14 Ağustos 2022 Pazar English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
c 22 Şubat 193T CUMHURİYET TERBiYE BAHiSLERİ Hitler Almanların ne yiyeceğini de düşünüyor Yazan: Selim Sırrı Tarcan 3 Islah edilmiş, tekemmül etmiş ve bu yüzden faaliyet kısımlanndan mah rıım edilmiş gıdalan yememeli. 4 Barsaktan kolay geçmeleri için hazmi kolay şeyleri yemeli. Doktor izah ediyor: 1 İtiyad haline giren şekilden daha az yemeli. Çünkü mutavassıt bir vücud için 2,000 kalori bir haddi azamdır. Rus Japon seferinde Rus neferlerinin aldıkları kalori miktan 5,000 idi. Japon askerleri ise yalnız 2,000 kalori alıyorlardı. Buna rağmen Japonlar daha dayanıklı, daha enerjik idiler, nitekim harbi de kazandılar. Almanyada ekseriyet 4,000 ilâ 5,000 kalori alıyor, neticede bu adamların enerjilerinin büyük bir kısmı hazmi temine sarfediliyor. Yani vücudün muhtac olmadığı bir gıdayı öğütmeğe uğraşıyor. Halbuki boşuna sarfedilen bu enerjiyi daha istifadeli bir şekilde kullanmak mümkündür. 2 Bağdaşmıyan gıdaları birleştirip yemekten sakınmalı! Yemeklerde buna çok dikkat etmeli. Çünkü gıdalann bazılan (alcalin) muhitinde, bazılan asid muhitinde hal ve bel* edilir. Öyle olunca birbirlerile bağdaşmıyan gıdalan bir ha~ lita haline getinnekten sakınmak lâzımdır. Meselâ biftekle kızarmij yatatesleri birlikte yemek doğru değildir. Jigoya fasulyeyi garnitür olarak katmak ta doğru eğildir. 3 Islah edilmiş faaliyet kısımlanndan mahrum gıda. Bundan kasdet tiğim şudur. Meselâ gayet beyaz fıancala veya en nefis pirincle yapılan yemekler insanın midesine ami dondan başka ne verebilir? Her ikisi de vitaminden yani faal prensiplerinden mahrum edilmişlerdir. Buğday kabuğile yenirse faydalı olabilir. 4 Barsaktan kolay geçmeleri için hazmi kolay şeylere gelince buna da çok dikkat lâzım. Meselâ patatesli et burada en çok sevilen bir yemektir. Fakat bu bağdaşmıyan iki gıdanın beraber yenmesi midenin hazmini güçleştirir, mideden zor geçen bir gıda ağırlığını barsaklar da da hissettirir. • ' •'Doktor Hay, bir de şunu söylüyor: «Hastalandığınız vakit ilk yapacağınız iş mutad gıda rejiminizi değiştirmek olmahdır. Ve yalnız yemiş ve sebze yemelidir. Bilmelisiniz ki hastahklann çoğu dahilî uzuvlann lüzumundan fazla işlemesinden ileri gelir.» Doktor şunlan da ilâve ediyor: «Amelelerin hayatım düşünen devletler onlara daha sıhhî binalarda yaşamayı temine çalışıyorlar. Asıl düşünülecek şey bu adamlann gidalandır. Onlara sıhhî yemek yemek öğretilirse elbette daha davanıklı, daha faal bir hale geleceklerdir. Kanaatimce iptidaî insanlan taklid etmeliyiz. Yani sebze ve yemiş yemeli!» Pariste çok meraklı bir sergi açıldı Fransızca bir darbımesel vardrr: «Kiminle düşüp kalktığım söylersen kim olduğunu söyliyebilirim.» "derler. Fakat bunun bir şekli de şöyledir: «Ne yedığini bana söylersen, kim olduğunu söyle rim» dir. Düşünecek olursak bu sözler hiç boşuna kulaklarda yer tutmamışbr. Herkes kendi kafasına denk olanla dost olduğu için, azçok bağdaştığı kimseye benzeme«i tabiidir. Gıda da öyle değil nri? Hergün yedığimiz yemekler midemizde haz* molduktan sonra kanımıza kanşıyor, vü" cudümüzün etini, kemiğini, sinirini besliyor. Gene bu alınan gıdarun nev'i ve miktan değil midir ki kimimizi şişman, kimimizi sıska, kimimizi sinirli, kimimizi sağlam yapıyor. Köyliıleri bir tarafa bırakıyorum, fakat biz şehırlılerın umumiyetle yedığimiz yemekler hiç sıhhî değildir. En çok sevdiğimiz yemekler, hem bizi beslemez, hem de midemizi yorar. Meşhur yemeklerimiz yahni, karnıyank, zeytinyağlı patlıcan dolması, kuzu kızartması, paça, midye dolması ve saire. Buna bir de tepsi börek lerina, hamur tatlılannı ilâve ederseniz bir çoğumuzun vakitsiz göbek salıvermemizin başlıca sebeblerinden birini keşfetmiş olursunuz. Gıda işleri şimdi Avrupada da günün meselesidir. 1929 da Berlinde bir gıda sergisini ziyaret etmiştim. Orada İngiltereden başhyarak ta Çine kadar bütün milletlerin yedikleri yemeklerden kiiçük, küçük sofralar tertib etmişler ve aynca da sıhhî gıdalardan bir sofra kurmuşlardı. Ondan başka sergi dairesi içinde bir de sıhhî lokanta vücude getirmişlerdi. Almanlar şu son on beş, sene içinde fikir inkılâbı gibi bir de gıda inkılâbı yapmışjardır. Boğazina çok düşkün olan bu millet yemek içmek hususunda şimdi kendini perhize vermiştir, denebilir. Bundan üç ay evvel Cumhurresi Hitler Almanyada gıda meselesini tetkik ve Almanlara bir rejim tavsiye etmek için Amerikadan doktor profesör Hay'ı Berline davet etmişti. Gıda işlerinde büyük bir vukufu olan dünyaca maruf bu büyük profesör şunlan söylemiş: «Beşerin gıdası yalnız meyva, sebze ve köklerden ibaret olmalıdır. Halbuki bugün medenî insanların aşağı yukan yediği sebze, et ve şekerdir. Eskiden insanlar kendi yakınlarında yetişen şeyleri yerlerdi, şimdi ise bilhassa «ehirliler kolaylıkla nakledilen hacmi küçük şeyleri yemeği tercih ediyorlar. Ekseriya karışık bir şekilde yediğimiz şeyler midemize çok zahmet veriyor ve onu yoruyor.» Doktor dört şey tavsiye ediyor: 1 Itiyad haline giren şekilden daha az yemeli. 2 Bağdaşmıyan gıdaları birleştirip yemekten sakınmalı. sergide, zannedileceği gibi tütünün ken" disi değil tarihi teşhir edilmektedir. Yani, Galliera müzesi vitrinlerini bugünlerde ziyaret edenler, orada, tütünün, Ameri kadan Avrupaya getirildiği tarihten itibaren geçirdiği safahatı adım adım takib edebileceklerdir. Bu vitrinlerde, toprak pipodan tutun da, üzeri altın veya gümüş kakmalı nadıde ağaçlardan yapılmış pipolara ve çubuklara, meşhur hırsızların, katillerin pipolanndan, çubuklanndan, en meşhur, en yüksek şahsiyetlerin kullan " dıklan pipolara vanncıya kadar çeşid çeşid, boy boy, cins cins tütün içmeğe mahsus vesait tasnif edilmiştir. Galliera müzesinde, tütünün, hangi tarihte, nerede, nasıl içilmiş olduğunu bu pipolar, bu çubuklar vasıtasile, meraklı bir tarihçe halinde görüp anladıktan sonra, bu binanm asıl tarihini ve o tarihin kıyısmda, bucağında yaşıyan bir takım menakıbı, hikâyeleri, ufak tefek hâdi seleri de okumak ve dinlemek kabildir. Tütünü, Fransa tarikile ilk evvel Avrupaya ve dolayısile yeni dünyadan eski dünyaya sokanın Jean Nicot isminde bir Fransız olduğu söylenir. Halbuki, bu zat, 1559 senesinde Fransa elçisi olarak gönderildiği Portekizde tütün yaprakla" rını görüp bunlardan, Fransa Kralı Ikinci François'ya hediye ettiği zaman, Kralın vak'anüvis ve kozmograh bulunan Andre Thevet ismindeki alim, Brezilya ya yaptığı seyahatten dönmüş ve tütünü esasen Fransaya ithal etmiş bulunuyor " du. Binaenaleyh Jean Nicot, şöhretini haksız yere iktisab etmiş vaziyettedir. Tütün, Fransadan bütün Avrupaya çok süratle yayıldı. îngilterede tütüne ilk başlıyan ve tütün tiryckisi sıfatile ilk tanılan, Sir Walter Raleigh ismindeki asıl" zadedir. Bu zat 1586 da, Sir François Broke'a bir pipo hediye etmiş ve bundan sonra, bütün îngiltere tütüne alışmıştır. îngilterede tütün iptilâsı o dereceye geldi ki, kilise işe müdahale etti ve pipo içmek, bir an parlayıp sönen bir rağbetten sonra, serserilere ve denizcilere münhasır bir âdet olarak kaldı. Tütünü Avrupaya ilk önce kim getirdi? Bayır ve Bucak nahiyeleri, Hatay hududlarının Pariste san'at eserlerinin teşhirine dışında bırakılacak olursa orada bulunan 30,000 mahsus bir sergi binası olan Galliera müzesi, bir tütün sergisi açmıştır. Fakat bu Türk Hataya hicret edeceklerini bildirdiler Bütün Hatay kadmları bayrak yapmakla meşgul Kurban urban, en canlı kelimelerden biridir. Tarihseverler için o, binbir çeşid mefhum ifade ve binbir sahne temsil eder. Ba'lin veya kaıısı Ba'Iisin heykelleri önünde kaç masum kız, güle güle bikirlerini feda etti?.. K a r tacalılar, kendilerine kızdığmı zannettik " leri Molohun bakır yüzünde bir tebessüm sezebilmek için kaç çocuk kesmişlerdi? Eskilerden yalnız tsrailoğullan, kur ban mefhumunu ilkin heyecanlı bir şiir tablosu içinde seyrettiler ve kavradılar. Yaveye nezrettiği oğlunu, nedamet bil " miyen ve bilmiyecek olan bir imanm ateşile yana yana kesmeğe hazırlanmıs, bir baba, o tablonun en keskin hattıdır. Gerdanmdaki bıçağa, minimini ömrünün son saniyelerini bir tutam kan halinde sa* np akıtmağa mahkum çocuk, o babamn önünde tıpkı ölüme gülen bir kuzu gibi ~ dir. Baba, gözünü yumup bıçağı işletme ğe başlarken gökten: «Dur ya İbrahim!» diyen bir ses gürlüyor. Tabloda bu ws duyulmaz, fakat uyandırdığı hayTet, Ib" raihimin yüzünde okunur. Biraz sonra, sonsuz bir mavilikle uzanıp giden ufkun göğsünden bir koç belirecek ve onunla ölüme mahkum çocuğun hayatı mübadcle edilecektir. Verdiği sözde, yaptığı nezir de sebat eden Ibrahimi Allah takdir et " miş ve ona cennetten bir koç göndererek oğlunun hayatını bağışlamışür. Işte bu dinî şür, kurban an'anesini îsra* iloğullan arasmda yaşatmış ve fakat o milleti, Tanrıya insan kurban etmek fe caatinden kurtarmıştır. İbrahimin evlâdı ve ahfadı, kurban işinde bu yeniliği göster ~ meselerdi, Hazreti Musanm büyük, küçük her suça bir kurban emretmesi mümkün olmaz ve müteakıb dinlerdeki kurban vecibesi de kolaylıkla yürümezdi. Bununla beraber tereddüdsüz söylenebilir ki islâmiyette kurban, kuru ve surî bir iktibas değildir. Kur'anm Hac sure * sirrde kurbandan bahseden otuz dördüncü ayetle daha sonraki ayetleri mantığa uygun, hikmete muvafık surette tefsir eden" lerin ifadesinden anlaşıldığı üzere islâmiyerte kurban kesmek «hak uğrunda bü tün menfaat ve arzuların feda edilebileceğini» gÖsteren bir harekettir. Bu sebeble Kur'anda kurbandan bahseden sozlerin arkasmdan «vahdaniyet» meselesi ileri sürülmüş ve insanlann ancak ona bağlanmalan lüzumu gösterilmiştir. Vahdaniyetin içtimaî hayatta muadili «iman birliği» dir. Viodanî bir emir olan dmin gene içtimaî hayatta mukabili mil " liyet aşkıdır. Kurban akidesini biz, bu r man birliği ve milliyet aşkı bakımından ele alırsak, icabmda yurd için, millet için can feda etmekten çekinmemek neticesine vannz. Hür bir millet olarak, hür ve mes'ud bir yurd sahibi olarak yaşamak, zaten fani insanlara Tannnm en büyük lutfu d«ğil midir?.. O halde kurban, ta zammün ettiği mana itibarile o lutfa karşı da şükran duygusu ifade eder. Kurban için Kur'anda bir ayet dana mevcud olup Kevser suresindedir. Ven " her, şeklinde olan bu emir, nekadar belig ve nekadar vecizdir?.. *** Antakyada halk mümessillerinden Şukrü Balcı Halkevi bahçesindeki Türk halkma konferans verirken [Baştarafı l ind sahifede] r Tütün içme modası, Fransada Cat herine de Medicis devrinde yerleşmiştir.' Bugün, tütün, insanlar için öyle bir ihtiyac haline gelmiştir ki, 1936 da, Amerikada içilen tütünün miktan, yenilen ek" meğin miktarını aşmış, hatta onu çok geride bırakmıştır. Bir sene zarfında Ame" rikada istihlâk edilen bu tütün miktan 95,875 ton gibi muazzam bir yekune baliğ olmaktadır. Siyaset softaları {Başmakaleden devam'\ için evine giren sokak hırsızile vicdanını soymak için dinine karışan ahıret siyaset" çisi arasmda bizce fark yoktur. Lâik Türk kanunlan, dinlerden Allah" la insanlar arasındaki vicdanî muamelâtın değil, Allahı siper diye kullanarak yapılan fena tahrikâtın hesabını sorar. Bizim müslüman bir Türk sıfatile müslüman Arablığa hitab edişimizi müra" ilikle tavsife kalkışanlar ve bunlann Fransalı akıl hocaları eğer mürailiğe parlak bir misal istiyorlarsa daha geçenlerde Hatay Türklerinin giydikleri şapkayı zorla çıkartıp yere attıklarını gösterebiliriz. Suriye politikacılarına din propagandası yaptıran bu inkılâbıkebir Fransasmın çocukları kendi mensub oldukları milletinin bundan henüz otuz sene evvel dünyayı ahıretten, dini devletten ayırdığını unuttular mı? Dini politika ve propaganda mevzuu yapmanın modası çoktan geçmiştir. Bu mum yatsıya kadar bile yanmaz. Türkiyeyi ve Türkiyedeki kardeşlerinin seciyesini anlamak için Suriye serserilerinin telkinatma ihtiyacı olmıyan Hataym müslüman Türkleri o kadar aydın ruhlu insanlardır ki son tezvirat siyaseti de güneşe tutulmuş yarasalar gibi bu parlaklık önünde kaçışacaktır, buna hiç şüphe etmiyoruz. Sözümüzün bundan ötesini gene Suriyeli kardeşlere tevcih edeceğiz. Tam bir istiklâle kavuşmalarını candan istediğimiz bu kardeşler bilmelidirlerTci vatanlannda bu gibi tezviratm yer bulması kendilerini, garb esaretinden kurtulduk3an sırada, şark esaretine bağlıyacaktır. Bu hal devam ettiği müddetçe onlar düş Bu vaziyet karşısmda Amerika hüku" meti telâşa düşmüş ve halkın sıhhatini korumak endişesile harekete geçerek, tü tiinün yerfne başka bir nebat kullanılma sı çarelerini aramak üzere bir komisyon toplamıştır. Bu komisyonun, tütün yerine ve tıpkı tütün gibi içilebilecek zehirsiz ve zararsız bir nebat olarak Lobalia inflata" SELİM S1RR1 TARCAN yı bulduğu söyleniyor. Bu nebatm. za rarsızhğından maada bir de faydası var dir ki, o da, içenlere tiryakilik verme mesidir. Tütün içenlerin tütünden vaz" geçmesi pek güç olduğu halde tütünden manı haricde değil, dahilde ve kendi ken hiç farkı olmıyan Lobalia inflata'yı iç dilerinde aramalıdır. meğe alışanlar bunu, istedikleri zaman Herhalde tutulan yol hiçbir çıkan ol bırakabiliyorlarmış. mıyan ve hele Hatay semtine hiç uğramıyan kör bir sapadır. Bu yolu tezviratla Konyada imar faaliyeti açmağa kalkışanlar en sonunda kafalaKonya (Hususî muhabirimizden) nnın sert bir duvara çarptığını görmekle Konya Belediyesi bir parke makinesi hem acı,hem de pişmanhk duyacaklar satm almağa karar vermiştir. Konyada dır. Daha faydalı işlerde ve daha müs parke işleri icab ettiği kadar ilerliye bet surette kullanılması mümkün ve lâzım mediğinden faaliyeti birkaç misli ar olan bir takım kıymetli günlerin sersem tırmak üzere buna lüzum görülmüştür. Belediyemizin verdiği kararlar ara bir siyaset peşinde heder edilişi bizi, Suriyeli kardeslerimiz hosabma, mütecssir smda hükumet konağının cenub kısmınetmektedir. Siyaset softalannm bu kabîl daki geniş yolun yalnız yayalara tahsis yaygaralanna kulak vermemek bizzat edilmesi ve bu yolun ağaclandırılarak Yeşilköşe» adının verilmesi, Alâeddin kendi menfaatleri icabmdan olduğunu tepesinin asrî ve modern bir park haliSuriyeliler acaba ne zaman anlıyacaklar? ne getirilmesi de vardır. tsmaİl MBstah MAYAKON Şehrin içme suyunu takviye maksa dile şehre getirilmesi işi ihale edilmiş Doğu illerimizde Halkevleri olan Dutlu suyu yolundaki çahşmalar kış dolayısile durmuştu. Havalar mü ne verilen ehemmiyet said olduğundan tekrar işe başlanmışDiyarbekir (Hususî) Birinci U tır. Dutlu suyunun şehirde akıtılması mumî Müfettiş Abidin Özmen birer kül" ve halkın istifadesine açılması işi iki atür kaynağı olan Halkevlerile çok ya " ya kadar bitmiş olacaktır. kından alâkadar olmakta ve bu Evlerin çahşmalannı içinden takib etmektedir. Bursa muhabirimiz Müfettişlik, ilk iş olarak muhtelif mer nişanlandı kezlerde Halkevleri inşa ettirmektedir. Bursa muhabirimiz Musa Ataşla BaBu cümleden olarak Van, Bitlis ve Mar yan Kutlayın nişan merisimleri evvelki dinde vasatî 35 er bin lira sarfile birer gece Bursa Halkevinde yapılan bir topHalkevi binası yaptırılacakhr. lantı esTiasında Bursa Valisi tarafm dan icra edilmiştir. Şehrimizde yapılmakta olan ve mo Bursa Valisi Şefik Soyer, nişan yü dern mimarinin güzel eserlerinden biri züklerini bizzat genclerin parmaklanna sayılan doğunun en büyük Halkevi bi nası da bu yıl tamamen ikmal edilecek takmış ve çok candan temenniyetta bulunmuş ve saadetler dilemiştir. ve merasimle çalışmağa açılacaktır. Arkadaşımızla nişanlısını bu vesile Geçen yıl da Bulanık kazasında bir ile biz de tebrik eder ve kuracaklan yuHalkevi yeniden denecek kadar mükenr vada mes'ud bir hayat yaşamalanm temel bir şekilde tamir ve ıslah edilmişti. menni ederiz. Müşahid heyetin şimdıki halde tesbit ettiği en esaslı noktalardan biri de Hatayda bulunan Türklerin Fransız istatistiklerindeki rakam <•** • <*•• lardan pek fazla olduğudur. Bundan 15 sene evvel Fransızlar nüfus sayrnıı yaparlarken bilhassa Türk köylüleri, Fransıza asker olmamak gayesile Azledilen bir Türk muhtartntn yerine bir Arab muhtann nüfusa yrazılmamıştayinini bildiren emirname lardır. Bundan başka Amuk ovasında Etilere Fuad, Adliye Vekâleti Hukuk işleri müaid çok kıymetli âsanatikanm Fransızlar dürü Ş Genel kurmaydan Şükrü, y Ş , ve Amerikalılar tarafından kaçınldığı da Istanbul Merkez Bankası müdür mua sablt olmuştur. vini Nazif, Hariciye Hukuk müşaviri Hatay halkı şimdiki halde ayni büyük Fatin, kâtibler de Hariciyeden Abdullah soğukkanhlık ve vakarla ana yasanın ha Zeki, Tank, Emin, Şemsettin Arif, Adzırlanmasını beklemektedir. Hatay kadm" liye Vekâleti hususî kalem müdürü Şalan evlerinde büyük bir gayretle Hatay kirc*n mürekkebdir. bayrağı yapmakla meşguldürler. Şimdiki Heyetimize Cenevrede takib edecek halde seksen bm kadar bayrak hazırfan ~ leri hattı hareket etrafında etrafh ve kat'î mıştır. Diğer taraftan halk mümessilleri talimat verilmiştir. öğrendiğrmize gö're, Halkevlerinde Türk halkma muntazaman noktai nazarımız, ana prensip itibarile konferanslar vermektedirler. Hatay anayasasının Türkiye CumhuriyeHaleb hükumetinin emirlerini dinlemi ti anayasasından mülhem olması re onyerek mukaddes vazifelerirtde suiistimal daki anahatların aynen Sancğın ana yapmıyan Türk muhtarlannın azledilmiş yasasma ithal edilmesidir. Çünkü Hatay olduklarmı bildirmiştim. Şimdi hükumet, tamamen bir Türk yurdudur ve anava bunlarm yerlerine başkalarmı tayin et tana kopmaz bağlarla baghdır. Bu iti mektedir. Ötedeberide kalan son Türk barla Hatay anayasasının, anavatanmkin" memurları da işlerinden çıkarılmakta, yerden başka türlü olabilmesin* mantıkan lerine Arab ve Ermeniler tayin edilmekve maddeten imkân yoktur. tedirler. l • Anayasayı tanzim edecek heyetimiz Cenevreye gitti Cenevrede Hataym anayasasım ha zırlamak üzere, Fransa, Belçika, Holanda ve Türkiye mütehassıslannın iştirakile toplanacak olan komisyona iştirak edecek olan heyetimiz dün akşamki ekspresle Cenevreye hareket etmiş ve Sirkeci ga rında büyük bir kalabalık tarafından hararetle teşyi edilmiştir. Heyetimize, Hariciye Vekâleti Umumî Kâtibi Numan Rifat Menemencioğlu riyaset etmektedir. Milletler Cemiyetindeki darmî murahhasımız Necmeddin Sadık heyete ikinci delege olarak girmektedir. Heyete dahil müşavirler Mülkiye mektebi hukuku esasiye profesörü Etem, Hukuk fakültesi profesörlerinden Ali Hariciye Vekilimizin dünku meşguliyeti Hariciye Vekilimiz Tevfik Rüştü Aras dün Perapalas oteliode, Cenevrede Hataym anayasasım tesbit edecek olan komisyona iştirak edecek olan heyetimizin müdafaa edeceği tezlerle meşgul olmuştur. Tevfik Rüştü Aras bir aralık Dolmabahçe sarayma girmiş ve Atatürk tarafından kabul edilmiştir. Hariciye Ve" kilfmizin bayramı şehrimizde geçirmesi ve cumadan sonra Ankaraya dönmesi muhtemeldir. Romanya diktatörlüğe doğru gidiyor [Bastaraft 1 tnci sahîfedel Kurban mevzuu üzerinde kalem oyna tırken hepimizin tabiate kurban olduğu muzu hatırlamamak mümkün mü?.. Samedanî kanunlann değişmez hükümle • rine sarılıp yaşıyan tabiat, biz fanileri nefes başına hayattan uzaklaştınp ölüme Ajannn bir İekzibi yaklaştırmak suretile yavaş yavaş kendi Istanbul 21 (A.A.) Hariciye kâvarhğmı idame için kurban etmiyor mu tibiumumisi Numan Men«mencioğlu, ve şu küre, hakikarte umumî bir mezba " Hatay anayayası hakkmda hiçbir gazehadan başka birşey mi?.. teye beyanatta bulımmamı$tır ve kendiEy bayramların }en bülbülleri çocuk sine atfedilen malumatın asıl ve esasi Iar, siz bu hakikati düşünmeyin, gülün ve yoktur. bugünün zevkini çıkann. B«yrammız kutlu olsun. Karabükte kurulacak Çelik fabrikalan [Baştarafı 1 inct M. TURHAN TAN tin temellerini tehlikeye koyan ve hüku metin haysiyetini haleldar eden tahrikâ tma karşı süratle şiddetli tedbirler alın ması hususunda ısrar etmiştir. Hükumet zahiren tamamile Bratiano nun fikirlerine iştirak etmiştir ve ağlebi ihtimal bu husustan mühim kararlar itti haz edecektİT. Siyasî mahfiller, Romanyadaki de mokrat rejimin şiddetli hücumlara uğra dığı ve demokrat partilerinin de tamamile atıl bir vaziyette kaldığı hakkında Tata " resco tarafından verilen ve birkaç liberal meb'us tarafından hnza edilen muhtıra hakkında uzun tefsirlerde bulunmaktadırlar. Umumî intıba demokrat rejimin ölüro halinde bulunduğu ve Romanyanm da bir sağ cenah diktatörlüğüne doğru gittiği merkezindedir. Bu halden hem hükumet, hem de parti mes'ul tutulmaktadır. Hü kumet otoritesini yeniden tesis edecek tedbirlerin bir an evvel alınması lâzım gelmektedir. larla demir ve çelik fabrikalannm projeleri üzerinde görüşecektir. Ingiliz mühendisinin aynca Karabüke d« gitmesi ihtimali vardır. Rabins dün gazetecilere junlan söyle miştir: « Temsil ettiğim müessese Karabükteki demir ve çelik fabrikalannı kuracaktır. Bu işe aid teknik hazırlıklar ilerîe miştir. Yakmda mahallen ve daha umumî bir surette tetkikatta bulunacağız. Mem " leketinizde evvelce Telefon şirketinin mühendisi olarak uzun müddet bulunmuş tum. Türkiyeye karşı sevgim büyüktür. Burada tekrar çalışmağa fırsat bulduğum için çok memnunum.» Trakya köylüsüne bedava ipekböceği Edirne (Hususî) Bu sene ipek kozası yetiştirecek olan bütün Trakya köylerine bedava böcek tohumu dağıtılacaktır. Dut fidanlarma büyük kıymet verilmekte ve diğer taraftan geçen sene Edirne ile Uzunköprüde açılan ve çok iyi neticeler veren kozacıhk kurslarma hazırlıklar yapılmaktadır. Merhum Ziya «Molla» için Mevlid Vefatını teessürle haber vermiş olduğumuz eski Lâzistan meb'usu ve Ce miyeti Umumiyei Belediye azasından avukat merhum Ziya <Molla> nın ruhuna ithaf edilmek üzere Kurban bayra mının üçüncü gününe musadif 24 şubat 1937 tarihli çarşamba günü öğle namazını müteakib Ortaköy camisinde Mevlidi Şerif kıraat ettirileceğinden mer humu sevenlerle arzu edenlerin işbu merasimde bulunmaları rica olunur. Merhumun ailesi namına oğlu Sedad Ziya Kantoğlu Somada deve güreşleri Soma (Hususî) Her yıl olduğu gibi bu yıl da şehrimizde Parti namına deve güreşleri tertib edildi. Soma mül hakatile Güçbeyli köyünden ve Bergamadan getirilen on kadar devenin iştirak ettiği bu güreşlerde başı Güçbeyli köyünden ahçı Hüseynin Lökü kazandı.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle