10 Mayıs 2026 Pazar English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
11 KASIM 2009 ÇARŞAMBA CUMHURİYET SAYFA KÜLTÜR 17kultur@cumhuriyet.com.tr CMYB C M Y B Kültür Servisi - İstanbul Kültür Sanat Vakfõ tarafõndan, Koç Holding sponsorluğunda düzenlenen 11. Uluslararasõ İstanbul Bienali, geçen pazar günü sona erdi. WHW / ‘What, How & for Whom’ (Ne, Nasõl ve Kimin İçin) küratörlüğünde düzenlenen bienalde, “İnsan Neyle Yaşar?” başlõğõ altõnda Antrepo No.3, Tütün Deposu ve Feriköy Rum Okulu’nda 40 ülkeden 70 sanatçõ ve sanatçõ grubunun 141 projesi sergilendi. Kapõlarõnõ açtõğõ 12 Eylül gününden itibaren iki ay boyunca Türkiye’nin en büyük güncel sanat etkinliği olarak İstanbul’u uluslararasõ güncel sanat gündeminin merkezinde konumlandõran 11. Uluslararasõ İstanbul Bienali sergilerini yaklaşõk 101.000 kişi gezdi. 2005 yõlõnda gerçekleştirilen 9. Uluslararasõ İstanbul Bienali sergilerini yaklaşõk 51.000 kişi, 2007 yõlõndaki 10. Uluslararasõ İstanbul Bienali sergilerini de yaklaşõk 91.000 kişi gezmişti. K A M İ L M A S A R A C I K Ü L T Ü R Ç İ Z İ K K asõm ayõ ile birlikte İstanbul’da yo- ğun müzik günleri de başlamõş oldu. Geçen hafta izlediğim Borusan İs- tanbul Filarmoni Orkestrasõ’nõn Lütfü Kõr- dar’daki ve İşSanat’õn salonundaki açõlõş kon- serlerinde üst düzey dinletilere tanõk olduk. Borusan Filarmoni, Gürer Aykal yöneti- mindeki konserine bu yaz yitirdiğimiz Nevit Kodallı’nõn (1924-2009) “Telli Turna”sõyla başladõ. Rahmetli Nevit Hoca keşke hayatta ol- sa ve dinleseydi! Kuşkusuz o da bu dinamik ve rengârenk yorumu beğeniyle karşõlardõ. Hal- kõ çoksesliliğe alõştõrmak için yerel ritm ve ez- gilerden yola çõktõğõ bu yapõtõn başlõğõnõ Tur- gut Zaim vermiş. Nevit Hoca hiçbir zaman ya- põtlarõna yönlendirici başlõklar koymamõş. Turgut Zaim, “Telli Turna”dan başka Ko- dallõ’nõn “Güzelleme” ve “Ebru” adlõ yapõt- larõnõn da isim babasõ. İtalyan viyolonselci Massimo Macri, Ernest Bloch’un (1880-1959) I. Dünya Savaşõ’nõn acõ- larõyla yoğurulmuş “Schelomo” adlõ çello ve orkestra için rapsodisini derin duygularla ses- lendirdi. Konser programlarõmõz hep roman- tik ve klasik dönem yapõtlarõyla hazõrlandõ- ğõndan ara sõra 20. yüzyõl bestecilerinin ser- piştirilmesi çeşni katõyor. Bloch’un yapõtõ 19. yüzyõl sonundaki müzik dili yoğunluğunu, yer yer izlenimci, yer yer anlatõmcõ biçem, hatta bir film müziğini de andõran nitelikler içeriyor. 19. yüzyõl sonundaki bestecilerin yoğun orkes- tralamasõ, yoğunluğun sonucu yer yer tonali- tenin kõrõlmasõ da söz konusu. İkinci yarõda Schumann’õn en mutlu döne- minin simgesi olan “İlkbahar Senfonisi” ça- lõndõ. Orkestranõn sahne düzenlemesinde birinci kemanlarõn karşõsõna geleneksel olarak çello- lar yerleştirilir. Son yõllarda onlarõn yerini vi- yolalarõn almasõna alõştõk. Ancak bu kez çok daha değişik bir uygulama ile birinci keman- larõn karşõsõna ikinci kemanlar yerleşmişti. Özellikle Schumann’õn senfonisinde iki gru- bun karşõlõklõ söyleşisi böylece daha net du- yuldu. Ve viyola, viyolonsel gibi daha koyu renk sesli yaylõ çalgõlar ortada bir bütünlük oluşturdu. Borusan İstanbul Filarmoni, güzel sololarõ ve sağlam senfonik yapõsõyla Schu- mann’õn ilkbaharõna yakõşan bir coşku sundu. ARTIK BİR ORKESTRA ŞEFİ Sibirya doğumlu harika çocuk Maxim Ven- gerov’u neredeyse dünyanõn en iyi kemancõ- sõ ilan etmiştik bir zamanlar. Geçen yõl omzunda bir sorun olunca kemanõ bõrakmasõ gerekmiş ve anlaşõlan psikolojik olarak da kendine yeni bir kanal seçerek orkestra şefliğine soyunmuş. Do- ğal ki müzikçi nitelikleri son derece yüksek. Ve giderek bu dalda da mutlaka başarõlõ olacak. Bo- rusan İstanbul Filarmoni’nin İşSanat’taki kon- serinde, heyecanlõ, coşkulu bir yönetimle, di- namik tempolar alarak bizlere Beethoven ya- põtlarõnõ dinletti. Özellikle “5. Senfoni”deki ye- ni buluşlarõ, ayrõntõlarõ öne çõkartmasõ dikkat çe- kiciydi. Gönül ister ki orkestra şefliğindeki us- talõğõnõ yine kemancõlõğõndaki dehasõyla bir- leştirsin ve gün gelince belki de hem keman so- listi hem de şef olarak orkestranõn önünde ye- rini alsõn. Tarihte nice kemancõ vardõr böylesi iki dalõ birleştiren. Bir tanesi de büyük dâhi Da- vid Oistrakh’tõr. Ama herkes Oistrakh olabi- lir mi, bu da ayrõ bir soru. Muhiddin Dürrüoğlu çok uzun zamandõr iz- lediğim bir piyanist. Besteciliğiyle, öğretim üye- liğiyle solistliğini de bir arada yürüten ender mü- zikçilerden. O da Kamuran Gündemir’in ye- tiştirdiği üstün piyanistlerimizden biri. Artõk ol- gun bir piyanist olarak karşõmõza çõktõ İşSanat’õn açõlõş konserinde. Beethoven’in “5. Piyano Konçertosu”nu kristal bir tuşeyle seslendirdi. Ağõr bölümdeki şiirsel anlatõmõ, dõş bölümler- deki parlak ve güvenli tekniği ve tümüyle Be- ethoven’i iyi tanõyan yorumu övgüye değerdi. Halen çalõşmalarõnõ Belçika’da sürdüren sanatçõ, 1992’den beri Brüksel Kraliyet Akademisi’nin öğretim üyesi. Bir hatõrlatma daha: Program notlarõnda ya- põtlarõn sunulduğu ilk yere, her bir yapõtõn ya- nõna süre yazõlmalõ kanõsõndayõm. Açõklama- larõn en sonuna değil. Çok az kişi zahmet edip de açõklamalarõ okuyor. Ve Beethoven’in “5. Senfoni”si gibi en popüler yapõtlarda bile da- ha ilk bölümün sonundaki alkõşlar çalanõn da dinleyenin de konsantrasyonunu bozuyor. evini@boun.edu.tr Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrasõ’nõn Lütfi Kõrdar ve İşSanat’taki açõlõş konserleri Rengârenk,şiirselbiraçõlõş Muhiddin Dürrüoğlu İşSanat’ın açılış konserinde Beethoven’in “5. Piyano Konçertosu”nu kristal bir tuşeyle seslendirdi. MURAT BEŞER 9 Kasõm Pazartesi… Koca salon dolusu in- san, canlõ tarihi yaşlõ bedeninde sergileyen bir devi çõplak gözle seyretmenin keyfiyetini sonuna kadar yaşadõ bu akşam. Jones kar- deşlerin (diğer ikisi artõk hayatta olmayan bü- yük müzisyenler Thad ve Elvin) en büyüğü, caz piyanosunun en değerli örneklerinden, 91 yaşõndaki Hank Jones, İşSanat’õn konuğuy- du çünkü. Üstelik yanõnda kendisi kadar re- vaçta emektar Çek basçõ George Mraz ve genç yetenek davulcu Willie Jones III ile üç- lü olarak. Temiz pak siyah takõm elbiselerinin içinde, iki dirhem bir çekirdek görünüyorlar. Hank Jones’un yaşõ sadece rakamca yüksek. Oysa fiziği hiç öyle demiyor; dalya demesine ra- mak kalmasõna rağmen ne kambur, ne skolyoz, hak getire; tõğ gibi ince ve dimdik maşallah… Jones’un müziği de dinamizmi açõsõndan ya- şõndan eser taşõmõyor. Horace Silver’õn “Nica’s Dream”i ile başlayõp, hõz kesmeden Wes Montgomery’nin “Road Song”u ile devam eden repertuvarõnda daha ziyade tempolu par- çalara yer verilmiş. Arada J.J. Johnson’õn “Lament”i gibi bir iki balad var. Jones her parçanõn sonunda tekrar tekrar mikrofonu eline alarak bir sonrakini bestecisi- nin adõyla anons etmekle kalmõyor, aralara es- priler sõkõştõrõrken yüzünden gülümsemeyi de ek- siltmiyor. Ayrõca arada bir göz temasõnõ daim tut- tuğu Mraz’a takõlmadan edemiyor. Ait olduğu dönemin tüm hazlarõnõ yaşatõyor parçalarda Jones. Özellikle Mraz ile ikili olarak, modernizme göz kõrpan bop temelli bir mains- tream ziyafeti veriyor. Parçalar kõsa kõsa ic- ra edilse de, hemen hemen her parçada her üç enstrüman da solo almayõ ihmal etmi- yor. Müziği yenileştiren şey daha ziyade da- vulcu Willie. O, iki ustaya göre hayli genç. Bu durum üçlüye taze bir soluk ka- tõyor. Sololarõ daha sofistike, modern sos- lu bir teknikle donatõlmõş ve enerjik. Charlie Parker’õn “Au Privave”õ ile yi- ne Montgomery’ye ait olan “Twisted” ay- nõ ruh yüceliği içinde, büyük bir saygõn- lõkla icra ediliyor. Jones’un kardeşine ait olan “Lady Luck”, bu yorumda büyük bir öz- lem duygusu içeriyor. Thelonius Monk’un ef- sane bestesi “Round Midnight” ile kapanõşta- ki “Six & Four” esnasõnda izleyici coşkusu zir- veye dokunuyor. Yaşõna rağmen, alkõşlar karşõsõnda bise gelme nezaketini gösteriyor Jones ve bizlere son ola- rak “Speak Low”u armağan ediyor. Seyirci de daha fazla yormamak için, bir bisi münasip gö- rüyor kibarca. Yoksa sabaha kadar çalsalar dinlenir… (muratbeser@muratbeser.com) İkidirhem,birçekirdek Caz piyanosunun ustalarõndan Hank Jones, basçõ George Mraz ve davulcu Willie Jones III ile birlikte İşSanat’taydõ Sarkis’ten ‘Altın İskele’ desteği Kültür Servisi - Mimar Sinan’õn son eseri Üsküdar’daki Atik Valide Külliyesi’nin Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi bünyesinde uluslararasõ alanda bir sanat merkezi olma yolundaki çalõşmalarõna ünlü sanatçõ Sarkis Zabunyan, külliye için tasarladõğõ “Altõn İskele” ile destek veriyor. Sanatçõ, “Altõn İskele” adlõ eserinin yerleştirme işlemini 14 Kasõm’da saat 17.00’de yapacak. Özdenoğlu’na şiir ödülü Kültür Servisi - ‘Hisar Şairleri’nden Vali Nüzhet Erman’õn anõsõnõ yaşatmak üzere Erman ailesi tarafõndan verilen “11. Nüzhet Erman Şiir” ödülü, bu yõl şair Şinasi Özdenoğlu’na verildi. Önceki akşam düzenlenen ödül töreninde Özdenoğlu, Erman’õn çok sevdiği “Macar Rapsodisi” adlõ şiirini okurken, Gençlik ve Sanat Derneği Triosu da Erman’õn yaşamõndan karelerin yer aldõğõ slayt gösterisinin ardõndan küçük bir konser verdi. Ekşi Sözlük’ten ‘TMK’ zirvesi Kültür Servisi - Ekşi Sözlük ekibi “TMK Mağduru Çocuklar” ile ilgili bugün basõna açõk bir zirve düzenleyecek. TMK Mağduru Çocuklar’õn sorunlarõnõn konuşulacağõ zirve saat 18.00’de Amargi’de yapõlacak. Çocuklar İçin Adalet Çağõrõcõlarõ’ndan aralarõnda oyuncu Nedim Saban, Mehmet Atak, Tülin Özen, müzisyen Yasemin Göksu, yapõmcõ Melek Ulagay Taylan, yazar Ayça Şen ve psikolog Ayşegül Akyapraklõ’nõn da bulunduğu çok sayõda kişi zirveye katõlacak. TMMOB belgeseli Kültür Servisi - Türkiye Mühendis ve Mimar Odalarõ Birliği’nin (TMMOB) çekilmesi planlanan belgeselinde görev alacak isimler belli oldu. Belgeselin prodüksiyon aşamasõ için Nar Yapõm ile anlaşõlõrken, yönetmen koltuğunda çeşitli festivallerde ödül alan ‘Sonbahar’ filminin yönetmeni Özcan Alper oturacak. Ayrõca ekipte, Müjde Arslan ve Thomas Balkenhol gibi isimler de yer alõyor. ‘Bu Ne Güzel Demokrasi’ Kültür Servisi - Osmanlõ Bankasõ Müzesi’nin (OBM) her hafta gerçekleştirdiği film gösterimleri kapsamõnda yarõn 18.30’da ‘Bu Ne Güzel Demokrasi’ adlõ belgesel filmin gösterimi yapõlacak. Yönetmenliğini Belmin Söylemez, Berke Baş, Haşmet Topaloğlu ve Somnur Vardar’õn üstlendiği belgeselin gösteriminin ardõndan, Prof. Dr. Büşra Ersanlõ, ‘Kadõnõn Siyasetteki Yeri’ başlõklõ bir söyleşi de gerçekleştirecek. Gösterimler, OBM binasõnõn restorasyona girmesi nedeniyle İTÜ Taşkõşla’da yapõlacak. ULUSLARARASI İSTANBUL BİENALİ İSTANBUL (AA) - İBB Şehir Tiyatrolarõ, gelen tepkilere rağmen Maliye Bakanlõğõ’nõn uygulamayõ değiştirmemesi nedeniyle 3’üncü kez “ihaleyle” sanatçõ alacak. İBB Şehir Tiyatrolarõ Müdürü Mehmet Acarca, sanatçõ ve teknik destek alõmõ ihalesine ilişkin olarak “Maliye Bakanlığı’ndan kadro talebinde bulunduk, ama bu uzun bir süreç. Acil ihtiyaçları karşılamak için ihaleye çıkmak zorundayız. Önceden bu açığı kapatmak için yevmiyeli sanatçı ve teknik eleman çalıştırırdık. Çıkarılan son kanunla yevmiyeli sanatçı çalıştırmamız kaldırıldı.” Şehir Tiyatrolarõ’nõn eski genel sanat yönetmeni Orhan Alkaya da Şehir Tiyatrolarõ’nõn katma bütçe uygulamasõ içinde olduğu dönemde yevmiyeli sanatçõ ve teknik eleman istihdam etme hakkõ bulunduğunu kaydederek “Daha sonra yeni uygulama ile ihale devreye girdi. Teknik ekip değil, ama konuk sanatçılar için Maliye Bakanlığı’nda kontenjan var. İhalenin zorunluluk olarak yapıldığı açık. Çözüm yolu Maliye Bakanlığı’ndan konuk sanatçı kadrosu almak” dedi. İhale, 9 Aralõk’ta İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Merter’deki ek hizmet binasõnda gerçekleştirilecek. Şehir Tiyatrolarõ ihaleyle ‘sanatçõ’ alacak Bienali yüz bin kişi gezdi
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle