10 Mayıs 2026 Pazar English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
CMYB C M Y B 10 EKİM 2009 CUMARTESİ CUMHURİYET SAYFA HABERLER 7 GEÇMİŞTEN GELECEĞE ORHAN ERİNÇ Galiba Deniz Bitti... Uluslararası Para Fonu (IMF) ile Dünya Banka- sı’nın (DB) İstanbul Doruğu’nda “Fakir fukara ve garip gureba”nın yok sayılması anlayışından vaz- geçtiklerine ilişkin yorumlar okuyoruz. Doğru olup olmadığını gelecekte göreceğiz. Ancak, genel kural haline gelen “kâr etme” yak- laşımının tutkuya dönüşmüş olmasının nasıl en- gelleneceği bilinmiyor. Şair Eşref, ulu Hakan Abdülhamid Han’ı bas- kıları ve elden çıkan topraklar nedeniyle eleştirir- ken şunları yazmıştı. Padişahım bir dırahta (ağaca) döndü kim güya vatan Darma bir baltadan bir şahı (dalı) hali (boş) kal- mıyor Gam değil amma bu mülkün böyle elden çıkması Gitgide zulm etmeye elde ahali kalmıyor. İstanbul Doruğu’nda alınan kararların nedenleri de benzerliklerden kaynaklanıyor olmasın? Doğrudan sömürüye dayalı bir küresel ticaret anlayışının egemen kılınmaya çalışılması sonu- cunda, sömürülecek ülke ve insanların sayısının azalması ve söz konusu kararların alınmasını zo- runlu hale getirmiş olabilir diye düşünüyorum. Kimi ülkelerin ve yurttaşlarının gelir düzeyleri, dolayısıyla da alım güçleri düştüğü için, yeni alı- cıların yaratılması gerekiyor. Bu nedenle de sömürü çarkını döndürmeye ara verip yeni sömürüleceklerin palazlanmasına ola- nak sağlayacak bir süreç yaratılması gerekiyor. Peki dorukta alınan kararlar uygulanabilir mi? Pek sanmıyorum. Nedeni de bana göre çok ba- sit. Doruğa evsahipliği yapmakla övünen Türkiye’yi yönetenler bile tavsiye kararlarını umursamamış görünüyorlar. Bu kanıya varmanın somut örneği de memur- lara 2010 yılında yapılacak yüzde 2.5+yüzde 2.5 zamda, bütün uyarılara karşı ısrar ediliyor olma- sı. IMF ile DB’nin ekonomik kararları uygularken ya- ratacağı sosyal sıkıntıları yok sayma geleneğini de- ğiştirdiğini sanmak anlaşılıyor ki bir hayalden öte- ye geçemeyecek. Yasaları yapanlar yerine uygulayanların eleşti- rildiği nadir ülkelerden biridir Türkiye. Yanlış uy- gulayanlara arka çıkılması da cabası. Yasalar yapılırken “bizimkilere zararı dokun- masın” düşüncesinin egemen olduğunu, dolayı- sıyla da hukukun siyasetin gölgesinde kaldığını söylemek abartma sayılmamalıdır. Bununla da kalınmaz. Birbiri ile ilişkili gibi du- ran yasalardaki çelişkiler neden giderilemez? Örnekleri çoğaltmak olası. Ama iki örnekle ye- tinelim. Sanık ya da şüphelilere kelepçe vurulabilmesinin koşulları, Ceza Muhakemeleri Yasası ile ayrıntılı biçimde sıralanarak belirlenmiştir. Ama Polis Vazife ve Salahiyetleri Yasası, tercih hakkını doğrudan o olayda görevli polise tanımıştır. Basın Yasası, 18 yaşından küçük suç işleyen ya da suça maruz kalanların kimliklerinin açıklan- masını ya da fotoğraflarının tanınmasına olanak sağlayacak biçimde yayımlanmasını suç say- maktadır. Ama televizyonlarda aynı kişilerin kimlik ve gö- rüntülerinin, bazen klip yayınına benzer tekrarlarla yayımlanması suç oluşturmamaktadır. Unutmayalım, Türkiye, Dünya Ceza Hukuku Kongresi’ne de kısa bir süre önce evsahipliği yap- mıştı. Orada da ceza hukuku için İstanbul Kararları alınmıştı. Ne oldu acaba? oerinc@cumhuriyet.com.tr ‘Meslekilkelerinizorlamayõn’ Bakanõn açõkladõğõ kötü durum senaryosuna göre salgõndan 21 milyon kişi etkilenecek, 5 bin kişi yaşamõnõ yitirecek Korkutan domuz gribi senaryosu Haber Merkezi - Sanatçõ Timuçin Esen’in magazin gazetecilerinin fo- toğraf çekmeleriyle başlayan ve poli- se şikâyetleri sonucu yere yatõrõlõp ke- lepçelenerek karakola götürülmesiy- le biten tartõşmasõ basõn camiasõnda bü- yük tepki uyandõrdõ. Pek çok gazete- ci, yaşanan bu olayõn, “gazetecilikle bağdaşmayan bir tavır”, Esen’e ya- põlanlarõn da “büyük bir ayıp” olduğu konusunda hemfikirken Türkiye Ga- zeteciler Cemiyeti Başkanõ Orhan Erinç ve Çağdaş Gazeteciler Derne- ği olayõ kõnadõ. “Bunu yapan bir par- lamento muhabiri olsa kurşunlanır” diyen Çağdaş Gazeteciler Derneği Başkanõ Ahmet Abakay, “İzlerken mesleğim adına utanç duydum. Çünkü bir insanı zorla konuştura- mazsınız. Zorla haber yaratamaz- sınız. Meslek ahlakına yakışmadı” diye konuştu. ‘Kişilik haklarına saldırı’ Çağdaş Gazeteciler Derneği, oyun- cu Timuçin Esen’in magazin muha- birleri ile yaşadõğõ tartõşma sonucu, ke- lepçelenerek karakola götürülmesiy- le son bulan olayõ, “kişilik haklarına yönelik bir saldırı olarak” değer- lendirdi. ÇGD’den yapõlan açõklamada, ma- gazin muhabirlerine sert tepki göste- rilerek magazin muhabirlerinin sanatçõ Timuçin Esen’le girdiği tartõşma ile yaşanan olaylarõn gazetecilik etiği ile bağdaşmadõğõ belirtildi. Açõkla- mada, “Özellikle Timuçin Esen’in gözaltına alındığı ve polis otosuna bindirilerek götürüldüğü esnada, magazin muhabirlerinin davranış biçimlerinin ve söyledikleri sözlerin gazetecilik mesleğine aykırı bir davranış biçimi olduğunu vurgu- lamak istiyoruz. Magazin muha- birlerinin haber bulmaktan daha çok, haber yaratma, haber yapmak istedikleri kişilerin rızaları alın- madan, ısrarlı davranışlarını bazen şiddet ve zora dönüştürdükleri ba- zen kavga ederek habere kendile- rini dahil etmeleri, artık sıkça rast- lanılan bir durum haline gelmiştir. Elbette, magazin muhabirliği de ga- zetecilik mesleğinin en çileli, en yorucu dallarından biridir. Ama unutulmamalıdır ki, magazin mu- habirliği de gazeteci mesleğidir. Magazin muhabirliğini, gazetecilik mesleği kadar saygın haline getir- mek de en az hakkımızı korumak kadar olması gereken ve kutsal bir görevdir. Bu nedenle magazin mu- habirlerinin de kimseyi taciz et- meye, hele hele kişilik haklarına sal- dırmaya, o insanın onurunu kır- maya, küçük düşürmeye ya da bunlara neden olmaya hakkı yok- tur, olamaz” denildi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanõ Orhan Erinç de, olayla ilgili olarak “Haber kaynakları ile ma- gazin gazetecileri arasında yaşa- nan sürtüşmeler son günlerde ka- ba kuvvete başvurma gibi onay- lanamayacak bir düzeye dö- nüşmüştür” dedi. Erinç, şu açõkla- mayõ yaptõ: “Haber kaynağı olma niteliği kazanmış meslek mensuplarının ve onları izleyen magazin gazetecile- rinin zaman zaman sağduyudan uzak davranışları kamuoyunu da rahatsız edecek olayların yaşan- masına neden olmaktadır. Maga- zin gazetecilerinin görevlerini mes- lek ilkelerini zorlamadan yapma- ları, haber kaynaklarının da ko- numlarının bilincinde olmaları gerektiğini anımsatmak isterim.” ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Sağlõk Bakanõ Recep Akdağ, basõn kuruluşlarõnõn yetkilileriyle bir araya geldiği toplantõda, do- muz gribine karşõ alõnan önlemlerle ilgili açõklamalarda bulundu. DSÖ’nün ikinci ve daha büyük bir salgõn dalgasõnõn dünyayõ etkisi altõna alacağõ uya- rõsõ yaptõğõ belirtilerek, hastalõğõn şu anki sey- rine göre, hiç aşõ yapõlmaz ve diğer gerekli ted- birler alõnmazsa Türkiye’de 21 milyon kişinin hastalanacağõ (nüfusun 1/3’ü), 8.8 milyon ki- şinin polikliniklere başvuracağõ, 96 bin kişi- nin hastaneye yatõrõlacağõ, 15 bin 500 kişinin yoğun bakõma ihtiyaç duyacağõ, 5 bin 300 ki- şinin hayatõnõ kaybedebileceği, işgücü kayõplarõ ve diğer dolaylõ kayõplar hariç salgõnõn toplam maliyetinin 1.1 milyar TL olacağõ öngörüsünde bulunuldu. Hastalõğõn şu anki seyrine göre, risk grup- larõna aşõ yapõlõr ve diğer gerekli tedbirler alõ- nõrsa Türkiye’de 1.8 milyon kişinin hastala- nacağõ, 750 bin kişinin polikliniklere başvu- racağõ, 7 bin 500 kişinin hastaneye yatõrõlacağõ, 1200 kişinin yoğun bakõma ihtiyaç duyacağõ, aşõnõn koruyuculuğunun yüzde 100 olmama- sõ, kişinin aşõ olmayõ kabul etmemesi, ağõr kro- nik hastalõğõnõn olmasõ gibi bazõ sebeplerle 400 kişinin hayatõnõ kaybedebileceği tahmini di- le getirildi. Bu durumda salgõnõn toplam ma- liyetinin 640 milyon TL olacağõ da belirtildi. Pandemik İnfluenza Ulusal Faaliyet Planõ çer- çevesinde ilaç ve malzemeler stoklanõrken, per- sonel eğitimlerinin tamamlandõğõ, il salgõn planlarõnõn hazõrlandõğõ belirtildi. 43 milyon doz aşı yapılacak Sağlõk Bakanlõğõ, aşõ üreticileriyle 40 mil- yon doz domuz gribi aşõsõnõn alõmõ için söz- leşmeler imzalarken 3 milyon doz aşõ alõmõ sözleşmesinin imzalanmasõnda son safhaya ge- lindiği belirtildi. Buna göre, aşõlar 3 ayrõ üretici firmadan temin edilecek. Aşõlar ücretsiz yapõlacak. Salgõnõn Türkiye’deki seyrine gö- re gerekli hallerde okullarda öğretime ara ve- rilecek. Sağlõk Bakanlõğõ’nõn domuz gribine karşõ hazõrladõğõ kötü senaryoya göre 21 milyon, iyi senaryoya göre 1.8 milyon kişi salgõndan etkilenecek. Kötü senaryo gerçekleşirse 5 bin 300 kişinin yaşamõnõ yitirmesi bekleniyor. Öğrenciler tarikatlarateslim CEMİL CİĞERİM SAMSUN - CHP MYK Üyesi Samsun Millet- vekili Suat Binici, üniversitelerin kontenjanlarõ 90 bin artarken Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu’nun (YURTKUR) Türkiye genelindeki yurt kapasitesinin 217 binde kaldõğõna dikkat çe- kerek “Devlet yurtlarının kapasitesinin yetersiz olması öğrencileri tarikat ve cemaat yurtları- nın kucağına itiyor” dedi. Yeni akademik yõlda devlet yurtlarõna başvuran 400 bin öğrenciden yalnõzca 89 bin 579’unun yurtlara yerleştirilebildiğini ifade eden Binici, kü- resel ekonomik krizle gündelik yaşamlarõnõ güç- lükle sürdüren yurttaşlarõn, bir de çocuklarõnõn ba- rõnma sorunuyla uğraşmak zorunda kaldõğõnõ söy- ledi. Binici, tüm üniversite öğrencilerine sağlõklõ ve güvenli ortamlarda barõnma olanağõ sağlanma- sõ gerektiğini vurgulayarak “Üniversite öğrenci- lerinin yurt sorunlarının çözümlenmesi konu- sunda yerel yönetimlere de çok önemli görev- ler düşmektedir. Üniversitelerin, bulunduğu şehirlerin sosyo-ekonomik ve kültürel alanında yaşamsal öneme sahip olması belediyeleri de birincil derecede etkilemektedir” diye konuştu. Samsun Ondokuz Mayõs Üniversitesi öğrencile- rinin yurt sorununun çözümü için belediyeleri gö- reve çağõran Binici, “Samsun’da öğrenim gören ve yurt sorunu yaşayan binlerce çocuğumuzun sağlıklı ve güvenli ortamlarda kalabilecekleri barınma olanakları için belediyelerimiz de sivil toplum örgütleri ve işadamlarıyla temasa geçe- rek yurt yapımı için bir an önce harekete geç- melidir” dedi CHP MİLLETVEKİLİ BİNİCİ: Araklõ’da içki yasağõ sürüyor TRABZON (Cumhuriyet) - Trabzon’un Arak- lõ ilçesinde eski Belediye Başkanõ SP’li Ümit Çe- bi döneminde uygulamaya sokulan içki satõş ya- sağõnõ yeni başkan AKP’li Recep Çebi de sürdü- rüyor. Aldõğõ ruhsatla içki satõşõ yapan bir benzin istasyonuna karşõ belediye ve emniyet güçlerini harekete geçirdiğini açõklayan AKP’li başkan, “Araklı’da içki sattırmayacağı”nõ açõkladõ. Araklõ’da içki satõlmamasõna yönelik baskõlar bir önceki dönemde başladõ. Saadet Partili Beledi- ye Başkanõ Ümit Çebi’nin uygulamalarõ sonucun- da ilçede içki satan yer kalmadõ. Belediye seçim- lerinde yönetime AKP’li Recep Çebi geldi. Yasal bir dayanağõ olmayan yasak ve baskõnõn kalkmasõ beklenirken bir benzin istasyonunda içki satõşõ ya- põlmasõ üzerine başlatõlan bir tartõşma, yasağõn sürdürüleceğini ortaya koydu. Benzin istasyonu- nun Tütün Alkol Piyasasõ Düzenleme Kuru- lu’ndan (TAPDK) ruhsatõ olmasõna karşõn, Araklõ Belediye Başkanõ Çebi, “Emniyet ve belediyenin kolluk kuvvetlerini harekete geçirdim. Satış ta- mamen bizim dışımızda gerçekleşmiştir. Ka- nuni müeyyideleri uygulamakta en ufak bir te- reddüdümüzü yoktur. Burada ve Araklı’da iç- ki sattırmayacağız” dedi. Uygulamayõ haklõ ve yasal bir hakmõş gibi sa- vunan Çebi, yerel bir gazeteye yaptõğõ açõklamada da, kendisini çekemeyenlerin içki ruhsatõnõ bele- diyenin verdiğini söylediğini belirtti. Petrol işletmesi sahibi Celal Çebi de, satõş için Araklõ Belediyesi’ne bir başvurularõ olmadõğõnõ, TAPDK’den izin belgesi alõndõğõnõ ifade etti. AKP’Lİ BAŞKAN ÇEBİ ISRARCI Özcan’dan‘eniyi yüz’savunması RİZE (Cumhuriyet) - YÖK Başkanõ Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, dünyanõn en iyi 100 üni- versitesi arasõna Türki- ye’den hiçbir üniversi- tenin girememesiyle il- gili, “Değişik para- metreler kullanılsay- dı, bizden de girecek üniversiteler olabilirdi. Birçok iyi üniversite- miz var” dedi. YÖK Başkanõ Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan ile başkanvekilleri Prof. Dr. İzzet Özgenç ve Prof. Dr. Ömer De- mir’den oluşan YÖK heyeti ile Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Rektörü Prof. Dr. İbrahim Özen, Ri- ze Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazmi Tu- ran Okumuşoğlu ve öğretim üyeleri, Rize Üniversitesi’ne bağlõ Derepazarõ ilçesindeki Turgut Kõran Denizcilik Yüksek Okulu’ndaki kahvaltõya katõldõlar. Gazetecilerin dünyanõn en iyi 100 üniversitesi arasõnda Türkiye’den hiçbir üniversite bulun- madõğõnõ anõmsatmasõ üzerine Özcan, “Dün- yada 100 üniversite arasına girmek zor bir iştir ama o listeler de- ğişik şekillerde hazır- lanıyor. Belki değişik parametreler kulla- nılsaydı bizde de gire- cek üniversiteler ola- bilirdi. Bizde de bir sürü güzel ve büyük üniversite var” diye konuştu. “Sur-u Sultani” içinde yer aldığı için boşaltılması kararı alınan Top- kapı Sarayı bahçesindeki İbrahim Müteferrika Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi öğrencilerinin okulla- rın açılmasına 10 gün kala Küçük- çekmece’deki bir okula yönlendiril- mesi tepkilere neden oldu. Öğrenci- ler, veliler ve Matbaa Meslek Lisesi Mezunlar Derneği üyeleri bu uygu- lamayı Cağaloğlu’ndaki İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde protesto etti. “Matbaa Meslek Lisesi kapatıla- maz”, “Ertuğrul Günay okul kapa- tarak İstanbul’u kültür başkenti ya- pamazsınız” yazılı pankart taşıyan öğrenciler ve veliler adına dernek başkanı Soner Yalçınöz, konuyla il- gili dilekçeyi valiliğe verdi. ‘Okulumuz taşõnmasõn’ protestosu Deniz görmek için evden kaçmõşlar Bursa ve Urfa’da iki kadõn öldürüldü MAMAK’TA KAYBOLAN ÇOCUKLAR ANKARA (Cumhuri- yet Bürosu) - Kayseri’de kaybolan 3 çocuğu ara- ma çalõşmalarõ sürerken çarşamba günü Ma- mak’ta kaybolan ve An- kara polisini alarma geçi- ren 5 çocuk Antalya’da bulundu. Mamak Dostlar Mahal- lesi’nde oturan A.E.G. (15), E.K. (15), H.G. (13), S.S. (15) ve H.B. (16) adlõ çocuklar çar- şamba günü kayboldu. Çocuklarõn aileleri duru- mu polise bildirdi. Ankara polisi, çocukla- rõn Ankara ve diğer iller- deki yakõnlarõnõ tespit ederek özel bir çalõşma başlattõ. Yapõlan çalõşma- larõn ardõndan S.S’nin Antalya’daki halasõna ulaşõldõ. S.S’nin halasõnõ aradõğõnõn tespit edilme- sinin ardõndan Antalya polisi uyarõldõ. Otobüs terminalinde bulundular Çocuklar, Antalya oto- büs terminalinde polis ta- rafõndan bulundu. Yakõn arkadaş olan 5 çocuk, bu- güne kadar hiç deniz gör- mediklerini belirterek bi- riktirdikleri harçlõklarla Antalya’ya geldiklerini söylediler. CİNAYETLERİ SEVGİLİ VE EŞ İŞLEDİ BURSA/ŞANLIURFA (Cumhuriyet) - Bursa’nõn Osmangazi ilçesinde bir ki- şi kendisinden ayrõlmak is- teyen sevgilisini, Şanlõur- fa’nõn Viranşehir ilçesinde bir kişi de tartõştõğõ eşini ta- bancayla öldürdü. Bursa’nõn Osmangazi il- çesinde kamyon şoförlüğü yapan Ayhan Güven (41), bir restoranda çalõşan iki çocuk annesi Serpil Çayı- roğlu ile birlikte yaşamaya başladõ. Bu sürede işten ay- rõlan genç kadõn, yeniden çalõşmak isteyince Gü- ven’le tartõştõ. Tartõşmanõn ardõndan çift, Kamberler parkõnda buluşarak, yeni- den tartõşmaya başladõ. Tartõşmanõn kavgaya dö- nüşmesi sonrasõ Çayõroğ- lu’nu tek kurşunla göğsün- den vurarak öldüren Güven yakalandõ. Şanlõurfa’nõn Viranşehir ilçesi Hürriyet Mahalle- si’nde oturan Fuat K. (50) eşi Zerug K. (45) ile tartõş- tõ. Tartõşmanõn kavgaya dö- nüşmesi sonucu Fuat K., 7 çocuk annesi eşini taban- cayla vurarak öldürdü. Zanlõ Fuat.K ise olayõn ar- dõndan kaçtõ. Polis olayla ilgili soruşturma başlatõr- ken kaçan zanlõnõn yaka- lanmasõ için çalõşmalarõn sürdüğü belirtildi. YÖK Başkanı Prof. Dr. Özcan, Rize Üniversi- tesi’ne bağlı Derepazarı ilçesindeki Turgut Kı- ran Denizcilik Yüksek Okulu’nu ziyaret etti. (AA) Gazetecimeslekörgütleri,sanatçõEsen’eyapõlanlarlailgiliolarakmagazinmuhabirlerineserttepkigösterdi
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle