10 Eylül 2026 Perşembe Türkçe Subscribe Login

Catalog

Çağına tanıklık eden bir anlatıcının yazma yordamını olmaktan da feragat etmiyor. Bir roman olmasa da bir Kendisinin deyimiyle, bunları kurarken “bugünün da içeren anlatıları ardı ardına yayımlanınca bunu daha roman gibi okunmaktan feragat etmiyor.” diktatörleri”ne de göndermeler yapar. iyi gözleriz. Cercas, yüzünü yakın tarihe dönerken bir bellek SAVAŞLAR VE DARBELER ÇAĞININ Salamina Askerleri, Cercas’ın “belgesel roman” yolculuğuna çıkarır okurunu. Bunu yüzleşme olarak da ANLATICISI CERCAS: ‘KARANLIKLARIN yazma adımının ilk örneğidir. 2011’de yayımlayacağı alabiliriz.Dün ülkesinde askeri savaş vardı, bugün ise HÜKÜMDARI, YAZDIĞIM EN KİŞİSEL KİTAP’ 5 Bir Anın Anatomisi ise bu yanını pekiştirir. bunun devamı olan “sivil savaş” sürmektedir. Bu belgesel romanın hemen ardından yayımlayacağı Cercas, belgesel romanıyla yalnızca İspanya’nın İşte bunu sorgular sürekli: 6 Işığın Hızı bir kez daha şunu çıkarıyordu karşımıza: bir dönemini (23 Şubat 1981 darbesi) sorgulamıyor; “Bu geçmişi saklayacak mıyız? Tatlılaştırıp yumuşatacak Geçmiş bugünümüzün bir parçası. totaliter rejimlerin toplumlarda yarattığı siyasal mıyız? Maskeleyecek miyiz? Tıpkı ‘Sahtekâr’ın kahramanının Cercas, savaşlar ve darbeler çağının bir anlatıcısı yozlaşmayı, ekonomik çöküşü, terörü, oluşan yaptığı gibi daha güzel ve sevimli alternatif bir geçmiş mi olarak ülkesinin yakın tarihine bakarken günümüz güvensizlik ortamını, yaşanan “alaturka” bir darbeyle o uyduracağız?” dünyasına da göndermeler yapıyor elbette. çürüme ve yazlaşmanın toplumu nereye sürüklediğinin Sorularını sorarken de yaptığı, kurgunun gerçeği “Frankoculuk”un bugün halen ülkesinde ve dünyanın öyküsünü anlatıyor bize. nasıl aydınlattığıdır aslında. n birçok yerinde süredurduğunu anlattığı hikâyelerle TÜM TOPLUMU KISKACA ALAN 1 E. H. Carr, Tarih Nedir?, Çeviren: Misket Gizem gösteriyor ki bunu da şöyle dile getirecektir: POSTMODERN DARBE! Gürtürk, Birikim Yayınları, 207 s., 1980. “Bu geçmiş olmadan bugün anlaşılamaz. Bu, tarihsel 1976’da Franco’nun falanjist rejiminden “kurtulan” 2 geçmişle olduğu kadar kişisel geçmişle de alâkalı. Javier Cercas: “Rejim değiştiğinde geçmişini İspanya, gerici Suarez iktidarıyla geçmişin kalıntılarına Karanlıkların Hükümdarı yazdığım en kişisel kitap. değiştirenler her yerde var”, Kürşad Oğuz söyleşisi, neşter vuramadığı gibi mevcut durumu muhafaza etmek Hatta daha yazar olmadan önce yazmak istediğim Haber Türk, 30.10 2021. derdindedir. bir kitap. Çünkü bu benim ailemin hikâyesi ve bütün 3 Saplantı (1987), Javier Cercas, Çeviren: Süleyman İşte böylesi bir süreçte önceden yapılacağı belli İspanyol ailelerin Sivil Savaş’la doğrudan ilgili bir Doğru, Everest Yayınları, 78 s., 2016 / Kiracı (1989), “postmodern darbe”nin toplumu nasıl kıskaca aldığı geçmişi vardır. Javier Cercas, Çeviren: Süleyman Doğru, Everest adım adım anlatılır romanda. Sivil Savaş’ta büyük bir canavarlık ve acımasızlık vardı. Yayınları, 95 s., 2016. Romana yazdığı “öndeyiş”inde şunun altını çizer Ayrıca tarih kitaplarının söylediği gibi, İspanyol Sivil Savaşı 4 Salamina Askerleri, Javier Cercas, Çeviren: Saliha Javier Cercas: “Bu kitap, bir tarih kitabı değil elbette; 1936’dan 1939’a kadar yani üç yıl sürmedi; 43 yıl sürdü.” Nilüfer, Everest Yayınları, 219 s., 2022. kimse onun içerisinde yakın geçmişimizle ilgili yeni 5 Bir Anın Anatomisi, Javier Cercas, Çeviren: BUGÜNÜN DİKTATÖRLERİNE GÖNDERMELER veriler ve katkılar arama yanılgısına düşmemelidir. Gökhan Aksay, Everest Yayınları, 465 s., 2022. Böyle olmakla birlikte, bir tarih kitabı olarak İşte o tanıklığın izlerini sürdüğü romanlarından 6 okumaktan büsbütün feragat etmiyor! Gerçekliğe karşı diğerleri de Karanlıkların Hükümdarı ve Sahtekar’dır. Işığın Hızı, Javier Cercas, Çeviren: Gökhan Aksay, sorumlu olmanın yanı sıra, kendisine karşı sorumlu Ailesinin Francocu geçmişi anlatılarına taşınır. Everest Yayınları, 246 s, 2020. MATT HAIG’DEN ‘GECE YARISI TRENİ’ Geçmişe giden tren... Matt Haig, Gece Yarısı Treni’nde zaman, bellek ve pişmanlık kavramlarının izini sürerken okuru bir ömrün durakları arasında yolculuğa çıkarıyor. Gece Yarısı Kütüphanesi ile aynı edebi evrende geçen roman, başka yaşamların olasılığından bu kez yaşanmış bir yaşamın anlamına doğru ilerliyor. lecek yolları da daraltıyor. belirlenmiş bir hat üzerinde ilerler. Haig ise AYÇA CEYLAN tam da bu doğrusal aracın içine doğrusal ol- Haig böylece bireysel seçim ile tarihsel mayan bir zaman fikri yerleştiriyor. koşullar arasındaki sınırı bulanıklaştırıyor: eçmişteki kendinize tek bir cümle söyleme şansınız Bir yaşamın ne kadarı verdiğimiz karar- olsaydı, ne söylerdiniz? RUHUN AYNASI larla ne kadarı içine doğduğumuz zamanın G Bir kararınızı değiştirmesini mi isterdiniz, gele- Matt Haig’in karakterleriyle kendi yaşa- bize sunduğu olanaklarla şekillenir? cekte pişman olacağı bir seçim konusunda mı uyarırdınız, möyküsü arasında kimi paralellikler görmek Bu soru, romanın sınıfsal arka planında yoksa bütün hatalarına karşın hiçbir şeye dokunmadan yolu- olanaklı. daha da görünür hale geliyor. na devam etmesini mi söylerdiniz? Yirmili yaşlarında yaşadığı ağır depres- Sanayileşmiş Sheffield’ın işçi sınıfı dün- Matt Haig, Kıvanç Güney’in çevirisiyle Domingo Yayıne- yon deneyimini Yaşama Tutunmak İçin yasında eğitim ve sanat yalnızca yetenek vi tarafından yayımlanan Gece Yarısı Treni’nde bu sorunun Nedenler’de anlatan Haig’in kitaplarında, ya da arzu meselesi değildir; ekonomik ko- çevresinde dolaşan bir zaman yolculuğuna çıkarıyor. insanın yaşamına başka bir yerden bakma- şullar ve toplumsal konum hangi hayallerin Roman 1974 yazında Venedik’te, Wilbur Budd ile sı ve kendisiyle yeniden bağ kurması sık sık Maggie’nin balayında açılıyor. Henüz önlerinde uzun bir “gerçekçi” sayılacağını da belirler. karşımıza çıkıyor. yaşam vardır. Gece Yarısı Kütüphanesi’nin Nora’sında KÜTÜPHANEDEN TRENE... Birkaç sayfa sonra gelen “Elli iki yıl sonra...” geçişi ise da Gece Yarısı Treni’nin Wilbur’unda da bu Gece Yarısı Treni’ni okurken Haig’in Ge- Haig’in roman boyunca peşinden gideceği temel meseleyi arayışın izleri var. ce Yarısı Kütüphanesi’ni düşünmemek zor. daha başlangıçta ortaya koyuyor: zaman. Wilbur’un çocukluğunda kitabevi sahibi 2020’de yayımlanan, The Sunday Times’ta Yarım yüzyılda yalnızca insanlar değil; hayaller, ilişkiler Bayan Agnes’in söylediği cümle ise bu açı- bir numaraya yükselen ve dünya çapında ve insanın kendisiyle kurduğu bağ da değişiyor. dan daha da anlam kazanıyor: “Kitaplar ruhun aynasıdır. milyonlarca okura ulaşan roman, pişmanlıklar ve yaşanma- ZAMAN DÜZ BİR ÇİZGİ Mİ? Birinin ruhunu bir an için bile görebilirsen ona hangi ayna- mış yaşamların olasılıkları etrafında dönüyordu. Tren, edebiyatın en güçlü zaman ve yolculuk metaforla- nın uyacağını anlarsın.” Gece Yarısı Treni ise aynı edebi evrende bu kez yaşanmış rından biri. Gece Yarısı Treni’nde ise yolculuk yalnızca bir Belki de birine kitap seçmek, onda gördüğümüz bir par- bir yaşamın izlerini takip ediyor. yerden başka bir yere değil, bir yaşamın farklı anları arasın- çaya hangi aynayı tutacağımızı sezmenin en incelikli yolla- İki roman birbirini tamamlayan kimi bağlar taşısa da bir- da gerçekleşiyor. rından biri. Edebiyatın iyileştirici tarafı da biraz burada; ba- birinden bağımsız okunabiliyor; dolayısıyla bu trene binmek Wilbur geçmişinin duraklarıyla karşılaşırken tren gide- zen bir kitap, kendimizde henüz göremediğimiz bir şeyi gö- için önce kütüphaneden geçmek gerekmiyor. rek belleğin fiziksel bir biçimine dönüşüyor. Her durak baş- rünür kılıyor. Üstelik Gece Yarısı Kütüphanesi’ni seven okurları bu ki- ka bir zamanı, her pencere geride bırakılmış bir benliği çağ- tapta tanıdık bir isimle ilgili küçük bir sürpriz de bekliyor. YAŞAMLARIMIZI GERÇEKTEN BİZ Mİ rıştırıyor. Gece Yarısı Treni, kütüphanenin sonsuz raflarının karşısı- SEÇİYORUZ? Üstelik Haig bu yolculuğu zamanın doğasına ilişkin daha na tek bir tren hattını koyuyor. Geçmişe bakmanın en büyük yanılgılarından biri, eski ka- büyük bir soruyla da buluşturuyor. Birinde yaşayabileceğimiz yaşamlar çoğalırken diğerinde rarlarımızı bugünkü bilgimizle yargılamak olabilir. Kuantum fiziğinden hareketle geçmiş, şimdi ve geleceğin çoktan geçtiğimiz duraklar beliriyor. Oysa bir insanın yaşamı yalnızca yaptığı seçimlerin gerçekten birbirini takip eden doğrusal bir çizgi olup olma- Belki de Haig’in iki romanını birbirine bağlayan asıl fi- toplamından oluşmuyor; yaşadığı çağ, ailesi, ekonomik dığı sorgulanıyor. kir tam burada saklı: İnsan, seçmediği bütün yaşamların ve koşulları ve ait olduğu sınıf da hangi yolların olanaklı Ya geçmiş yalnızca geride bıraktığımız ve artık var olma- geride bıraktığı bütün benliklerin arasında, yalnızca şu anda olduğunu belirliyor. yan bir yer değilse? kendisi olabiliyor. Ya farklı zamanlar, bizim onları algılama biçimimizden Wilbur’un çocukluğunun arka planındaki İkinci Dünya Ve belki de zamanın en büyük gizemi geçmişe dönebil- çok daha karmaşık biçimde birbirine bağlıysa? Savaşı bu açıdan önemli. mek değil; hâlâ içinde bulunduğumuz anın, bir gün dönmek Bu açıdan tren seçimi paradoksal. Tren doğrusal hareke- Savaşın ailede bıraktığı kayıp ve ekonomik kırılganlık, yal- tin neredeyse kusursuz bir simgesi; raylarından ayrılamaz, nızca geçmişe ait ayrıntılar olarak kalmıyor; önünde açılabi- isteyeceğimiz geçmiş olduğunu fark etmek. n 11 27 Ağustos 2026
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear