Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
Sahnede kimler yok ki!
Ron Heussen, Anne Mikus, Farid Rivas Michel’in el ele hazırladığı Kitapların Gizli Yaşamı’nı dilimize ışıl ışıl
Türkçesiyle Sevengül Sönmez aktarmış. Öyle ki çok kez kitabın Türkçe yazıldığı sanısına kapıldım. Bir harf,
bir sözcük, bir düş... Yazarımız çalışıyor. Büyük (aslında yer yer şaşırıp kalacağımız) yolculuk başladı bile.
Kitapçıya kadar meğer ne çok istasyona uğruyormuş kitabımız!
onun da ciltleyip kitaba dönüştürmesi gerekirdi” de- lıyorlar birbirlerine...
Y. BEKİR YURDAKUL
mek aklımıza gelmemişti. Mücellidin mürekkep
Bu köşede de neredeyse altı yıldır hep kitapların sihirbazıyla çekişmesi
arih öncesi çağlarda (yaklaşık yirmi bin yıl öte-
armağanı yolculuklar, maceralar, heyecanlar, düşler de hoş ama ressam, yazarla yarışı hep önde götür-
lerde) kemikler üzerine kazınmış şekillere an-
düğü savında haksız da değil galiba!
üzerine yazdık.
T lam yüklemekle başlamış okumalarımız.
Şöyle söylüyor: “Resmi Polonyalı çocuk da anlar,
Ya kitabın kendi hikâyesi, kendi yolculuğu? Değil
Antik dünyada, kamusal yapıların üzerine kazınan-
Türk çocuk da Alman çocuk da... ama yazıyı anlama-
mi ki kitaplar, başka ve yeni pencereler açmanın,
ları da kapsayacak şekilde genişleyivermiş.
düşlerimizi beslemenin yanı sıra merak duygumuza ları için kendi dillerine çevirmeniz gerekir.”
Kil tabletler, yazıtlar, ahşap derken epeyce ağır bir
da seslenir, kışkırtırlar onu; bugün bambaşka bir yol- Yayın yönetmeninin uygun bulduğu, editörün çalış-
koşuyla ulaşabilmişiz ilk kütüphanelere. Sonrasında
masını tamamladığı hikâye artık başka bir sanatçıya,
culuk olsun hepimiz için.
papirüs, parşömen ve bildiğimiz kâğıt.
ressama ulaşıyor:
Bugün de vazgeçilmezlerimiz arasında say-
NEŞELİ, HARİKA BİR YOLCULUK!
Okuru hikâyenin ötesine taşıyan, derinliklerine çeken
dığımız kitapların bir anda yüzlerce, binlerce çoğal-
Kimi zaman düşündüğümüz, sonra belki başka bir
kitaptaki gerçek güç ressamın / çizerin resimleridir. İlkin
tılması ise epeyce yakın bir tarihe, yaklaşık altı yüzyıl
zamana bıraktığımız, kitapların (bana kalırsa çoğu-
karakterler yani yalın formlar çıkar ortaya, netleşir. Sonra
öncesine (1460’lı yıllara) varıyor.
muz için gizli / saklı) yaşamına yakından bakmanın,
sırayı renkler alır. Mavi, yeşil, kırmızı, siyah...
Zaman, günümüzdeki kitaplara doğru akarken
tanıklığın tam da vakti bugün. Çünkü bu yolculuğu
Ressamımız kitabımızda mavinin çeşitlerini sırala-
okumaya yönelik tutumlarımız da değişiyor. Öyle ki
bizim için alabildiğine eğlenceli, her anı merak dolu
mış bizim için. Hepsi doğadan armağan ya da bizim
antik çağda yazılı metinlere karşı kuşkuyla yaklaşı-
kılmak için harika bir kılavuzumuz var yanımızda.
bulduğumuz kimi yapay renkler. Dünyanın en pahalı
yor dönemin düşünürleri. Onlar için sözlü geleneğin
Üç arkadaşın (Evet, arkadaş olduklarından hiç
mavisi, parlak mavi... Sonra yapay ultramarin mavisi-
doğru yorumlarının devam etmesidir aslolan, dahası
kuşkum yok. Değilse anlatımından resimlerine, ta-
ni üreten ilk fabrika, onun kurucusu Bay Leverkus.
kitapların anlatıyı dondurduğunu ileri sürüyorlar.
sarımından baskısına böylesine neşeli, harika bir
Yıl 1834. Almanya’nın Leverkusen kenti, o günden
MATBAADAN KİTAPÇIYA, KÜTÜPHANEYE...
yapıt çıkmazdı ortaya.) Ron Heussen, Anne Mikus,
bu yana bu ünlü mucidin adını taşıyor.
Bugün -onca olumsuzluğa karşın- kitaplara her
Farid Rivas Michel’in el ele hazırladığı Kitapların Gizli
Kitabın sırtının alt bölümünde, sayfaların kat ve dikiş
yerde ve rahatça ulaşabilirken yazının ve okuma
Yaşamı’nı dilimize ışıl ışıl Türkçesiyle Sevengül Sön-
yerlerini de görmemiz için özenle ve incelikle açılmış bir
eylemimizin geçtiği süreçleri de çoğun düşünmeyiz,
mez aktarmış.
pencereden bakarak tanışıyoruz kitabımızın hikâyesiyle.
dahası kitabın var oluşu ve yaşamı da aklımıza getir-
Öyle ki çok kez kitabın Türkçe yazıldığı sanısına
Kapağı açınca ilk sürpriz çıkıyor karşımıza: Yan
mediğimiz bir yolculuktur.
kapıldım. Bir harf, bir sözcük, bir düş...
kâğıdı! Başka bir adıyla sıvama kâğıdı. Ne olduğunu
Yalnızca kitaplar mı? Her gün kullandığımız araç
Yazarımız çalışıyor. Büyük (aslında yer yer şaşırıp
söyleyeceğimi boşa beklemeyin!
gereçten giysilerimize, gıda ürünlerinden tükettiğimiz
kalacağımız) yolculuk başladı bile.
Sayfaları çevirdikçe daha neler neler çıkacak karşı-
ne varsa onların elde ediliş, oluşum / üretim süreçleri
nıza! Kör metin, dikey boşluk, yatay boşluk, tırnaklı-
KADRO NE KADAR KALABALIKMIŞ!
pek de düşmez aklımıza.
tırnaksız yazı, yetim satır, öksüz satır, ızgara, totog-
Yazarın öyküsüyle ilgilenecek, onu kitaba dönüş-
Birkaç yıl önceydi. Sözcükten Kitaba Şaşırtıcı Bir
ram, aliterasyon... İtiraf etmeliyim, yıllardır kitaplarla
türecek kaç kişi vardır sırada? Haydi, şöyle bir düşü-
Yolculuk adıyla düzenlediğimiz bir söyleşide, “Yazarın
iç içe bir yaşam sürmeme karşın benim de ilk kez
nün öncelikle.
yazıp bitirdiği öykü, roman nasıl kitaba dönüşür?” so-
duyduklarım var bu kavramlar arasında.
Sonra yayın yönetmeniyle, çevirmenle, editörle,
rumuza çocuklarımızdan biri, “Matbaada basılır, alıp
Az önce adlarını andığım kalabalık kadronun belirli
çizerle, ressamla, illüstratörle, grafikerle, tipografla,
okuruz!” diyerek kestirme bir yanıt vermişti.
bir akışla -ve dikkatli emeğiyle- çocuk odası düzenler
üretim sorumlusuyla, matbaacıyla, mürekkep sihirba-
“Peki, nereden alırız?” sorumuzun yanıtı da hazırdı:
gibi düzenleniyor kitaplar.
n
zıyla, mücellitle, satış temsilcisiyle, kitapçıyla, kütüp-
“Kitapçıdan, kitap fuarından.” Başka bir çocuğumuz
haneciyle (Çok kalabalıklar değil mi? Sahi içlerinde
da eklemişti: “Kütüphanelerden!” Kitapların Gizli Yaşamı / Ron Heussen, Anne
O gün çocuklara, “Birkaç yüzyıl önce kitapları kita- adını duymadığınız, ne iş yaptığını bilmediğiniz kaç Mikus, Farid Rivas Michel / Çeviren: Sevengül
bevinden satın alamazdık. Öncelikle matbaadan sipa- kişi var?) tanışmaya hazırlanın. Sönmez / Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları /
riş etmemiz, sayfaları oradan alıp ciltçiye götürmemiz, Yer yer nasıl güzel didişiyorlar, çekişiyorlar, takı- 96 s. / 9+ / 2026.
HANZADE SERVİ’DEN ‘DOSTUM, DENEMEYE BAK!’
anzade Servi’nin, Tudem Yayınları tarafından yayımlanan Dostum, dığı, kitapların travma yaratabileceği endişesi, sosyal medya düşkünlü-
Denemeye Bak! kitabı günlük yaşamın küçük ayrıntıları üstüne
ğünün sonuçları, öğretmen öğrenci iletişimi, yapay zekânın hayatımız-
H düşündüren sohbet tadındaki denemelerden oluşuyor.
daki rolü ve çok daha fazlası...
Günümüz gençliğinin yaşamını şekillendiren konuları eleştirel bir süzgeç-
Gençlerin ortak sorunlarını özgün mizahi diliyle merceğe alan Hanza-
ten geçiren Servi, okurları tartışmaya ve sorgulamaya cesaretlendiriyor.
de Servi, düşünmeye ve sohbet etmeye davet ediyor. Yaşamın getir-
Sadece gençlerin değil yetişkinlerin de üzerine kafa yoracağı derin
diklerine ve götürdüklerine eleştirel bakışla yaklaşan Dostum, Dene-
meselelere değinen kitap, sıradan gibi görünen olayların ardında yatan
meye Bak!, Satır aralarında “Yalnız değilsin” diye fısıldıyor.
n
gerçeklere bambaşka gözlerle bakmayı sağlıyor.
Dostum, Denemeye Bak! / Hanzade Servi / Tudem Yayınları
En eşsiz markanın insanın kendisi olduğu görüşü, özgüven eksikliği-
nin yetenekleri baskılama hızı, zorbalığa karşı hangi taktiklerin işe yara- / 160 s. / 2026.
14 10 Eylül 2026

