Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
‘PARİS BİR ŞENLİKTİR’
Kurgu ile gerçeğin sınırlarında:
Ernest Hemingway!
İKİ ZIT KARAKTER,
FERDA FİDAN
TUHAF BİR DOSTLUK:
HEMINGWAY VE
DÜNYADA EN SEVDİĞİ ŞEHİR...
FITZGERALD...
1899’da Chicago yakınlarında Oak
1925’te Montparnasse’ta
Park’ta doğan Ernest Hemingway, henüz
ilk karşılaşmalarından,
on sekiz yaşındayken Kansas City Star ga-
Lyon’a yaptıkları maceralı
zetesinde muhabirliğe başlar.
olduğu kadar komik yolculu-
Bir yıl sonra, Birinci Dünya Savaşı’nda,
ğa kadar o zamanlar Muhte-
İtalya cephesinde askerliğini yaparken ağır
şem Gatsby’yi çoktan yayım-
yaralanır. Savaşın bitiminde, uzun bir te-
lamış Fitzgerald ve dengesiz
davi sürecinden sonra Avrupa’da kalmayı
eşi Zelda ile çalkantılı ilişki-
tercih ettiğinden Toronto Star gazetesinin
si küçük çaplı da olsa drama-
muhabiri olarak Paris’e yerleşir.
tik bir aşk hikâyesi gibi işlen-
Birinci Dünya Savaşı sonrası oldukça
miş kitapta.
baskıcı bir döneme girmiş olan Amerika’da
Hemingway ve Fitzgerald
sanat ve kültürün Püritenliğin boğucu ik-
birbirini takdir eden “kayıp
liminde özgürce yeşerip gelişemeyeceği-
kuşak” üyesi iki dost yazar olarak görünse
ne emindir.
de gerçekte karakterleri çok farklıdır.
Zaten biyografisine göz attığımızda fır-
Bir yanda avcılık, balıkçılık, boks ve bo-
sat buldukça ABD’den uzaklaştığını; sade-
ğa güreşine olan tutkusuyla ünlü macerape-
ce Paris yıllarını değil, yaşamının önem-
rest Hemingway bir yanda da adı lüks ara-
li bir bölümünü Fransa, İtalya, İspan-
balar ve yatlar, sosyetik kokteyl ve şölen-
ya gibi Avrupa ülkelerinde ve çok sevdiği
lerle özdeşleşmiş Scott Fitzgerald.
Küba’da geçirmiş olduğunu görürüz.
Samimi anlamda arkadaş olması nere-
NE TAM BİR OTOBİYOGRAFİ NE DE deyse olanaksız, birbirine zıt iki karakter
OTOKURMACA! ve tuhaf bir dostluk ilişkisi...
Öyle ki Hemingway’in Paris Bir
Hemingway, 1964’te ölümünden dört
Şenliktir’de adını defalarca andığı
yıl sonra yayımlanan son yapıtı Paris Bir
Fitzgerald’dan diğer metinlerinde hemen
Şenliktir’de, kendisi gibi bu kentte yaşa-
hiç söz etmemiş olması da oldukça
yan, çoğunluğu anglofon diğer kültürel fi-
düşündürücü.
gürlerle ilişkilerini de anlatır.
dotlarla bezeyerek anlatırken genç bir gazeteci olarak gö-
Yirmi yıl sonra, 1956’da Paris’teki Ritz Oteli’nin bodru-
HEMINGWAY’İN YAZARLIK YOLU...
rüştüğü yazarlar içinde en çok, Scott Fitzgerald ve Gertrude
munda unutmuş olduğu bir sandıkta bulunan not defterleri
Stein’la ilgili anılarına yer vermiş.
Yapıtın Hemingway’in yazarlık çalışmaları, çalışma yöntemi
Hemingway’i derin bir sevince boğar.
Yirmili yıllarda, Gertrude Stein sözü geçen yazarların he-
konusunda epey bilgilendirici bir yanı da var okuyucu için.
Bu notlardan yola çıkarak 1957-1960 yılları arasında, üze-
men hepsinden önce Paris’e yerleşmiş olduğundan ve onla- Hep yazmak, düzenli çalışmak istiyor Hemingway. Çünkü
rinde tekrar tekrar düzeltmeler yaparak yazdığı kitabını bu-
rın cebelleştiği maddi sıkıntılardan arınmış bir yaşam sürdü- çalışmanın her türlü tasayı ortadan kaldıracağına inanıyor:
gün açtığımızda, ne tam bir otobiyografi ne de otokurmaca,
ğü için çoğu henüz kariyerinin başında olan yazarlar sıkça “Çalışmak neredeyse her şeyi iyileştirirdi. O zamanlar
sınıflandırılması güç bir yapıtla karşı karşıya kalırız.
ziyaretine geliyordu. böyle inanıyordum ve hâlâ da böyle inanıyorum.”
Yaşandığı dönemden uzun yıllar sonra, Paris’ten çok
Böylece bir sanat yargıcı gibi genç yazarların yapıtlarını Öncelikle hemen her yerde, özellikle de favori mekânları
uzaklarda, Küba’da bitirilmiş, yirmi bağımsız bölümden
gösterip fikir danıştığı kurumsal bir figür haline gelmişti. olan kafelerde, “iki kurşun kalem, bir kalemtıraş ve ma-
oluşan bir yapıt.
Ancak kitapta anlatılanlardan Stein’in, Hemingway ve ya- vi kaplı bir küçük defter” dışında fazla bir şeye gereksinim
Yine de ilk baskısının kapağındaki alt başlık bize kita-
şıtlarını sanatsal yetenekleri kısıtlı bireyler olarak gördüğü duymadan yazabiliyor. Hem de yazdığı metinlere kendini
bın ne tür bir yapıt olduğu hakkında ipucu veriyor: “Yazarın
anlaşılıyor. kaptırıp gittiğinde, uzun süre soluklanmadan yazabiliyor ve
1920’lerde Paris’teki yaşamından kesitler”.
Arabasını tamir ettirmek için gittiği bir garajda, garaj sa- rahatsız edilmekten nefret ediyor.
ERNEST HEMINGWAY: ‘PARİS, GEZİCİ BİR
hibinin tamirci çırağını “Siz hepiniz kayıp bir kuşaksınız!” Soğuk bir sonbahar gününde, Saint Michel Meydanı’ndaki
ŞÖLEN GİBİDİR’
diye azarladığını duyunca bu sözden çok etkilenen Gert- kafelerden birinde, içkisini yudumlayarak bir öykü yazıyor.
Ama ilginç olan şu ki kitabın özgün başlığında Paris’in O denli odaklanmış ki öykünün ne kadar kolay ve hızlı
rude Stein, aynı ifadeyi o günden itibaren Birinci Dünya
ilerlediğine kendisi bile inanamıyor.
adı yok, zira aslında Hemingway’in, kayak merakı nedeniyle Savaşı’nın travmasıyla sarsılmış olan Hemingway ve yaşıt-
Ayrıca öykülerini içinden geldiği gibi, belli bir plan yap-
İsviçre ve Avusturya’ya yaptığı seyahatler de dikkate değer larına uygulamaya başlar:
madan, hatta bazen bulunduğu ortama girip çıkan insanlar-
bir yer tutuyor kitapta. “Hepiniz de o çırak gibisiniz; sizler savaşa katılmış genç-
A Moveable Feast aslında çevrilmesi zor bir kelime oyu- ler, hepiniz kayıp bir kuşaksınız.” dan da esinlenerek yazdığı belli oluyor.
nu: Hem dini bayramlar gibi “değişken tarihlerde kutlanan Ne ki Stein’in aslında vasat bir eleştirmen olduğu da çok
FAKİRLİK VE BOHEM YAŞAM!
bayram” hem de “gezici şenlik” anlamına geliyor.
açık. Zaten daha çok, başta Picasso olmak üzere, o günlerin
Yapıtta Hemingway hep fakirlikten dem vurarak bazen sa-
Bu nedenle Türkçe dahil birçok dile Paris Bir Şenliktir
revaçta olan ressamlarıyla ilgilenen bir sanat koleksiyoncu-
atlerce aç gezmenin ne kadar güç olduğunu anlatıyor.
şeklinde çevrilmiş. Ancak bu seçim, görünüşün aksine yaza-
su olarak ön plana çıkan Stein, genç Hemingway’in yazdık-
Ama bunun yanında güzel restoranlarda yediği yemekleri
rın fikrinin çarpıtılması anlamına gelmiyor.
larına dudak büker:
de kitabın hemen her bölümde anlatmayı ihmal etmediği gi-
Zira kitabını kaleme almadan yıllar önce, Hemingway bir
Ona kullandığı dilin biraz kaba kaçtığını, herkese
bi, alkol bağımlılığını da gizlemeye çalışmamış:
dostuna şu satırları yazmış:
gösteremeyeceği metinler yazmamasını tembih eder. Genç
Hemen her sayfada kafe ve bar ve restoranlarda dostlarıy-
“Eğer gençlik yıllarınızda Paris’te yaşamış kadar şans-
yazarın metinlerinin ne kadar sıradışı olduğunu fark edecek
la ya da tek başına devirdiği kadeh ve şişeleri alkol tutkusu-
lıysanız, hayatınızın geri kalanında nereye giderseniz gidin,
konumda değildir.
nu açıkça ortaya koyan lirik betimlemelerle anlatıyor.
Paris de sizinle gelir; zira Paris, gezici bir şölen gibidir.”
Ancak Gertrude Stein’in James Joyce’u bile vasat buldu-
Rom, kirsch, viski, meyve likörleri, envaiçeşit kokteyller
ğunu gören Hemingway ’in bu yorumları hiç umursamadan
YAZDIKLARINA DUDAK BÜKEN
ve tabii kırmızı ya da beyaz Fransız şarapları ve şampanya...
aynı biçemle yazmaya devam etmiş olması da kendine ne
GERTRUDE STEIN’DAN HEMINGWAY’E:
Hemen her sayfada en pahalı içkilerin su gibi aktığını
kadar güvendiğinin kanıtı sayılır.
‘HEPİNİZ KAYIP BİR KUŞAKSINIZ!’
gören okurun aklına ister istemez şu soru geliyor:
Paris’te tanıştığı yazarlar içinde F. Scott Fitzgerald ile
Kitapta Hemingway ilk eşi Hadley ve küçük çocukla- Yazarın burada anlattığı fakirliğin ve bohem yaşamının
olan anıları da epey şaşırtıcı.
rı Jack ile Paris’te geçirdiği yılları kişileri ve olayları anek- gerçekliği nedir?
>>
8 23 Temmuz 2026

