10 Eylül 2026 Perşembe Türkçe Subscribe Login

Catalog

( ) 1892 / 1941 Marina Tsvetayeva: ‘Bu kışı atlatabilirsem ölüm gibi kıymetli olacağım ya da kuvvetli olmadan sadece ölüm olacağım!’ her türlü zorluğa, sıkıntıya, acıya katlanmak GÜLTEKİN EMRE için direnmiştir Marina Tsvetayeva. Her şeyi göze aldığını “Ülke Özlemi”ni BİYOGRAFİDEN DE ÖTE ortaya koyan şu dizeleriyle gözler önüne Frida Kahlo ve Artemisia Gentileschi’nin serer: “Umurumda değil/ Kafesinde yaşamlarını ele alan romanlarıyla tanınan bir aslan gibi görünüyorsam/ Kimlerin yazar Rauda Jamis, Umut Nasıl Zorlu Nasıl gözünün önünde, kimlerin yanından/ Depdeli adlı biyografik romanında (Çeviren: Kati olarak kovulduysam// Kendi içimde, Ekin Özlü Akseki/ Everest Yayınları), bu kalbin/ Yalnızlığında. Özlemle yaşamak kez Moskova’da dünyaya gelen Rus şair ve -neresi olursa olsun,/ Buzulu olmayan yazar Marina Tsvetayeva’nın (1892 / 1941) kutup ayısıyım ben/ Onurumu nerede yaşamının nasıl acılar içinde geçtiğini ve ne kaybedeceğimden bana ne!” çok yalnızlık çektiğini yalın bir dille anlatır. Marina için her mevsim kıştır, ölüm hep SONA YAKLAŞMA... kapıdadır. Her şeyden önce şiir gelir ama ekmek, Marina Tsvetayeva’nın günlük yaşamında soğan, patates de gereklidir. iş önlüğü “üniforma değil, ikinci derisi” Romanını yazmadan önce aylarca hatta olmuştur. Hem soğan soyar hem de kaleme yıllarca şairin yaşamının aynası olan, sarılıp bir dizeyi not eder. acılarını yansıtan şiirleriyle, dizelerinin O yorulmak bilmez, her şeye yetişmeye çalışan, içeriğiyle, imgeleriyle mücadele eder Jamis. her şeyle ilgilenen ve şiir de yazan bir annedir, bir ev Devrimi takip eden yıllardaki iç kadınıdır. karışıklıkların ülkeyi nasıl acılara boğduğunu Gazetelere dalıp gider. Tiyatrolarda ne olup bitiyor anlatırken yaşamı kâbusa dönen ve gittiği her bilmek ister. Şiir yazar, düzyazılarla da arası iyidir. yerde kendini bir ölüm kalım mücadelesinin Çeviri de yapar. Mutfakla yazı yazdığı yer arasında içinde bulan Tsvetayeva’nın en yıkıcı mekik dokur. olaylarla bile gücünü kaybetmeyen edebi Almanların Çekoslovakya’yı işgal etmesine çok yeteneğine, çalkantılı yaşamına, aşklarına, üzülür, çok kızar: “Yüceliğin/ Kâh fikri, kâh mumyası!/ çocuklarına ışık tutar. Almanya/ Yanacaksın!/ Bu yaptığın/ Delilik/ Delilik” diye feryat eder. da sağlayan bir güçtür “umut”. Onun yitmesi demek, ANILARLA BEZELİ ACILAR YUMAĞI Artık ona yaşama gücü verecek, onu diri tutacak, ayakta yaşamın tükenmesi anlamına gelir. Mandelştam’dan Pasternak’a, Vichniac’tan Rilke’ye, kalmasını sağlayacak bir gelecek yoktur. Gelecek umudu “Sen ki sevgili hayat! Açgözlüsün ama!/ Unutma yaslananı/ dönemin önde gelen edebiyatçılarını kendine hayran bırakan giderek söner. Endişeler, hayal kırıklıkları, yıpranma, Sağ omuzuna.// Seslenmesini duymaz acımasız hayat!” ve 1941’de daha fazla dayanacak gücü kalmadığı için üzüntü yakasını hiç bırakmaz. “Nehirlerin ters aktığı âlemde” yaşamıştır o. “Pahalıya intihar eden bu büyük şairin; sürgünlerle, açlıkla, ölümlerle patlar yaşaması”, onun yaşamında olduğu gibi. Ağır, çok Yaşamının son yirmi yılı başını sokacak, kendine ait bir sınanan yaşamını anlatan romanın başlığı Umut Nasıl Zorlu ağır olmuştur yaşamaya dayanması... evi olmadan geçer. 1941 Mart ayında yazdığı şu dörtlük Nasıl Depdeli de bu bağlamda çok anlamlıdır! İç karışıklık sorunu, çatışmalar, yolsuzluklar, karşı onun geleceği için verdiği kararı içerir: 1917 Devrimi sonrası Rusya’da yaşanan kaosta usta şairin devrimin yarattığı kaosla boğuşan Moskova günlerindeki “Kehribarı yok etmenin,/ Söylem değiştirmenin,/ Kapının de pek çok Rus vatandaşı ve ülkeleri gibi acıları hiç bitmez. üstündeki/ Işığı söndürmenin sırası geldi.” yaşam yürek burkucudur: Sürgüne, kayıplara, baskılara, aile dramlarına, açlığa On beş, on altı yaşındayken hiç konuşmadığı bir “Ne un ne tuz ne süt ne de şeker. Nadiren ekmek, biraz kahve, direnen ve yazma tutkusunu hep ayakta tutmaya çalışan erkeğe yazdığı şiirlerden oluşan ve on yedi yaşındayken arada sigara. Etten bahsetmeye bile gerek yok. Sabun zaten Marina Tsvetayeva’nın yaşamı üzerinden, umudun bazen yayımlanan Akşam Albümü (1910) kitabıyla şiir dünyasında hak getire. Çay bir nimet, odundan daha kolay bulunuyor.” insanı yaşamda tutan en zorlu bazen de en yıkıcı ve isyankâr var olmaya çalışan Marina Tsvetayeva, huzuru “sadece Şair “bir dilim ekmek, pörsümüş bir parça pancar, gücü olduğu vurgulanır bu romanda. kurumuş bir lahana, bir kilo patates, bir avuç un”la evine rüyalarda” bularak yaşar. Jamis’in Umut Nasıl Zorlu Nasıl Depdeli’sinin arka gelir ama çoğu zaman eli boştur. planında 1892 Moskova’sından başlayarak Rus Devrimi’nin ‘HER ŞAİR KENDİ ÖZÜNDE BİR GÖÇMENDİR VE sancılı süreci apaçık biçimde ele alınır. RİLKE VE PASTERNAK’IN DESTEĞİ, GERÇEK BİR KURBANDIR, YAŞAMIN KURBANI!’ Savaşın yıkımları, iç karışıklıklar ve aydınların bu Umuda sığınıp büyük acıları, yalnızlıkları, açlığı, baskıyı, MEKTUPLAŞMALAR... kaostaki sürgün, baskı, korku, tutuklanma psikolojisi göçmenliği de sığdırır bu rüyalarına. Ama umut da onun Rilke’yle mektuplaşmalarında aşk ve şiir iç içedir. gerçekçi bir biçimde ele işlenir, gözler önüne serilir. yaşamasını sağlayamaz. Pasternak’la da birbirlerini karşılıklı mektuplarla gönülden Şair Tsvetayeva’nın yalnız bir kadın olarak yaşadığı Göçmenken vatanının hayalini kurabilirken vatanına desteklerler. acılar, sürgünde hissettiği baskı ve tüm olanaksızlıklarına dönüp acılarla boğuşunca o hayali de yok olur. Ülkesindeki cehennemden, yangından, yoksulluktan, karşın yazma tutkusundan vazgeçmeyişi üzerinden baskıdan kaçıp Paris’te başka bir cehenneme, yaşam Marina Tsvetayeva’ya “Kurban Marina” der onun gibi “sanatın direngen, iyileştirici ama bir o kadar da yakıcı” mücadelesine sarılma, şiirle nefes almaya, dünyaya acılara boğulup ömür süren Anna Ahmatova ve onu şu gücü gözler önüne serilir. bakmaya çalışma... dizelerle sonsuzluğa uğurlar: Yazarak ayakta kalmanın en tipik örneğidir şairin Sonra Çekoslavakya... Nazilerin bu ülkeyi işgali, ölüm “Uçurum sevdiklerimi alıp götürdü/ Ve annemlerin evi hüzünlere, acılara, ölümlere boğulmuş yalnızlığı, yaşamı. harap oldu/ Marina, karanlık başkentte/ Bugün birlikte korkusu, ülkesine dönme çabaları, oğlunun tutuklanışı, yürüyoruz/ Ama bize benzeyen milyonlar peşimizden YAVAŞ YAVAŞ TÜKENEN YAŞAM tutuklanan eşi ve kızı için çabalaması... geliyor/ Bundan daha sessiz bir alay olamaz/ Etrafımızda Kitabın adında da yer alan “umut”, burada yalnızca Oğluyla birlikte özgürlüğüne kavuşması; eşinin çanlar çalıyor/ Ve karda bıraktığımız ayak izlerimizi sile iyimser bir bekleyiş değil, tersine tüm olumsuzluklara karşı sürgünden dönüşünü, özgürlüğe kavuşmasını göremeden direnmeyi ifade eder. intiharı... Tükenmesi! Şiirleriyle, çevirileriyle, yazdıklarıyla sile/ Telaşlı Moskova vahşice inliyor.” İnsana yaşama gücü veren bir motordur. Aynı zamanda yaşamaya devam etmesi... “Her şair kendi özünde bir göçmendir” ve gerçek bir büyük hayal kırıklıklarının altından kalkmayı başarmasını Ne olursa olsun başka bir ülkede değil de kendi ülkesinde “kurban”dır, yaşamın kurbanı. n 6 27 Ağustos 2026
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear