11 Eylül 2026 Cuma Türkçe Subscribe Login

Catalog

çok arzuladığı ama eline geçmemiş mektup olarak okunmalıdır. girişimi her zaman kanlı bir felaket- Bir Günü’nün serbestçe yayımlan- le sonuçlanacaktır. mış olması ise Grossman’ın yapıtı- Ancak şu gerçeği de ortaya koyar: nın iktidarın gözünde ne denli rahat- STALİNİZM VE NAZİZMİ AYNI KEFEYE KOYMAKTAN İnsan, sınırsız bir terör ortamında sız edici olduğunu açıkça kanıtlıyor. ÇEKİNMEYEN GÖZÜPEK BİR YAZAR bile iyilik yapma yeteneğini Durumu kabullenemeyen Gross- Yazar bir yandan Rus halkının metanetine övgüler dizerken koruyabilir. man, doğrudan Kruşçev’e bir mek- bir yandan da kahramanca savaşan asker ve subayların, hatta si- Aslolan, kolaylıkla mutlak tup yazarak kitabının “serbest bıra- vil halkın bile en ufak bir yanlış adım atmaları ya da söz sarf kötülüğe dönüşebilen tepeden inme kılmasını” talep eder. etmeleri halinde otoritelerin gazabına uğramaktan kurtulamaya- yani ideolojik anlamda iyilik değil; Bir süre sonra iktidarın önde ge- cağını ima eder. aksine ancak günlük yaşamda len isimlerinden Mihail Suslov tara- Stalinizm ve Nazizmi aynı kefeye koymaktan çekinmeyen görülebilen, sıradan insanların fından makamında kabul edilir. gözüpek bir yazardır artık bu çözümlemelere girişen: yapabileceği türden en mütevazı Suslov ona kitabının Pasternak’ın Irkçılık teorisine dayanan, yani temelden korkunç bir ideo- iyiliklerdir: esir düşmüş bir düşman Doktor Jivago romanından bile da- loji olan Nazizmin tam tersine, komünizmin eşitlik ve kardeş- askerine yaşlı bir kadının uzattığı ha tehlikeli olduğunu anlatarak lik kavramlarını amaç edinmesi ilk bakışta temel bir fark ola- bir parça ekmek gibi... alaylı bir yolla, iki asır sonra belki rak görünür. Sait Faik’in “Her şey bir yayımlanabileceğini söyler. Oysa eşitlik o denli yüce bir kavramdır ki uğruna her şey fe- insanı sevmekle başlar” sözünü da edilebilir, herkes her şeyden feragat edebilir, dolayısıyla her KGB’DEN SAKLADIĞI hatırlatır biçimde; en güçlü erdemin türlü kötülük de bu aşkın ideal uğruna pekâlâ haklı gösterilebilir. KOPYA RUSYA’DA insanı sevmek, saygı duymak ve Böylece yazar ilk başta tamamen zıt gibi algılanan iki siyasal ÖLÜMÜNDEN 24 YIL SONRA ona merhamet etmek olduğunu, rejimin pratikte aynı terör rejimine dönüşmesinin kaçınılmaz YAYIMLANIR Dostoyevski’nin Budala karakterini olduğunu akıllardan çıkmayacak bir sahneyle vurguluyor: Kendini evladını yitirmiş gibi his- andıran safdil karakter Innikov Almanya’daki bir esir kampının şefi Nazi subayı ile Komünist setse de Grossman hiç pişmanlık özetler: “Günahtan nefret et ama Parti üyesi bir Rus arasında geçen çarpıcı bir diyaloğa tanık oluruz. duymaz. günahkarı affet.” Nazi subayı Bolşevik esire aslında aynı ideolojinin militanları Şu satırları yazar bir dostuna: olduğunu, bunu er geç anlayacağını, Nazilerin amaç ve hedef- KGB KİTABA EL KOYAR, “Hissettiklerimi, düşündüklerimi lerini, savaşı kaybetseler dahi komünistlerin bizzat kendilerinin YAZARI SERBEST ve yazmadan edemeyeceğim şeyleri takip edeceklerini söyler: BIRAKILIR ANCAK KİTABI yazdım. İnsan sevgisi ve insana olan “Birbirimize baktığımızda, sadece nefret edilen bir yüze de- TUTUKLANIR! inancım üzerine yazdım. Duygularımın ğil, bir aynaya bakıyoruz. (...) Nasıl oluyor da kendinizi bizde Yaşam ve Yazgı’nın bazı kısa bölümleri bir dergide yayımla- gerçeğini, ruhumun gerçeğini yazdım.” bulamıyorsunuz?” nınca romanın içeriği edebiyat dünyasına sızmaya başlar. Ne yaparsa yapsın kitabını kurtaramayacağını anladığında Bu yoruma vargücüyle karşı çıkan yaşlı Bolşevik epey sarsıl- Bariz bir şekilde rejim karşıtı bir yapıt olduğu, Stalin’in derin bir üzüntüye kapılır, yazma arzusunu kaybederek bunalı- mış olarak döner hücresine: Tam olarak fark etmese de içine bir Hitler’den pek de farkı olmadığını gösterdiği yönünde söylenti- ma girer. Eşinden ayrılır. Hızla yaşlanmaya başlar, saçları dö- kurt düşmüştür. ler yayılır. Ve sonunda KGB kitabın bütün daktilo metinleri ve külür, beli bükülür ve sonunda kansere yakalanır. GROSSMAN’IN ASIL HEDEFİ: İÇSEL ÖZGÜRLÜĞE Henüz 59 yaşında ölmeden kısa süre önce, KGB’den sakla- el yazmalarına el koyar. mayı başardığı kopyaların yerini en yakın dostuna bildirir. VURULAN BUKAĞILARI KIRMAK! Bu arada edebiyat tarihinde görülmemiş bir olay meydana Mikrofilmler halinde Avrupa’ya çıkarılan yapıt nihayet, ilk Grossman’ın gözünde hedef aslında Hitler ya da Stalin’in ik- gelmiş, Vassili Grossman serbest bırakılmış, ancak yazdığı ki- olarak 1980’de İsviçre’de, sekiz yıl sonra ise Glasnost döne- tidarından çok, insanın içsel özgürlüğüne vurulan bukağıları tap “tutuklanmıştır”. kırmaktır. Küresel faşizme ilişkin bir toplumsal teoridir burada 1960 yılında ülkeyi Stalin rejimini kınayan Kruşçev’in yönet- minin başlamasıyla Vasili Grossman’ın ölümünden tam 24 yıl geliştirdiği: İnsanlığa zorunlu ve mutlak bir “iyilik” dayatma mesi ve aynı dönemde Soljenitsin’in romanı Ivan Denisov’un sonra Rusya’da yayımlanmıştır. n ( ) 19 Yazılakalanlar Usta şair ve yazar Eray Canberk, 1985’ten bu yana kaleme aldığı değinmeler / “derkenar”lardan seçip derlediği “Yazılakalanlar” başlıklı kısa yazılarının on dokuzuncusuyla sizlerle... çevirisi Akl-ı Selim (Sağduyu, 1928), Mustafa ERAY CANBERK Kemal’in önemsediği ve Cumhuriyetin ilk yıllarında çevrilerek yayımlanmış bir kitap. 2026/4 A. Cevdet’in Fransızca yazdığı şiirleri Halit Ziya’nın Sanata Dair’ini yeniden Avrupa’da yayımlanmış: Fièvre d’âme (Ruh n okurken: Yazmak yerine “sadece okusam” / Gönül Ateşi, 1901), Les Quatrains maudits isteği ağır basıyor! et les Rêves orphelins (Lânetli Dörtlükler ve Öksüz Hayaller, 1903). Edebi portre meraklısına... “Yeni n Necati Tosuner (1944, Ankara / 23 Türk Edebiyatında Portre Türünün n Şubat 2026, İstanbul): Hikâyeci, romancı. Gelişimi”: Deniz Gözde Avcu’nun yüksek lisans tezi (2019)... 485 sayfalık çalışmada Bizim kuşağın yazarıydı, arkadaşımdı. baştaki inceleme yazısından sonra 81 kitap Çocukluğunda geçirdiği talihsiz bir kazanın incelenip değerlendirilmiş. etkisi varsa bile yine yazar olurdu bence. Kambur (1972) kitabı için bir tanıtma yazısı Türk Dili (Eski TDK’nin) dergisinin n yazdığımı hatırlıyorum. “Deneme Özel Sayısı” (Sayı 118, Temmuz 1961): 65 yıl öncesinin bir hazinesi! Gününe n Nükhet Eren: Gazete Kadıköy’de de göre dört dörtlük bir özel sayı. Geçmişe yazıyormuş... Kadıköy / Koşuyolu’nda Nükhet övgü, geçmişe özlem... Eren Yaratıcı Yazarlık Atölyesi’ni (NEYYA) kurup yıllardır yaşatan bir edebiyatçı, bir n Bülent Akyürek (1969 / Şubat edebiyat tutkunu, bir edebiyat gönüllüsü, bir 2026): Romancı. İlginç bir yazar. “Uçlarda, edebiyat emekçisi. edilme gerekçesi de dayanaksız, belirsiz! 2000 yıldan marjinal” ve yapıtları da “yeraltı edebiyatı / beri zihniyetler hiç değişmemiş gözüküyor. underground” diye tanımlanıyor. Tanrıtanımazlıktan Bir dönemin, özellikle de 60 kuşağı şairlerinin ilk dindarlığa değişim geçirmiş. şiirlerinin yayımlandığı Yelken (1957-1978) dergisini n İkna Sarıaslan’ı yitirdiğimizi Ataol atölyesinin ortak çalışmasıyla gündeme getirip Romanyalı yazar Elias Canetti (1905 / 1994): n (Behramoğlu) haber verdi (14 Şubat 2026). Şairdi, hatırlatmıştı (Papirüs, İki Aylık Edebiyat Seçkisi. Kitap Edebiyatçılar Üzerine (Çev. Gürsel Aytaç. Payel hekimdi, dosttu, arkadaştı, Ermeni cemaatinin gitgide 17 / Mayıs-Haziran 2016). Yayınları, 2007). Kitapta yer alan pek az şairden biri azalan yadigârlarından biriydi. Ovidius (İÖ 43 / İS 18). n Suat Derviş’i gündeme getirenler/gündemde Hakan Cem (d. 1961, Kıbrıs): Viyolonsel n tutanlar: Atilla Birkiye, “Suat Derviş, Özel Bir Canetti, Ovidius’u Dönüşümler’iyle değerlendirmiş. sanatçısı, şair. Susmanın Ötesi (2003), Öpücük Kadın” (Sözcükler, sayı 120, Mart-Nisan 2026). “O her zaman var olan bir modernitenin babasıdır, Damlası (2007), Çınarın Gölgesi Gururudur (2013), bu modernitenin izlerini bugün bile kanıtlamak güç Haberim olanlar: “Ben Yazar Suat Derviş” / Suat Ölüler İçin Kılavuz (2024) şiir kitapları. Şiirde müzik değildir” diyor şair için. Derviş Kitabı (İthaki Yayınları, 2024) Seval Şahin arayışı, haiku merakı dikkate değer. (Öğ. üyesi). Serdar Soydan (d. 1974), İthaki Yayınları Böyle bir şair ömrünün son on yılını, sürgün edildiği Abdullah Cevdet (1869 / 1932): Hekim, fikir Romanya’nın çorak bir yöresinde ve yabanıl bir halk n “Suat Derviş Külliyatı” editörü. Mehtap Meral arasında geçirmiş, Roma’dan çok uzakta... Üstelik sürgün ve siyaset adamı, gazeteci, şair. Jean Meslier’den (d. 1983), “Kadınlar Yazarsa Tarihi” etkinliği... n 13 10 Eylül 2026
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear