10 Mayıs 2026 Pazar English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
CMYB C M Y B 11 KASIM 2009 ÇARŞAMBA CUMHURİYET SAYFA HABERLER 5 POLİTİKA GÜNLÜĞÜ HİKMET ÇETİNKAYA Suçlu Ayağa Kalk!.. Örtülü değil, açık açık faşizme nasıl gidilir? Son iki yıldır olup bitenlere baktığınızda bunu görebilirsiniz. Daha önce yazdığım gibi demokrasi ve özgürlük kavramlarının arkasına sığınıp yandaş, tarikatçı ve dinci medyayı yanınıza alıp koşar adım yol alırsınız... Tek sesli medyayı yarattınız mı vurmaya başlarsınız! YÖK eliyle üniversiteleri bilim yuvası olmaktan çıkarıp tarikat şeyhinin müritlerini doldurursunuz... Bağımsız yargıyı iğdiş edersiniz, bürokrasiyi kıskaca alırsınız! Atatürkçü, yurtsever, demokratik kitle örgütlerinin çanına ot tıkarsınız! Sincan Birinci Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Osman Kaçmaz, YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu ihraç istemi raporuyla Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na verildi. Raporu kim mi hazırladı? Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu... Hazırlanan raporda Kaçmaz için dört, Eminağaoğlu için üç ayrı soruşturma açılması istendi. Disiplin cezası dışında adli soruşturma cezası verilmesi işin bir başka boyutu. Raporu Adalet Bakanı Sadullah Ergin onadı! Eminağaoğlu, Yargıtay ek binasında basın toplantısı düzenlemiş... Gizli telefon dinlemelerini ve dinlenen yargıçların listesini kamuoyuna açıklamış... Ergenekon soruşturması nedeniyle “adil yargılamayı” etkilemiş... Eminağaoğlu’nun bir başka suçu ise şu: “Hrant Dink’in suçsuzluğuna ilişkin bir dergiye verdiği röportaj.” Eminağaoğlu’nu salt medyadan tanıyorum, yargıç Osman Kaçmaz gibi... Oturup konuşmuşluğum filan yok! Yüz yüze gelmedik! Ruşen Çakır’ın bir yazısından öğrenmiştim, Eminağaoğlu’nun Hrant Dink’le ilgili çabalarını. Dinci, tarikatçı ve AKP yandaşı gazeteler, Hrant Dink’in tarikat şeyhinin ekonomik koruması altındaki arkadaşları Eminağaoğlu’nu “Ergenekon’un sözcüsü” olarak tanıtıyorlardı o zaman. Hrant Dink hakkında Şişli Birinci Ağır Ceza Mahkemesi’nde 301. maddeden açılan davada avukatları temyize başvurmuşlardı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı adına savcı Eminağaoğlu, yazdığı “tebliğnamede” şöyle demişti: “Dink’in yazılarını soğukkanlılıkla okumanızı öneririm. Bu yazıların düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerekir.” Sonuçta, yedi üyenin itiraz lehine oy vermesine karşın Dink’in cezası onanmıştı. Eminağaoğlu, Hrant Dink’in alçakça öldürülmesinden beş gün sonra, “www.adalet.org” sitesinde bir yazı yazmış ve şöyle demişti: “Hrant’ın karşısına geçenler, Lozan’ı savunurken ne Atatürkçülük ne de Lozan’dan haberdardı. Bu durum Atatürkçülüğe de, Lozan’a da, Hrant’a da zarar veriyordu.“ Eminağaoğlu aynı yazının devamında şunları yazmıştı: “Danıştay saldırısında görüldüğü gibi Hrant olayında da görülen, ayakkabının-botunun altının delik olduğu. Demek ki hayatlarını kaybeden bu kişiler paranın gücü altına alınarak yönlendirilmemiş ve yaşamamışlar. İfadelerini özgürce dile getirmeyi amaç edinmişler.” Akşam gazetesinden Kemal Göktaş, Ruşen Çakır’a Eminağaoğlu’nun salt Hrant Dink olayında değil, askerlik yapmayı reddeden “vicdani retçiler” ve “Kürt Sorunu”yla ilgili davalarda da özgürlükçü ve demokrat bir tutum izlediğini anlatır. Kemal Göktaş’ın “Hrant Dink Cinayeti” kitabını, Nedim Şener’in “Dink Cinayeti ve İstihbarat Yalanları” kitaplarını okursanız, üstü örtülen kimi gerçekleri görebilirsiniz. CHP’li Kemal Kılıçdaroğlu’nun deyişiyle örtülü değil, açık faşizme doğru götürülüyor Türkiye... Peki Osman Kaçmaz’ın suçu nedir? Cumhurbaşkanı Gül hakkında “kayıp trilyon” davasında “şüpheli” sıfatıyla yargılanması için “dokunulmazlığının” kaldırılmasını istemiş, Başbakan Erdoğan hakkında 10 ayrı suç duyurusunda bulunmuştu. Şimdi ben de Ruşen Çakır gibi merak ediyorum, Hrant’ın dostları Eminağaoğlu’nun yargı süresince izlediği dik duruşu gündeme taşıyıp, kamuoyunu aydınlatacaklar mı? Asla! Eminağaoğlu’na ve Osman Kaçmaz’a karşı girişilen linç kampanyasının en önünde yer alacaklar. hikmet.cetinkaya@cumhuriyet.com.tr Faks numaramız: 0212 343 72 69 ÇİZMEDEN YUKARI MUSA KART musakart yahoo.com Başbakan Erdoğan, “Müslüman soykırım yapmaz” dedi. ANKARA (Cumhuriyet Büro- su) - CHP Genel Başkanõ Deniz Bay- kal, 10 Kasõm günü “Cumhuriyetin boynunu bükmeye dönük bir pla- nın yürürlüğe konulduğunu” söy- lerken “Ne yapmaya çalışıyorsun, çık erkekçe söyle. Kaçak güreş- me” sözleriyle iktidarõ hedef aldõ. CHP milletvekilleri grup toplantõ- sõna yakalarõnda Atatürk resimleri ve kollarõnda da Kürt açõlõmõnõn 10 Ka- sõm günü TBMM’de ele alõnmasõnõ protesto amacõyla taktõklarõ siyah bantlarla katõldõ. CHP lideri Baykal da, “10 Kasım günü Cumhuriyetin te- mellerinin sarsılmasına, uluslaşma projesinin aksatılmasına, durdu- rulmasına ve geriye çevrilmesine, Türkiye’yi tekrar etnik temelde ayrıştırmak isteyenlerin amaçları- na hizmet etmeye yönelik bir büyük projenin TBMM’ye getirilmesinin derin anlamı” üzerinde durdu. Bay- kal, hükümetin açõlõm konusunda ne önerdiğinin hâlâ belli olmadõğõna dik- kat çekerken “Neyi saklıyorsun, ne yapmaya çalışıyorsun, nereye gidi- yorsun? Çık, erkekçe söyle. ‘Ana- larõn gözyaşõ dinsin’ diye yola çıktı- lar, anaların gözyaşına sebep olan- lar sınırda kahraman gibi karşı- landı. Bu ne biçim anlayış, neden kaçak güreşiyorsunuz” diye sordu. CHP Genel Başkanõ Baykal, “Baş- bakan çıkacak, isteyen aşılansın diyecek. Başbakan örnek olacak; devlet politikası ise önce sen ola- caksın. Herkes kendi kararını ala- caksa, sana ne ihtiyaç var. Başında ‘domuz’ lafı var ya benim midemi bulandırıyor! O zaman millete ni- ye yaptırıyorsun? 500 trilyon para harcandı bu aşı işine. GDO üze- rinden para kazananlar kimler, aşı ithalatı kimleri zengin etmiştir” açõklamasõnõ yaptõ. Baykal, “iktidarın basını sindir- diğini” vurgularken “Ayamama De- resi’nin taşmasıyla insanlar öldü. Burası çöp toplama ve imha mer- keziydi. 6 Aralık 1996 tarihinde Er- doğan’ın imzasıyla ticaret ve hizmet alanı olarak onaylandı. Orada TIR parkı yapanlar da Kamer ailesi mensupları, Başbakan’ın oğlunun ortağı. Telefon kayıtları ile psiko- lojik itibarsızlaştırma kampanya- sı yürütülüyor. Başbakan’ın Rem- zi Gür’le telefon kayıtları da çıktı, bunlar yazılabiliyor mu? ” dedi. Kürt açõlõmõna ilişkin TBMM’deki oturum tartõşmalõ geçti. Hükümet açõlõma ilişkin bilgi vermedi Açõlõm yine kapalõ kaldõ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - TBMM Genel Kurulu’nda, Kürt açõlõmõyla ilgili genel görüşmenin ön görüşmesinde sert tartõşma ve küfür- leşmeler yaşanõrken; AKP ve MHP’li milletvekilleri birbirinin üzerine yü- rüdü. CHP’li milletvekilleri, salonda “Atam izindeyiz” pankartlarõ açtõ. İçişleri Bakanõ Beşir Atalay ise açõ- lõmõ yine “açmadı” ve yarõnki genel görüşmede bilgi vereceğini söyledi. TBMM Genel Kurulu’nda dün Kürt açõlõmõyla ilgili genel görüşme- nin ön görüşmesi yapõldõ. Atatürk’ün ölüm yõldönümü nedeniyle genel ku- rulda saygõ duruşunda bulunuldu. CHP’liler, genel görüşmenin 10 Ka- sõm’da yapõlmasõnõ kollarõna siyah kurdele, yakalarõna Atatürk resmi ta- karak protesto etti. CHP ve MHP’nin, genel görüşmenin bugün ya da yarõn yapõlmasõna ilişkin grup önerileri AKP oylarõyla reddedildi. Grup öne- rilerinin görüşülmesi sõrasõnda sert tar- tõşmalar yaşandõ. MHP Grup Baş- kanvekili Mehmet Şandır, “Ha- bur’da, Silopi’de başka bayraklar kaldırılmasına sebep olan bu açılım meselesini Türk bayraklarının ya- rıya indirildiği gün getirmek gaflet ötesi bir durumdur” dedi. AKP’li Avni Doğan’õn, muhalefete “Bu ül- kede kadim zamandan beri tetik- çiliğin kimin tarafından yapıldığı- nı bilir, kimin mafyaya hizmet et- tiğini, darbecilerle kol kola yürü- düğünü herkes bilir” sözleri gerilim yarattõ. MHP’li Şandõr, “Sizin geç- mişinizi çok iyi biliyoruz. Geçmişi- ni satarak yeni sahiplerine yaltak- lanmaya ihtiyacın yok” dedi. ‘Miting alanı değil’ Bakan Atalay, AKP dõşõndaki tüm partilerin bölge partisi olduğunu, bu nedenle Türkiye’nin birlik ve bera- berliğinin en büyük güvencesi ve si- gortasõ olduğunu savundu. CHP ve MHP’li milletvekilleri, sõra kapakla- rõna vurarak bu sözlere tepki göster- di. CHP’liler bu sõrada “Atam Cum- huriyeti sen kurdun, onu yaşatacak olan bizleriz”, “Atam, seni unut- madık, unutturmayacağız”, “Bü- yük milli emanetiniz, Atam izinde- yiz”, “Atam eserlerine sahip çıka- cağız” yazõlõ pankartlar açtõ. Birleşimi yöneten TBMM Baş- kanõ Mehmet Ali Şahin, CHP’lile- ri, “Burası TBMM’dir miting ala- nı değil, pankartları indiriniz” di- ye uyardõ. İdare amirlerini göreve ça- ğõran Şahin, birleşime ara verdi. Ge- nel kurul salonundan ayrõlan Başba- kan Tayyip Erdoğan, pankartlõ ey- lemle ilgili olarak TBMM Başkanõ’nõ göreve çağõrdõ. Eylemin içtüzüğe aykõrõ olduğunu kaydeden Erdoğan, “Bu tür uygulamalar onlara bir şey kazandırmayacağı gibi onlar tıy- netlerinin gereklerini ortaya koy- muşlardır. Bundan sonrasını TBMM Başkanlığı’nın yapması gerekir. Yapılmazsa çok farklı, çirkin görüntülere zaman içeri- sinde şahit olabiliriz” dedi. ‘Takipçisi olacağız’ Erdoğan, geçmişte öğrencilerin TBMM’de pankart açmasõ üzerine ciddi mahkûmiyet kararõ çõktõğõnõ anõmsatarak, bu sürecin takipçisi ola- caklarõnõ söyledi. Aranõn ardõndan yeniden kürsüye çõkan Atalay, dağdan inişlerin özünde “silah bırakma” ol- duğunu kaydetti. Atalay, “Hiç kim- se kendisi için bir zafer görüntüsü çıkarmaya kalkışmasın. Biz bunla- rı asla onaylamıyoruz. Tekrarını da kimse aklından bile geçirmesin” dedi. Bu sõrada, CHP sõralarõndan “Ne öneriyorsun onu söyle”, “Açı- lımı aç, aç” diye laf atõldõ. Atalay ise açõlõm sürecinde atõlacak adõmlarõ ya- rõn yapõlacak genel görüşmede anla- tacağõnõ söylemekle yetindi. Milletvekilleri küfürleşti AKP Grup Başkanvekili Suat Kı- lıç’õn konuşmasõ da genel kurulda tar- tõşma yarattõ. Kõlõç, DSP-MHP- ANAP hükümeti döneminde Mavi Akõm ve Kõbrõs konularõnda kapalõ oturumlar yapõldõğõnõ belirterek, “O kapalı oturumlarda milletin men- faatlarını kime, kaça sattınız?” dedi. Bu sözler üzerine MHP’li mil- letvekilleri Kõlõç’õn üzerine yürüdü. Bu sõrada MHP’li Deniz Bölükba- şı “Sen nerenin p...sin” diye bağõ- rõrken, MHP sõralarõndan “Gel gel buraya” “Açılımına tüküreyim” bağõrõşlarõ yükseldi. Kürsü önünde AKP ve MHP’li milletvekilleri ara- sõnda arbede yaşandõ. Aradan sonra tekrar söz alan Kõlõç, “Eğer konuşmama devam edebil- seydim, ‘hiçbir Türkiye Cumhuriye- ti hükümeti ve bakanõ, vatana ihanetle suçlanamaz. Milli meseleler pazarlõk konusu yapõlamaz’ diyecektim” di- yerek sözlerini düzeltmeye çalõştõ. MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, “İspat etmezseniz namert- siniz” dedi. MHP sõralarõndan “He- piniz şerefsiz oğlu şerefsizsiniz, kı- vırtmayın” bağõrõşlarõ yükseldi. Sa- taşma gerekçesiyle söz istemek için çok sayõda MHP milletvekili, kürsü- ye doğru yürüdü. MHP’li Osman Durmuş, AKP Grup Başkanvekili Nurettin Canikli’nin üzerine doğru yürürken, araya giren AKP Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş’õ itti. Kürt açõlõmõ konusunda TBMM’ye “bilgi veren” İçişleri Bakanõ Atalay, açõlõm sürecinde atõlacak adõmlarõ yarõn yapõlacak genel görüşmede anlatacağõnõ söylemekle yetindi. CHP’lilerin protestolarõ oturuma damgasõnõ vurdu, AKP ve MHP’li milletvekilleri arasõnda küfürlü tartõşmalar yaşandõ. TBMM Genel Kurulu’na kollarına siyah bant takarak giren CHP’li- ler, Atatürk’e bağlılık içeren pankartlar açarak AKP’yi protesto etti. MHP ve AKP milletvekilleri arasında kavga çıktı. (Fotoğraflar: AA) Muhalefetten açılım eleştirisi ‘Terörle müzakere ediyorlar’ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Kürt açõlõmõyla ilgili genel görüşmenin TBMM’de yapõlan ön görüşmesinde muhalefet temsilcile- ri hükümete sert eleştiriler yöneltti. Gruplar adõna yapõlan konuşmalar sõrasõnda MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, genel görüşmenin Abdullah Öcalan’õn Roma’da ya- kalandõğõ günün yõldönümü olduğuna dikkat çekerek “12 Kasım’da Roma’da yakalanan teröristbaşının hazırladığı yol haritasını tar- tıştırmak için mi genel görüşmeyi bu tarihe getirdiniz?” diye konuştu. İçişleri Bakanõ Be- şir Atalay bu sözlere “İftira ediyor, düzelt- sin” diye tepki gösterdi. Vural, AKP’nin sü- rekli ismini değiştirdiği projeyi “bukalemun paket, bomba paket” diye nitelendirdi. DTP’liler dünkü görüşmelerde gerginlik çõ- karmamaya özen gösterirken, kürsüye çõkan Grup Başkanvekili Gülten Kışanak, iktidar ve muhalefeti sorunu birlikte çözmeye çağõrdõ. ‘Atatürk böyle mi mücadele etti?’ CHP İstanbul Milletvekili Onur Öymen, ik- tidarõn terörle mücadele değil, müzakere ettiği- ni söyledi. Öymen, “Atatürk terörle böyle mi mücadele etti? Şeyh Sait’le müzakere mi et- ti? Dersim isyanını yapanlarla müzakere mi etti” diye sorarken, “Yabancılar mı yol hari- tasını hazırlıyor? Silopi’de başka bir hukuk uygulanıyor. Bunlar dağa patates soymaya mı çıktı? Suça karışmadıklarını nereden bi- liyorsunuz?” dedi. “Meclis’te, teröristlerle mücadeleyi müzakereye tercih eden Kürt asıl- lı yüze yakın milletvekili olduğunu” savunan Öymen, “Bölgede yaşayan vatandaşlarımızı onlar temsil etmiyor da terörün sözcüleri mi temsil ediyor? Niçin terörün sözcülüğünü üst- lenenlerle müzakere ediyorsunuz? Böyle ya- parak teröristleri muhatap alıyorsunuz, far- kında mısınız” diye sordu. Öymen, Türk milleti- nin hiçbir 10 Kasõm’da “bu kadar üzüntü veri- ci, kasvetli, kahredici bir tabloyla karşı karşı- ya gelmediğini” dile getirdi. ‘İngilizler bilmeden desteklemez’ İngiliz Dõşişleri Bakanõ’nõn “Kürt açılımını kuvvetle destekliyorum” dediğini belirten Öy- men, “Biz İngilizleri tanırız. Bilmedikleri bir şeyi desteklemezler. Demek ki biliyorlar. Bi- ze söylemediğinizi onlara mı söylediniz yoksa” diye sordu. CHP olarak “bu oyunlara geçit vermeyeceklerini” dile getiren Öymen, “Yurtdışında hazırlanan yol haritalarını yır- tarak tarihin çöplüğüne atacağız” dedi. ‘Açılım ne, erkekçe söyle’ Cumhuriyetin boynunu bükmeye dönük bir planõn yürürlüğe konulduğunu söyleyen Baykal, hükümetin açõlõm konusunda ne önerdiğinin hâlâ belli olmadõğõnõ vurguladõ 2011’e kadar götüreceğiz ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Başbakan Tay- yip Erdoğan, katõldõğõ bir televizyon programõnda “Parlamentodaki tablola- rı Türk demokrasisi adı- na çok çirkin buldum. Bunu yaşamak istemez- dim. Yaşayınca da mille- timin özellikle partilerin yapılarını görmesi bakı- mından anlamlı oldu” de- di. Muhalefetin yanlõşlarõ ortaya koyarken katkõ yap- mayõ da ihmal etmemesi gerektiğini savunan Erdo- ğan, “Muhalefet aynı za- manda iktidara katkı sağ- lar. Yeri geldiği zaman eleştirilerini yapar. Ama ne yazık ki üzerimizde iki tane görev var. İktidar da biziz, muhalefet de biziz. Böyle bir yapıyla karşı karşıyayız. Temenni ede- rim ki bunu aşarız. Tabii zorlukları biliyoruz, bu zorlukları bile bile önü- müzdeki süreci 2011’e kadar sabırla, adeta böy- le çelikten sinirle inşallah götüreceğiz” diye konuştu. Başbakan Erdoğan:
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle