12 Ağustos 2022 Cuma English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
Mart 1937 CUMHURİYET SON HABERLER. TELEPON TELGRAF ve TELSiZLE Hadiseler arasında «Ankara Bükreş» u, Sadri Ertemin güzel kitabının adıdır. İçinde anlamak iptilâsı yanan bir zekânın emrinde olmak şartile göz denilen cihazın kısa bir zamanda yabancı bir memleketin bünyesine aid en mahrem çizgüeri nekadar çabuk ve nekadar vazıh görebileceğini ispat eden cidden güzel bir kitab: Kısa, toplu, çevik bakışlann kavradığı Romanyada bize anlayışlı ve neşeli bir seyahat yaptınyor. Her yabancı memleket, bizim için, her yerde gördüğümüz tabiat ve insan şekillerinin umumî delâletinc rağmen, daima bir esrar ve bir meçhul diyarıdır. Ne o memleketin tarihi, ne aktüalitesine aid ajans haberleri, ne kartpostal ve filim, hatta ne de orada geçirdiğimiz bir gün, bir ay, bir yıl, bir asır bize o esrarı deşerek üstünü kaplıyan meçhulü kolayca yırtmak imkânını veremez. Bu neşterin rolünü kalem yapıyor. Nevyorku anlamak için bazan Paul Morand'ın bir kitabını okumak, oraya beş defa gidip gelmekten daha emin bir müşahede fırsatı elde ettirir. Hiçbir seyyah dürbünii Sadri Ertemin kitabı kadar Romanyanm tabiati, tarihi ve Romanyalmın ruhu içindeki manzaralan, güneşe tutulmuş birer kristal tabak aydınlığile gözönüne koyamaz. Dün bu kitabı okurken Bükreşe bir daha gidip geldim ve benim için hakikî Romanya seyahati bu ikinci gidiş oldu. SON HATIRALAR: Bitaraflık komitesinde yeni güçlükler çıkıyor Ihtilâlciler, Burgos'ta bir Fransız gazetecisini tevkif ettiler. Krallık marşı ilk defa olarak çalındı Madrid 2 (A.A.) Jarama mıntakasında cumhuriyetçiler mevzilerini tahkim etmekte ve düşman hatlanna akınlar yapmağa devam etmektedirler. Tage'nin sol sahilinde şıddetlı bir topçu düellosu olmuştur. Asiler, Los Cigarrales'deki milisleri bombardıman etmeğe uğraşmaktadırlar. Hükumetçi ler Toledo civarım topa tutarak kışla haJüıe getirilen binalan ve bilhassa Alca zar civarındaki mebaniyi tahrib etmeğe gayTet etmektedirler. Lord, Malaga eyaletini işgal etmiş oIan Francist ordularının yeni bir ileri hareketi halinde İspanyanın cenubu şarkî sahillerinde İtalyan filosu yerine İngiliz filosunun ikame edilmesini teklif et mişti. Alman ve İtalyan murahhasları, böyle bir usulün Franco'nun nihaî zaferi kazanması üzerine İtalyan ve Alman gemilerinin tamamile kontrol sahası hari cine çıkması Francist'lerin İngiliz ve Fransız donanmaları tarafından abluka altına alınması gibi bir netice vereceği mütaleasında bulunmaktadırlar. Alman ve İtalyan murahhasları, Lord Plymouth'un teklifini kabul etmek mesuliyetini üzerlerine alamıyacaklarını be yan etmişler ve hükumetlerinden talimal istıyeceklerini söylemişlerdir. Lord Plymouth, İngiltere hükumeti namma, İspanyada bulunan bütün ecnebi gönüllülerinin geri çağırılmasım teklif etmesi üzerine ortaya başka bir şekil daha çıkmıştır. Bu teklife Fransa, Sovyet Rusya, Çekoslovakya, İsveç ve Bel çika muzaheret etmekte idi. Bunun üzerine Portekiz murahhası, memleketinde mer'i olan bir kanunun, ecnebi memle ketlerde bulunan bütün siyasî tahrikâtçılann geri çağırılmasım natık bulunduğunu söyjemiştir. Bunu müteakıb Lord Plymouth, teklifinin yalnız siyasî tahrikâtçılara değil, İspanyadaki dahilî harbe iştirak eden bütün eşhasa aid olduğunu söylemiştir. İtalyan ve Alman murahhaslan, ye niden bir takım ihtirazî kayidler dermeyan etmişlerdir. Bu murahhaslar, evvelâ ecnebi memleketlerde mevduat halinde bulunan İspanyol altını meselesinin halledilmesi lâzım geldiğini söylemişlerdir. Tâli komite, önümüzdeki içtimamı cuma günü akdedecektir. SARAY ve ÖTESi İHEM NALINA MIHINA Maiyyeti seniye Maiyyeti seniye tabiri kullanılırken Âliosmanın debdebe ve darat devirlerin" de saraylarını dolduran binlerce adam ~ larından müteşekkil, herbiri ayrı ayrı birer kudret ve haşmet kutbu olan karinlerden mürekkeb tantana ordusunu düşünme mek, tarihin bize irae ederken gözleri kamaştıran ihtişam levhalarmı görmemek lâzımdır. Hatta bugün İngiliz Kraliye " tini, dünün Habsburg İmparatorluğunu ihata eden saray çerçevesile mukayeseye kalkışmamak, ve, meşrutiyetin ilk hün kârınm maiyyeti hakkında sahih bir fikir alabilmek icin biraderi Abdülhamidın Yıldız teşkilâtını bile unutmak icab eder. Sarayın resmî bir mahiyeti haiz erkân ve memurinile müstahdemininden başka Hünkârın şahsî ve hususî hizmetile mü" kellef olan ve Bendegânı Şahane unva " nüe tanılıp kendilerine şehzadegân ma iyyetlerinde bulunanlar için de olduğu gibi beyler denilen zevat ancak, pek geçmiş zamanlara fikri irca etmeksizin yalnız kapanmış olan son saltanat devrinden misal almak suretile, iktidar mevkiinde bir vezirin konak hademesinden fazla değildi. Belki Sultan Reşad veliahdlik zama" nmda Yıldızı kuşkulandırmamak için beklemeği tercih ederek etrafmı ihata eden azçok kalabahk maıyyetın bir mühim kısmını hazfetmek için tahta cülus etmek vesilesini münasib bir fırsat addet" miş ve Dolmabahçenin Mabeyn ciheti ne ancak pek mahdud bir bendegân zümresile geçmişti. Bunu yaparken başlıca vasıflanndan biri olan tasarruf ve iktısad fikrine tebaiyet ettiği gibi kendi sine ihanet ettiklerine kanaat etmemek mümkün olmıyanları da bir nevi tekaüde sevketmeğe lüzum görmüştü. Cülusunu müteakıb en ziyade sadakatine güvendiği ve bütün mubayaatına tavsit ettiği Kilercibaşı Mahmud Beyin, biraz daha sonra Beylerbeyi sarayına bir gidiş esnasında kalb sektesinden birkaç dakika içinde sö~ nüveren Tütüncübaşı diğer Mahmud Beyın vefatı zaten seyrelmiş olan beyle" rin adedini haddi ekalle indirmiş oldu. Halid Ziya Uşaklıgil Evkaf çalışıyor vkaf idaresi, eskiden ataletin, kötü muhafazakârhğın rimsaîi idi. Çünkü, her ilerleme hamle" lerine çelme takan, uyuşuk, hareketsiz ve âtıl bir nıhla hareket ederdi. Yalnız, merhum Şeyhülislâm Hayri Efendinia Evkaf Nazırlığı ve şimdi Büyük Millet Meclisinde Çorum meb'usu olan Münir Çağılın Müsteşarlığı zamanı müstesna •» dır. Bu iki zatın idaresinde Evkaf, modern bir ruhla hareket etmiş ve iyi işler yapmıştır. Evkaf idaresi, şimdi de, Cumhuriyet rejiminin faal ruhuna uygun olarak ça lışmaktadır. Eserlerini, her gün görüyo" ruz. İşte bir iki misali: Beyoğlundakî Ağa camisi, dün, zavallı, çirkin ve harab bir bina idi. Bugün, içi, dışı, minaresi, bahçesi ve şadırvanı yepyeni, tertemiz ve güzel bir mabed oldu. İstanbulun en güzel mimarî abidelerin" den biri olan Yenicami de tamir ediliyor. Diğer camiler de temiz, mamur ve ba kımlıdır. Geçen sene, şubatta, bir karayel fırtr nası İstanbul minareleriden bir çoğunun külâhlarını uçurmuştur. Minare tamircilerinin pek mahdud olmalarına rağmen, Ev" kaf idaresi, bunları mümkün olan süratle tamir ettirdi ve bu hususta Müzeler idaresini de geçti. Çünkü, bu idare, Aya" sofya minarelerinin külâhlannı, Evkafm yaptırdığı diğer minarelerden hayli son" ra temir ettirebildi. Hulâsa, Evkaf idaresi, Cumhuriyetin aşıladığı yeni ruhla büsbütün başka türlü çalışmağa başlamış ve muhafazasına memur olduğu muhteşem Türk abideleri" ni mamur ve mükemmel bir halde bulundurmanın yolunu tutmuştur. Geçen yıl, Ağa camisinin cadde üze" rindeki duvarınm tamiri münasebetile bir fıkra yazmış, oluklu saçlardan çekilen î perdenın arkasmda neler yapıldığını bil" mediğim ve görmediğim için, oraya yeni bir duvar yapmaktansa, akar teşkil ede " cek dükkânlar yapılmasını muvafık gör" müştüm. Halbuki saç perdenin arkasından güzel bir cami meydana çıktı. Gö " rüyorum ki o vakit, yanlış bir tahmine istinaden yanlış düşünmüşüm. Bugün mey" dana çıkan güzel eserin karşısında, o zaman, Evkaf idaresinin ne yapmak iste " dığıni öğrenmeden o yazıyı yazmakla yanlış birşey yaptığımı itiraf etmeği dü " rüstlük borcu bilirim. Evkaf idaresini, teşekküre lâyık faaliyetinden dolayı tebrik ve takdir ederken Ağa camisinin köşesindeki harab çeşmeyi de tamir ettirmesini istiyeceğim amma, belki gene yanlış birşey yazanm, diye korkuyorum. lanmak melekesini kaybetmiş oldu. Ne garib tecellidir ki mes'ud olmak ve müsterih ölmek için hertürlü haklara malik olanlardan işte böyle feleğin müthiş darbesine uğnyarak yuvarlananlar olu " yor. Hünkâr, efendilik zamanında bütün maiyyetindekilere tutulamıyacak vaidlerde bulunmuştu. Kendisine kur'a isabet edin" ce eline geçmek mümkün olabilen ikra miyeyi hududunu aşa aşa vaıdlere ser pıştiren, hayalen atiyyesi bol insanlara mahsus bir ihsan mebzuliyetile Reşad Efendi de bendegânından kimine Mabej yincilik, kimine Hazinei Hassa Nazırh" ğı, şuna buna filân ve falan mansabıf umdurmuş, bu meyanda Sabit Beye de Mabeyin Başkâtibliğini vadetmişti. Hiç zannetmem ki Sabit Beyin dira" yeti bu vadi bir nakid kabilinden addedecek kadar kısa görüş sahibi olmuş ol sun, maamafih kendisi için mümkün ve mutasavver olamıyan bir makama başkasının gelip kendisini talimat verilecek bir mevkide bırakmış olmasına dostane bir nazarla bakmaması beşeriyet icabatın " dandı. Uzun bir refakat esnasında bunu andıracak bir küçük emareye musadif olmadım, yalnız bir gün Hünkânn huzu" runda bir elbise meselesinden dolayı u fak bir taaruz oldu, ki sırasında belki hikâye ederim, bu da hiçbir tesir bırakmadı. Yalnız galiba Başmabeyinci hakkm" da dost görünmezdi, bunu bidayette bir" kaç kelime ile bana anlatacak oldu. Belki de Başmabeyinci ile Başkâtib arasında asıl hissiyat münasebetlerinin nev'ini anlamak vazifesile Hünkâr tarafından bir deneme tecrübesi yapıyordu. Bu tec rübelerin bende nahoş bir tesir hasıl et" tiğine vâkıf olmakta gecikmiyerek vaz" geçti. Ona karşı pek sıcak olmıyan duygularından da geçmiş miydi, onu bile mem. Bildiğim bir hakikat varsa o da bizler, her ikimiz, saraydan aynlırken bu her manasile iyi adamdan en iyi hatıralarla ayrıldık. Şunu da kaydetmeliyim: Biz saraydan çıkınca İttihad ve Terakki orada elulağı olarak Sabit Beyi intihab etmiş göründü. Talât onunla daima temas eder derlerdi. Bu bence kaDah kalmıs bir fasıldır. Bir Fransız gazetecisi Burgos'ta tevkif edildi Paris 2 (A.A.) Le Soir gazetesinin son tab'ında Vertex'in kendisini Porto'dan Marsilyaya getirecek olan Lufthansa'nın tayyaresinin Burgosa uğradığı esnada tevkif edilmiş olduğunu tasrih etmektedir. Bu gazete, Vertex'in ne gibi esbaba binaen tevkif edilmiş olduğunun meçhul bulunduğunu yazmaktadır. Krallık marşı ilk defa çalındı Salamanca 2 (A.A.) Bir kararname ile millî marş olarak kabul edilen Kraliyet marşı dün ilk defa olarak İtalya sefirinın itimadnamesini takdimi merasiminde çalınmıştır. PEYAMİ SAFA Ademi müdahale komitesinde yeni güçlükler Londra 2 (A.A.) Ademi müda hale kontrolunun tatbikına 6 martta başlanılmıyacağma şimdi artık muhak kak nazarile bakılmaktadır. Filvaki, a • demi müdahale tâli komitesinin dün yapmış olduğu bir içtimada ciddî noktai nazar ihtilâfları meydana çıkmıştır. Alman ve İtalyan murahhasları, Lord Plymou th'un teklifine karşı bir takım ihtirazî kayidler dermeyan etmişlerdir. Başvekilimizin Türk sahne taîebelerine iltifatı [Baştarafı 1 inci sahifede] Başbakan tiyatro sınıfından aynlırken talebeye iltifatta bulunmuşlar ve lalebenin çalışmalanndan, derslerden alman neticelerden memnun kaldıklarını beyan buyurarak şu sözleri söylemişlerdir: « Tatbikat derslerinizi gördüm. Çahşmalarınız ümidlerimi çoğalttı. Muvaffakiyetleriniz bundan sonra, göstere ~ ceğiniz gayretle mütenasib olacaktır. Millî sahnemiz için yetişecek olan san~ atkârlarımız bu memlekette her zaman en yüksek itibara ve şerefe mazhar ola " caklardır. Uç beş sene sonra içinizden millî sahnemizin büyük san'atkâr nam zedlerinin yetişeceğini görerek en çok sevinenlerden biri ben olacağım. Millî varlığm en güzel kısmı olan güzel türkçemiz en doğru ve en beliğ te ~ lâffuzunu Türk sahnesinde bulacaktır. Bunu sizden bekliyorum. San'atkâra yakışacak kuvvetli bir ka " raktere sahıb olarak göstereceğiniz mes" lek sevgisi, çahşma heyecanı muvaffaki yetinizin temeli olacaktır. Tekrar ediyorum: Gördüklerim ümidlerimi artırdı.» «Güzel rüya sona ermiştir)) Sovyetler Japonya ile harbederlerse Habsburg'ların Avustur Amerika, Japonya ile ittif ak etmek mecburiya tahtına avdeti yetinde kalacakmış ihtimali kalmadı 4 Berlin 2 ( A . A . ) ' Giornale d'İtalia nın Avusturyada saltanatın iadesı aleyJıinde yazdığı makaleyi tefsir eden der Angriff gazetesi Habsburglar meselesi ırin halledilmiş olduğunu yazmaktadır. Der Angriff'in zannettiğine göre, bu makale Mussolini'nin büyük faşist mec Jisinin toplantısında İtalyanın haricî si yasetini ne suretle tarif edeceği hakkında bazı izahatı ihtiva eylemektedir. Bu gazete, İtalya siyasetinin istikametini göstermesi itibarile manalı addettiği iki noktaya işaret ediyor: 1 Büyük İtalyan manevralan bu eene Bronner'de değil, Sicilyada yapı Jacaktır. 2 İtalya, Pantelleria adasını tah Üm etmektedir. Der Angriff, Avrupa efkân ırmırmiyesinin ekseriyeti Habsburgların avdetine muhalif olduğunu kaydettikten sonra diyor ki: «Avusturya hükumetinin reisi kim olursa olsun, Otto'nun gayrikanunî biı şekilde Avusturyaya girmek için yapa cağı muhtemel bir teşebbüse karşı silâh kuvvetile mukabele etmek mecburiyetinde kalacaktır. 1923 senesinde Varl von Habsburg, Macaristana girmeğe teşeb büs ettiği zaman Amiral Horthy de bu şekilde hareket etmişti. Otto'nun belediye reisleri tarafından federal reis intihab ettirilmesi hakkmdaki plânm tatbikı bile, Avusturyanın haya nnı tehlikeye koyacak bir tesadüf oyunu mahiyetindedir. Güzel rüya, sona ermiştir.» Vaşington 2 (A.A.) Bitaraflık hakkında Pittman tarafından tevdi edilen kanun lâyihasmın âyan meclisinde müzakeresi esnasında Borah, bu kanu ~ nun heyeti umumiyesini tasvib etmekle beraber bazı ahkâmını tenkid etmiştir. Borah, demiştir ki: « Bizi kuvvetli donanmalan olan devletlerin müttefiki haline getiriyorlar. Muharibleri bazı Amerikan mallarmı kendi bayrakları altında taşımağa icbar eden madde, bu muharibleri Amerika sahilleri civarında taarruzlarda bulun mağa veya hava hücumlarile Amerikan topraklannın istihsal merkezlerini tahrib etmeğe sevkedecektir. Meselâ, Sovyet ler Birliği ile Japonya arasında çıkabile" cek bir muharebede Amerika, Sovyet ler Birliğinden daha kuvvetli bir donan" ması olan Japonya ile ittifak etmek mec" buriyetinde kalacaktır.» Devlet Şurasmda bir tayin Ankara 2 (Telefonla) Münhal Devlet Şurası birinci smıf muavinliğine eski birinci sınıf muavinlerden Alâeddin tayin olundu. Ankara 2 (Telefonla) Vakıflar müfettişliğine Divanı Muhasebat mua vinlerinden Ali tayin edildi. Rusya ile ticaret Ankara 2 (Telefonla) Rusva iîe ticaret anlaşması müzakerelerine devam edilmektedir. Muğlanın su işleri tanzim Borah, Amerikan donanmasınm Amerikanın haricî ticaretini müdafaa edecek ediliyor kadar kuvvetli olduğunu söyliyerek sözAnkara 2 (Telefonla) Muğla lerini bitirmiştir. şehrinin su plân ve projeleri belediyeler Amerikada yeni hâkimler kanunu imar heyetince hazırlandı, yakında mü nakasaya konulacaktır. mer'iyete giriyor Avrupaya gönderilecek talebe için imtihan Ankara 2 (Telefonla) Maden tetkik ve arama enstitüsü tarafından Avrupaya gönderilecek talebelerin imti hanları İktısad Vekâleti konferans salo nunda yapıldı. Atina sefirimiz Metaksasla görüştü Atina 2 (Hususi) Buradaki Türkiye elçisi Ruşen Eşref dün Başvekil Metaksası ziyaret ederek uzunboylu ko nuşmuştur. Vaşington 2 (A.A.) Reisicumhur M. Roosevelt, yüksek mahkeme hâkimlerinin 70 yaşında tam maaşla çekilmele" rine müsaade eden sumbers kanunu ile âyan meclisinin tasdikma hacet kalma dan Reisicumhurun bütün mütekabil ti" caret muahedelerini akdetmek için müza" kereye girişmek hususundaki salâhiyetini üç sene müddetle temdid eden kanun ahkâmının icrasmı vacib kılan kararna meleri imza etmiştir. Fransız Çekoslovak ticaret muahedesi imzalandı Bir tekzib Ankara 2 (A.A.) Haleb'de çıkan le Courier de Syrie gazetesinin 1 12~937 tarihli nüshasında birinci umumî müfettiş Abidin Özmene atfen münderiç beyanat tamamen hilâfı hakikattir. İzmit 2 (Hususî muhabirimizden) Muharrir Hüseyin Cahidle îstanbul Valisi Muhiddin Üstündağ arasmdaki davaya bugün Hüseyin Cahidin hastalığı yüzünden devam edilememiştir. Prag 2 (Hususi) Fransız Ticaret /Nazırı Paul Bastid'le Çekoslovakya Finlandiya hükumeti istifa Hariciye Nazırı Kamil Krofta bugün yeetti jıi Fransız Çekoslovak ticaret muahe Helsinki 2 (A.A.) Hükumet is desini imzalamışlardır. İmza merasimintifa etmiştir. Reisicumhur Kallio, yeni •den sonra, Cumhurreisi Benes, Fransız kabine teşekkül edinciye kadar eski ka Nazırını kabul etmiştir. bineyi, işleri vekâleten idare etmeğe me~ mur etmiştir. Paris 2 (Hususî) Paris borsasının PARİS BORSASI Vali Hüseyin Cahid davası Belçika Kralı evlenmiyor Brüxelles 2 (A.A.) îyi haber alan mehafil, Kral Leopold'un Stockhslnde akdedilen bir aile meclisini müteakıb evlenmeğe karar verdiğİ hakkmdaki şa" yiaları kat'iyetle tekzib etmektedir. bugünkü kapanış fiatlan şunlardır: Londra 105,13 1/2, Nevyork 21,50 1/4, Berlin 865.50, Brüksel 362,25, Madrid , Amsterdam 1177,50, Roma 113,15, Lizbon 95,75, Cenevre 490,75, bakır 72 1/2 74 1/2, kalay 244,12,6, altın 142,2 1/2, gümüş 20 1/4. Zaten bu iki zatın vazifelerine de lüzum kalmıyordu. Kilercibaşıya veliahd lik zamanında terettüb eden hizmet bu" gün Hazinei Hassaya intikal etmiş bulunuyordu. Matbahı Hümayuna nezaret vazifesile Hünkârın ve haremin pek hususî işlerini görmek hususunda da Esvabcıbaşı Sabit Beyin faaliyeti maaziyadetin kâfiydi. Tütüncübaşılığa gelince bu vazife tamamile hükümden düşmüş oluyor" du. Bunun sebebi: Abülhamid sarayının bir tütün i malgâhı vardı ki bunu idare et mek için etraftan celbedilen yap rak tütünler, gerek orada yapı lan sigaralarla kıyılmış tütünler inhi sar usulünün hertürlü murakabe ahkâmın" dan kurtulur ve bu imalgâh adeta inhisar varidatını mühim bir mikycsta tehdid e " den bir kaçak membaı ehemmiyetini al makla beraber hertürlü teşebbüslerin ve müracaatlerin akamete uğramasile fü Eğer bu yazılardan tarihe intikal e ~ tursuz ve pervasız çalışarak sade saray decek birşeyler kalırsa bu Sabit Bey halkını değil, Yıldız kışlalarile beraber hakkında biraz daha izahat vermeği ah" etrafı da doyunırdu. lâfa medyun bir vicdan vazifesi hükmün" Yıldız sarayının muhteviyatından Ha " de telâkki ediyorum: zinei Hassaya ve yeni hünkârın emrine Sabit Bey küçük yaşındanberi Reşad bırakılacak eşya ve mevad ceste ceste in Efendiye mensubdu, hatta haremle bir tikal ederken bu imalgâhın ambarlannda karabet münasebeti de vardı. Tahsil çamüterakim tütünlerin de Dolmabahçeye ğının birkaç yılını Galatasarayda geçir devri takarrür etti, fakat bunlan İnhisar diğinden burada vâsıl olduğu tahsil de " idaresinin musadere hakkından kurtar recesinden azamî istifade etmiş, hayat mak ve ayni zamanda sarayın tütün ih hakkında görgüsü artmış, daha sonra tiyacını temin etmek için bir münasib ça genc yaşında sarayın terbiyesinden nekare düşündüm ve İnhisar idaresinde geç dar mümkünse o kadar feraset havsalası miş hizmetlerime, idarenin erkânile mü" genişlemişti. Buna rağmen en saf bir kal" teessis münasebetlerime istinad ederek bir be malikti, ve bu kalb saffeti neticesile " teklif yatım. Davetime en müsaid hissi dir ki hayatta kendi kendini idare edecek yatla icabet eden, ve o zaman idarenin surette müstakil kalmca, önüne geçen Müdiri Umumisi olan Mr. Rambert işfal tuzaklanna ayakları dolaşacak kakendisince yıllardanberi mütemadi bir dar beceriksizlikler yaparak, bütün mahderd hükmündeki şu saray kaçakçılığına rumiyet ve kanaat yıllarmda edinilebil en kolay bir halli çare olmak üzere tek" mis geçinme vesailini kaybederek tam lifi memnuniyetle kabul etti. müsterih yaşamağa hak kazandığı zamaTeklif şu idi: İnhisar idaresi Hazinei nı zaruret içinde çırpınarak hüsranla göz" Hassa ile itilâf ederek tütünleri tesellüm lerini kapadı. O, hayatta bu akıbetin edecek, tasnif, kıyım, ve harman ameli tamamile aksine müstahaktı. Onu daima yatını yapacak, Hazinei Hassaya netice etrafına müfid olmağa çalışır gördüm. yi mübeyyin bir defter verecek, ve her ay Nekadar aceze, arkadaşlarının arasında, sarayın ihtiyaclarını harşılamak üzere ge etrafında kendisinden istimdad eden nene Hazinei Hassaya muhtelif cinslerden, kadar zaruret ve müşkülât erbabı varsa ve mütenevvi şekillerden sigara ve tütün olanca kudretini onlann ıstırabını tehvine verecekti. Bu karar tatbik mevkiine ge çalışır buldum. Bütün saray halkı gibi çince hem Tütüncübaşılığa vazife kalmı yalnız iman sahibi ve imanm tetüm yor, hem Hazinei Hassa beş para sar matı olan vazaifin sadık saliki olmakla fetmeden sarayın yıllarca tütün ihtiyacını kalmıyarak bir gün Huzuru Rabbülâletemin etmiş oluyordu. mine çıkınca vicdanının üzerinde ağır geVefat edenlerden boş kalan yerlere de lecek bir günah götürmemeğe de müte " başkalarını getirmeğe teşebbüs etmiyen kayyid olan bu adam dünyada varını kayHünkârın bendegânı pek ma'dud bir rad~ betmeden evvel bütün varlığının yegâne deye inmiş oluyordu. Bunları sayayım: ümidi olan oğlu Necdeti bir kaza neticeEsvabcıbaşı Sabit, Seccadecibaşı Emin, sile kaybetmekle mesaib silsilesine başlaBerberbası Mehmed, Kahvecibaşı İzzet dı, ve o matemden sonra kırılmış, ve arBeyler. Bunlann gene kendi oğullann tık yaşamak, yaşamak için nefesini kul" dan seçilmiş birer muavinile tasfiye edilmek üzere olan Enderunu Hümayundan alınan ve Hünkârın sofracılığına getiri len Sadık ve Ahmed Beyler ilâve edilince Sultan Reşadm Mabeynde doğrudan doğruya hususî hizmetile mükellef olan" ların adedi onu geçmemiş bulunuyordu. Maiyyeti seniyede bir de Hünkârın kayınbiraderi olan İbrahim Bey vardı ki, her manasile nazik ve haluk bir zath, sıfatı resmiyesi olmıyan zairlere delâlet vazifesile Üçüncü Mabeyinciliğe tayin e " dildi. Ancak Tatyibi hatır için verilen bu unvanın vazaifile meşgul olmak fırsatlarını İbrahim Bey pek nadir bulmuş olur" du. Saraya gelir gelmez bizde hertürlü tes~ vilât ve müfteriyatın mahşeri diye te vehhüm edilen bu muhitin ruhu habisini asıl makamı saltanatın hususiyet daire sinde aramak icab edeceğine dair bir fikir vardı. Bu fikri körüklemek için ev veldenberi tarihten alınmış intıbalar kâfi gelmiyerek etrafın ikazları, irşadlan da gelip yetişir, ve bizi bilhassa bendegân" dan içtinaba davet ederdi. Vak'alar, mü" şahedeler, mükerrer tecrübeler bize ispat etti ki Sultan Reşadm maiyyetinde kalan bu beylerin kâffesi itimad edilecek ve sevilecek, her suretle namuslarına, iffetIerine, halisiyetlerine güvenilecek zatlardır. Dört seneye yakın bir müddet içinde hertürlü müşkülât arasında çırpınılırken, her vesile ile onlar tarafından bir suini ~ yet eserine tesadüf etmek fırsatları adeta tehacüm ederken bunlardan hiçbiri tarafından bizi üşütecek bir garaz teza" hüriine maruz kalmadık. Bizi daima sar~ san, daima hırpalıyan hased ve kin eserleri başka taraflardan gelirdi. Bu zevat bize muhalif, muarız değil bilâkis doğrudan doğruya Hünkânn nezdınde yapıla" mıyacak müracaatlerde, yahud kendisine icrası icab eden telkinatta birer muzahir oldular. Mehmed ve İzzet Beyler pek saf, pek halis, en iyi Türk enmuzeçlerinden adamlardı; Emin Bey kibarane hal" lerile tam temiz bir saray adamıydı; heIe Sabit Bey, hayatımda tanımak nasib olan en zeki, zeki olduğu için en doğru bir mesai refikı oldu. Bu tabiri iltizamla kullandım: Nice müşkül şeylerde âciz kaldıkça Hünkârı matlub cihete imale için zemin ihzarını ondan beklerdik. Öyle dalgalar içinde çırpmışlar, ve üzerinde sallanılan sandalı taşlara çarparak par çalıyacak tehlikeler oldu ki selâmet mersasını onun dirayetinde ve vicdanınm halisiyetinde aramak icab ederdi; ve ne zaman o, edib ve mütevazı halile, mut " laka musırrane davetime itaat ederek gösterilen yere oturmağa muvafakat e der, ve benim de pek mantığa ve icabı halin zaruretine uygun iknaatımı dinler" se, hemen en keskin bir nüfuzla söylenen sözlerin dolaşıklığında kanaate varan ze" kâsile, sarayın tabirlerinden biri olan: Olsun efendim! diyerek yanımdan çıkar, kısa bir zaman sonra avdet ede rek: Şevketmeab efendimiz pek muvafık buldular!.. tebşirini getirirdi. Halid Ziya VŞAKLIGİL
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle