11 Eylül 2026 Cuma Türkçe Subscribe Login

Catalog

MERHABA C. HAKKI ZARİÇ VE KÜBRA YETER’DEN sta yazar Italo Svevo (1861 / 1928) ve Dağıstanlı ölümsüz şair Resul Hamzatov (1923 / 2003) ka- U pağımızda. ‘Gelecek Bizimle: Italo Svevo... İlk romanı Bir Yaşam’ı 1892’de yayım- lar. Yaşadığı dünyanın kentsoylu çevrelerini, çağ insan- larının bunalımlarını anlatır. Senilita (Yaşlılık) ise 1898’de Sinan Suner, Erdal Eren, yayımlanır. Yazdıkları ilgi görmez. Trieste’ye gelen James Joyce ile tanışması yazın ya- şamındaki kırılma noktasıdır. Kült yapıtı Zeno’nun Bi- linci, 1923’te yayımlanır. Joyce’un edebi dostluk çaba- Ercan Koca’ sı Paris’te ses verir, Zeno’nun Bilinci orada yayımlandı- ğında “İtalyan Proust”u olarak karşılanır. Yapıtlarının çevirmeni Gül Işık şunu yazacaktır: Erdal Eren, ODTÜ’lü Sinan Suner ile bu AHMET ANTMEN “Joyce ile tanışması bir dönüm noktası olur, onun kitlesel eylem sırasında tanışıyor. özendirmesi sonunda yazınla barışır. Bu kez yeni bir amus, devletin idam cezası ile görüş açısını benimsemiştir: psikanalizinkini. Freud’un MEZHEPÇİ ŞİDDET VE SIKIYÖNETİM! çalışmaları ile yakından ilgilenir, bu arada Düşlerin kişiyi iki kez öldürdüğünü söy- 1970’lerin sonunda şiddet, Alevile- Yorumu’nu İtalyancaya çevirir.” C ler. İlki herkesinki gibidir, ikinci- re yönelik saldırganlık ile daha da tırma- Svevo, bu üç romanıyla kendi zamanının ruhunu taşır si ise infazı beklerken süreklileşen ölüm- nıyor. Komünist karşıtlığının yanı sıra tüm zamanlara. Salt bizim okurumuz değil, dünya oku- dür. Bu gibi gerekçelerle ölüm cezası in- mezhep ayrımcılığı da körükleniyor. ru da Svevo’yla geç tanışmıştır. sani ve ahlaklı değildir. Mezhepçi tezgâhların en kanlısı Öyle ki 1928’de bir trafik kazasında yaşamını yitiren Ünlü yazar, on yedi yaş ve darağacı Maraş’ta görülüyor. yazarın yapıtları asıl 1985’te ilgi görmeye başlar. İtalyan sözcüklerinin yan yana geldiğini duysa Alevi mahallelerinde can pazarı yaşanı- yayıncılar 1985’i “Svevo Yılı” ilan eder. Türk okurların acaba ne düşünürdü? yor; hamile kadınlar, çocuklar ve yaşlılar Svevo’yla buluşması da bu yıllara denk gelir. Dönemi hem tarihsel bağlamıyla hem katlediliyor, evler ateşe veriliyor. Sonra- Romanlarının ortak paydası yalnızlık, iletişimsizlik, de insanları, duyguları ve ilişkileriyle sında yaygın şiddet bahanesiyle Ankara yaşamın anlamsızlığıdır. Çevirmen Gül Işık, roman kişi- birlikte ele aldıklarını ifade eden C. Hak- dahil 13 ilde sıkıyönetim ilan ediliyor. lerine ilişkin şu tespitte bulunur: kı Zariç ve Kübra Yeter’in Kor Kitap ta- Solun güçlü olduğu merkezlerde örgüt- “Hayat karşısında yenik düşen, yaşama uğraşında ya- rafından yayımlanan Gelecek Bizimle lü mücadele hedef tahtasına oturtuluyor. ya kalan ancak kendini sürekli inceleyerek var olabilen adlı kitabı özenli bir sözlü tarih derleyi- Gençlerin toplandığı mekânlar, özellik- insan tipini canlandırır.” ciliğine ve yakın tanıklıklara dayanıyor. le dernek binaları tek tek kapatılıyor. Onun roman dünyasında akılcı bir bakış, hoşgörülü Gelecek Bizimle’de, Sinan Suner’in ve Ercan Sinan Suner, sıkıyönetimi protesto için duvara slogan bir Akdeniz duyarlılığı vardır. Yaşadığı kent savaşla yer- Koca’nın üstlendiği önemli rol ve kararlılığın da vurgu- yazarken bir koruma polisi tarafından vuruluyor ve kan le bir edilmiştir. Bu yıkımın yaşattığı insanlık dramı son- lanmasıyla birlikte Türkiye’de devrimci mücadelenin kaybından ölmesine göz yumuluyor. ra iki arada kalmışlığın yabancılığı, dramı yansır yapıtla- sembollerinden Erdal Eren merkeze alınıyor. rına. Anısına saygıyla... Feridun Andaç’ın yazısı... DARBE YARGISI: KATİL SERBEST, HÜKÜM PEŞİN! EŞİT, ÖZGÜR VE TOK İNSANLARIN DÜNYASI... Arkadaşları için cinayet mahallinde gösteri düzenle- Resul Hamzatov... “Çocukluğumda dinlediğim halk Kitapta Erdal Eren bir tek ömrün sınırlarını katbekat masalları, söylenceler, şarkılar iz bıraktılar yüreğimde, yenlere cemseden çıkan askerler ihtarsız ateş açıyor. aşıyor. Giriş bölümünde Aydın Çubukçu, onun eşit, öz- yaşamım boyunca unutamadığım... Bu öyküler, söylen- Erdal da o karmaşada herkes gibi koşup uzaklaşma- gür ve tok insanların dünyasına olan özlemi temsilen celer ve şarkılar, bu yalçın dağ yamaçlarından, sarp ka- ya çalışıyor. Kaldırımdan yüksek bir bahçeye atabiliyor idam edildiğini vurguluyor. le duvarlarından duyulan kılıç şakırtıları, bu kayalara, ka- kendini. Sıkıyönetim mahkemesine bakılacak olursa he- Dönüp ilk çocukluğuna bakınca yoksul bir memur ai- lelere oyulmuş yazıtlar, benim için küçücük halkımın bü- men sonrasında yüzü kendine dönük bir inzibatı sırtın- lesi beliriyor sararmış fotoğraflarda. Arka planda küçü- yük tarihinin sayfaları oldular.” dan vuruyor. cük bir kasaba: Şebinkarahisar. “En güzel şarkılarını” ülkesine adamış Dağıstan halk Daha yüksek bir konumdayken sıktığı kurşun her Dönemin Halkevi’nde tiyatro sahnesiyle tanışıyor, da- şairi Hamzat Tsadas’ın oğlu Dağıstanlı ünlü Avar şa- nasılsa aşağıdan yukarı bir rota izliyor. ha o günlerde yüreği bambaşka umutlarla doluyor. ir, Lenin Ödülü’nü kazanmış, Dağıstan Yazarlar Birli- Heyet olay yeri incelemesini, mermi analizini, ği Başkanı Resul Hamzatov’un şiirleri, şarkıları, acıla- Zaman zaman ailesinden habersiz uzak bir denizde savunma tanıklarını ve diğer tüm hukuki talepleri rı, sevinçleri, umutları, gelenekleri, kaygıları, yaşamı da alıyor soluğu. Maviler onu ürkütmüyor; arkadaşları ile reddediyor, yaş tespitine bile gerek görmüyor. Aslında, Dağıstan’ın “yüce yazgısıyla” iç içedir. beraber denizlere kavuşma cesaretini gösteriyor. peşin bir hükmü duyurmak için uygun zamanı kolluyor. Kafkas kültürünü, vatan sevgisini, ülkesinin doğasını, YOLU BİRLİKTE YÜRÜMEK! insanını, duygulu bir dille şiirleştirmiştir. İDAMA GİDERKEN DENİZ GİBİ METİN OLMAK... Erdal’ın Ankara’daki lise yılları, devrimcilere karşı Hem Avarca hem de Rusça yazdığı şiirlerinde halk İdama kadın mahkûmlardan “Altın Hızma Mülayim” şiddetin günbegün arttığı bir döneme denk düşüyor. Ya- ozanı geleneğini modern bir estetikle birleştirerek ev- türküsünü dinleyerek giden Erdal Eren’i darağacına pı Meslek, yedi TİP’li gencin katledildiği sokağa sadece renselleştirmiştir. Deniz Gezmiş’i idama götüren aynı gardiyan götürüyor. birkaç adım uzaklıkta. Dağların heybeti, gelenekler ve köklerine bağlılık şiir- O gardiyan, gazeteci Namık Koçak’a şöyle diyor: Devrimci öğrenciler okula giderken ölüm kalım mü- lerinin ana damarını oluşturur. “Hiç ummuyordum o çelimsiz çocuktan, Deniz Gezmiş Evrensel temaları aşk, dostluk, barış ve ölüm temala- cadelesi vermek zorunda kalıyor. Üzerlerine ateş açılı- kadar metindi.” rını yerel motiflerle harmanlayarak ünlenmiştir. yor, yollarına bomba döşeniyor. Benim Dağıstanım, ülkesine derin bağlılığını, folklorik Erdal son nefesini verince gözü yaşlı iki yüzbaşı Bununla da bitmiyor; Pelin Tosun, “Sadece fiziksel zenginlikleri, yaşam felsefesini anlattığı kült anı-roman ve dayanamayıp “Bunun hesabını nasıl vereceksiniz?” değil psikolojik saldırılarla da gençleri hedef alıyorlar- şiir yapıtıdır. Anısına saygıyla... Gültekin Emre’nin yazısı... diye soruyor. Ercan Koca ise Erdal Eren’ın idamını dı” diyor. protesto ederken kaybediyor yaşamını. Yazarlara göre Erdal Eren’i “Erdal” yapan böyle an- - Ahmet Antmen (C. Hakkı Zariç, Kübra Yeter / Gelecek Bizimle, cuntacıların bu hesabı neden vere- Gelecek Bizimle / Kor), larda bile birlikte yürümenin sorumluluğunu üstlenen meyeceklerini anlatıyor. - Öner Yağcı (“Okuyan bir toplum yaratmak için bir duruşa sahip olması. yazdıkça yazan öncü romancı: Ahmet Mithat Efendi!”) Kitaba göre, umudu yeşertenler Dominik’te oğluna Erdal Eren’in örgütlülük bilinci, başta Sinan Suner ve - Ferda Fidan (Vasili Grossman / Yaşam ve Yazgı / onun ismini koyanlar, Hindistan’da adına marş yazanlar Ercan Koca olmak üzere diğer yoldaşlarıyla bütünlene- Çev. Ayşe Hacıhasanoğlu / Can), ve Türkiye’de darbeden hemen sonra pazarlarda, okul- rek anlam kazanıyor. - Eray Canberk (“Yazılakalanlar 19”...), larda bildiri dağıtanlar olacaktır. Mehmet Ali Altaca’ya göre, Erdal’ın kendini ve çev- - Y. Bekir Yurdakul (“Sahnede kimler yok ki!” / Ron resini anlamaya çalışırken gösterdiği o dirayetli merak Gencecik bir bedeni astılar asmasına ama ya temsil Heussen, Anne Mikus, Farid Rivas Michel / Kitapların kuşağın en belirgin özellikleri arasında yer alıyor. ettiği değerler? Onları da katledebilirler mi? Gizli Yaşamı / Çev. Sevengül Sönmez / İş Kültür), Yürekte Erdal’ın son bakıştaki o gözleri... Bir Edip 70’li yıllarda gençlik, mücadeleyi sadece okulla - Vitrindekiler, kısa tanıtımlar, Emek Yurdakul’dan sınırlamıyor. Örneğin, Yüzüncü Yıl İşçi Blokları’nda Cansever dizesi yansıyor kitabın kapağına: “Ölü mü de- Güncel ve Mustafa Başaran’dan Bulmaca ile de düşün susuzluktan muzdarip haneleri tek tek dolaşıyorlar. nir şimdi onlara?” n trafiği sürüyor! İyi okumalar... lİmtiyaz Sahibi: Cumhuriyet Vakfı adına: Alev Coşkun l Yayın Yönetmeni: Gamze Akdemir l Tasarım: Serhan Eren l Sorumlu Müdür: Betül Berişe l Yayımlayan: Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık AŞ l İdare Merkezi: Prof. Nurettin Mazhar Öktel Sok. No: 2, 34381 Şişli- İstanbul l Tel: 0 (212) 343 72 74 (20 hat) Faks: 0 (212) 343 72 64 l Uets: 25999 - 15079 - 37611 l Reklam Genel Müdürü: Evsun Sinem Alkan l Reklam Rezervasyon: Tel: 0 (212) 343 72 74 Mail: reklam@cumhuriyet.com. tr l Baskı: İleri Basım Mat. Amb. Reklam Tanıtım Yayın ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş. Yenibosna Merkez Mh. 29 KITAP Ekim Cd. A1 Apt. No: 5/902 Bahçelievler-İstanbul (Vizyonpark 2. Plaza B-1 Blok Kat: 9 No: 81-82) Tel: 0 (212) 454 32 90 - 0 (212) 454 34 83 l Yerel süreli yayın l Cumhuriyet gazetesinin ücretsiz ekidir.
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear