Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
Dostluğa götüren kılavuz
Doğanın bir parçası olduğumuzu anımsamak ve buna uygun davranmak yolculuğu için hazırlanan kılavuzun yönerge bölümünü
kırlarda, bir derenin kıyısında, bir ovanın göz alabildiğine serilip giden ferahlığında ya da bir yamaçta, koyakta okumak düştü
aklıma. Püfür püfür esen yelin kucağında okumakla kalmamak, uygulamada da istekli olmak gerekiyor.
Doğa dostu olmak, yani doğanın ÖĞRENMEK VE EĞLENMEK İÇİN…
Y. BEKİR YURDAKUL
bir parçası olduğumuzu anımsamak Sima Özkan, bu değerli kılavuzla kısaca
ve buna uygun davranmak öğrenmenin ve eğlenmenin sonunun olmadığı
“Yaramaz, laf dinlemez ama bir o
yolculuğu için hazırlanan bu bir yolculuğa çıkmamızı diliyor. Yolda olmanın
kadar da hassas bir çocuk doğa...”
rehberin hiç değilse yönerge
heyecanı, arayışımızı ve değişimimizi destekleyen
Ve “başına buyruk.” Doğa diye
bölümünü; kırlarda, bir derenin
merak duygumuzun ardına düşmek belki de
tanımladığımız, var olduğumuz, yaşam
kıyısında, bir ovanın göz alabildiğine
doğayla yeni bir iletişim ve birliktelik çağının
bulduğumuz yerde ne varsa bizden
serilip giden ferahlığında ya da bir
kapılarını aralamamızı sağlayacaktır.
(insandan) başka herkes birbiriyle
yamaçta, koyakta okumak düştü
İnsanın genel anlamdaki yıkıcılığının yanında
iletişim halinde ve uyum içinde yaşayıp
aklıma.
dünyayı düşünen, yaşamı doğadan bağımsız
gidiyor on binlerce yıldır.
Püfür püfür esen yelin kucağında
düşünmeyen de yine insan. Enerji tasarrufu
Gün oluyor kimileri çekiliveriyor
başlamadan bu maceraya, ilk dört
haftası, dünya günü, dünya su günü, dünya sulak
sahneden, kimileri azalıyor ya da
haftanın adımları açıyor bize yolu.
alanlar günü, doğa karuma günü, çevre günü,
çoğalıyor. Ne ki kural, ilişkiler ve iletişim
Okumakla kalmamak, uygulamada
yerli malı haftası, dünya yürüyüş günü, yağmur
değişmiyor. Varsa bir, insan, başka
da istekli ve çalışkan olmak
ormanları haftası, gıda günü, tasarruf günü, soyu
türlü sürdürüyor yaşamını; doğayla
gerekiyor.
tehlike altındaki türler
neredeyse aklı bir şeylere erdiğinden
Rehberle buluştuğumuzda
günü, yangından korunma
bu yana kavgalı, geliştirdiği bilimsel ve teknolojik
hangi aydaysa o ayın
ve itfaiye haftası...
olanaklara bağlı olarak iletişimini daha da hızla
uygulamalarından başlamak
Doğal yaşam ve
yitirerek... Ve doğanın dışında, üstünde bir yer
işin doğrusu.
doğaya uyum konusunda
tanımlayarak kendine...
Bu dört haftalık dönemi
farkındalık yaratmayı
BİNDİĞİMİZ DALI KESTİREN BİR KİBİR
az tüketerek ve hiç atık
amaçlayan ülkemizde
Sahi, ne zamandır, konuşmanın / iletişimin
çıkarmamaya gayret
ve dünya ölçeğinde
yalnızca bize ait bir beceri olduğuna inanıyoruz?
edeceğimiz bir ısınma turu kutlanan gün ve haftalar
O, doğal olanı değiştirip dönüştürme “beceri”sini
olarak düşünmeliyiz. Ve her çerçevesinde de
ortaya koyduğumuz, doğanın bir parçası
şeyi bir anda yapmak değil, yolculuğumuzun bizden
olduğumuzu ağırdan unuttuğumuz günlerden /
her ayda dörder adım ilerlemek bekledikleri var.
çağlardan beri.
yeterli olacak. Yaşadığımız yeri
İşte o çağlardan bu yana aslında bindiğimiz
tanımak, doğaya
PET ŞİŞELER, PLASTİK
dalı kestiren bir kibir içindeyiz. Bunu, doğa için
saygı duyarak
POŞETLER,
yapılması gerekenleri sıralarken bile sergilemekten
beslenmek, tüketim
AZ ALIŞVERİŞ
çekinmiyoruz.
alışkanlıklarını
İlk kural belki de kolay
Daha taşla toprakla, ağaçlarla otlarla, cümle
değiştirmek,
vazgeçebileceğimiz ne varsa
varlıkla bir aradayken, hepsinin dilini bilirken,
eşyalarımıza,
(örneğin pipet kullanmak) ondan vazgeçmek.
hepsini duyar ve anlarken bugün geldiğimiz
enerjimize ve çöplerimize sahip çıkmak, ileri
Anaokulu ve ilkokul yıllarında kullandığımız
yerde bu “başına buyruk, yaramaz, laf dinlemez
dönüşüm yapmak, karbon ayak izimizi küçültmek,
suluklarımıza dönsek de şu tüm dünyada
ama bir o kadar da hassas çocuk”la ilişkimiz geri
yavaşlamak, yeşil teknolojiyi izlemek, az olanın
dakikada bir milyon satılan pet şişeleri doğanın
dönülmez bir yere epeyce yaklaşmış görünüyor.
doğaya iyi geldiğini unutmamak, kendi doğamızı
başına dert etmesek.
keşfetmek, kullan-at alışkanlıklarını terk etmek ve
YALANI YOK DOĞANIN, SIR DA
Denizanalarından mı yoksa plastik poşetlerden
çok daha fazlası...
SAKLAMIYOR!
mi korkmalı? İşte üçüncü haftanın konusu.
Hemen hepsi, kolayca yaşama geçireceğimiz,
Sima Özkan’ın ince eleyip sık
Ve dördüncü hafta için önemli bir
uygulayabileceğimiz ve bize iyi gelecek tutum ve
dokuyarak ortaya çıkardığı Doğa
çağrı: Alışverişi azaltmak!
davranışlar.
Dostunun Başucu Rehberi’nin daha
Dört haftanın sonunda büyük
Sima Özkan’ın bir yazınsal metin tadında
ilk sayfasında binlerce yıllık bir
ama heyecanlı, değişime açık,
kaleme aldıkları, zaten aklımızda olan ya da yolda
yolculukta buldum kendimi.
neşeli, dirençli asıl yolculuk
bulduğumuz sorularımıza da yanıtlar veriyor,
Bugün gelinen noktaya bakınca
şimdi başlıyor.
kimi zaman da o yanıtları kendi çabalarımızla
birçoğumuzun yakın / uzak
Dostoyevski’nin deyişiyle
bulmamızı sağlıyor.
gelecekten pek de umutlu
“doğa bize danışmıyor.
Sahi, etik alışveriş ne demektir? Her yıl havaya,
olmayışına karşın Özkan, büyük rolü
Beğenmediğimiz, değiştirmesini
suya ve toprağa düşen cemrelerin anlamı nedir?
çocuklara vererek hepimizi doğanın
istediğimiz hiçbir şeyi, kişisel
Doğayı okumak zor mudur? Renklerden en eskisi
bir parçası olduğumuzu anımsamaya
isteklerimizi asla dikkate
hangisidir? Doğa günlüğü nasıl tutulur? Ve daha
ve bunun gereğini gecikmeden
almıyor”. Bu süreçte
onlarca, yüzlerce soru… Merak etmez mi insan?
/ hemen yapmaya çağırıyor.
edineceğimiz farkındalık,
Bana kalırsa doğa da merak ediyor daha ne kadar
Evet, “yalanı da yok doğanın,
yaşayacağımız değişim,
kirletebileceğimizi yaşamımızı?
n
sır saklamayı da bilmiyor.” Her
öğreneceklerimiz doğayı çok
şeyi açık ve ortada. Ve “hepsini
Doğa Dostunun Başucu Rehberi / Sima
daha iyi tanımamızı ve onun bir
paylaşıyor, en çok da hikâyelerini”
Özkan / Resimleyen: Sevtap Sarıca / Doğan
parçası olarak yaşamaya çaba
diyor Özkan.
Çocuk / 184 s. / 9+ / 2026.
göstermemizi sağlayacak.
Desenler: SEVTAP SARICA
14 27 Ağustos 2026

