10 Mayıs 2026 Pazar English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
CMYB C M Y B 10 EKİM 2009 CUMARTESİ CUMHURİYET SAYFA DIŞ HABERLER 11dishab@cumhuriyet.com.tr SAĞNAK NİLGÜN CERRAHOĞLU Berlusconi Anayasa Mahkemesi’ne Savaş Açtı İtalya’da Anayasa Mahkemesi’nin, Berlusco- ni’nin “dokunulmazlık zırhını” kaldırması, Türk med- yasında bir “heyecan dalgası” yarattı: Çizme’de olan biteni çok da fazla izlemeden, he- yecana gelen kalemler derhal “Maazallah!” diye yaz- dılar: “Türk Anayasa Mahkemesi benzer bir karar al- sa kim bilir burada, bizde neler yaşanır, neler olur- du.” Türk basını, ayrıntıya girmeyen “kıssadan hisse” yazıları çok seviyor. Hem okur aklı, gereksiz “detaya” boğulmadan boş yere karıştırılmamış oluyor. Hem “Lafontaine masalları” misali, her yazının al- tında -keyfe keder- “ak”/“kara” bir dizi “ders” çı- karılıyor. Dünya -hele de dış dünya!- keşke bu denli “ba- sit” ve bu denli “şablon” olsa/olabilseydi… Gelin görün ki, bahsedilen ülke İtalya… Batı’nın yani en istisnai ve en şablon dışı siyaset coğrafyası ya da gerçeği! Türkiye’de ne yaşanırsa o yaşanıyor… Hal böyle olunca, İtalya, İtalyalığını gösterdi. Ve “Türk Anayasa Mahkemesi’nin benzer karar alma du- rumunda”, Türkiye’de neler yaşanırsa İtalya’da bi- rebir aynen.. onlar yaşandı: “Kısaca nedir ‘onlar’?” derseniz şöyle: Anayasa Mahkemesi’ni “halk iradesini hiçe sayan bir siyasi karara imza atmakla” suçlamak ve karala- mak… Muhalif kamp saflarından gelen Cumhurbaşkanı’nı; Anayasa Mahkemesi’yle bir olup “seçilmiş Başba- kan’a karşı kumpas kurmakla” itham etmek…. Cumhurbaşkanlığıyla Başbakanlığı bu şekilde karşı karşıya getirerek “kurumsal kriz” ve “istikrar- sızlık” çıkarmak… Ülkenin en üst düzey, en yüksek kurumları arası- na “fitne sokmak” suretiyle, kendiliğinden had de- recede “kutuplaşan” seçmen kitlesini iyiden iyiye “çi- leden çıkarıp”, “bilemek” ve “kutuplaştırmak”... “Haksızken” pervasızca “çamura yatmak”, “hak- kı yenmiş biçare mazlumu oynayarak zeytinyağı gi- bi üste çıkmak.”…. Son olarak “boynu bükük mazlum edebiyatına”, sı- raladığım bu “nokta atışlar” üzerinden.. birkaç ay son- raki yerel seçimlerde kullanmak üzere yatırım yap- mak… İlaveten “hakkı yenmiş mazlum” nöbetiyle “Milli ira- de benim! Ne dersem o olur!” nöbetlerini, farklı yer ve zeminlerde, uygun “doz” ve “terkiplerde” kul- lanmak. Kim yapıyor bunları İtalya’da? Dokunulmazlığı kaldırıldığı andan itibaren yeri göğü oynatan Başbakan Berlusconi! Bir hiddet, bir celal ki sormayın… Bize –heyhat!- ziyadesiyle tanıdık gelen bu “dü- zey”(!) karşısında “La Stampa” gazetesi yazarı Gian Enrico Rusconi, “Berlusconi, ‘parlamenter çoğun- luk’ ile ‘elindeki medyaları’ ... siyasi rakiplerine kar- şı bir silah/tehdit unsuru olarak kullanıyor” diyor… ‘Milli irade benim!’ dayatması Berlusconi’nin “zırha” dönüştürdüğü “seçmen iradesinin”, ona “adaletten korunmak” adına değil “hükümet etmek” için verildiği noktasından hareket eden yazar, “İtalyan demokrasisinde ‘halkoyu’ kav- ramının, mutasyona uğradığına” dikkat çekiyor. Özetle Başbakan’ın “halktan aldığı meşruiyeti” “kö- tüye kullandığını” ifade ediyor: “Anayasa dahil, Berlusconi’ciler, tüm kuralları de- ğiştirmek istiyor” diyor “La Stampa”: “Anayasa (ve Anayasa Mahkemesi) karşısında sergilenen bu yırtı- cı tavır, ülke kurumlarını etki altına alan ve artık sa- dece (siyasi) dost/düşman şeklinde tanımlanan bir aşı- rı siyasileşme sonucu...” “Cumhuriyetin Gecesi” başlığıyla yayımlanan “Repubblica” başyazısı da, Berlusconi’nin “Anaya- sa Mahkemesi kararının meşruiyetine gölge düşür- meyi hedefleyen” hezeyanları için: “Berlusconi’nin demokrasi anlayışı bu” diyor kısaca ve şöyle devam ediyor: “Bu anlayışa göre… Cum- hurbaşkanı Napolitano; Anayasa Mahkemesi’ne doğrudan -Başbakan’ın dokunulmazlığının muhafa- zası için- müdahalede bulunmalıydı… Berlusco- ni’nin ‘suç ortağı’ olmalıydı. Berlusconi zihniyetin- dekiler, ne ‘kural’ biliyor, ne (checks and balances) denetim ve dengelerden, ne ‘güçler ayrılığından’ an- lıyor. Bunlar için muteber tek unsur, ‘halk iradesi na- mına devreye sokulan liderin sınır tanımayan gücü’, kuralsızlık ve keyfiyettir… Bu öyle buyurgan bir zih- niyettir ki, ‘yürütmeden’ başka tek güç tanımaz. Yar- gı ve yasama gibi diğer güçleri emir komuta zinciri- ne almayı hedefler; (Anayasa Mahkemesi gibi) özerk organların kararlarına prim vermez…Yüksek Mah- keme yargıçlarının aldığı bu cesur karar, Cumhur- başkanı Napolitano’nun dik duruşu umut verici. Ancak gizlenemez bir korku yaşandığı da bir gerçek. Demokrasi sınırlarını tanımayan ‘güç’ korkutucudur...” Berlusconi karşıtları İtalya’da şimdi böyle karışık duyguların etkisindeler… Bir yanda küçümsenmeyecek “bir demokrasi za- feri” kazandıklarını düşünüyorlar. Bir yandan da iktidardan ayrılmamak adına, her türlü Makyavelist yönteme başvuran/başvuracak olan Berlusconi’den korkuyorlar. nilgun@cumhuriyet.com.tr ABD Başkanõ’na itibarlõ barõş ödülünün verilmesi Beyaz Saray’da bile şaşkõnlõk yarattõ Obama’ya Nobel sürpriziDış Haberler Servisi - Büyük bir sürpriz- le Nobel Barõş Ödülü’ne layõk görülen ABD Başkanõ Barack Obama, görev başõndayken bu ödülü alan 3’üncü ABD başkanõ oldu. No- bel jürisinden yapõlan açõklamada, “çok az sa- yıda kişinin Obama kadar dünyanın dik- katini üzerinde topladığı ve insanlara da- ha iyi bir gelecek umudu verdiği” belirti- lerek şöyle denildi: “Obama, başkan olarak uluslararası po- litikada yeni bir iklim yarattı. Çok taraf- lı diplomasi, BM’nin ve diğer uluslarara- sı kuruluşların oynayacağı role yapılan vurguyla yeniden merkezi pozisyonunu edindi. Diyalog ve müzakereler en zor ulus- lararası anlaşmazlıkların çözümünde bi- le tercih edilen araçlar oldu. Nükleer si- lahlardan arınmış bir dünya görüşü, si- lahsızlanma ve silahların kontrolü görüş- melerini güçlüce teşvik etti. Obama’nın gi- rişimi sayesinde ABD artık, dünyanın yüz yüze olduğu büyük iklim sorunları karşı- sında daha yapıcı bir rol oynuyor.” Aday önerme süresinin dolduğu 1 Şubat 2009’dan yalnõzca 11 gün önce başkanlõk kol- tuğuna oturmasõna rağmen, 205 kişi içinden Obama’nõn seçilmesi ilk önce Beyaz Sa- ray’da şaşkõnlõk yarattõ. Haberi yerel saate göre sabaha karşõ gaze- tecilerden öğrenen Beyaz Saray sözcüsü Ro- bert Gibbs, telefonla arayarak Başkan Oba- ma’yõ uyandõrdõ. Yapõlan ilk resmi açõklamada, “Obama’nın kararı, saygıyla eğilerek kar- şıladığı” belirtilirken, ABD Başkanõ’nõn da- nõşmanõ David Axelrod ödülü “beklenmedik bir onur” olarak nitelendirdi. Axelrod, Oba- ma’nõn 10 milyon İsveç Kronu (yaklaşõk 1.42 milyon dolar) tutarõndaki ödülü almak üzere Norveç’in başkenti Oslo’da aralõk ayõn- da yapõlacak törene katõlõp katõlmayacağõnõn sorulmasõ üzerineyse, “Bu bizim için çok ye- ni bir haber, yani bununla ilgili ne yapa- cağız bilemiyorum. Öyle sanıyorum ama bilmiyorum” diye konuştu. Amaç teşvik Nobel Komitesi Başkanõ Thorbjoern Jag- land ise gazetecilerin sorularõ üzerine, Oba- ma’nõn ödüllendirilmesi için çok erken olduğu yorumlarõnõ reddederek, “Barış Ödülü’nün tarihine bakarsanız, pek çok durumda o ki- şilerin yapmaya çalıştıklarını geliştirmek için vermişizdir” dedi. Norveç Nobel Enstitüsü Direktörü Geir Lundestad da Amerikan medyasõna yaptõğõ açõklamalarda, kararlarõnõn dünyada şaşkõn- lõkla karşõlanacağõnõ bildiklerini söyleyerek “Afganistan’daki durumu tartıştık. ABD’nin dış politikasının, çok farklı de- ğerlendirmeleri içeren çok karmaşık bir politika olduğunu anlıyoruz. Ama biz özellikle genel yaklaşıma işaret ediyoruz” dedi. Irak’taki ABD askerlerinin çekilmesi tak- vimini belirlemesiyle, Mõsõr’õn başkenti Ka- hire’de Müslüman dünyasõna seslenen ko- nuşmasõyla, İran, Kuzey Kore ve Myanmar gibi ülkelerle diyalog yolunu seçmesiyle ve İsrail ile Filistin liderlerini yeniden bir araya getirme çabalarõyla beğeni toplayan Obama, böylece Theodore Roosevelt (1906) ve Wo- odrow Wilson’dan (1919) sonra, görevi ba- şõndayken Nobel Barõş Ödülü alan 3’üncü ABD başkanõ oldu. Pakistan’ın Peşaver kentinde dün kalabalık bir pazar yerinde düzenlenen intihar saldırısında 7’si çocuk en az 49 kişi öldü, 100’ü aşkın kişi yaralandı. Görgü tanıkları, bomba yüklü araçla düzenlenen saldırıda, patlamanın şiddetiyle olay yerindeki bir otobüsün parçalarının havada uçuştuğunu gördüklerini anlattılar. Hastane kaynakları kurbanların hepsinin sivil, yaralılardan 50’sinin de durumunun ağır olduğunu belirtti. Saldırının ardından gözler Taliban’a çevrilirken Pakistan İçişleri Bakanı Rahman Malik olaydan köktendinci örgütü sorumlu tuttu. Malik, saldırının ardından bölgede yoğun bir askeri operasyon başlatılmasının ele alındığını söyledi. Saldırının, ülkede 6 ay içinde düzenlenen en kanlı eylem olduğu belirtiliyor. Ayrıca saldırının militanların,bir Amerikan füze saldırısında liderlerinin ölmesine rağmen büyük kentlere saldırı düzenleme kapasitelerinin olduğunu gösterdiği yorumu yapılıyor. (Fotoğraf: AFP) Adaylarõn önerilme süresinden yalnõzca 11 gün önce ABD Başkanõ olan Obama, 205 aday arasõndan, “uluslararasõ politikada yarattõğõ yeni iklim” nedeniyle Nobel Barõş Ödülü’ne layõk görüldü. Açõklama üzerine Obama uykusundan kaldõrõlõrken, Nobel yetkilileri amacõn ABD Başkanõ’nõn izlediği çizgiyi teşvik etmek olduğunu ifade etti. Obama, bu ödülü görev başõndayken alan 3. ABD başkanõ oldu. DALGA GEÇEN DE VAR OLUMLU BULAN DA Morgan Tsvangirai (Ödülün bu yõlki favorisi, Zimbabve Başbakanõ): Obama ödülü hak eden bir aday ve sõra dõşõ bir ör- nek. Lech Walesa (Polonyalõ halk hareketi lideri ve Nobel Barõş Ödülü sahibi): He- nüz bir şey yapacak vakti olmadõ. Şu an- da Obama sadece önerilerde bulunuyor. Ama bazen Nobel Komitesi sorumlu ha- reketi teşvik etmek için ödül veriyor. Martti Ahtisaari (Eski Finlandiya Cumhurbaşkanõ ve Nobel Barõş Ödülü sa- hibi): Ortadoğu’da barõş yok henüz. Bu de- fa açõk ki Obama’nõn bu konular üzerine eğilmesini teşvik etmek istediler. Angela Merkel (Almanya Başbakanõ): Kõsa sürede dünyada yeni bir ton getirmeyi başardõ. Nicolas Sarkozy (Fransa Cumhurbaş- kanõ):Ödül Amerika’nõn dünya halklarõnõn kalplerine dönüşünün işareti. Mahmud Ahmedinejad (İran Cum- hurbaşkanõ): Bunun ona dünya düzenine adalet getirme yolunda yürümesini teşvik edeceğini umalõm. Şimon Peres (İsrail Devlet Başkanõ): Bize soylu bir yolda hayal kurma ve yü- rüme izni verdiniz. Muhammed El Baradey (Atom Ener- jisi Kurumu Başkanõ ve Nobel Barõş Ödü- lü sahibi): Obama bir yõldan az bir süre- de yaşadõğõmõz dünyaya bakõşõmõzõ de- ğiştirdi ve barõş içinde bir dünya umudu- muzu yeniden yeşertti. Saib Erekat (Filistinli Başmüzakereci): Obama’nõn Ortadoğu’da barõşõ sağlaya- bileceğini umuyorum. Sami Ebu Zühri (Gazze Şeridi’ndeki Hamas örgütünün sözcüsü): Obama’nõn ödül hak etmesi için daha çok yolu, ya- pacak çok şeyi var. Obama sadece sözler verdi, dünya barõşõna gerçek bir katkõda bu- lunmadõ. Arap ve İslam dünyasõndaki so- runlarõn adil şekilde çözüm sağlanmasõ için hiçbir şey yapmadõ. Zebihullah Mücahid (Afganistan’da- ki Taliban sözcüsü): Nobel Barõş Ödülü mü? Obama’ya şiddeti artõrma ve siville- ri öldürme Nobel Ödülü verilmeli. Liyakat Beluc (İslam cemaati grubu lideri): Utanç verici bir şaka. İssam el Hezreci (Iraklõ gündelikçi iş- çi): Ödülü hak etmiyor. Irak’taki, Af- ganistan’daki bütün bu sorunlar çözül- medi... Times gazetesi (İngiltere): Norveç No- bel Komitesi bunu Bush yönetiminin so- na ermesine, ABD’nin ilk siyahi başka- nõnõn seçilmesine ve Washington’õn dün- yayla bütünleşme sözü vermesine Avru- pa’nõn şükranõnõ sunma aracõ olarak gör- dü... Eğer bu tören Beyaz Saray’õn Afga- nistan’a 40 bin ek asker gönderme kara- rõnõ takip ederse, Obama’nõn Oslo’da bir zamanlar Nelson Mandela, Aung San Suu Kyi ve Rahibe Theresa gibi kişile- rin yürüdüğü podyumda yürümesi çok da- ha büyük maskaralõk olur. Wall Street Journal gazetesi (ABD): Tamamen acayip. Neden olduğu belirsiz. Dış Haberler Servisi - Nobel Barõş Ödülü’ne layõk gö- rülen ABD Başkanõ Barack Obama’nõn Afganis- tan’a “on binlerce” değil ama “binlerce” ek asker gönderebileceği belirtildi. Çarşamba günü “savaş konseyini” toplayarak, Afganistan’daki ABD ve NA- TO birliklerinin başõndaki General Stanley McChrystal’õn 40 bin ek asker talebini değerlendiren Obama’nõn bu isteğe sõcak bakmadõğõ bildirildi. Oba- ma yönetimine yakõn iki kaynağa dayandõrõlan ha- berlere göre, Obama, McChrystal’õn sunduğu diğer seçenek üzerinde duruyor. Bu seçenek, dinci Tali- ban hareketine bağlõ direnişçiler yerine, El Kaide te- rör örgütü hücrelerini vurmaya yoğunlaşmak. Oba- ma’ya danõşmanlõk yapan ve isminin açõklanmasõ- nõ istemeyen bir askeri yetkili, “Obama 10 bin ek asker göndermekle yetinebilir” dedi. Peşaver kan gölü BEYAZ SARAY ASKER SAYISI HESABINDA
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle