynıyla yinelenmemesi için gereken önlemleri alanlar, yalnızca kendileri için bir tarih yazmaya girişenler bütün zamanların tarihini biliyorlar mı? Sanmıyorum. Onlar martlardan, eylüllerden çok çekmiş insanları böyle bir korkuyla sindirebilir, öfkeyi bir zaman için yönetebilirler. Ama zamanın öfkesi üniformalı değildir. Tarih, sahte demokrasilerin yıkılıp gittiğini, muhafazakâr diktaların da günün birinde yenilgiyi tattıklarını gösteren örneklerle doludur. Tarih tekerrür etmiyor, kendini hep bir üst düzeyde yeniden var ediyor. Buna da tarihin diyalektiği deniliyor kitapta. e-posta: guray@cumhuriyet.com.tr İLHAN TAŞCI ANKARA - Adalet Bakanlõ- ğõ’nõn müfettişlere, suçlama ve isim belirtmeksizin Hâkimler ve Savcõlar Yasasõ kapsamõndaki tüm başsavcõ, savcõ ve hâkimleri de içine alabilecek şekilde “ucu açık soruşturma” izni verdiği ortaya çõktõ. Ergenekon soruşturmasõnõ yürü- ten İstanbul Özel Yetkili Başsav- cõvekilliği, şüphelilerden elde edi- len bazõ notlar ve CD’lerde adõ geç- tiği belirtilen 10 yargõç ve savcõ ile ilgili Adalet Bakanlõğõ’na “ihbar” yazõsõ gönderdi. Ergenekon savcõ- lõğõnõn ihbar yazõsõnda, listede adõ yer alan yargõçlar ile savcõlarõn te- rör ve çete suçundan soruşturul- mayacağõ da vurgulandõ. Bakan- lõk, savcõlõğõn bu yazõsõ üzerine, ihbara konu olay ve kişiler dõ- şõndaki tüm yargõç ve savcõlarõ kapsayabilecek nitelikteki ince- leme ve soruşturmaya izin verdi. Adalet müfettişleri tarafõndan yü- rütülecek inceleme ve soruşturma- da, hangi yargõçlar ile savcõlarõn so- ruşturulacağõnõn ise açõkça belirtil- memesi dikkat çekti. Adalet Bakanlõğõ Müsteşarõ Ah- met Kahraman’õn uygun görüşü, dönemin Adalet Bakanõ Mehmet Ali Şahin’in de oluruyla müfettiş- lerin Hâkimler ve Savcõlar Kanunu kapsamõndaki yargõç ve savcõlarõ so- ruşturmasõna ilişkin “ucu açık so- ruşturma” yolu açõlmõş oldu. Ba- kanlõğõn izin yazõsõnda, Ergene- kon adõyla bilinen soruşturma sõra- sõnda, mahkeme kararlarõna daya- lõ teknik takiplerde hâkim ve savcõ sõnõfõndan bazõ kişiler hakkõnda da bilgilere ulaşõldõğõ ve isimlerinin geçtiği belirtildi. Yazõda, “Gizli tanık ifade tutanakları, Osman Akyõldõz adıyla gönderilen elek- tronik posta mesajı ve CD’lerde yapılan incelemelerde bazı yargıç ve savcıların isminin geçtiği” be- lirtildi. ‘Bakanın genel izni’ Adalet Bakanlõğõ’nõn izin yazõ- sõyla, kimlerin soruşturulacağõnõn açõkça belirtilmemesi nedeniyle is- tenilmesi halinde 11 bin yargõç hakkõnda soruşturma açõlmasõ gün- deme gelebilecek. Adalet Baka- nõ’nõn olurunu taşõyan izin yazõ- sõnda, “CD’lerde adı geçen ve 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanuna tabi bulunan cumhuriyet başsavcısı, cumhuriyet savcısı ve hâkimler hakkında ihbar yazıla- rı ve ekinde belirtilen konularla ve inceleme sırasında ortaya çı- kabilecek hususlarla ilgili olmak üzere keyfiyetin adalet müfettişi tarafından incelenmesi ve delil el- de edildiğinde soruşturmaya ge- çilmesi düşünülmüştür” denildi. Bakanõn bu oluru hâkim ve sav- cõlar hakkõnda “genel izin” anla- mõna da gelebiliyor. Çünkü, Adalet Bakanlõğõ’nõn hakkõnda soruşturma izni verdiği hâkim ve savcõlarla il- gili olarak incelemeye başlanmasõ- nõn ardõndan yeni bir iddia daha gündeme geldiğinde bakandan ye- niden izin alõnmaksõzõn ilk verilen izinle soruşturmaya devam edile- biliyor. Adalet Bakanõ’nõn olurunu taşõyan inceleme ve gerektiğinde so- ruşturma izni, bu yönüyle tüm yar- gõç ve savcõlar hakkõnda uygulana- bilecek. Adalet Bakanlõğõ’ndan, Hâkimler ve Savcõlar Yasasõ kapsamõndakilere soruşturma izni verildiği ortaya çõktõ Ucu açõk soruşturma belgesiAdalet Bakanlõğõ’nõn izin yazõsõyla, kimlerin soruşturulacağõnõn açõkça belirtilmemesi nedeniyle istenilmesi halinde 11 bin yargõç hakkõnda soruşturma açõlmasõ gündeme gelebilecek. ANKARA (Cumhuriyet Büro- su) - YARSAV Başkanõ Ömer Fa- ruk Eminağaoğlu, hak arama öz- gürlüğünü kullandõğõ için meslekten ihraç istemiyle karşõ karşõya kaldõ- ğõnõ vurgulayarak, “‘Cumhuriyet mitinglerine neden katõldõn’ deni- liyor. Bir Cumhuriyet savcısı, Cumhuriyet mitingine katılma- yacak da nereye katılacaktır? Cumhuriyet savcısı olarak bir cemaatin toplantısına katılmam beklenen bir şey değildir. Ama bugün cemaatleri soruşturan Cumhuriyet savcıları soruştu- rulmaktadır” dedi. Eminağaoğlu, YARSAV Genel Merkezi’nde düzenlediği basõn top- lantõsõnda, Adalet Bakanlõğõ’nõn hakkõnda talep ettiği ihraç istemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hakkõndaki soruşturmanõn sonuç- landõrõlmasõnõn zamanlama açõsõn- dan son derece ilginç olduğunu be- lirten Eminağaoğlu, 15 Kasõm 2009 tarihinde YARSAV’õn ikinci seçimli genel kurulu olduğunu ve genel kurul öncesinde YARSAV aleyhi- ne gündem oluşturulmak için so- ruşturmanõn sonuçlandõrõldõğõnõ söyledi. Emi- nağaoğlu, “Siyasi iradenin hukuk dışı gerek- çelerle 70 milyon insanın telefonlarının Mil- li İstihbarat Teşkilatı ve Emniyet Genel Mü- dürlüğü’nce dinlenmesine izin vermesine” ses- siz kalamadõğõnõ ve konuya ilişkin yapõlan iş- lemler nedeniyle YARSAV hakkõnda soruştur- ma açõldõğõnõ belirterek, Adalet Bakanlõğõ’nõn söz konusu işlemine ilişkin tek suç duyurusunda bu- lunan örgütün YARSAV olduğunu kaydetti. Ba- kanlõğõn ve Telekomünikasyon İdaresi Baş- kanlõğõ’nõn (TİB) soruşturmayõ etkilemek için her türlü iş ve işleme başvurduğunu dile getiren Emi- nağaoğlu, TİB’de Sincan 1. Ağõr Ceza Mahke- mesi’nin verdiği karar doğrultusunda tespit yaptõrõldõğõnõ söyledi. TİB’deki tespitin ardõndan Adalet Bakanlõğõ’nõn suç duyurusunda bulunduğu için kendisi, tespit kararõnõ verdiği için de Sin- can 1. Ağõr Ceza Mahkemesi Başkanõ Hâkim Os- man Kaçmaz hakkõnda ihraç isteminde bulun- duğunu kaydeden Eminağaoğlu, “Hak arama özgürlüğümüz nedeniyle ihraç ile karşı kar- şıya kalıyoruz” dedi. Yargı zatürree oluyor Hakkõndaki soruşturmalara gerekçe olarak Cumhuriyet mitinglerine katõlõmõnõn gösteril- diğini belirten Eminağaoğlu, şu değerlendirmeyi yaptõ: “‘Cumhuriyet mitinglerine neden katõldõn’ de- niliyor. Bir Cumhuriyet savcısı, Cumhuriyet mitingine katılmayacak da nereye katıla- caktır? Cumhuriyet savcısı olarak bir ce- maatin toplantısına katılmam beklenen bir şey değildir. Ama bugün cemaatleri soruş- turan Cumhuriyet savcıları soruşturulmak- tadır. Dünyanın hiçbir ülkesinde yargıçlar şüphelilerin huzuruna çıkmamıştır. Bugün Türkiye’de bu tersine dönmüştür. Şüpheli- ler yargıçların huzuruna çıkarılamamakta- dır. Yargıçlar şüphelilerin huzuruna çıka- rılmıştır. Yargı bu noktaya itilmiştir. Siya- si irade hapşırdığı zaman, yargıda zatürree ortaya çıkıyor.” Türkiye’de yargõç güvencesinin ortadan kal- dõrõldõğõnõ vurgulayan Eminağaoğlu, Adalet Bakanlõğõ’nõn dinlemelere ilişkin kararõnõn yar- gõdan kaçõrõldõğõnõ, kararlarõn yargõ denetimine tabi tutulmadõğõnõ ve “faili meçhul” dinleme ka- rarlarõ alõndõğõnõ anlattõ. Eminağaoğlu, “Dün- yanın hangi ülkesinde Adalet Bakanlığı, yar- gıç ve savcıların telefonlarını dinler. Adalet Bakanlığı elinde evrak olmadan dinlemeye de- vam ediyor. Yargı baskı altında. Adalet Ba- kanlığı, yargıç ve savcıları dinleme noktasında mahkemelerden karar almaktadır. Tedbir sü- resi sona erdiği halde dinleme kararları ilgi- lisine iletilmemekte” diye konuştu. “Adalet Bakanlığı’nın bir soruşturmayı da- yanak göstererek 11 bin yargıç ve savcı hak- kında terör soruşturması yapılmasına izin ver- diğine” dikkat çeken Eminağaoğlu, Adalet Ba- kanlõğõ’nõn işleminin iptali için dava açtõğõnõ an- cak Adalet Bakanlõğõ’nõn “Senin adın yok, ne- den dava açıyorsun” şeklinde savunma yaptõ- ğõnõ belirtti. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Adalet Bakanlõğõ, YARSAV Başkanõ ve Yargõtay Cumhuriyet Savcõsõ Ömer Faruk Eminağaoğlu ile Sincan 1. Ağõr Ceza Mahkemesi Başkanõ Osman Kaçmaz hak- kõndaki soruşturmanõn, Cumhurbaşkanõ Abdullah Gül’ün Kayõp Trilyon davasõn- dan yargõlanmasõ ve telefon dinleme mer- kezindeki arama kararõyla ilgisi olmadõğõnõ savundu. Adalet Bakanlõğõ’ndan yapõlan yazõlõ açõklamada, Türkiye genelinde adli ve idari yargõda bugün itibarõyla 11 bin 206 hâkim ve Cumhuriyet savcõsõnõn görev yaptõğõ anõmsatõlarak, yasa uyarõnca hâkimler ve savcõlar hakkõnda inceleme ve soruşturma yapõlmasõnõn Adalet Bakanlõğõ’nõn iznine bağlõ olduğu belirtildi. Yargõtay Cumhuriyet Savcõsõ Eminağa- oğlu ve Sincan 1. Ağõr Ceza Mahkemesi Başkanõ Kaçmaz hakkõndaki soruşturmanõn da bu kapsamda gerçekleştirildiği savunu- larak açõklamada şöyle denildi: “Adı geçen Cumhuriyet Savcısı ve Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı hakkında 2008 yılında başlatılan soruşturmanın, güncel olaylarla, özellikle de incelemenin başlamasından çok daha sonra 15 Mayıs 2009 tarihinde Sayın Cumhurbaşkanı- mız hakkında (Kayıp Trilyon davasın- dan yargılanma) Sincan Ağır Ceza Mah- kemesi Başkanı tarafından verilen karar ve 5 Kasım 2009’da Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nda yapılan tespit iş- lemiyle hiçbir ilgisi bulunmamaktadır.” Açõklamada, bakanlõğõn inceleme ve so- ruşturma görevini “yargı bağımsızlığı il- kesi” çerçevesinde, hiçbir ayrõm gözetmek- sizin yerine getirmeye devam edeceği savu- nuldu. YARSAVBaşkanõEminağaoğlu,‘Cumhuriyetsavcõsõ,Cumhuriyetmitinginekatõlõr.Cemaattoplantõsõnadeğil’dedi ‘Cumhuriyet savcısı’ vurgusu Bakanlõktan tuhafsavunma SORUŞTURMA AÇIKLAMASI İstanbul Barosu: Toplum cemaatleşmeye zorlanıyor İstanbul Haber Servisi - İs- tanbul Barosu’nun 10 Kasõm nedeniyle yayõmladõğõ mesaj- da, “Atatürk Türkiye’sinin inandırıcı olmayan, samimi- yetten uzak bir demokratik- leşme ve sivilleşme söylemiy- le hukuk birikimi, demokra- si kültürü yok edilerek, top- lumun itaat kültürü eksenin- de cemaatleşmeye zorlandı- ğı, Cumhuriyetin özgür yurt- taşı yerine tebaalık dayatıl- dığı” belirtildi. İstanbul Baro- su’nun yayõmladõğõ mesaj özetle şöyle: “Atatürk, resimleriyle, heykelleriyle, söylemleriyle, geride bıraktığı manevi mi- rasıyla sistemi rahatsız et- mektedir. Sistemi rahatsız eden her şey içerdeki yandaş- ları da rahatsız etmektedir. İnandırıcı olmayan, samimi- yetten uzak bir demokratik- leşme ve sivilleşme söylemiy- le Atatürk Türkiye’sinin hu- kuk birikimi, demokrasi kül- türü yok edilerek, toplum itaat kültürü ekseninde ce- maatleşmeye zorlanmakta- dır. Cumhuriyetin özgür yurttaşı yerine tebaalık daya- tılmaktadır. Atatürk tasfiye edilmeden Türkiye’nin tasfi- ye edilemeyeceğini bilenler bu nedenle ara vermeksizin Atatürk’e saldırmaktadırlar. İstanbul Barosu olarak Ata- türk devrimlerinin mirası çağdaş hukuk düzenini, de- mokratik değerleri savunma- ya bundan sonra da aynı ka- rarlılıkla devam edeceğiz.” ‘Tarihinçakışmasıtesadüfmü?’ OsmanKaçmaz’õnavukatõ,müvekkilihakkõndasoruşturmaaçõlmatarihiile CumhurbaşkanõGülhakkõndaverilenkararõnaynõtarihedenkgelmesinisorguladõ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Sincan 1. Ağõr Ceza Mahkemesi Baş- kanõ Hâkim Osman Kaçmaz’õn avukatõ Baykal Doğan, Adalet Bakanõ Sadul- lah Ergin’in, müvekkili hakkõnda so- ruşturma açma gerekçesini açõklamasõ gerektiğini belirterek, “Kaçmaz hak- kındaki soruşturmanın açılma tari- hi ile Cumhurbaşkanı Abdullah Gül hakkında verilen kararın aynı tarihe denk gelmesinin tesadüf mü, yoksa planlı mı” olduğunu sordu. Doğan yaptõğõ yazõlõ açõklamada, şunlarõ kaydetti: “Bu dosyanın karar verilmek üze- re müvekkilimin mahkemesine gel- diği tarih 31 Temmuz 2008’dir. Bu dosyayla ilgili müvekkilim tarafından 14 Ağustos 2008 tarihinde eksik ev- rak nedeni ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na iade kararı verilmiş ve bu iade kararını takiben dosya, An- kara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca ikmal edilerek tekrar müvekkilim Kaçmaz’a gönderilmiştir. Adalet Ba- kanı Sayın Sadullah Ergin tarafından yapılan açıklamada, Osman Kaç- maz ile ilgili soruşturma onayının 5 Eylül 2008 tarihinde verildiğini ifa- de ederek aslında bahse konu dos- yayla ilgili müvekkil Osman Kaç- maz’ın vereceği karara göre seyir de- ğiştirecek bir soruşturma açılarak müvekkilin baskı altına alınmasının amaçlandığı gerçeği ortaya çıkmıştır. Sayın Bakan’ın tam da Cumhur- başkanı ile ilgili dosyanın karar ve- rilmek üzere Osman Kaçmaz’a gel- diği tarihten hemen sonra müvekkil Osman Kaçmaz aleyhinde soruştur- ma açılmasının gerekçesini açıklaması gerekmektedir. Bu soruşturmanın açıldığı tarihin bahse konu dosyanın müvekkile geldiği tarihe denk gelmesi bir tesadüf müdür, yoksa planlı mı- dır?” YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, hakkındaki ihraç istemiyle ilgili basın toplantısı düzenledi. (AA) 5. Ceza Dairesi’ne Tuğrul seçildi ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Yargõtay 5. Ceza Dairesi Başkanlõğõ’na Ahmet Ceylani Tuğrul seçildi. Hayrettin Cevheroğlu’nun yaş haddinden emekliye ayrõlmasõ dolayõsõyla açõk bulunan 5. Ceza Dairesi Başkanlõğõ’na, Yargõtay Büyük Genel Kurulu’nca dün yapõlan seçimde aynõ dairenin üyesi Tuğrul seçildi. Tuğrul, 21 Aralõk 1950 tarihinde Anamur’da doğdu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 1973 yõlõnda mezun olarn Tuğrul, Sarõcakaya, Kadirli, Kars ve Gaziantep Cumhuriyet Savcõlõğõ, Kadirli, Akşehir, Tarsus Cumhuriyet Başsavcõlõğõ, Adalet Müfettişliği, Adana ve Aydõn Cumhuriyet Başsavcõlõğõ görevlerinde bulundu. Tuğrul, 21 Mart 2000 tarihinde Yargõtay üyeliğine seçildi. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Adalet Bakanlõğõ’nca hakkõnda bir kez meslekten ihraç, 2 kez yer de- ğiştirme, 4 kez de adli soruşturma is- teminde bulunulan Sincan 1. Ağõr Ce- za Mahkemesi Başkanõ Osman Kaç- maz dün Ankara Adliyesi’ne gitti. Çõ- kõşta gazetecilerin sorularõnõ yanõt- layan Kaçmaz, Hâkimler ve Savcõlar Yüksek Kurulu’na güvenip güven- mediği sorusuna, “Ben herkese gü- veniyorum” yanõtõnõ verdi. OSMAN KAÇMAZ ANKARA ADLİYESİ’NE GİTTİ
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle