Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
- 2026
- 2025
- 2024
- 2023
- 2022
- 2021
- 2020
- 2019
- 2018
- 2017
- 2016
- 2015
- 2014
- 2013
- 2012
- 2011
- 2010
- 2009
- 2008
- 2007
- 2006
- 2005
- 2004
- 2003
- 2002
- 2001
- 2000
- 1999
- 1998
- 1997
- 1996
- 1995
- 1994
- 1993
- 1992
- 1991
- 1990
- 1989
- 1988
- 1987
- 1986
- 1985
- 1984
- 1983
- 1982
- 1981
- 1980
- 1979
- 1978
- 1977
- 1976
- 1975
- 1974
- 1973
- 1972
- 1971
- 1970
- 1969
- 1968
- 1967
- 1966
- 1965
- 1964
- 1963
- 1962
- 1961
- 1960
- 1959
- 1958
- 1957
- 1956
- 1955
- 1954
- 1953
- 1952
- 1951
- 1950
- 1949
- 1948
- 1947
- 1946
- 1945
- 1944
- 1943
- 1942
- 1941
- 1940
- 1939
- 1938
- 1937
- 1936
- 1935
- 1934
- 1933
- 1932
- 1931
- 1930
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
CMYB
C M Y B
10 EKİM 2009 CUMARTESİ CUMHURİYET SAYFA
HABERLER 7
GEÇMİŞTEN
GELECEĞE
ORHAN ERİNÇ
Galiba Deniz Bitti...
Uluslararası Para Fonu (IMF) ile Dünya Banka-
sı’nın (DB) İstanbul Doruğu’nda “Fakir fukara ve
garip gureba”nın yok sayılması anlayışından vaz-
geçtiklerine ilişkin yorumlar okuyoruz.
Doğru olup olmadığını gelecekte göreceğiz.
Ancak, genel kural haline gelen “kâr etme” yak-
laşımının tutkuya dönüşmüş olmasının nasıl en-
gelleneceği bilinmiyor.
Şair Eşref, ulu Hakan Abdülhamid Han’ı bas-
kıları ve elden çıkan topraklar nedeniyle eleştirir-
ken şunları yazmıştı.
Padişahım bir dırahta (ağaca) döndü kim güya
vatan
Darma bir baltadan bir şahı (dalı) hali (boş) kal-
mıyor
Gam değil amma bu mülkün böyle elden çıkması
Gitgide zulm etmeye elde ahali kalmıyor.
İstanbul Doruğu’nda alınan kararların nedenleri
de benzerliklerden kaynaklanıyor olmasın?
Doğrudan sömürüye dayalı bir küresel ticaret
anlayışının egemen kılınmaya çalışılması sonu-
cunda, sömürülecek ülke ve insanların sayısının
azalması ve söz konusu kararların alınmasını zo-
runlu hale getirmiş olabilir diye düşünüyorum.
Kimi ülkelerin ve yurttaşlarının gelir düzeyleri,
dolayısıyla da alım güçleri düştüğü için, yeni alı-
cıların yaratılması gerekiyor.
Bu nedenle de sömürü çarkını döndürmeye ara
verip yeni sömürüleceklerin palazlanmasına ola-
nak sağlayacak bir süreç yaratılması gerekiyor.
Peki dorukta alınan kararlar uygulanabilir mi?
Pek sanmıyorum. Nedeni de bana göre çok ba-
sit.
Doruğa evsahipliği yapmakla övünen Türkiye’yi
yönetenler bile tavsiye kararlarını umursamamış
görünüyorlar.
Bu kanıya varmanın somut örneği de memur-
lara 2010 yılında yapılacak yüzde 2.5+yüzde 2.5
zamda, bütün uyarılara karşı ısrar ediliyor olma-
sı.
IMF ile DB’nin ekonomik kararları uygularken ya-
ratacağı sosyal sıkıntıları yok sayma geleneğini de-
ğiştirdiğini sanmak anlaşılıyor ki bir hayalden öte-
ye geçemeyecek.
Yasaları yapanlar yerine uygulayanların eleşti-
rildiği nadir ülkelerden biridir Türkiye. Yanlış uy-
gulayanlara arka çıkılması da cabası.
Yasalar yapılırken “bizimkilere zararı dokun-
masın” düşüncesinin egemen olduğunu, dolayı-
sıyla da hukukun siyasetin gölgesinde kaldığını
söylemek abartma sayılmamalıdır.
Bununla da kalınmaz. Birbiri ile ilişkili gibi du-
ran yasalardaki çelişkiler neden giderilemez?
Örnekleri çoğaltmak olası. Ama iki örnekle ye-
tinelim.
Sanık ya da şüphelilere kelepçe vurulabilmesinin
koşulları, Ceza Muhakemeleri Yasası ile ayrıntılı
biçimde sıralanarak belirlenmiştir.
Ama Polis Vazife ve Salahiyetleri Yasası, tercih
hakkını doğrudan o olayda görevli polise tanımıştır.
Basın Yasası, 18 yaşından küçük suç işleyen ya
da suça maruz kalanların kimliklerinin açıklan-
masını ya da fotoğraflarının tanınmasına olanak
sağlayacak biçimde yayımlanmasını suç say-
maktadır.
Ama televizyonlarda aynı kişilerin kimlik ve gö-
rüntülerinin, bazen klip yayınına benzer tekrarlarla
yayımlanması suç oluşturmamaktadır.
Unutmayalım, Türkiye, Dünya Ceza Hukuku
Kongresi’ne de kısa bir süre önce evsahipliği yap-
mıştı. Orada da ceza hukuku için İstanbul Kararları
alınmıştı.
Ne oldu acaba?
oerinc@cumhuriyet.com.tr
‘Meslekilkelerinizorlamayõn’
Bakanõn açõkladõğõ kötü durum senaryosuna göre salgõndan 21 milyon kişi etkilenecek, 5 bin kişi yaşamõnõ yitirecek
Korkutan domuz gribi senaryosu
Haber Merkezi - Sanatçõ Timuçin
Esen’in magazin gazetecilerinin fo-
toğraf çekmeleriyle başlayan ve poli-
se şikâyetleri sonucu yere yatõrõlõp ke-
lepçelenerek karakola götürülmesiy-
le biten tartõşmasõ basõn camiasõnda bü-
yük tepki uyandõrdõ. Pek çok gazete-
ci, yaşanan bu olayõn, “gazetecilikle
bağdaşmayan bir tavır”, Esen’e ya-
põlanlarõn da “büyük bir ayıp” olduğu
konusunda hemfikirken Türkiye Ga-
zeteciler Cemiyeti Başkanõ Orhan
Erinç ve Çağdaş Gazeteciler Derne-
ği olayõ kõnadõ. “Bunu yapan bir par-
lamento muhabiri olsa kurşunlanır”
diyen Çağdaş Gazeteciler Derneği
Başkanõ Ahmet Abakay, “İzlerken
mesleğim adına utanç duydum.
Çünkü bir insanı zorla konuştura-
mazsınız. Zorla haber yaratamaz-
sınız. Meslek ahlakına yakışmadı”
diye konuştu.
‘Kişilik haklarına saldırı’
Çağdaş Gazeteciler Derneği, oyun-
cu Timuçin Esen’in magazin muha-
birleri ile yaşadõğõ tartõşma sonucu, ke-
lepçelenerek karakola götürülmesiy-
le son bulan olayõ, “kişilik haklarına
yönelik bir saldırı olarak” değer-
lendirdi.
ÇGD’den yapõlan açõklamada, ma-
gazin muhabirlerine sert tepki göste-
rilerek magazin muhabirlerinin sanatçõ
Timuçin Esen’le girdiği tartõşma ile
yaşanan olaylarõn gazetecilik etiği
ile bağdaşmadõğõ belirtildi. Açõkla-
mada, “Özellikle Timuçin Esen’in
gözaltına alındığı ve polis otosuna
bindirilerek götürüldüğü esnada,
magazin muhabirlerinin davranış
biçimlerinin ve söyledikleri sözlerin
gazetecilik mesleğine aykırı bir
davranış biçimi olduğunu vurgu-
lamak istiyoruz. Magazin muha-
birlerinin haber bulmaktan daha
çok, haber yaratma, haber yapmak
istedikleri kişilerin rızaları alın-
madan, ısrarlı davranışlarını bazen
şiddet ve zora dönüştürdükleri ba-
zen kavga ederek habere kendile-
rini dahil etmeleri, artık sıkça rast-
lanılan bir durum haline gelmiştir.
Elbette, magazin muhabirliği de ga-
zetecilik mesleğinin en çileli, en
yorucu dallarından biridir. Ama
unutulmamalıdır ki, magazin mu-
habirliği de gazeteci mesleğidir.
Magazin muhabirliğini, gazetecilik
mesleği kadar saygın haline getir-
mek de en az hakkımızı korumak
kadar olması gereken ve kutsal bir
görevdir. Bu nedenle magazin mu-
habirlerinin de kimseyi taciz et-
meye, hele hele kişilik haklarına sal-
dırmaya, o insanın onurunu kır-
maya, küçük düşürmeye ya da
bunlara neden olmaya hakkı yok-
tur, olamaz” denildi.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti
Başkanõ Orhan Erinç de, olayla ilgili
olarak “Haber kaynakları ile ma-
gazin gazetecileri arasında yaşa-
nan sürtüşmeler son günlerde ka-
ba kuvvete başvurma gibi onay-
lanamayacak bir düzeye dö-
nüşmüştür” dedi. Erinç, şu açõkla-
mayõ yaptõ:
“Haber kaynağı olma niteliği
kazanmış meslek mensuplarının ve
onları izleyen magazin gazetecile-
rinin zaman zaman sağduyudan
uzak davranışları kamuoyunu da
rahatsız edecek olayların yaşan-
masına neden olmaktadır. Maga-
zin gazetecilerinin görevlerini mes-
lek ilkelerini zorlamadan yapma-
ları, haber kaynaklarının da ko-
numlarının bilincinde olmaları
gerektiğini anımsatmak isterim.”
ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Sağlõk
Bakanõ Recep Akdağ, basõn kuruluşlarõnõn
yetkilileriyle bir araya geldiği toplantõda, do-
muz gribine karşõ alõnan önlemlerle ilgili
açõklamalarda bulundu.
DSÖ’nün ikinci ve daha büyük bir salgõn
dalgasõnõn dünyayõ etkisi altõna alacağõ uya-
rõsõ yaptõğõ belirtilerek, hastalõğõn şu anki sey-
rine göre, hiç aşõ yapõlmaz ve diğer gerekli ted-
birler alõnmazsa Türkiye’de 21 milyon kişinin
hastalanacağõ (nüfusun 1/3’ü), 8.8 milyon ki-
şinin polikliniklere başvuracağõ, 96 bin kişi-
nin hastaneye yatõrõlacağõ, 15 bin 500 kişinin
yoğun bakõma ihtiyaç duyacağõ, 5 bin 300 ki-
şinin hayatõnõ kaybedebileceği, işgücü kayõplarõ
ve diğer dolaylõ kayõplar hariç salgõnõn toplam
maliyetinin 1.1 milyar TL olacağõ öngörüsünde
bulunuldu.
Hastalõğõn şu anki seyrine göre, risk grup-
larõna aşõ yapõlõr ve diğer gerekli tedbirler alõ-
nõrsa Türkiye’de 1.8 milyon kişinin hastala-
nacağõ, 750 bin kişinin polikliniklere başvu-
racağõ, 7 bin 500 kişinin hastaneye yatõrõlacağõ,
1200 kişinin yoğun bakõma ihtiyaç duyacağõ,
aşõnõn koruyuculuğunun yüzde 100 olmama-
sõ, kişinin aşõ olmayõ kabul etmemesi, ağõr kro-
nik hastalõğõnõn olmasõ gibi bazõ sebeplerle 400
kişinin hayatõnõ kaybedebileceği tahmini di-
le getirildi. Bu durumda salgõnõn toplam ma-
liyetinin 640 milyon TL olacağõ da belirtildi.
Pandemik İnfluenza Ulusal Faaliyet Planõ çer-
çevesinde ilaç ve malzemeler stoklanõrken, per-
sonel eğitimlerinin tamamlandõğõ, il salgõn
planlarõnõn hazõrlandõğõ belirtildi.
43 milyon doz aşı yapılacak
Sağlõk Bakanlõğõ, aşõ üreticileriyle 40 mil-
yon doz domuz gribi aşõsõnõn alõmõ için söz-
leşmeler imzalarken 3 milyon doz aşõ alõmõ
sözleşmesinin imzalanmasõnda son safhaya ge-
lindiği belirtildi. Buna göre, aşõlar 3 ayrõ
üretici firmadan temin edilecek. Aşõlar ücretsiz
yapõlacak. Salgõnõn Türkiye’deki seyrine gö-
re gerekli hallerde okullarda öğretime ara ve-
rilecek.
Sağlõk Bakanlõğõ’nõn domuz
gribine karşõ hazõrladõğõ kötü
senaryoya göre 21 milyon, iyi
senaryoya göre 1.8 milyon kişi
salgõndan etkilenecek. Kötü
senaryo gerçekleşirse 5 bin 300
kişinin yaşamõnõ yitirmesi
bekleniyor.
Öğrenciler
tarikatlarateslim
CEMİL CİĞERİM
SAMSUN - CHP MYK Üyesi Samsun Millet-
vekili Suat Binici, üniversitelerin kontenjanlarõ
90 bin artarken Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar
Kurumu’nun (YURTKUR) Türkiye genelindeki
yurt kapasitesinin 217 binde kaldõğõna dikkat çe-
kerek “Devlet yurtlarının kapasitesinin yetersiz
olması öğrencileri tarikat ve cemaat yurtları-
nın kucağına itiyor” dedi.
Yeni akademik yõlda devlet yurtlarõna başvuran
400 bin öğrenciden yalnõzca 89 bin 579’unun
yurtlara yerleştirilebildiğini ifade eden Binici, kü-
resel ekonomik krizle gündelik yaşamlarõnõ güç-
lükle sürdüren yurttaşlarõn, bir de çocuklarõnõn ba-
rõnma sorunuyla uğraşmak zorunda kaldõğõnõ söy-
ledi. Binici, tüm üniversite öğrencilerine sağlõklõ
ve güvenli ortamlarda barõnma olanağõ sağlanma-
sõ gerektiğini vurgulayarak “Üniversite öğrenci-
lerinin yurt sorunlarının çözümlenmesi konu-
sunda yerel yönetimlere de çok önemli görev-
ler düşmektedir. Üniversitelerin, bulunduğu
şehirlerin sosyo-ekonomik ve kültürel alanında
yaşamsal öneme sahip olması belediyeleri de
birincil derecede etkilemektedir” diye konuştu.
Samsun Ondokuz Mayõs Üniversitesi öğrencile-
rinin yurt sorununun çözümü için belediyeleri gö-
reve çağõran Binici, “Samsun’da öğrenim gören
ve yurt sorunu yaşayan binlerce çocuğumuzun
sağlıklı ve güvenli ortamlarda kalabilecekleri
barınma olanakları için belediyelerimiz de sivil
toplum örgütleri ve işadamlarıyla temasa geçe-
rek yurt yapımı için bir an önce harekete geç-
melidir” dedi
CHP MİLLETVEKİLİ BİNİCİ:
Araklõ’da içki
yasağõ sürüyor
TRABZON (Cumhuriyet) - Trabzon’un Arak-
lõ ilçesinde eski Belediye Başkanõ SP’li Ümit Çe-
bi döneminde uygulamaya sokulan içki satõş ya-
sağõnõ yeni başkan AKP’li Recep Çebi de sürdü-
rüyor. Aldõğõ ruhsatla içki satõşõ yapan bir benzin
istasyonuna karşõ belediye ve emniyet güçlerini
harekete geçirdiğini açõklayan AKP’li başkan,
“Araklı’da içki sattırmayacağı”nõ açõkladõ.
Araklõ’da içki satõlmamasõna yönelik baskõlar
bir önceki dönemde başladõ. Saadet Partili Beledi-
ye Başkanõ Ümit Çebi’nin uygulamalarõ sonucun-
da ilçede içki satan yer kalmadõ. Belediye seçim-
lerinde yönetime AKP’li Recep Çebi geldi. Yasal
bir dayanağõ olmayan yasak ve baskõnõn kalkmasõ
beklenirken bir benzin istasyonunda içki satõşõ ya-
põlmasõ üzerine başlatõlan bir tartõşma, yasağõn
sürdürüleceğini ortaya koydu. Benzin istasyonu-
nun Tütün Alkol Piyasasõ Düzenleme Kuru-
lu’ndan (TAPDK) ruhsatõ olmasõna karşõn, Araklõ
Belediye Başkanõ Çebi, “Emniyet ve belediyenin
kolluk kuvvetlerini harekete geçirdim. Satış ta-
mamen bizim dışımızda gerçekleşmiştir. Ka-
nuni müeyyideleri uygulamakta en ufak bir te-
reddüdümüzü yoktur. Burada ve Araklı’da iç-
ki sattırmayacağız” dedi.
Uygulamayõ haklõ ve yasal bir hakmõş gibi sa-
vunan Çebi, yerel bir gazeteye yaptõğõ açõklamada
da, kendisini çekemeyenlerin içki ruhsatõnõ bele-
diyenin verdiğini söylediğini belirtti.
Petrol işletmesi sahibi Celal Çebi de, satõş için
Araklõ Belediyesi’ne bir başvurularõ olmadõğõnõ,
TAPDK’den izin belgesi alõndõğõnõ ifade etti.
AKP’Lİ BAŞKAN ÇEBİ ISRARCI
Özcan’dan‘eniyi
yüz’savunması
RİZE (Cumhuriyet)
- YÖK Başkanõ Prof.
Dr. Yusuf Ziya Özcan,
dünyanõn en iyi 100 üni-
versitesi arasõna Türki-
ye’den hiçbir üniversi-
tenin girememesiyle il-
gili, “Değişik para-
metreler kullanılsay-
dı, bizden de girecek
üniversiteler olabilirdi.
Birçok iyi üniversite-
miz var” dedi.
YÖK Başkanõ Prof.
Dr. Yusuf Ziya Özcan
ile başkanvekilleri Prof.
Dr. İzzet Özgenç ve
Prof. Dr. Ömer De-
mir’den oluşan YÖK
heyeti ile Karadeniz
Teknik Üniversitesi
(KTÜ) Rektörü Prof.
Dr. İbrahim Özen, Ri-
ze Üniversitesi Rektörü
Prof. Dr. Nazmi Tu-
ran Okumuşoğlu ve
öğretim üyeleri, Rize
Üniversitesi’ne bağlõ
Derepazarõ ilçesindeki
Turgut Kõran Denizcilik
Yüksek Okulu’ndaki
kahvaltõya katõldõlar.
Gazetecilerin dünyanõn
en iyi 100 üniversitesi
arasõnda Türkiye’den
hiçbir üniversite bulun-
madõğõnõ anõmsatmasõ
üzerine Özcan, “Dün-
yada 100 üniversite
arasına girmek zor bir
iştir ama o listeler de-
ğişik şekillerde hazır-
lanıyor. Belki değişik
parametreler kulla-
nılsaydı bizde de gire-
cek üniversiteler ola-
bilirdi. Bizde de bir
sürü güzel ve büyük
üniversite var” diye
konuştu.
“Sur-u Sultani” içinde yer aldığı
için boşaltılması kararı alınan Top-
kapı Sarayı bahçesindeki İbrahim
Müteferrika Teknik ve Endüstri
Meslek Lisesi öğrencilerinin okulla-
rın açılmasına 10 gün kala Küçük-
çekmece’deki bir okula yönlendiril-
mesi tepkilere neden oldu. Öğrenci-
ler, veliler ve Matbaa Meslek Lisesi
Mezunlar Derneği üyeleri bu uygu-
lamayı Cağaloğlu’ndaki İstanbul İl
Milli Eğitim Müdürlüğü önünde
protesto etti.
“Matbaa Meslek Lisesi kapatıla-
maz”, “Ertuğrul Günay okul kapa-
tarak İstanbul’u kültür başkenti ya-
pamazsınız” yazılı pankart taşıyan
öğrenciler ve veliler adına dernek
başkanı Soner Yalçınöz, konuyla il-
gili dilekçeyi valiliğe verdi.
‘Okulumuz taşõnmasõn’ protestosu
Deniz görmek için
evden kaçmõşlar
Bursa ve Urfa’da
iki kadõn öldürüldü
MAMAK’TA KAYBOLAN ÇOCUKLAR
ANKARA (Cumhuri-
yet Bürosu) - Kayseri’de
kaybolan 3 çocuğu ara-
ma çalõşmalarõ sürerken
çarşamba günü Ma-
mak’ta kaybolan ve An-
kara polisini alarma geçi-
ren 5 çocuk Antalya’da
bulundu.
Mamak Dostlar Mahal-
lesi’nde oturan A.E.G.
(15), E.K. (15), H.G.
(13), S.S. (15) ve H.B.
(16) adlõ çocuklar çar-
şamba günü kayboldu.
Çocuklarõn aileleri duru-
mu polise bildirdi.
Ankara polisi, çocukla-
rõn Ankara ve diğer iller-
deki yakõnlarõnõ tespit
ederek özel bir çalõşma
başlattõ. Yapõlan çalõşma-
larõn ardõndan S.S’nin
Antalya’daki halasõna
ulaşõldõ. S.S’nin halasõnõ
aradõğõnõn tespit edilme-
sinin ardõndan Antalya
polisi uyarõldõ.
Otobüs terminalinde
bulundular
Çocuklar, Antalya oto-
büs terminalinde polis ta-
rafõndan bulundu. Yakõn
arkadaş olan 5 çocuk, bu-
güne kadar hiç deniz gör-
mediklerini belirterek bi-
riktirdikleri harçlõklarla
Antalya’ya geldiklerini
söylediler.
CİNAYETLERİ SEVGİLİ VE EŞ İŞLEDİ
BURSA/ŞANLIURFA
(Cumhuriyet) - Bursa’nõn
Osmangazi ilçesinde bir ki-
şi kendisinden ayrõlmak is-
teyen sevgilisini, Şanlõur-
fa’nõn Viranşehir ilçesinde
bir kişi de tartõştõğõ eşini ta-
bancayla öldürdü.
Bursa’nõn Osmangazi il-
çesinde kamyon şoförlüğü
yapan Ayhan Güven (41),
bir restoranda çalõşan iki
çocuk annesi Serpil Çayı-
roğlu ile birlikte yaşamaya
başladõ. Bu sürede işten ay-
rõlan genç kadõn, yeniden
çalõşmak isteyince Gü-
ven’le tartõştõ. Tartõşmanõn
ardõndan çift, Kamberler
parkõnda buluşarak, yeni-
den tartõşmaya başladõ.
Tartõşmanõn kavgaya dö-
nüşmesi sonrasõ Çayõroğ-
lu’nu tek kurşunla göğsün-
den vurarak öldüren Güven
yakalandõ.
Şanlõurfa’nõn Viranşehir
ilçesi Hürriyet Mahalle-
si’nde oturan Fuat K. (50)
eşi Zerug K. (45) ile tartõş-
tõ. Tartõşmanõn kavgaya dö-
nüşmesi sonucu Fuat K., 7
çocuk annesi eşini taban-
cayla vurarak öldürdü.
Zanlõ Fuat.K ise olayõn ar-
dõndan kaçtõ. Polis olayla
ilgili soruşturma başlatõr-
ken kaçan zanlõnõn yaka-
lanmasõ için çalõşmalarõn
sürdüğü belirtildi.
YÖK Başkanı Prof. Dr. Özcan, Rize Üniversi-
tesi’ne bağlı Derepazarı ilçesindeki Turgut Kı-
ran Denizcilik Yüksek Okulu’nu ziyaret etti. (AA)
Gazetecimeslekörgütleri,sanatçõEsen’eyapõlanlarlailgiliolarakmagazinmuhabirlerineserttepkigösterdi

