20 Ağustos 2022 Cumartesi English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
Cumhuriyet I • • • Aleyhimize bir icad Dir A merıkan fılosu İstanbula gelmeden , bir kaç gün önceden itıbaren Dolf ol n « n rnabahçe nhtımında ve civannda hummah bir faaliyet başladı. Temizlik, tamir. sulamalar, yıkamalar. Bütün oralan pırıl pırıl oldu. Kabil olsa da su Amerikan gemîlerini, Fatih Sultan Mehmed usulü ile, karadan yürüterek bir tanesinı meselâ Terkostaki su tesislerinin, bir tanesinı Silâhtarağadaki elektrik fabrikasmın, bir diğerini de telefon santrıhnvn önüne oturtsak Acaba, oralan da düzelir mi dersiniz? Tcffintu 195! TECESSÜSLER Başka çare kalmadı Milâno tcigrafından öğrendik: Gene bir İtaiyan kımyagen yeni yeni maküıeler keşfetmij. Bunlar «aye*ginde, tinemalarda görterilen filmlerin mevzuu nerede cereyan ediyorsa falona aynı hava verilebiliyormuş. Meı«lâ yağmur mu? Salona da yağıyor. Şimal kutbu mu? Salon buı gıbi. Afrika mı? Cehennem. Hele kokular? Oldugu gibi »alona yayılıyor. Zamanımızda öyle şeyler keşfolunuyor ki, bir an bu haberüı de doğruluğuna inanalım. Bizim meşhur turizm aavanv.z* yeni va mfithiy bir darbe olacak. Daha geçenlerde Istanbuldc çevrilen Çiçeron filmi göstenlırken bu makinelerin kullanıldığını bir düşünün. NewYork'un serin havaiı ainemalanna, İstanbul sokaklannın gözleri kör eden tozunun toprağmın, Haliç rulannın iç kabartan rayihasmın vecairenin yayıldığını göz önüne getirın. Sonra da kalkın «eyyah olarak bu yeryüzü cennetine buyurun! Kusurları m ı z arasında en fazla şikâyet ve açıkça itiraf et tığimız, hafıza za yıflığıdır. Bunu pek tabiî bir şey olarak kabul ederız ve ekseriya kabahati jnsanın yaradılışına tuluruz. Halbuki hafıza zayıf lığı biraz da bizim ihmalimizden ile ri gelır. Hafızamızı na$M kuvvetlendiririz? J ¥ * * Çok üstüne rarmayın am «ıraaı Tekel maddelerin* f»lince bir Ulu* okuyucusu Fethiyedan Samed AJaoğluna bir açık mektub yollamış: Sen bize seçim ıırmnda «İktidan ele alırsak Boğaziçi sigarasını 10 kurufa, Köylüyü de 5 kuruşa aatacağız» demiştin, bu da mı yalan diye sonıyor. Samed Ağaoğlunun çıkan bütün haberlerüı yalan olduğunu «ıralıyan beyaaatı hahrlardadır. Okuyucu da bunu lmâ ediyor. Oldu ol?cak, kendisine Başbakan Muavini namına bız cevab verelim: Evet, eveı • da yalan, bu da yalan, »özümü yuttu b'.ı yılaa! Dah» var mı löyliycceğiniz? Biz bize benzeriz * • • yeni bu kanun teklifi verilmiş. Emekliye aynlan memurlarm devlet dairelerrad» çalıştınlmamaların? Akıl erdirmı varsa aşkolsun doğrusu. Biziıo anlad/ğımız memur eaasen devlet dairelerinde ça!ı;ân vatanöaş demektir, emekli de yaj haddini, hizmet lenelcrinı doldurmttf, istirahati hakketraiş mtmur. 0 halde, bu nasıl şey? Çalışabihyorlarsa neye tekaüd edilirlcr, lekaüd ediliyorlarsa aynı devletin kadrosunda neye vazıfeye alınırlar? Ba ı&te bir tuhafhk var. Yoksa gene mi bize hâs bir garabet. * •¥ Millî bir zaruret Tekel ümum Müdürü Pertev Duru vazifeye pek güzel bir vecize ile başladı. Değişikliğın sebebıni soran arkadaşlanmıza üstad vaziyeti şöyle izah ediyor: «Ona kalk dediler bana otur. O kalktı ben oturdum. İşte bu kadar » Filhakika, yalnız Tekel bahsinde değil, demokrasıye kavuştuğumuzdanberi, bütü.n iıinumi hayatımız bu ıki masdar, oturmak ve kalkmak, arasında yuvarlanıp gidıyor. Kimıne kaİK, kimine otur. Zannedersiniz mekteb sıraJannda ımtihan cluyoruz. Nihad Reşada kalk, Ekrem Hayriye ctur (Sıhhat Bakanhğında) Falih Rıfkıya kalk, Burhar Beigeye otur (Ankara Palas'ta) Hüsnü Yamana kalk, Mükerrem Sarola otur (D P. İstanbul teşkılâtında) Fevzı Lutfiye kalk, gene Fevzı Lutfiye otur (Başbakanhk Yardnncıhğmda) Zphir Türümküneye kalk, Mesud Cemıle otur (İstanbui Racyosunda) ve ilâh .. Yaln:z. meselâ İstanbul Valihği ile Anadoiu Ajansı Müdür:ugünde, ıkı devirde de oturmayı becermenin sırnnı bılenler var. Bu gıdışle onları profesor yapıp ünıversıtede bir »Daima oturmanm sırrı» fakültesi açarak. zamane adamı yetıştırmemız lâzım! Y e n l LUNA PARK Lüküs hayat I ^ o k kömürüne o meşhur kıyasıya ^ ^ zammı yaptığı zaman Işletmeler Bakanı sayın ve sevımli Hakkı Gedik dostumuz «Kok kömürü lükstür, linyit yakm» nasıhatinde bulunmuştu. Eyvallah diyip kabul ettik. Tam linyit yakmaya hazırlanırken, şimdi ona da zam yapıhyor. Ton başına yedi lirayı bulacak galiba. Mazerat teranesi de malum: Zarar ediyoruz. Hakkı Geâiğe sorsak her halde «O da lükstür. başka bir şey yakm» diyip işin içinden çıkacaktır. Bizırn kendisine dostça bir tavsiyemız var. Bu zamlar devâjı edip gideceğine göre A .A vasıtasıle şöyıe bir ta»ini neşretsin:*Isınmak da ne oluyor? Bu sadece bir iüksten ıbarettir. Varın üşüyün!» Böyiece hetn o rahat eder, hem de gazetecıler. Dikkatle takib edilecek admüac Demokratlarınkinden iki hafta PVvel toplanır. Ya bu toplantıda Cum huriyetçiler aday olarak Eisenhower'i seçerlerse general bunu kabul edecek mi? Etmiyeceği muhakkaktır, çünkü Demokratlann kendisini daha büyük bir ekseriyetle aday göstereceğine emindir. Burada, generalin hangi partiden olduğu suali akla geliyor. Onu demokrat olduğu kadar cumhuriyetçi olarak kabul edenler de vardır. Hakikatte ise, general hiç bir partiye mensub değildir. Yalnız, siyası görüşleri bakımından demokratlarla yakınlığı fazladır. O da Truman, Marshall ve Acheson gıbi «evvelâ Avrupa» parolasma bağlıdır. Truman MacArthur ihtilâfından sonra bütün demokratlar bu parola etrafında toplanırlarken cumhuriyetçiler de MacArthur'ü daha fazla tutmaya başlamışlardır. Bu vaziyet karşısında Eisenhower'in başkanlık adaylığuıa cumhuriyetçiler Truman la £i«eıılıower «Beyaz Sara>» daki ıoa görüşmelerinde yerine demokratlar tarafından göshararetle birbirinin elini sıkarken terilmeyi tercih edecegi şüphesizdir. Tnıman, General Eisenhower'e göstereceği zatı, gene başta Mar terilmesi için büyük bir temayül Hele kendisini bizzat Truman desbüyük bir değer vermektedir. De shall olmak üzere, ordunun des vardır. Yapılan bir anket Eısenho tekliyecek olursa! mokrat Parti ile oıdu da onun tekleyeceği şüphesizdir. Zıra Eisen. wer'e taraftar olan CumhuriyetçiTruman'ın tekrar Cumhur Başizinden yiirümeye hazırdır. Nitekim hower'in Demokratlar tarafından lerın yüzde otuz sekiz nisbetinde 1948 seçimlerinde Truman adaylı olmazsa, Cumhuriyetçiler tarafın bulunduğunu gösteriyor. Demok kanı secilmek istemeyışinin sebeğını koymayı kabul etmeseydi dan aday gasterilmesi ihtimali kuv ratlar arasında ise ona taraftar o bine gelince; Başkan bu kararını sahadan «namağlub bir şampiyon» parti, aday olarak generali göste vetlidir. lanlar yüzde kırk üç nisbetindedir. recekti. Truman seçime girdi, ECumhuriyetçilerin Başkanhğa a olarak çekilmek arzusile vermiştir. Hattâ şimdiden Cumhuriyetçi Demokratlar arasında Trumanın tdisenhower de seçim mücadelesi dıPartide Eisenhovver'in aday gös day seçmek üzere yaptıkları kongre raftarlan eskiye nisbetle çok azalşında kalmayı tercih etti, zira, mıştır. Bunun için .Truman'ın kaCumhuriyetçiler tarafından aday zanmamak ihtimali fazladır. gösterilseydi, başta General MarBununla beraber .Truman'ı aday shall olmak üzeıe, ordunun itirazı lığını kovmamak hususunda Deile k3rsılas3Caktı. mokratlar hiç bir şekilde ta7yik et1*)48 de olduğu gibi bugün de memektedirler. Zıra, geçen sefer Truman'ın basmüsaviri Marshallgüzel bir ders almışlardır: Trudır. (Başkan, generali pek sever ve man'ın secilmek ihtimali pek zayıf sayar; ona gore Marshall «hayatgörülürken netice onun lehinde çık taki Amerikalılar arasında en bümıştı. Fakat bu sefer bizzat Truyük adam> dır.) Geçen seçimde man, heıimete uğrayıp ayrılmakTruman adaylığını onun ısrarile tansa mağlub olmadan çekilmeye karar vermiştir. Bu kararm netikoymuştur; çünkü ordu mecburî cesi de yerine aday olarak Eisenaskerliğe lüzum görüyor, Truman how«*r'i göstermektir. Zira F.isenda bu görü«e iştırak ediyordu Gehower'in »Avnıpa Seferi» Lsımli neral Marshall bu hıwusta niıfıi7ukıtabında yazdiğı gıbi Truman, nu kuüanmış v e Ej5enhower'e de Generale ,Başkanhk da dahil olmak Truman'a karsı adaylığını koymaüzere, her istediğıni yerine getırmasını tavsıye etmistı. mek için yardım edeceğine söz verBugün Truman tekrar seçilmeAcheson (Schuman'a) mi#tir, nıeye karar verdıgıne gore, yerine (Fruısu karikatirt» Amerikada uzun muddettenberı zihinleri işgal eden suale artık ceab veriliyor: Harry Truman 1952 seçimlerinde Cumhur Başkanhğına adayhğını koyacak mı, koymıyacak mı?> Washington'un «işin içyüzünü bilen» çevreleri Mr. Truman'ın tekrar Başkan secilmek niyetinde olmadığını, fakat yerine geçmesini Utediği zatı kararlaştırdığını söylüyorlar. Cumhur Başkanının, mev kiini kendisine devir için seçtiği aday General Eisenhower'dir. Gen« bu çevrelern kanaatine göre, Başkan Truman bu husustaJd kararını vermiş ve gayesini tahakkuk ettirebilmek için muayyen bir plân takibine başlamıştır; Evvelâ, Eisenhovver'i Demokrat Parünın Cumhur Başkanlığı adayı olarak göstermesini temin edecek, sonra da onun seçilmesi için çahşacaktır. Trumaıı, yerine Eisenhower i aday göstermeğe karar verdi 9 Londra Üniver sitesi ruhiyat pro fesörü Sır Synl Burt şoyle bir hâdise anlatıyor: «Birkaç sene evvel, ders verirken, âni bir faciaya şahid ol I Bılginin geliştirilmesi bahsinJî dum: Yüzlerınde maske. ellerıınde de eski ve yeni gorüşler var. Eskitabanca, dört adam birdenbıre ıçe I den bılgmin kelıme ezberleme.'a ri girdi ve, kısa bir mücadeleden artacağı düşünülür ve ufak yasta sonra, bir kız talebeyi kaçınp gö çocuklara hergiin lısteler haluvle türdü. kehmeler belletilirdı, Bugünku d«Salonda sükunet tekrar teessüs ğitim kaıdelerine gore ise, kelimel». ettikten sonra hâdısenin şahidleri rın tekbaşına hayatiyetleri yokt'ir, ne gördüklerini derhal yazmalarını her kelime ancak ifade ettıği mana söyledim ve vazih malumat topla ile yaşar. Onun için, çocuğun keyabılmek gayesıle, ileride adli tah lıme ezberlemesinde fayda yoktur, kıkat esnasında aynen tekrar ede bu kelimeler ancak fıkirle birleştibilecekleri cümlelerın altlarını çiz ği takdirde zihinde yerleşir. melerini tenbıh ettim. Yapılan tecrübeler bir çocuğun «Netice beni son derece şaşırt ezberlemekle on kelimeyi hafızatı: Her biri bir alay diploma ve ol sına nakşetmeğe gayet zor muvafdukça yüksek bir bilgi sahibi olan fak olduğunu, fakat bir hıkâve doksan beş talebeden yalnız bıri içinde yirmi, otuz kelimeyi daha hâdiseyi doğru şekılde anlatabil kolaylıkla bellediğinı gosferm.iştır. mışti. Geri kalar.lar muhtelif nokBüyuklerde de böyledır. Yabancı talarda yalnız malumat veriyorlardil öğrenen'.er gayet iyi bihrîer: dı, hele dördu o kadar yanlış haBir kelimenın manası lugate baktırlıyordu ki anlattıkları adeta bam makla ne kadar zor hatırda kalırbaşka bir hikâyeydi. sa, o kelimeyi bır cümle içinde Şifah! sorguda 'se hatalar üç kullanmak h*fız»d» yer etmesine misline çıktı. Üç hafta sonra, hâ o nisbette yardım eder. diseyi yeniden yazı ile anlatmalaHâdiseler karşısında da hafızanuz rıru istediğımiz zaman, aynı taleaynı haldedir: Bir vak'ayı ne kadar brler olup bitenlerin ancak yüzde etraflı bir şekilde görmeye çalışıraltmışını hatırhyabıliyorlardı. Hesek hafızamıza o nisbette ku\'vetie le uydurulan taraflar iki mishnı nakşedılir. Bazıkn vardır, bır çok bulmuştu » hâdıseleri tbeni alâkadar etmez^» Profesor bu hafıza noksanhğınm diye, lâkayd karşılarlar. İhtımal o kısmen müşahede hassasının za hâdise sizi hakikaten alâkadar etyıflığından ilerı geldığini kabul meyebilir; fakat bunu bır zıhin ediyor; fakat, asıl sebebi, bu ta talımi, hafıza idmanı olarak kabu) lebelerde hafızanın terbiye edilme etmeniz lâzımdır. mış olmasında buluyor. Hafızanın kuvvetlenmesinde göSir Syril'e göre hafıza kuvveti zün büyük bir rolü vardır. Muşade bir idman ve talım meselesidır. hedesi kuvvetli bir insan gözunü Nasıl kı ham bir adale en ufak bır bir noktaya lüzumundan fazla dıkişten yorulursa, çahşmaya alışmez, hâdisenin muhtelif cephelerıni mamış bir hafıza da fazla verimlı gormeye çalışır. Hafızası kuvvetli olamaz. bir insan da bu müşahedesini zihHafızayı dış dunya ile ruhumuz ninden tekrar geçirir ve adeta kenve iç benlığımiz arasında bir pendi kendine konuşur gibi, onu zihcere olarak kabul edersek, diyebininde tekrardan yaşar. liriz ki bir çok insanlar bu pencnYapılan tetkikler, riyaziyesi kuv reyi, maalesef, çoğu zaman kapah vetli olanlann, zihinlerınde rakamtutarlar. Gözleri açıktır, fakat halardan ve onların birbirlerile olan fıza penceresi kapalı olduğu için, j münasebetlerinden mürekkeb bir dış âlemden gelen intıbalar zihne ' dünya kurduklarını gostermıştır, nüfuz edemez. Rakamlan yalnız birer kıymet ıfaBu gibilere bakar kor demek hiç de eden şekil olarak ezberliyenlerm de yanlış olmaz. iyi bir rıyaziyeci olmalanna imkân Eski ruhiyatçılar hafızayı «Al yoktur. Ancak, hesab muadelelenlah vergisi» olarak kabul eder'er ne sade bakmakla kalmayıp onîarı ve bazılarında kuvvetlı, bazılannda zihüılerine birbirile münasebet+e zayıf olmasını yaradıhşın bir luıfu ve adeta birer canlı varlık gıbi nakveya gadri olarak izaha çalışırlard:. şedenlerdir ki yaratıcı bir riyazî Bugün hafıza da vücudümüzün zekâya sahib olabilir. herhangi bir uzvu olarak kabul eHafıza bahsindeki bu yeni bilgidiliyor ve «işleyen demir ışıldar», «yuvarlanan taş pas tutmaz» söz lerle yapılan tatbikat çok şaşırtıcı lerinüı bu hususta da doğru oldu neticeler vermiştir: Eskiden hafızasının zayıflığından şikâyet eden bir ğu ispat ediliyor. Hafızanızı kuvvetlendirmek mi çok kimseler bunların arasuıIa istiyorsunuz? Zekânızı işletin. Bır hayli yaşh insanlar zihinlerıni ısşeye yalnız bakmakla kalmayın, o letmek sayesinde, hafızalarmm son nu görmeğe çalışın. Bakmakla gor derece kuvretlendığıni görmüşlsrmek, işitmekle dinlemek arasmda dir. Bunlardan 65 yaşında bir aki fark ne kadar büyüktür, tekdir dam: «Ben ancak şimdi yaşamaya başladım!» demiştir. edersiniz. Ijtt bu guzel'.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle