16 Ağustos 2022 Salı English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
Waldheim: "Ortadoğuda durum nezaketini koruyor,, SOSYALİST PARTİ'NİN SAĞ PARTÎLER KARŞISINDA GERİLEDİĞİ BlLDÎRİLİYOR LIZBO.V Son ayîarda hızl* «afa kayan Porteldz'de şimdi de Sosyalist Parti'nin ülkedeki sağ partiler karsısında gerilemekte olduğu bildirilraektedir. «The Guardian» gazetesinin Lizbon muhabirinin bildirdiğine göre, Portekiz'de yapılacak genel seçimlerde Sosyalist Partt' nin net bir çoğunluk kazanması olasılığı son zamanlardaki gelişmelerin ardından giderek azalmaktadır. îyi haber alan kaynaklardan gelen haberlerde Silâhlı Kuvvetlerin denetiminde yapılacak gelecek seçimlerde Halkçı Demokrat Parti (PPD) ile Sosyal Demokrat Merkezcilerin (CDS) oyların % 70'inden fazlasını alabilecekleri belirülmektedir. Öte yandan geçtiğimlz günlerde Portekiz'in yeni yöneticileri tarafından serbest bıratalan fasist Salazar yönetiminin önde geien kişilerlnden Mozambik Askerî Komutam Arriaga şimdi de Cumhurbaskanlığı'na aday gösterilmektedir. Frankfurter Allgemeine gazetesinin bu konudaki haberinde, gelecek yıl yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde General Costa Gomes'in adayhğmı koymayacağının kesinleştiği, bu durumda başta faşist rejimin önde gelenlerinden Arriaga olmak üzere, Başbakan Az«< Tedo re Hara KurveHeri yetMlilerinden G«neral Galvao de Melo'nun Cumhurbaskanhğma en kuvvetli adaylar olduğunu bildirmektedir. Devrün Konseyl tarafından hazırlanan son tasarıya göre Cumhurbaşkanmın ayni zamanda Devrün Konseyi Bask&nı da olması gerektiğinden. bu göreve anrak bir subayın aday olması söz konusudur. (Dıs Haberler Servtei) NEW YORK (BM) ABD, Filistin halkına kendi geleceğini tayin etme ve bağımsız bir Filistin devleti kurma hakkı tanıyan karar tasansmı veto etmiştir. Güvenlik Konseyinde dokuz ülke karar tasarısmm lehinde oy kullanmış. ancak ABD tasanyı veto ettiği için tasarı geçersiz kalmıştır. Güvenlik Konseyl üyelerinden Pransa ve Japonya tasan lehinde oy kullamrken. İngiltere ve İtalya çekimser kalmışlardır. Çin ve Libya ise oylamaya katılmamıslardır. Karar tasarısı lehinde oy kullanan difer iilkeler iss tasanyı kaleme almış olan Benin, Guya»ıa, Panama, Romanya ve Tanzanya'dır. Filistin konusundakl karar ta sarısmın Amerika tarafından veto edilmesinden sonra bir açıkJama yapan BM Genel Sekreteri Kurt Waldheim, ilgili taraflardan, Ortadoğu sorununa bir çözüm bulmak için harcadıklan çabalardan vazgeçmemeierini istemiştir. Waldheim açıklamasında, Ortadoğn durumun nezaketini konıduğuna dikkati çekmiş, kendisinin bu konuda dostane giri • WA5HiNGTON'UN. FiliSTiN HALKINA BAGIMSIZ BİR DEVLET KURMA HAKKINI TANIYAN KARAR ÎASARI5INI VETO EIMESi İSRAiL'DE BÜYÜK MEMNUNLUK UYANDIRDI.. Politikada Sorunlar ERGUN BALCl Angola ve Büyükler B AMERİKA, FİLISTİNE İLİŞKİN KARAR TASARISINI VETO ETTt ABO'nin BM temsiloisi Vetosunu kullandı.. şimlerde bulunmaya hazır oldugunu kaydetmiştir. Karar tasansını veto ettikten sonra bir demeç veren ABD temsilcisini Daniel Moynihan, hükümetinin Ortadogu görüşmelerinin 242 ve 338 sayılı BM kararlan çerçevesi içinde sürdürülmesinin yararına inandığmı, bu çerçevede herhangi bir degişiklik yapılmasının ABD tarafından tehlikeli mütalâa edildigini söylemiştir. Mısır temsiicisi Abdülmecit Daniel Moynihan ABD ile İspanya arasındaki işbirliği anlasmasını NATO ihtiyatlı karşıladı BRÜKSEL ABD ve İspanya arasında imzalanan yeni işbirliği andlasmasını gözlemciler, Madrid'in NATO'ya dogru Uk adımı olarak görmektedirler. Brüksel'deki Atlantik çevreleri ise. andlaşmanın imzalanmasuu çok ihtiyatü karsılamışlardır. Atlantik çevrelerinde, genellikle Juan Carlos rejimi gerçek bir demokratlaşmanın kanıtlarmı ver medigi sürece îspanya"nm NATO ya girmesi olanağından sözetmaye olması fikri, ABD'nin desteğiy ]e ilk kez ileri sürülmemistir. ABD, îspanya'yı NATO'nun Akdenizdeki «ayncalıklı» müttefiklerinden blri durumuna getirebilmeyi ummaktadır. îspanya"nm NATO'ya kabulü fikrine şimdiye kadar NATO'nun Danimarka, Hollanda gibi üyeleri karşı çıkmıştı. Bruksel'deki kanıya göre, NATO'nun söz konusu üyeleri, İspanya'nm Avrupa topluluğuyiiı yakıruaşması sorunin ramansız olacağı göriişü hakimdir. İspanya Basbakanı Carlos Arias Navarro, geçen 4 ocakta, ülkesinin davet edilirse NATO'ya girmesi olasılığı bulundugunu açıklamıştı. İspanya'nın NATO'ya tinuyla ilgili tutumlannı da, bu sorun daha güncel hale gelince behrtmekten geri kalmayacaklardır. Pekin'de Yeni Çin Ajansı ise, yabancı basına dayanarak yeni Arnerikan İspanyol dostluk ve işbirlifi andlasmasını yorumlarken İspanya'nm Avrupa savunma toplulugu içindeki statüsünün yükseldiğini öne sürmüş ve «Yeni andlaşma, psikolojik bakımdan da olsa Ispanya'yı NATO'ya yaklastırmaktadır» demistir. (aa) f tspanya konnsunda «Le Monde Dipiomatique'den çevrilen bir yan 10. sayfadadır] ise, Ameri'san vetosundan sonra yaptığı konuşmada, vetoyu esefle karşıladıklarını ve tamamiyle anlamsız bulduklannı ifade etmiştir. ABD'nin Gürenlik Konseyinde vetosunu kullanması İsrail'de biiyük memnunluk uyandırmıstır. Dı$işleri Bakanlığı bu konuda vayınladıgı bildiride ABD'nin davranışını Ortadogu banşma «Önemli bir katkı» olarak nitel»mistir. öte yandan Manila'dan bildl• ıldiğine göre. kendilerine ayn bir devlet kurma hakkı tanınması B'A'âe ABD tarafından veto tilmiş olan Filistin halkının, yasal temsiicisi olarak tanınan Filistin Kurtuluş örgürü (FKÖ). BM'de 77'ler grubu olarak tanınan kalkınan ülkeler grubuna «Tam üye» olarak kabul edümistir. (FKÖ) şimdiye kadar bu gruba gözlemci sıfatiyle üye bulunuyordu. Karar 771er grubunun Manila'da yaptığı toplantıda alın mıştır. (FKÖ)'nün 771er grubuna tam üye olarak kabul edilmesi, Asya ülkeleri adına konuşan Endonezya tarafından önerilmiştir. (Ajanalar) nceki günkü vazımızda Anfola'daki iç sarasm filke içinde ifade ettiği anlamj beUrtmeye çabşmıştık. Şimdl bu savaşın dıs iilkeler açısından ne anlam taşıdığını görelira. Çafımızda nluslararası bir buhran çıkar çıkmaz akla Ufc olarak iki süper gtiç ABD ile Sovyetler Birliği gelir. Gerçekten bu iki devin gerek btrbiri Ue olan Uiskisi, gerekse buhrana karşı takındıklan tutum, son tahUIde bölgedeid siyasal konjonktürün beUrlemnesinde en etkin rolü oynamaktadır. Bu yüzden gerek bizim basında, gerekse dı$ basında biiyük buhranlar üzerine vazılan yazılarda Sovyetler Birliği ile ABD'ye ilişkin yorumlar geniş yer kapsar. Bu yorumlar arasında tarafsız olma iddiasında baiunan, ama aslında en kolay olanı da «iki süper devlctin böljçeyi paylaşma mücadelesi, ya da rekabeti» deyip işi kesip atandır. Aslında iki süper güciin bugün dünya çapında bir rekabet içinde olduklan ortadadır. Nitekim bu rekabetln denizlere ilişkin kısmı, Ahdenız ve Hint Okyanusunda fcıyılan olan devletler tarafından kuşku Ue Izlenmekte ve ba kuşku sık sık dile getirilmefetedir. Ne var ki. bn oluşumn bir Renelleme halinde ber buhrana uygnladığunız takdirde çok yanlış sonuçlar alabiliriz. Angola'da da böyle oünustur. Gerek bizde, gerekse dıs basında, sağ kanat ateşll bir anti komünist «debiyatına. girişirken, tarafsız olma Iddiasındaki Torumcuiar da olayı, süper devlet rekabetine bağlayıp Isio kolayına kaçmışUrdır. Böylece Angola buhranında ABD ile Sovyetler'i terazinin aynı kefesine koymak gibi çok yanlı? bir sonuç ortaya çıkmıs ve gayet önemli bir nokta gözden kaçmıstır. O da sudur: Bugün Angola konusunda Ud süper güçten Sovyetlerln tutumunda biç bir değisikUk yoktur. Değişiklik ABD'ninkindedir. Zlra Sovyetler Angola Halk Kurtuluş Hareketi (MPLA)'yi uzun süredir destekletnektedfr. Moskova bu örgule. faşist Salazar ve Caetano rejimleriyle mücadele ettiği sıralarda, yıllar boyu destek göstertniî, yardıro etmiştir. Bugün Angola'da demokrasinin tehlikeye düştüğünii ileri süren, ve Sovyetlerin MPLA'ya yardınunı bu ülkenin özgürlüğü açısından tehlikeli gören ABD ise, Angola halkının özgürlük mücadelesi sırasında faşist Lizbon bükümetlerinin yanında yer almıstır. ABD, Içlne düştüğü bu çeUşkUİ dururnda bir naU daha yapmış ve Afrika Birliği Örgütünün geçenlerde Adis Ababa'da yaptığı toplantıya bir kaç gün kalana dek, Angola'ya «Afrika Kıtası dışmdan» yapılan tüm müdahalelerin kesilmesini Istemiştir. l'ani Sovyetlerle Küba'yı kınarken, Güney Afrika'nın müdahalesini onaylamıştır. Oysa siyah adamın en biiyük düşmanı. ne Sovyetler, ne Küba, ne de bu ülkelerde uygulanan rejlradir. Atrikalının en büyuk düşmanı ırkçı Güney Afrika Ue beyaz adamm ejfemenliğidir. Angola'daki yatınmlannın tutannın 1 milyar dolan buiduğu belirtilen tVashington'un, ülkedeki ekooomik varlıguu tehlikede görmenin yol açtiğı panikle ba önemli noktayı gözden kaçırdığı duşünüiebilir. Wasnington şimdi Moskova'ya, «Arkadaş sen llke olarak ulusal kurtuluş savaşlannı destekliyorson, ama gel şu MPLA'ya yardundan vazgeç, yoksa detant tehlikeye dfişer» demektedir. Bn, Sovyetlerin, ABD'ye, «Arkadas sen kapitalist reJimleri desteklersin, ama gel şu >A» ya da <B> ülkeslnde büyuk bir ekonomik buhranın içinde bulunan kapltalist hükümete yardım etme de, hükümet düşsün; yerine «osyaliüt bir hükümet gelsin» demesine berraer. PeM Angola, detantm yıkılmasına yol açar mı? Sanmıyonız. Detant, barış değildir. Detant Ud süper güç arastndaH rekabetin, her an bir sıcak savaşa dönüşebilecek olan sojufe; s>vastan daha az gergin bir atmosferde siirdürülmesldir. Ve bunun temel koşulu da iki devin. birbirinln hayati önemdeki nüfuz alanlanna kanşmamasıdır. Angol» ise ne Sovyetter'in, ne de ABD'nin hayati önemdeki nüfuz sahasmdadır. Detant Kamboçya, Vietnam, Hint • Pakistan ve Ortadogu savaşlannı çökmeden atlattığına göre, Angola buhranını da »tlatacaktır. Ve aslında Sovyetler'in Angola'daki başanlarinı, ABD'den çok Çin'in Afrlka'daki faaliyetlerine karjı kazanılmış bir zafer olarak görmeleri de muhtemeldir. Kimi batılı yazarlar ise Sovyetler'in Angola'da «Kapitalizmin krizlni> istismar ettiğini ileri sürmcktedirler. Sovyetler, •Barış içinde birarada yaşamanm», iki sistem arasındaki rekabetin terkedilmesi anlamma geimediğini her zaman bellrtmişlerdlr. Ancak bu yazarlann unntmuş göriindüklpri nokta, yukanda da belirttiğimiz gibl, Moskova'nm MPLA'yı yıDardır desteklemekte olduğu ve tutumunda bir yenilik bulnnmadığıdır. ABD ile birlikte Angola'nın «Komünist diktası altma gireceğinden» yakınan Zaire'nin ise emelleri başkadır. Zaire lideri Mobutu Angola'nın Zaire nebrinin öte yakasında bulunan Cabinda bölgesinde uzun süredir, aynlıkçı (FLEC) örgütünü desteklemektedir. Zira Cabinda son derece zengin petrol yataklanna sahiptir. Angola'da, petrolü millilestiren ve güçlü bir merkezi hükümet feuran solcu re.jimin basa geçmesi. Mobutu'nun bu bakimdan hiç işine gelmemektedir. Ayrıca Zaire'nin ticaretinin büvük btr bölümü Zaire nebri yoluyla yapıldığından, bu nehrin iki yakasının solcu bir Angola rejimi tarafından denetlemnesl olasıhRi Mobutu'nun uykulannı kaçırmaktadır. tşte Mobutu'nun da •demokrasi feryatları ardında y*tan gerçekler bnnlardır. Angola'da demokrasi ergeç onon asıl sahibine, yanl balka gelecektir. inşacıHa yangınve zeheleye karşı en saglam sigorta yüksek aderanslı, özel nervürlü 3b. Beyrut'ta Müslüman ve Hıristiyan milisler oteller bölgesini boşalttılar BEYBtT Lübnan'daki iç savas boyunca şiddetli çarpışmalara sahne olan oteller bölgesi ateş keş uyarınca dün müslüman ve hıristi'yan milisleri tarafmdkn bo şaftılmıştır. Bu arada ateşkesi denetleyen görevlilerin sokaklarda hoparlörle dolasaıak silâhlı gerillaların çekilmesi için çağrıda bulundukları bildirilmiştir. Siyasal gözlemcilere göre, Beyrut'taki genel gorüntü dokuz ayı aşan bir süredir devsm eden iç savaşm sona erdiği yolundadjr. (Dış Haberler Servisi) • Torcşlık ş beton demirleridir Suriye Dışişleri Bakanı'na sınıra dek eşlik eden iki Lübnanlı subay öldürüldü BETRLT Lübnan polis çevrelerine yakm kaynaklardan öğrenildiğine göre, Suriye Dışişleri Bakanı Abdül Halim Kaddam'a reîakat eden Lübnanlı iki subay, Suriye Lübnan sınır kesimindeki Masna sınır karakolu yöresinde f.ün öğleden sonra meydana gelea bir silâhlı çatışma sırasında öldürülmüşrür. Aynı kaynaklar. Suriye Dışişlerı Bakanın'a refakat eden muhafızlar üzerine ates açanlar arasında Lübnan ordusundan aynlmış bulunan Ahmet El Katib adında bir subayın da bulundugunu bildirmişlerdir. (a.a.) TEŞEKKÜR Geçirmiş olduğum enfaıktiis krizi ve komplikasyonlannı zamanında teşhis, tedavi ve candan ilgisi ile beni tekrar sağlığıma kavuşturan, başta, sempatik müriavi doktorum, Sayın Kardiolog Dr. Sümer KARAMUSTAFA'ya, hastahğıtniB başından itibaren nazik ilgilerini esirgemiyen dostum Saym Ord. Prof. Dr. Fahrettin Kerim GÖKAY'a, aile dostumuz. Sayın Nörolog Dr. Ercüment EPER'e, Haydarpasa Göğüs Cerrahisi Hastanesinde yattığım sürece devamlı ilgilerini gördüğüm, Saym Başhekim Prof. Dr. Siyami ERSEK'e, Sayın Kardiolog Dr. Yaşar YILDIRIM'a ve Kardioloji servisi görevlilerine, Ritm bozuklugu sebebiyle yattığım Amiral Bristol Hastanesi Kardioloji servisinin değerU şefı, Sayın Dr. FaruK TTJBNAOĞLU'na; Saym Dr. Canan EFENDİGİL'e, ve kaldığım birbuçuk ay süresince daimi şefkat ve ihtimamlannı gördüğüm. Sayın Seıris Bashemşiresi Melâhat KARAÖZ'e, Hemşireler, Şüle BAYRAM, NUgün ÖZEB, Ayşe PtŞKlN. Düek DİKER, Zülbiya ELAtAS'a ve diger personele, hastaiıgımın başından simdlye dek, gerek, telefon, telgral, mektup göndererek, gerek hastanelere veya eve, bizzat gelerek bizleri yalmz bırakınıyan, bütün akraba, dost ve sevenlerime sonsuz şükran ve saygılar. KÜBA: «ZAiRE ANGOLA'YI ELE GEÇiRMEK iSTiYOR» HAVANA Küba. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kurt Waldheima yolladığı bir mektupta Zaire'nin ırkçı Güney Afrika ile işbirliği yaparak Angola'yı ele geçirmek istediğini bildirmiştir. Küba'nın mektubunda, Güney Afrika saldınsı üzerine ve Agostinho Neto yönetimindeki Angola halk hükümetinin isteğiyle Kübalı askerlerin Angola'ya yardıma gittikleri öne sürülmekte ve Zaire birliklerinin Angola'nın kuzey eyaleri Cabinda'ya saldırdıkları bildirilmektedir. Öte yandan marksist MPLA birliklerinin ülkenin güney kesimindeki üç önemli Kente saldJnlarını yoğunlaştırdıklan bildirilmektedir. (Dış Haberlor Servisi) emnıyef 2400 Foto Cemal Işıksel (Cumhuriyet: 729) MUZAFFER ŞEVKI YENER DİABET ARAŞTIRMA YAR1ŞMASI IbptrzIbrçelik SANÂYİİ veTİCARET A.Ş. 21 Şubat 1976 Cumartesi cemiyet merkezinde yapılacak anma töreninden sonra kazanan eserin ödülü Beş Bin Lira olarak verilecektir. MÜRACAAT ÎÇÎN: Diabet üzerine hazırlanmış olup önce yaymlanmamış veya daha önce her hangi bir şekilde değerlendirilmemiş çalışma ve yapitlann, 14 Şubat 19T6 tarihine kadar dört nüsha halinde cemiyete teslimi gerektr. Tt3RK DİABET CEMÎYETt VE TÜRK DİABET DÎET VAKF1 Tel : 48 60 86 48 « 87 A Rarbiye Meyve Sokak No: 10 Istanbul ISTANBUL Tel: 44 01 4 9 4 9 5678 •ANKARATel, 173665
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle