10 Eylül 2026 Perşembe Türkçe Subscribe Login

Catalog

çok önemlidir, hem söyleşinin geli- şimi hem edebiyat tarihi açısından. Bir ara bir nehir söyleşi yaygın- YÜCEL KAYIRAN laştı ama buraya dahil olan şairleri- miz çok azdır. Ahmet Oktay’ın ne- ‘Şiirde, şiir ile büyük hir söyleşisi vardır, son yıllarda da değerlendirmelerin yapılması Ataol Behramoğlu’nun nehir söyle- şisi vardır. gerektiği bir döneme Ama nehir söyleşi ile bu tek tek girdiğimiz kanısındayım’ söyleşiler arasında şöyle bir fark var: Nehir söyleşi, şair merkezlidir ve biyografik bir özellik gösterir; tek TÜLEYLİOĞLU- Şiirin geleceği hakkında umutlu tek söyleşiler ise yapıt merkezlidir musunuz? ve poetik sorunsalın arka planına KAYIRAN - Şiirin gelişimi, hiçbir zaman kesintisiz yönelik bir analiz içerir. bir devamlılık içinde gerçekleşmez. Daima sapmalar, Bu bakımdan Enis Batur’un boşa giden çabalar söz konusu olmuştur. Şiirin tarihi söyleşiler kitabından da söz etme- kayıp yılların tarihidir. miz gerekir. Genel durum açısın- Bir devamlılık biçiminde arz eden şairler dönemi ilk dan baktığımızda bizim şairlerimi- defa antik Yunan’da ortaya çıkmıştı. Bayrak oradan zin söyleşiye pek önem vermediği- Antik Roma’ya geçer, Antik Yunanlılar bir daha belini gerekir. Ama imgenin hammaddesi de gizden oluşur ve dilde ni görüyoruz. doğrultamadılar. kendini ele vermez bir yapı oluşturur. Sonra kısa ölçekli bir Arap şiiri dönemi hemen TÜLEYLİOĞLU- Yeni yayımlanan yedinci şiir kitabı- TÜLEYLİOĞLU- Yazmak sizin için bir ihtiyaç mı, zorun- arkasından devasa bir Pers şiiri dönemi gelir. Bir nız Nisan Tezleri, kızınız Nisan’a bir armağan... Bu ki- medeniyet, şiire büyük bir katkı gösteriyor, sonra luluk mu, yoksa bir mücadele mi? tap şiir yolculuğunuzda nasıl bir yerde duruyor? çekiliyor tarih sahnesinden. KAYIRAN - Başlangıçta başka yol yoktu. Ben determinist KAYIRAN - Ben kendi şiirime, başkasının şiirine ba- Ben 13. yüzyılda Doğu ile Batı’nın eşitlendiğini ilerlemeye inanırım. Dolayısıyla başlangıçta başka yol yoktu kar gibi bakmasını öğrendim. Genellikle şairlerin kendi düşünürüm. Hem Attar hem Mevlana, Yunus Emre ise başka yol olmadığı içindi. İlk yıllarda bu yol, bir tercih, bir şiirlerinin eleştirmeni olmaması gerektiği söylenir. hem de Dante ve Petrarca aşağı yukarı aynı yüzyılın özgürlük biçimi olarak algılanıyordu. Sonra sonra zorunluluk, Benim yetiştiğim yıllarda böyle değildi. Ben Memet şairidirler. Sonra 18. yüzyılla birlikte eşitsiz çoklu ama yani bırakmamanız gerektiği ön plana çıkar. Bu da mücadele Fuat geleneğinden gelirim. Memet Fuat, şairlerin kendi birlikte gelişim dönemi başlar. denilen evreyi yaratır. Hepsi aynı olgunun değişik evreleri. şiirlerinin eleştirmeni olması gerektiğini söylerdi. Modern şiirin olanağı belki de bu. Ama orada da TÜLEYLİOĞLU- Bu kitabınızda imgeler mi düşünceyi ‘UĞUR MUMCU’NUN CUMHURİYET her ulusta zirve ve uçurum arka arkaya gelir. taşıyor, yoksa düşünce mi imgeleri kuruyor? GAZETESİNDE EDEBİYATÇILARIMIZLA YAPTIĞI Dikkati ilgiden yitirmemek gerekir; şiir giderse bir KAYIRAN - Çok güzel aynı zamanda da çok zor bir so- SÖYLEŞİLERİ HEYECANLA HATIRLIYORUM’ daha dönmez geri. Tarih şiirini kaybeden uluslarla kıraç. ru. Kuşkusuz bir şairin şiirinde imgenin ne içereceğini o şa- Ben, şiirde, şiir ile büyük değerlendirmelerin yapılması TÜLEYLİOĞLU- Aporia Geçidi’ni, çağdaş Türk edebiya- irin poetik düşüncesi, poetik dünya görüşü belirler. Ve kuş- gerektiği bir döneme girdiğimiz kanısındayım. tında söyleşi türü bağlamında nasıl konumlandırırsınız? n kusuz imgeler de bir düşünceyi taşır. Ama bu düşünce, o şa- KAYIRAN - Türk edebiyatındaki söyleşilerin neliğini irde- irin poetik dünya görüşünün oluşturduğu bir düşüncedir. Bir lemek ilginç sonuçlar verir. Özellikle şairlerin söyleşileri. rılmalarını isterdim. de şu var: İmgeler, kurşun kalıp değildir. Önemli bir çalışma konusu. Şiirimizdeki ilk söyleşilere bak- TÜLEYLİOĞLU- Sizin için “iyi şiir” nedir? TÜLEYLİOĞLU- Kitapta sezilen ontolojik gerilim, bireysel tığımızda, bu söyleşiler, genellikle haber verme niteliğindedir. bir varoluş sorgusu mu yoksa tarihsel / toplumsal bir kırılma- KAYIRAN - “İyi şiir”, “güzel şiir” benim için pek önemli 50’li yıllarda Yahya Kemal’le yapılmış önemli bir söyleşi nın şiirsel ifadesi mi? bir kriter değil. Tarihin ve varlığın değişmez hakikatini yakala- vardır ama nedense bu söyleşiye pek önem verilmemiştir. KAYIRAN - Bu sorunun yanıtını okura bırakmak isterim. mak ve onu dile getirmek. Şiirimizde veya edebiyatımızda, söyleşi, ağırlıklı olarak n Benim için önemli olan Nisan Tezleri’ndeki “ontolojik 80’lerden sonra gelişti. Uğur Mumcu’nun Cumhuriyet gazete- Aporia Geçidi / Yücel Kayıran / ravenART Kitap gerilim”in hissedilmiş olması. sinde edebiyatçılarımızla yaptığı söyleşileri heyecanla hatırlı- / 580 s. / 2026. TÜLEYLİOĞLU- Okurun bu kitaptan tek bir düşünce ya yorum. Yine İkinci Yeni şairleriyle yapılan söyleşiler de ilk de- da duygu ile ayrılmasını isteseniz, bu ne olurdu? Nisan Tezleri / Yücel Kayıran / Everest Yayınları fa Cumhuriyet gazetesinde yayımlanmıştı. Bu arada, Enver Ercan’ın, usta şairlerimizle yaptığı söyleşiler KAYIRAN - “Teoloji” şiirindeki duygu ve düşünceyle ay- / 112 s. / 2026. öykü, İsa Çelik ve Ka- nır.” Şiirin, Hafızanın ve Direnişin İzinde nun kanıtıdır. Öykülerin her biri, otantik dir İncesu’nun fotoğ- Bir Yaşam, Füsun Demiray’ın kaleminden bir Türkiye gerçekliğini ortaya koymakla raflarıyla belgeleniyor. kısa süre önce yaşama veda eden Ahmet birlikte okuyucuya güçlü bir evrensel ger- Dönemin sanat, siya- Telli’nin yetkin bir biyografisi. çekliği de sunmaktadır.” Talât Sait Hal- set ve kamu ilişkisini man. Öykülerinde yarattığı her bir dün- Ağız İçinde Dil Gibi - de görünür kılan Re- ya doğa-insan çatışmasının, insanı insa- Acı Duman / Osman sim Defteri, bir gaze- na taşıyan her bir meselenin tözünü yan- VİTRİNDEKİLER Şahin / Literatür te kupüründen bugü- sıttığı gibi; anlatıcı olarak kurduğu dil ev- Yay. / 200 s. ne, kaybolmaya yüz reniyle de Türk edebiyatına yeni açılımlar Resim Defteri / tutmuş bir çağın sa- taşıyan Osman Şahin, Ağız İçinde Dil Gibi “Ağız İçinde Dil Gibi’yi, Sennur Sezer / nat belleğini yeniden kuruyor. ve Acı Duman’da okuru, bir anlatı ustalı- Osman Şahin öykücülü- Der. Sertaç Çelik / ğünde onun anlatıcılığı- ğının birikimiyle buluşturuyor. Ahmet Telli: Şiirin, Vapur Yay. / 210 s. nın nirengi noktası ola- Hafızanın ve Hatay’da Fransız rak gördüğümü söyle- Sennur Sezer’in Resim Direnişin İzinde Emperyalizmi / Yusuf meliyim. Burada kurup Defteri, 1972-1978 yıl- Bir Yaşam / Füsun Duran / Legem Yay. yakaladığı söyleyiş bi- ları arasında Cumhuri- Demiray / Everest / 153 s. çimi ve Türkçeyi zenginleştiren dil duy- yet gazetesinde kaleme Yay. / 344 s. gusu, öykücülüğünün sonraki birikiminin Hatay’da Fransız aldığı sergi izlenimlerini “Elinizdeki bu kitap, bi- Emperyalizmi’nde Yu- önünü açmıştır. Ağız İçinde Dil Gibi’ye ve sanatçı söyleşilerini raz da kayıpların etrafın- suf Duran, Hatay ör- Osman Şahin öykücülüğünün manifes- bir araya getiriyor. Sergi da dolaşan bir arayıştır. tosu demek abartılı sayılmamalı. İleri- neğinden yola çıka- salonlarından atölyelere, ressamın iç dün- Tamamlanmamış olanı, de, Sonuncu İz’le erişeceği çizginin de rak emperyalizmin yasından heykeltıraşın malzemeyle boğuş- eksik olanı sezerek yazıl- ilk ‘nefes’idir.” Feridun Andaç. “1983 ta- Ortadoğu’da kimlik- masına sanatçının geçim kaygısını, sosyal mıştır. Çünkü her biyografi, biraz da sus- çi politikalar üzerinden kurduğu ulus- güvencesizliğini ve sanat ile halk arasın- rihli öykü kitabı Acı Duman’ı incelediğim kunlukların metnidir; yazılamayanların, daki kopukluğu sorguluyor. Fahrünnisa ve 1984’te World Literature Today’de ya- laşma karşıtı egemenlik stratejisini ve bulunmayanların, zamanın içinden çeki- yınlanan bir yazımda şunları belirtmiştim: buna eşlik eden ekonomik sömürü dü- Zeyd’den Ara Güler’e, Nuri İyem’den Cihat lip alınamayanların... Ama dileğim odur ki ‘Şahin’in öykülerindeki yoğunluk ve ritmik zenini, günümüze de ışık tutacak şe- Burak’a, Aliye Berger’den Adnan Çoker’e bu eksiklikler bir boşluk olarak kalmasın. yapı baş döndürücüdür. Türk yazınında- kilde ortaya koymayı amaçlıyor. “Os- pek çok ismin sanat anlayışını kendi ağzın- Bu kitabı okuyanlar, kendi hatırladıklarıyla, ki pek az yazar birkaç sayfalık bir betim- manlı İmparatorluğu’nun Paylaşılma- dan aktarırken Cumhuriyetin 50. yılı onu- bildikleriyle, tanıklıklarıyla bu metne do- runa İstanbul’a dikilen yirmi heykelin öy- lemeye böylesine yoğun duyguları sığ- sı ve Manda Rejimlerinin Kuruluşu”, “İs- kunsunlar. Eksik olanı bulsun, tamamla- küsüne kapsamlı bir bölüm ayırıyor: Hey- dırabilir.’ O zaman yaptığım bu gözlem kenderun Sancağı’nda Fransız Man- keltıraşların seçiminden heykellerin diki- sın, çoğaltsınlar. Çünkü bir şairin haya- Şahin’in yazın sanatının ilerleyen yıllar- da Yönetimi”, “Fransa’nın Suriye ve mine, kiminin çalınmasından kiminin bir tı, onu okuyan, ona değen, onunla yaşa- daki gelişimi karşısında geçerliliğini sür- Sancak’ta İzlediği Emperyalist Politika- gecede sökülüp kaldırılmasına uzanan bu yan herkesin ortak belleğinde tamamla- dürmüştür. Bu kitaptaki on üç öykü bu- lar” incelemede yer alan başlıklar. 13 27 Ağustos 2026
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear