Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
YÜCEL KAYIRAN’DAN ‘NİSAN TEZLERİ’, ‘APORİA GEÇİDİ’
‘Şiirin tarihi kayıp yılların tarihidir’
Şiiri yalnızca estetik bir alan açığa çıkaran; rahatlatan değil
değil aynı zamanda felsefi huzursuz eden bir alandır. Bu
bir sorgulama zemini olarak nedenle Kayıran’la yapılan
ele alan Yücel Kayıran, son her söyleşi, yalnızca bir kitap
dönemde iki önemli kitapla üzerine konuşmak değil, aynı
yeniden gündemde. Aporia zamanda şiirin olanakları,
Geçidi, 30 yıla yayılan sınırları ve açmazları üzerine
söyleşileriyle onun düşünsel düşünmeye davettir.
seyrini görünür kılarken Nisan
Bu söyleşide Kayıran’la hem
Tezleri, bu birikimin şiirdeki son
Aporia Geçidi üzerinden kendi
halkası olarak karşımıza çıkıyor.
entelektüel yolculuğunu hem
Kayıran’ın şiiri çoğu zaman de Nisan Tezleri üzerinden
“zor” bulunur; o ise bu şiirinin bugün vardığı noktayı
zorluğu bir eksiklik değil, şiirin konuştuk. Onun deyimiyle
hakikatle kurduğu ilişkinin “şiirin tarihi kayıp yılların
kaçınılmaz sonucu olarak tarihidir”. Belki de bu söyleşi, o
görür. Çünkü onun poetikasında şiir, açıklayan değil kayıp yılların izini sürmek için bir geçit işlevi görüyor.
min görülmesi gerekir. Kuşkusuz her birimiz daha önce di-
ORHAN TÜLEYLİOĞLU
le getirdiğimizi, şimdi başka türlü söyleyebiliriz. Ama daha
önce dile getirilen, o andaki en iyi ifade biçimi olduğu için
‘KENDİMİ TEKRAR ETMEMEYE ÖZEN
öyle dile getirilmiştir. Bir de şu durum var: Bütün insanlar-
GÖSTERDİM’
da olduğu gibi şair ya da yazarın yaşamının gelişimi, kendi-
ORHAN TÜLEYLİOĞLU- Aporia Geçidi nasıl ortaya ni daha iyi ifade etme tarzının gelişimidir.
çıktı? Bu söyleşileri kitaplaştırma fikri ne zaman doğdu?
TÜLEYLİOĞLU- Bu kitap sizin entelektüel yolculuğu-
nuzu ne kadar yansıtıyor?
YÜCEL KAYIRAN - Söyleşileri yaparken bir gün onları
kitaplaştıracağımı, böyle bir olanak aşamasına gelebileceği- KAYIRAN - Düzyazıda bir kurgu vardır ve yönetimi si-
mi doğrusu düşünmemiştim. ze bağlıdır. Söyleşide de bir kurgu söz konusudur kuşkusuz.
Ama her bir söyleşideki soruları yanıtlarken kendimi tek- Ama bunun yönetimi size değil, soruyu yönetene bağlıdır.
rar etmemeye özen göstermiştim. Ve yanıt, kamuoyu önünde vücut bulur. Söyleşi, entelektüel
Söyleşileri kitaplaştırma fikri, Ravenart Kitap genel ya- yapının kamuoyu önünde bir tür sınanma biçimidir. Söyle-
yın yönetmeni, şair Bilal Kolbüken’den geldi.
şiler, entelektüelliğin içsel temellerini gösterdiği ölçüde eş-
Doğrusunu söylemek gerekirse nasıl olur acaba diye dü-
sizdir. Aporia Geçidi böyle de okunursa sevinirim.
şünmedim değil. Ama sonra çok heyecanlandığımı belirt-
‘DÜŞÜNSEL ARKA PLANI ŞEKİLLENDİREN
meliyim. Yazılarımın kitaplaşmasından daha yüksek bir he-
FİLOZOFLAR PEK DEĞİŞMEDİ. AMA ŞAİRLERE
yecandı bu.
DUYDUĞUM İLGİ DEĞİŞİYOR.’
Söyleşileri derlerken otuz yılımı gözden geçirdim. Fark
ettim ki şiir ortamımızdaki bütün eğilimler, belli başlı yayın
TÜLEYLİOĞLU- Şiirinizin zor bulunduğu eleştirileri-
organları, başta Cumhuriyet Kitap olmak üzere baştan beri
ne nasıl yaklaşıyorsunuz?
sahip çıkmış bana.
KAYIRAN - Şiirimin zor bulunduğu sorunu, eleştirinin
aşması gerektiği bir sorun değil mi?
‘İNSANIN NEDEN ÇIKMAZDA OLDUĞU
TÜLEYLİOĞLU- Düşünsel arka planınızı şekillendi-
MESELESİNE GİRDİM VE DEĞERLERDEN
ren filozoflar ve şairler arasında nasıl bir süreklilik ya da
YANA TAVIR ALDIM’
kopuş ilişkisi var?
TÜLEYLİOĞLU- “Aporia” sizin için ne anlama geli-
KAYIRAN - Bağlantıda olduğum filozofları ben daima
yor? Bir çıkmaz mı, yoksa yeni bir kapı mı?
dost olarak gördüm. Dolayısıyla düşünsel arka planı şekil-
KAYIRAN - Aporia, Grekçe bir kavram, “çıkışsızlık”,
lendiren filozoflar pek değişmedi. Değişmez de. Ancak on-
“geçitsizlik” anlamına gelir. Gidilmekte olan yolun, bir yar
lara katılanlar olmadı değil. Onlar da, dost olduğum bu filo-
ile, bir derin dere ile kesilmesi ve karşıya geçişin olanaksızlığı
‘APORİA DURUMUNDA KALMAK YA DA zofların kavramlarını, analiz biçimlerini devam ettiren, genişle-
demek. Bu kelime anlamı, benim özellikle üzerinde durduğum
ten filozoflar.
OLMAK ŞİİRİMİN ANA SORUNSALIDIR’
kavram anlamı.
Ama şairlere duyduğum ilgi değişiyor. Felsefe okuması ben-
TÜLEYLİOĞLU- “Aporia”dan çıkmak olanaklı mı, yoksa
Kastettiğim şu: O ana kadar sahip olduğunuz bilgi ve itikat
de geçmişten günümüze doğru bir okuma etkinliği gösterirken
orada kalmak mı gerekir?
ettiğiniz, doğruluğuna inandığınız değerlerle, yeni ortaya çıkan
şiir okuması günümüzden geçmişe doğru bir eğilim gösterdi.
KAYIRAN - Değerler yargılarının ya da mevcut bilgilerin
olgular, durumlar karşısında yaşamda ilerleyemeyişiniz...
Son yıllarda, tekrar başlangıçtaki şairleri okumaya yöneldim.
yenilenmesiyle söz konusu olabilir ya da mevcut değerleri koru-
Yani arzu ettiğiniz bir durumla karşılaşıyorsunuz ama o ana
Homeros’u üçüncü defa okudum, Hesiodos’u. Vergilius’u ikin-
yarak çıkmazda yaşamak. Bu ikincisi biraz trajik bir durumdur.
kadar o arzuyu durduran değerlere inanmışsınız.
ci defa okudum.
Ama yaygın biçimde söz konusu olan “özel yaşam” kavramına
Burada iki yol var: trajik olan ve anomi. İnandığınız değerle-
Vergilius’un ilk büyük şair olduğunu düşünüyorum. Köken-
vurgu yaparak değerlerin, gizli gizli çiğnenerek yaşanmasıdır.
ri gizli gizli çiğnerseniz anomi durumuna gelirsiniz.
leri o belirlemiş mesela, Homeros ile Hesiodos’u kendi şiirine
TÜLEYLİOĞLU- Bu kavramı şiirinizle nasıl ilişkilendiri-
Sözlü olarak savunduğunuz değerlerin, sizin eylemleriniz ne-
başlangıç edinmiş, onları poetik olarak köken haline getirmiş.
yorsunuz?
deni olmaması durumu. Nihilist çağ denilen şey.
Aynı zamanda, onların yarıkları tinsel evrene karşı ilk siya-
KAYIRAN - Aporia durumunda kalmak ya da olmak şiiri-
Orhan Koçak, Turgut Uyar’ın “İnsan çıkmazdadır” sözü-
sal tavrı da Vergilius geliştirmiştir. Büyüklüğünün nereden kay-
min ana sorunsalıdır.
nü hatırlattı.
naklandığını anladım.
TÜLEYLİOĞLU- Bu kitapta yer alan söyleşilere bugün dö-
Evet, bu sözü vardır Uyar’ın ama o kadardır, insanın neden
‘ŞİİRİN ÜSTÜ ÖRTÜLEN HAKİKATİ DİLE
nüp baktığınızda “Bunu artık böyle söylemezdim” dediğiniz
çıkmazda olduğu meselesine girmemiştir Uyar. Ben o soruna
GETİRMESİ GEREKTİĞİNİ SAVUNURUM’
yerler var mı?
girdim ve değerlerden yana tavır aldım.
TÜLEYLİOĞLU- Şiir, hakikati açığa çıkarır mı yoksa onu
Soruya dönersem.. “Aporia” evet bir çıkmaz. Anlatması zor- KAYIRAN - Aporia Geçidi’ni yayına hazırlarken söyleşi-
daha da mı gizler?
du, ama benim için sizin deyiminizle bir “kapı” durumuna gel- ler üzerinde herhangi bir düzeltme yapmadım. İlk yayımlandığı
di. “Aporia Geçidi” bir paradoks. Ama paradokslar, karşıtlıkla- yerde nasıl yayımlanmış ise kitaba öyle aldım. KAYIRAN - Ben, şiirin üstü örtülen hakikati dile getirmesi
rın artık önemli olmadığı durumları dile getirirler. Bir şairin, bir yazarın, meseleyi ifade ediş tarzındaki değişi- gerektiğini savunurum. Realitenin realite olarak ele alınması
>>
12 27 Ağustos 2026
ÇERKES KARADAĞ

