12 Ağustos 2022 Cuma English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
CUMHURİYET 16 İkincikânun 1937 f Şehir ve Memleket Haberleri ) Tarihî tefrika : 3 Yazan : M. Turhan Tan Siyasî icmal General Goering Romada lmanya ile İtalyanm, politika işIerinde beraberce mütesanid yürümeleri, dünya komünizmine ve binnetice Sovyetlere karşı daima mütte fik bulunmaları hakkında, Berlinde ltalya ve Almanya Hariciye Nazırlan arasında akid ve imza olunan anlaşma General Göring'in Romayı ziyaretile bir kat daha sağlamla£tmlmaktadır. Almanyanın üçte ikisini teşkil eden ve birçok idarî ve kanunî sebeblerle ilga edilemi yen Prusya devlet teşekkülünün Başve kili ve Almanya Hava Nazın, Sovyetlerin Çekasına mukabil olan Alman siyasî zabıtası Gestapo'nun şefi bu lunan General Goring üçünü Reich adı verilen yeni Almanyanın M. Hitlerden sonra en mühim ve nafiz büyük adamıdır. M. Hitler bir gün Alman hükumeti şefliğini bırakıp ta yalnız. devlet şefliği ile meşgul olduğu zaman şansölye yani Almanya Başvekâleti mevkiine General Göring'in getirileceği muhakkak sayıl " maktadır. Son zamanlarda, General Göreng'e iktısadî işlerde diktatörlüğe muadil fevkalâde yeni bir salâhiyet daha verildi. Müstemlekeleri elinden alınmış olduğu için iktısadî buhran içinde bulunan ve döviz tedarikinde zorluklara maruz kaldığı için de sanayiine ham madde teda* rikinde sıkıntı çeken Almanyanın, bun • ları sun'î olarak dahilde tedarik için hazırlamış olduğu, dört senelik plânın tat bik ve icrasına General Göring memur edilmiştir. Dünyanin en büyük hava do* nanmasını yoktan var eden generalin bu defa da memleketine ham madde membaları temin edeceği muhakkak sayıhyor. O zaman Alman sanayii dünya birincisi olacaktır. Hali hazırda dünyanin en büyük sanayi memleketi Amerika olup Almanya ikinci derecede geliyor. Dünya sanayi isuhsalâtında Almanyanın hissesi yüzde on birdir. îngiliz împaratorluğu sanayii Almanyadan sonra geliyor. îşte bu kadar mühim bir adamın şimdi tatil zamanından istifade ederek Romaya gelmiş olması ve burada fevkalâde hararetle karşılanması ve M. Musolini ile uzun u* zadıya görüşmesi, Almanya ile Italya nın, Berlin anlaşmasının şimdiye kadar tatbikından hasd olan netice ve tecrübe ler<> göre, yeni bir plân hazirladıklanna şüpjıe, bırakmamaktadır. , r ,.M'Almanya ve Italya ile ayn ayn ko münizme ve Sovyetlere karşı ittifak yapan Japonyanın, küçük bir faşist devlet olup şimdi iki büyük faşist devletin müttehid politikasından hiç aynlmıyan portckizin, askerî cihetten Almanyaya, ik • tısadî cihetten Roma blokuna bağlı bu lunan Avusturyanın ve millî emellerinin husulünü artık Berlin Roma mihverine tabiiyette arıyan Macaristanm dahi Romada M. Musolini ile General Göring arasında verilecek kararlara iştirak et • mekte gecikmiyeceklerini söylemeğe ha cet yoktur. Romada görüşülecek meselelerin ba şında, İngiltere ile ttalya arasında yapılan Akdeniz anlaşmasından ileride Al • manya ile îtalyanın nasıl istifade edecek* leri işi vardır. Malumdur ki Italyayı İngiltere ile anlaşmıya sevk ve ikna eden büyük devlet Almanya olmuştur. Al * manya, îngiltere ile bir daha ihtilâf ve harb haline düşememeği politikasına esas tuttuğundan politika sahasında onunla birlikte yürümekte ve dünya komünist liğine karşı harb ve mücadele arkadaşı olan İtalyanm İngiltere ile düşman kalmasına meydan bırakmamaktadır. Bu politika sayesindedir ki îspanya işlerinde ve şimalî Fas meselesinde Fransa, Ingiltereden beklediği kuvvetli muzahereti bulamamıştır. Romada, îngiltere ile ileride nasıl geçinileceği üzerinde çok durulacaktır. Roma görüşmelerinin neticeleri dünya politikasında pek çabuk kendisini gösterecektir. Rodos bozgunluğunun intikamı! Fatihin adaya kadar yollayıp diktiremediği Türk bayrağını, Kanunî şövalyeler sarayının tepesine asmak istiyordu Çıkan kısımlarm hulâsası: Kırımdan Topkapı saraytna aslen Galiçyah çok güzel ve alımlı bir halayık gönderümiştir. Valide Sultanın tavsiyesi üzerine Sultan Süleyman bu halayığı görmek istiyor. Şehzade Mustafanın annesi olan Ha seki Mahidevran halayığı kıskandığmdan dairesine çekilip ağlamağa başlıyor. Sultan Süleyman halayığı hakikaten çok beğeniyor ve kendisinin sureti mahsusada terbiye edilmesini annesine sö'ylüyor. Genc halayık Sultan Süleymanı benliği ve hüviyetile büyülemişti. Bununla beraber acele etmedi, onun yılda üç beş kız için yaptırdığı gibi hemen hamama sokulmasına, güzelce temizlettirildikten ve parlakça giyindirilip süslendirildikten sonra yanına getirilmesine emir vermedi. Çünkü tahta çıkmazdan •wel babasından yüksek işler başarma kça ve hele mensub olduğu sülâlenin jbüyük şahsiyeti sayılan Fatih Sultan ,nedin mağlub kaldığı yerlerde galib 'kça saray eğlencelerine bel bağla"' vicdanına karşı taahhüd etmiş V [k; , rdu. Halbuki saltanata tavuşalı ' . . 'uğu halde ahdini henüz yerine getırmış ^ ^ Wn y J ö n c e B e ı g r a d l a l . makla Fah b | r h a t v e g e ç m i ş t i ( l â k i n kend,sıne t e ^ u k e t m e k j s t e d i ; 0 ü n l ü hukumdar z a S m d a ^ ^ g e I e n R o d o s bo Z gtmIugunun n t i k a m ı h â l â a l m a m a mıştu Bu önemlı k a l e y i düşürmedikçe veFahhm Adaya a d a r yollayıp ta dikhremedjgı Türk bay A ğ I n l Şövalyeler sarayınm tepesme asmaljkça içmiş olduğu and yerme gelmiş sayıUazdı. Bu, vicdanî bir kaziyyeydi. Fakat kend.sını körpe esJrden şimdilik uzak tutan başka s^LvMcı uc ru,^. . . » Mühim bir emlâk Talebe Recebin Türk Kuşuna giren ölümündeki esrar talebenin askerliği kaçakçılığı Firarilere aid malları zaptetmişler Hazine avukatları tarafmdan Hazineye intikal etmesi lâzımgelen bir emlâk kaçakçılığı hakkında bazı kimseler aleyhine dava açılmıştır. Davanm mahiyeti şudur: Beyoğlunda Fmdıklıyan apartımanile ayni ayarda ve kıymeti takriben birkaç yüz bin lira tutan on beş kadar apartımanm sahibleri firarî oldukları halde yukarıda bahsettiğimiz eşhas bunlarm sahiblerini ölmüş gibi göstererek bu apartıman ları idare etmekte imişler. îşin garib tarafı, ölmüş olduklan iddia edilen bu mal sahibleri Avrupada bulundukları halde bu sahtekârhğı yaptıkları iddia edilenler bunlar namına Istanbulda mezar bulunduğunu iddia etmişlerdir. Yapılan tahlrikatta bu mezarların sahte olduğu, yala'z üzerlerine uydurma birer mezar taşı konduğu ve taşların üstüne de isimler yazıldığı meydana çıkmıştır. Mahkeme bir heyet vasıtasile bu sahte mezarlar üzerinde tetkikatta bulunmuş ve iş diğer bazı evrak ve kuyudatın tet kikine kalmıştır. Müddeiumumî «Hiç kim C brevet'si alanlar bir seye henüz suçlu damgası sene askerlik yapacaklar vurulamaz» diyor Türk Hava Kurumunun alâkadar Samatyada 52 ^ nci îlkmekteb başmuallimi Pertev tarafından dövülmek suretile öldürüldü ğü iddia edilen talebe Receb hakkındaki tahkikata Müddeiumumilikçe de vam edilmektedir. Yapılan ihbardan sonra Recebin cesedi Morga gönderilmiş lstanbul Cumhuı . riyet Müddeiumuve yapılan otopsı ne misi Hikmet Onat ticesinde çocuğun nezfi dahiliden öldüğü tesbit olunmuş ve kafatasında bir yank görülerek çocuğun başına ağır bir cisim vurulmak su retile bu yanğın husule geldiği netice sine vanlmıştır. Rapor da ona göre tanzim edilmiştir. makamlarla yaptığı temaslardan sonra Türkkuşu azası olan talebelere askerlik işlerinde birçok müsaadeler bahşedilmektedir. Bu hususta Türk Hava Kurumu umumî merkezinden lstanbul şubesine ve îstanbul Türkkuşuna gelen bir tamime göre ortamekteb mezunları, orta ihtısas mektebleri ve muadili mektebler mezunlan Türkkuşu çalışmalanna iştirak ede • rek C brevet'si alanlar hava gedikli mekteb;ne tercihan ahnacaklardır. yorsun ya, o densizdir, huysuzluk eder, senin aziz başını ntır. Sen ona kulak asma, dediğimi yap. şayed Hasekinin bir densizliğini görürsen bana haber ver. Haddini bildireyim. On yıldır kahnnı çektiğim yetmez mi onun? Ve ayağa kalktı, gitmeğe davrandı, annesi de genc bir sıçrayışla peşinden fırlamıştı, onu kapıya kadar teşyi etmeğe hazırlanıyordu, eşiğin önünde ikisi birden ayni düşünceye kapıldılar ve ayni zamanda birbirlerine sordular: Kızm adı ne olacak? Bu, gerçekten mühim bir meseleydi ve saray hayatında halayık adlannm oynadığı rol büyüktü. Çünkü ismin gökten indiğine, uğur ve uğursuzluk getirdiğine inanılırdı. Gerçi analarından babalarından aldıkları adı unutarak sarayda yeni isinr lerle çağmlmıya alışan kadınlar, arabca ve acemce kelimelerin birleştirilmesile yapılan kendi adlannı doğruca söyliyemezlerdi, garib değişikliklere uğratırlardı. Lâkin o adın manasmı mutlaka bilirler ve bu manadaki kuvvete, zarafete göre b'ğünürlerdi. Adında zarif ve lâtif bir mefhum bulunmıyan kadınlar ise adeta elemlenirler, yeni bir ad almak çaresini aramaya koyulurlardı. lkinci bir »ahtekârhk daha başmda kızın türkçe bilmemesi geliyor du. Gerçi aşkın dili beynelmileldir. Medenî, bedevi ve vahşi her erkek, tesadüf edip te hoşlandığı her hangi bir kadınla anlaşmakta güçlük çekmez. Tabiatin ibramile vukua gelen cinsî itilâflarda keli menin yeri yoktur. Çünkü ağızların va zifesi böyle vaziyetlerde konuşmak değil b'püşmektir. Bunun için ise lugate ihtiyac duyulmaz. Sultan Süleyman da bir tek türkçe bilmiyen birçok kızlara aşkını hissettirmiş ve onlarm sundukları aşkı, gene kelimesiz bir belâgat içinde pekâlâ anlıyarak ka bul etmişti. Fakat şu Rus kızile, beşeriyetin o müşterek dilini kullanarak ve dilsiz kalarak görüşmek, anlaşmak ve k a y naşmak istemiyordu. Çünkü kıza karşı kalbinde uyanan incizab ondaki yüz güzelliğinden, ten güzelliğinden gelmiyor du, anlaşılmaz bir özün eseri bulunuyor du, o özü çözmek ise ancak kelimeli, cümleli bir lisana müstenid uzun muhavere lerle, münakaşalarla mümkün olabilirdi. Hünkânn nefsine karşı dahi itiraf etmek istememesine rağmen kafasında dolaşan müphem bir düşüncenin de bu teenni meselesinde yeri vardı. O, girdiği kalbde hâkim olmak istidadını ' sezdiren küçük esirin bu ruhî kudretine karşı kendi benliğinde bir muvazene kurmak, onu mağlub edemese bile nefsini de yendir miyerek galibi ve mağlubu olmıyan bir aşk hayatı yaşamak kaygusuna düşmüş lü. Bunun için de babadan, dededen kalma bir kudretin değil, bizzat yaratılmış bir haşmetin sahibi olarak küçük esirle temasa geçmek istiyordu. Bunun için de yeni harbler, yeni zaferler lâzımdı. îşte kısmen açık, kısmen müphem olan bu düşüncelerin tesirile genc hükümdar iradesine hâkim oldu, kalbine düşen kıvılcımı yavaş yavaş ateş olmak üzere gene kalbinde sakladı, küçük esiri yanından uzaklaştırdı ve sonra annesine döndü: Valide, dedi, kızı beğendim. Ya kında o da Mahidevran gibi senin gelinin olacak, sana torunlar doğuracak. Fakat şimdilik sana yakm, bana uzak kalsın. Çünkü dil bilmiyor, yol bilmiyor. Benim hatırım için zahmet edip te ken disini terbiye edersen çok memnun olu rum. Hafsa Sultan, her yıl bir iki yeni gözdenin sarayda yer almasına rağmen Hünkâr üzerinde kuvvetli bir nüfuz yürütegelen Mahidevranı hatırlamaktan geri kalmadı: Başüstüne aslanım, dedi, küçük kızı senin hizmetine lâyık bir hale ko rum. Fakat Hasekiden korkarım. Bili , Bundan başka ikinci bir sahtekârlık ta Üsküdarda keşfedilmiştir. Petro isminde bir şahıs ölmüş veya firar etmiş olan ve Petro isminde bulunan isimlerden istifade ederek bir kısım emlâki kendi üzerine kaydettirmek suretile Hazineye intikali lâzımgelen mallan zimmetine geçirmiş tir. Bu mesele hakkında da tetkikat ya Hafsa Sultan işte bu telâkkiye uya pılmaktadır. rak, Hünkâr da yüreğini büyüliyen kızı adsız bırakmamak kaygusuna kapılarak MÜTEFERRÎK bir anda ayni mevzua temas etmişlerdi. Anne, mütefekkir bir vaziyet alan oğlu* Meb'us intihabı için hazırlıknu memnun edeceğini umarak acele etti. lar ikmal edildi Yavrucağıza Gülbahar diyelim. Yarm yapılacak meb'us intihabma aRahmetli büyük annenin, kaynanamın id hazırlıklar ikmal edilmiştir. Sandık adı. Uğur gelir belki. yarın saat dokuzda Üniversite konie Süleyman, dudaklanm büktü, dalgın rans salonuna nakledilecektir. lkinci müntehibler ellerindeki mazbatalarile dalgın mınldandı: intihab salonuna gelerek mazbatalannı Babamın anası Gülbahar ölünce mühürletecekler ve reylerini istimal eben on beş yaşındaydım, boyile bosile, deceklerdir. kasile, sözile kafamda dipdiri duruyor. Vjuzeldı amma DU r\us *.ızı kadar arimıı rakoçtan başka kimse namzedliğini koy değildi. mamıştır. Talihli idi ya yeter. Baban gibi Malatyada bez ve iplik fabbir aslan doğurmuştu. rikası kurulacak Her Gülbahar bir Yavuz doğur Sümer, İş ve Ziraat Bankaları An maz anne, başka bir Gülbahar da dedemi karada büyük bir sermaye ile «Malat doğurmuştu. ya Bez ve îplik Fabrikası Anonim Şir Yeri nur olsun, dedenin nesi var keti» ismile yeni bir şirket kurmuşlardı ki? dır. İki büyük arasında bir küçüktü o Sermayesi beheri bin lira kıymetin valide: Fatihin oğlu Yavuzun babası?.. de üç bin hisseden mürekkeb olarak İkisine de münasebeti yok gibi bir şey!.. 3,000,000 Türk lirası bulunan bu şirke Dime aslanım, böyle dime, dede tin merkezi Ankaradadır. Şirket, Malatnin ruhu incinir, bugüne bugün onun ka yada modern ve rasyonel bir şekilde çalışacak yeni fabrika kuracak ve işlenını taşıyorsun. Ben de duyarak, işiterek tecektir. Bundan başka şirket, Malatya biliyorum. Rahmetli deden, cennetlik bacivarında pamuk istihsal işlerini de ban gibi yavuz kişi değildi amma Allah tanzim edecektir. Bu şirket ve bunun lıktı. Ona «Veli» diyorlar. vücude getireceği diğer şirketler pamuk Deli deme.mek için anne, deli de ve pamuklu mensucat teşebbüslerine amemek için. Sen bu halkı tanımazsm. id her nevi ticarî işlere girebilecektir. Onlar, bir kelime ile koca bir padişahı Şirket sermayesinin dörtte bir tesvimaskaraya çevirirler. Dedeme veli deme ye, dörtte üçü de taahhüd olunmuştur. lerinin sebebi budur, onunla eğlenmek Bu kısım, şirket idare meclisinin göstereceği lüzuma göre bir defada veya tak tir. Padişahlardan veli çıkar mı hiç? sitle almacaktır. Ve ağzı açık kalan annesinin hayretiVekâlet iplik müsaadesini ni mühimsemiyerek mevzua döndü: verdi Kızın adı, dedi, Hurrem olsun!.. 24 numaralı ipliklerin ithali müsaa Ne demek Hurrem evlâdım? desi Vekâlet emrine verildikten sonra Gönül açıcı, yürek ferahlatıcı, sebirçok müesseseler Vekâlette pamuk vincli, mesrur, şadan demek! ipliği ithali için müsaade istemişlerdi. Hay ağzını seveyim aslanım. Ne Bu müsaadeler gelmiştir. Bu şekilde sade uzun anlattın bir tek Hurremi? nayiin kullandığı bu numara ipliklerde Bir tek; doğru anne. Lâkin bine de sıkıntı kalmıyacaktır. bedel!.. Yeni memurin kanunundaki Ve hızh hızlı yürüdü, odadan çıktı, mühim hükümler kendi dairesine doğru gitmeğe koyuldu. Büyük Millet Meclisine verilecek oDalgmdı, farkında olmadan boyuna şu lan yeni memurin kanun lâyihasma beyti tekrar ediyordu: «Eğerçi yeryüzü göre, maaşlı ve ücretli memurlar askerî hurremdir ey dost Veli sensiz gönül memurlar gibi ecnebi kadınlarla ev pürgamdır ey dost!» [*]. lenemiyecekler ve nikâhsız olarak ta yaşıyamıyacaklardır. Lâyihada bu hükYatak odasının eşiği önünde bu terennüm dudaklanndan silindi, kelimelerin mün makabline şamil olmıyacağı hak kında kayid vardır. yerine geniş bir tebessüm geldi, ve için Bundan başka asaleten memuriyete için söylendi: tayin edilen stajij'erlerin stajda geçen (Arkası var) müddetleri de tekaüdlüklerinde hesab [*] Bu beyit, Sirozlu olup Cem Sultanm kâtibliğinde ve nişancılığında bulunan, edilecektir. o talihsiz prensle Avrupada dolaşan ve bir Ücretli memurlara senelik izin verilaralık derviş kıyafetinde İstanbula gelmiş memesi de lâyihadaki hükümler ara ken tanılarak Galatada çuvala konulup de sındadır. nlze atılan Sadinin bir gazelindendir, gazelin bütünü de şudur: Bakırköy kazasmda köylü«Eğerçi yeryüzü hurremdir ey dost lere dağıtılacak arazi Veli sensiz gönül pürgamdır ey dost Gülü lâle biterse yeryüzünde Benim kanlı Hazineye aid ve Bakırköy kazasj da yaşımdan nemdir ey dost Bu dünyayı se hilinde Menekşe, Halkalı, Siyavüşpaşa ninle sevmişim ben Benim sensiz bu dünya nemdir ey dost Senin sevgin benim çiftliklerinin borclanma kanununa tevcanun içinde Bilirsin kim katî muhkem fikan köylüye tevzii alâkadarlara teb dir ey dost Perişandır fırakmda çü Sadi liğ edilmiştir. Anınçin gözleri purnemdir ey dost.» Bu arazinin 4 bin dönümü mer'a, 8 Sadı Onbeşinci asrın kuvvetli şairlerin bin dönümü kabili zer arazidir. Bu tevdendir, Veliyeddin oğlunu taklid eder gibi görünürse de üslubunda hele sadelik ve ta ziat hakkmdaki emrin verilmesi köylübiilik itibarile gene bir hususiyet vardır. ler arasında memnuniyet uyandırmış M. T. T. tır. 2 Oğlum mektebde başmuallim ve sınıf hocası tarafından dövülüb eve geldiği vakit esasen pek bitkin bir halde olduğundan, kendisine benim, değil tekrar dayak atmam, izahat istemem bile mümkün değildi. Bu da eve geldiği halde çocuğun ifadesini almak imkânını bulamıyan polis memurunun ifadesile sabittir. 3 Maarif Müdürünün söylediği gibi hiçbir zaman ben mektebe çağırılmadım ve çocuğum öldüğü güne kadar mekteb idaresi tarafından bir gün bile aranmış ve sorulmuş değildir. Lise ve muadili mektebler mezunla rile Üniversite ve muadili mektebler talebelerinden İnönü kampında çalışarak C brevet'si alanlar ve kampta askerî talim ve terbiye görerek muvaffak olanlar, e v velce tam ehliyetname alarak kazanmış olduklan dört aya ilâveten iki ay daha kazanarak yüksek ehliyetname alacak lar ve bu suretle askerlikten altı ay isti fade ederek hiç kıt'a hizmeti görmeden doğrudan doğruya ihtiyat zabit mekte Müddeiumuminin muharririmize bine girebileceklerdir. Bundan başka ihtiyat zabit mektebindeki altı aylık tahsil beyanatt îstanbul Müddeiumumisi Hikmet dün müddetlerini bitirdikten sonra zabitlik kendisini gören bir muharririmize vak'a hizmetlerini tayyare mektebinde geçire bileceklerdir. hakkında şu beyanatta bulunmuştur: « Tahkikat evrakı Fatih KaymaLise ve muadili mekteb mezunlan ile kamlığına gönderilmişti. Evrak memuri Üniversite ve muadili mekteb talebeleri yetimizce istenmiştir, yarm bize gelmiş o Türkkuşu Inönü kampında C brevet'si lacaktır. Evrakı tetkik «ttikten sonradır alarak Harbiye mektebine imtihansız olaki, tahkikatm kâfi olup olmadığını anlı rak girebileceklerdir. yabileceğiz. Yoksa bir sabah gazetesinin yazdığı gibi suçlu henüz taayyün etmiş tNHlSARLARDA değildir. Bir gazetenin kimseye suçlu Barem ve yeni teşkilât damgasını vurmağa salâhiyeti yoktur. lâyihasında esaslar Şimdi ortada mevzuu bahsolan hâdi se şudur: Inhisarlar Uumum müdürlüğünde, Bir mekteb çocuğu ölmüştür. Fen, bu mülhakat başmüdür ve müfettişlerinin çocuğun darb suretile öldürüldüğünü tes iştirakile yapılmakta olan toplantılar bit etmiş bulunmaktadır. Müddeiutnumi bitmi^, idarenin önümüzdeki haziran alik, iki iddia karşısmdadır. Birinci iddia yında tatbik edilecek olan yeni barem esaslarile yeni teşkilât lâyihası hakkınyı yapan ölen çocuğun babasıdır. Bu da karar verilmiştir. Bunlarm bazıları zat, çocuğunun başmuallim tarafından şunlardır: dövülmek suretile öldürüldüğünü iddia Idarede iş randımanım artıracak tedetmektedir. Başmuallim ise çocuğun evbirler ahnacak, kırtasiyeciliğin önüne de babası tarafından dövüldüğünü söy geçilecektir. Memurlarda ihtısas isine enemmi}'et verilecektir. Haricden yenidelillerile mahkemeye vermek bizim va den fllınâcak'RİİmüHar için' Öe ihtısas zifemizdir. Bir gazeteci, uluorta kimseye prensipine riayet olunacaktır. Bilfarz suç isnad edemez. Bu noktanın yazılma ziraat işleri için alınacak memurların sını bilhassa rica ederim.» Ziraat mektebi mezunlarmdan, muha kemat memurlannın da hukuk mezunu Çocuğun babatımh bize veya Adliye meslek mektebi mezunla gönderdiği mektub rından olmasına itina edilecektir. Ölen çocuğun babası Ali de dün bi Yüksek maaşla az, fakat mütehassıs ze şu mektubu göndermiştir: ve kabiliyetli memur kullanmak pren«Oğlum Recebin vefatı hakkında ve sipi, az maaşlı çok memur kullanmak Maarif Müdürünün beyanatına atfen ga şıkkına tercih olunacaktır. Bu itibarlazetenizde çıkan yazı hakkında hakikate dır ki yeni barem teşkilâtmda vazifeleuygun olmıyan şu noktalann yazılmasını rin ehemmiyetine, ihtısas vaziyetine göre maaş dereceleri memurlar lehine tadilerim. dil edilmiştir. Yaşı altmışı bulduğu için 1 Oğlum Receb mektebden bir tasfiye edilecek memurların yerine palto çalmış olmayıp, böyle bir hâdise memur alınmıyacak, lüzumsuz forma dolayısile mektebde fazla tazyik ve ta liteler bertaraf edilecek, bir taraftan hammül haricinde bir darb neticesi işken memurlann ikdarına çalışılacak, bir ceden kurtulmak ümidile «çaldım» de taraftan muamelâtın daha salim biı mek mecburiyetinde kalmıştır. Polis tah mecrada yürütülmesi için gereken ıslakikatı ve resmî memurlann şeb^adetile bu hat tatbik olunacaktır. nokta sabittir. ŞEHİR tŞLERÎ Manavlar telâşa düştüler Manavlar, dün Belediye hal idaresi ne müracaatle, ayni zamanda kuru ve yaş meyva satan büyük bakkaliye mağazalarından şikâyette bulunmuşlar, bakkalların kuru ve yaş meyva satmak suretile ekmeklerinin ellerinden almdığını söylemişlerdir. Hal idaresi manavlara, ticaretin serbest olduğunu ve hiçbir suretle bakkalların işine müdahale edilemiyeceğini söylemiştir. Manavlar bu sefer de Iktısad Vekâletine müracaat etmeğe karar vermişlerdir. 4 Paltoyu çalan hüviyeti meçhul Hayvanmı muayene ettirmiçocuğun guya paltoyu, palto sahibinin eyenler ceza görecekler vine götürüp bıraktığı gün oğlum Receb lstanbul cihetindeki ruam mücadeleölüm halinde evde baygın yatmakta idi. sinin bittiğini yazmıştık. lstanbul oiheBu da eve gelen resmî memurun şehadetinde 6 bin hayvan mevcud olduğu haltile sabittir. de şimdiye kadar yalnız 5300 hayvan 5 Oğlum Receb mektebde yediği sahibi,''hayvanmı muayene ettirmiştir. fazla dayak tesirile daha o günden evde Bu itibarla bu mmtakada daha muayebaygın yatmakta ve günden güne fena ne olunmamış 700 hayvan mevcuddur. laşmakta idi. Yoksa Maarif Müdürünün Bu hayvan sahiblerine de bu ayın yir iddia ettiği gibi bir hafta sonra hastalan misine kadar bir mühlet verilmiştir. Aym yirmisinden sonra yapılacak bir amış değildir. raştırmada muayeneye sevkedilmemiş Bu noktaların tavzihını rica ederken hayvana tesadüf edilecek olursa sahib şunu da ilâve etmek isterim ki, zavallı ço lerinden ceza almacaktır. cuğum ayağından mustaribken onu ben C. H. PARTİSİNDE iki sene kucağımda hastahane ve doktorlara taşıyarak iyileşinciye kadar hiçbir fedakârlıktan kaçmmış bir adam değilim. Valinin başkanlığında yapılan toRİantı Nasıl olur da bigünah yavrumu ben öldürürüm.» Himaye heyetlerinin mesailerini daha müsmir bir hale getirmek maksadile Temizlik bütçesi dün Parti merkezinde Valinin riyase Belediye Daimî Encümeni bugün top tinde bir toplantı yapılmıştır. Dünkü lanarak temizlik işlerine aid bütçeyi toplantıda, himaye heyetleri tarafından tetkik edecektir. Encümen, makamın seçilen mümessillerden başka Kızılay temizlik işleri için hazırladığı projeye cemiyetile Çocuk Esirgeme Derneği, göre bu seneki bütçeye tahsisat temin Halkevleri içtimaî teşkilâtı namına seetmeğe çalışacaktır. çilen mümessiller de bulunmuşlardtr. Muharrem Feyzi TOGAY îran hükumeti iki memleket arasında hava seferleri yapılmasını istedi İran hükumeti, memleketimizle Îran arasında hava seferleri tesisi için alâkadar makamata müracaat etmiştir. İran hükumeti Diyarbekirle Tahran arasında karşılıklı hava seferleri yapılmasını teklif etmektedir. Nafıa Vekâleti bu teklifi tetkik etmektedir. Cumhuriyet Nüshası 5 Kuniftnr şeraiti» 1 T^kiye ««•'• km Harlç Senelik 1400 Kr Altı aylık 750 Üç aylik 400 Bir ayhk 1SO 1700 Kr. t4S0 800 yokhır
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle