Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
MERHABA
evgisini, sevecenliğini, vicdanını hiç yi-
tirmeyen “küçük insan”ı yazarlığının
S özü kılan, edebiyatımızın hiç yorulma-
yan çocuğu, “Gülmecenin asıl görevi olaya
parmak basmaktır” diyerek gülme öğesinin
amaç değil araç olduğu bilinciyle gülmece-
yi seçen ustamız Muzaffer İzgü (1933 / 2017)
Timm Thaler ve
ile savaşlar ve darbeler çağının usta anlatıcısı
Javier Cercas (d. 1962) kapağımızda.
Muzaffer İzgü... 1959’dan başlayarak gül-
mecesinin kozasını ören ve Nasrettin Hoca
‘Satılan Gülüş’
geleneğinin usta sürdürücüsü Muzaffer İz-
gü, eleştirel gerçekçi yöntemiyle insanlarda-
ÇOCUK VE GENÇLİK EDEBİYATININ EN
her iddiayı kazanır ve kısa zamanda çok büyük
ki ruhsal çarpıklıklara ve ezikliklere güldürü
YENİLİKÇİ İSİMLERİNDEN JAMES KRÜSS! bir servet elde eder.
öğesini başarıyla kattı.
Çocuğun gülmesini araştırmaya kalksak, bize Ama tüm bunların sonucunda yaşamında en
Her biri kitap okumayı sevdiren, yaşama se-
deli demeyeceklerini garanti edemem. Ama de- değerli olan şeyi kaybetmiştir: gülüşünü.
vincini çoğaltan, insani değerleri savunan kitap-
liliğin aynı zamanda bilgelik olduğunu bir bilen Artık hiçbir mutlu anında yüzünde herhangi
larıyla binlerce çocuğun “Muzaffer Dede”si oldu.
amcam (delidir kendisi) söylemişti. mutluluk belirtisi ortaya çıkmaz.
Sevecen yaklaşımıyla yaşadığımız topluma
İşte tam da bu nedenle çocuğun gülüşünü Bu, onun içtenliğidir, doğallığıdır, insaniliği-
aynasını tutan ustanın atasözleriyle, deyim-
araştırmak iyi olur gibime geliyor. Hele Satılan dir ve Baron bunu elinden almış, o gülüşle çok
lerle, yerel sözcüklerle zenginleştirdiği halk
Gülüş’ü, çocuk gülüşünü incelemek başka bir daha büyük güçler elde etmiştir. Timm ise öz-
diliyle anlattığı olaylar hemen her gün yanı
günlüğünü yitirmiştir.
delilik olsa gerek.
başımızda yaşanmaktadır.
Goethe’nin Faust’unda da Şeytan, Faust’tan
James Krüss, 20. yüzyıl Alman çocuk ve
Gülmece yoluyla düşünmeye, insanlaşma-
ruhunu satmasını ister. Krüss bu sistemi genç-
gençlik edebiyatının en özgün, yenilikçi isim-
ya çağıran ustamız Muzaffer İzgü’yü, kendi
lerin daha kolay iletişim kurabileceği bir yön-
lerinden biridir. Helgoland adasında doğmuş-
sözleriyle saygıyla anıyoruz:
temle anlatmaya çalışır ve bunu da başarır.
tur. Doğduğu ada onun anlatılarının temel
“Güldürmek istiyorum elbette. Özellikle ço-
Timm, gülüşünü tüm bahisleri kazanma kar-
mekânlarından olmuştur. Krüss’ü çocuk edebi-
cuklar hep gül sün istiyorum. Tabii güldürür-
şılığında (sonucunda büyük servet elde ede-
yatına yönlendiren Erich Kaestner’dir.
ken düşündürtmeyen, hüzünlendirmeyen, acı
cek) Baron’a (Şeytan’a) devretmiştir.
Krüss’ü çocuk ve gençlik edebiyatının temel
vermeyen bir gülmece değil muradım.
Bu onun kendi olarak (özne) yaşamını sür-
taşlarından yapan özellikleri arasında yaratıcı-
dürebilme becerisini yitirmesi demektir. Kazandığı ise nesnel Aslında yaşamımızın trajik yanlarını aktarırken
lığı, metinlerindeki dil oyunları, mizahi ve felsefi yanını saya-
zenginlik yani servettir. daha çok ilgi çeksin, daha çok okunsun diye bir
biliriz. İnsanı anlatması, toplumsal eleştiriye metinlerinde yer
Bu durumda gülüş, bir pazar nesnesi haline gelmiş olmakta- yöntem olarak kullanıyorum gülmece öğesini.
vermesi de önemlidir.
dır. Sistemin duygusuzluğu ve acımasızlığı pazar nesnesini çok
Yazdıklarım bir çeşit Memleketimden İnsan
ÇOCUK GÜLÜŞÜNÜN ÖZGÜNLÜĞÜ
pahalılaştırabilir de o malı hiçleyip değersiz hale getirebilir de.
Manzaraları yani. Anadolu insanı zaten kahro-
Krüss, metninde hâkim sistem kapitalizmin her şeyi nesne-
luyor bir de ben acıtmayayım diyerek gülme-
KAPİTALİZM İNSANİLEŞEMEZ!
leştirmesi ve her şeyin bir fiyatının olabileceği düşüncesinin
ce öğesi katıyorum, yaptığım bu.
Şeytan, insanlardan onların insani yanlarını satın alıp onları
dünyayı ve insanı nasıl hiçleştirdiğini anlatır.
Yoksunluk ve yoksulluk içindeyken bile ya-
bu yönleriyle yoksullaştırmaktadır.
Timm Thaler’in bütün insanları cezbeden bir gülüşü vardır.
şamı iyimserlikle karşılamamız gerekir, insana
Bu yoksullaşma insanların dayanışma duygularını, paylaşa-
Çocuk gülüşüdür, doğaldır; kendiliğinden, içten, saf bir görü-
yakışan bu diyorum.” Öner Yağcı’nın yazısı...
bilme duygularını ortadan kaldırmaktadır.
nümdedir. Çocuk gülüşü sipariş edilen bir gülüş değildir. İn-
İnsaniliğini yitirenin aynı zamanda insani ilişkilerini, sosyal
sansıdır ve hesaplı değildir. Javier Cercas... İspanyol romancı Javier
bağlarını da yitirmeye başladığını ve yalnızlaştığını görmek
Gülme eylemi, insanda keyifli olma halini yaratan, insan duy- Cercas’ın ülkesinin yakın tarihine dönük an-
olanaklıdır. Kendine de yabancıdır artık.
latılar yazmaya başladığı süreç önemlidir.
gusundaki “keyif”in oluşumunu sağlayan uyaranlar bütünüdür.
Bertolt Brecht’in “der Tiger” isimli öyküsünde her şeyi ele
Çocuğun gülmesini düşünürken kendi gülme olgumuzu ço-
Bu sürecin tarihsel olgularını araçsallaştı-
geçirmeye başlayan tüccar bir süre sonra etrafındaki insan-
cuğunkiyle benzer şekilde açıklamayı makul göremeyiz. Bu
rırken bir yanıyla yüzleşme öyküsü yazar, di-
ların ondan kaçtığını görür. Merak edip aynaya baktığından o
gülme bir dışavurum şekli olarak ifade edilebilir.
ğer yanıyla da benzer şeyleri yaşayan top-
artık bir kaplana dönüşmüştür. Öte yandan kapitalizmin ser-
Asıl sorun, çocuğun gülmesini açıklamaya kalkarken kar-
lumların eleştirisini getirir.
maye birikimine gereksinmesi vardır. İnsanileşemez.
şımıza çıkan önemli nokta, çocuğun gülerken yaşadığı o gül-
Gazeteci yanı, edebiyata olan tutkusu ro-
Timm yaptığına pişman olur. Gülüşünü geri almak için mü-
me anını gerçekte onun gibi yaşayamadan analiz etmeye ça-
manlarının anlatı dokusunda kendini gösterir.
cadele etmeye başlar. Ama tek başına başarmak olanaksız-
lışıyoruz demektir.
Bir bakıma özyaşamöyküsünden izler taşıyan
dır. Dostları Kreschimir ve Bayan Bebber başta olmak üzere
Çocuğun gülmesindeki kendine özgülük yetişkinin kıskanç-
kimi romanları İspanya İç Savaşı gerçeğine
toplumun alt sınıfından insanlar ona yardım ederler.
lığını kışkırtır.
yepyeni bir bakışın tanıklığını getirir.
Roman insani bağların, neşe ve özgürlük tutkusunun, dost-
Cercas, savaşlar ve darbeler çağının bir
HER ÇARESİZLİĞE KARŞIN İÇTEN, NEŞELİ VE
luğun, empati yeteneğinin Şeytan’ı yenmek için önemli oldu-
anlatıcısı olarak ülkesinin yakın tarihine ba-
BULAŞICI GÜLÜŞÜYLE TIMM THALER...
ğunu anlatır.
karken günümüz dünyasına da göndermeler
Timm Thaler, yoksul bir ailenin çocuğudur. Annesini küçük-
Çocuk ve gençlik edebiyatının en önemli yanlarından baş-
yapar: “Evet, ailemin Francocu geçmişi be-
ken kaybetmiş ama neşesini yitirmemiş; çevresindeki herke-
ta geleni nitelikli derinliğe sahip (günümüz yayın anlayışının
nim için hep bir saplantıydı. Şundan eminim
si kendine çeken içten, neşeli ve bulaşıcı bir gülüşe sahip kü- tersine) yazınsal estetik değer taşıyan, felsefi bakış açıları su-
ki geçmiş bir anlamda hep devam eder.
çük bir çocuktur. nan, toplumsal eleştiriyi (ama samimi) geliştiren iki perspek-
Bu herkes için geçerli. Sadece Karanlıkla-
Babasının iş kazasında ölmesiyle üvey annesi ve üvey kar- tifli metinler sunabilmesidir.
rın Hükümdarı değil, bir noktadan sonra bü-
deşiyle baş başa kalır. Babasının ölüm nedeni iş kazası mıdır Hem yetişkin hem de çocuk veya gencin okuduğu bu tür
tün kitaplarım ‘şimdinin diktatörlüğü’ dediğim
yoksa şeytani bir planın ön hazırlığı mıdır? Timm, üvey anne metinler çocuk ve yetişkin arasında bir iletişim köprüsü oluş-
şeye karşı mücadeledir.
ve kardeşine yardım etmek isterken çaresizlikle kuşatılmıştır. turabildiği gibi, bu iletişimde yeni bakış açıları üretebilme be-
Bir gün hipodromda Timm’in karşısına son derece şık, gi- cerisi de yaratır. Özellikle hafıza dediğimiz şeydeki geçmiş, bir
zemli ve soğuk görünüşlü bir adam çıkar: Baron, Timm’e red- Edebiyat eleştiri yeteneği olmayan, sözcük avcılığı yapan yazar olarak benim için çok önemli. Ve bu geç-
dedemeyeceği bir teklif sunar: Timm, o karşı konulmaz gülü- ebeveyn ya da öğretmenlerin denetçi olduğu bir sistematikte, miş henüz geçmemiştir. Geçmiş, şimdinin bir
şünü Baron’a verecektir. bu baskı altında üretmeye çalışan yazar ya da editörlerin ev- boyutudur ve onsuz bugün sakattır. Gelecek
Baron da buna karşılık Timm’e girdiği her iddiayı kazana- rensel değerler oluşturan metinleri bulabilmesi büyük olasılık- hâlâ buradadır, bizimledir, bugünün parçasıdır.
cağı sınırsız bir yeteneği devredecektir. Şeytani bir tekliftir la güç olacaktır.
İspanya’daki sivil savaş, Francoculuk hâlâ
bu. Teklifin sahibi de Şeytan’dır. Burada imdada çeviri yetişmektedir. Kitabın çevirmeni Su-
dün gibi burada, hafızamda. O geçmişi bu-
zan Geridönmez’e dili için teşekkür ediyorum. Bu kitabı ya-
günden ayıramazsınız. Karanlıkların Hüküm-
ŞEYTANİ PAZARLIK!
yımlayan Günışığı Kitaplığı’na da teşekkürler. darı, Salamina Askerleri, Sahtekâr ve diğer
n
Yoksulluktan bıkmış olan, yaşamını ve ailesini kurtarmak
kitaplarımda, geçmişin hâlâ burada olduğu-
isteyen Timm, geleceğini güvenceye almak için bu sözleşme- Satılan Gülüş / James Krüss / Çeviren: Suzan
nu, bugünün parçası olduğunu göstermek is-
yi imzalar. Gerçekten de anlaşmanın ardından Timm, girdiği Geridönmez / Günışığı Kitaplığı / 304 s.
tedim.” Feridun Andaç’ın yazısı...
İyi okumalar...
lİmtiyaz Sahibi: Cumhuriyet Vakfı adına: Alev Coşkun l Yayın Yönetmeni: Gamze Akdemir
l Tasarım: Serhan Eren l Sorumlu Müdür: Betül Berişe l Yayımlayan: Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve
Yayıncılık AŞ l İdare Merkezi: Prof. Nurettin Mazhar Öktel Sok. No: 2, 34381 Şişli- İstanbul
l Tel: 0 (212) 343 72 74 (20 hat) Faks: 0 (212) 343 72 64 l Uets: 25999 - 15079 - 37611 l Reklam Genel
Müdürü: Evsun Sinem Alkan l Reklam Rezervasyon: Tel: 0 (212) 343 72 74 Mail: reklam@cumhuriyet.com.
tr l Baskı: İleri Basım Mat. Amb. Reklam Tanıtım Yayın ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş. Yenibosna Merkez Mh. 29
Ekim Cd. A1 Apt. No:5/902 Bahçelievler-İstanbul (Vizyonpark 2. Plaza B-1 Blok Kat:9 No:81-82)
KITAP
Tel: 0 (212) 454 32 90 - 0 (212) 454 34 83 l Yerel süreli yayın l Cumhuriyet gazetesinin ücretsiz ekidir.

