Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
Şiirin fısıldar, çoğalır umut!
Kış Şiirleri, dizeler ülkesinin bahçesinde soluklanmaya, dilden dile neler taşımışız düşünmeye çağırıyor.
Dahası var: İşte, gönlümüzce kocaman bir oyun parkındayız; nice sevdiklerimiz de orada.
Gönlümüzü okşayan yolculuklar bekliyor bizi ve satırlar/ dizeler arasında dolaşan, göz kırpan sevgi.
duruşlarıyla noktalama imleri doldu- şi doğursun hep birlikte/ yaşam ısınsın/
Y. BEKİR YURDAKUL
ruyor. Bu kadar kalabalık olduklarına sıcak bir somun gibi.// Onu bütün ço-
1 şaşıyorum ne ki hiçbirinin sözünü, şiirini
cuklara böleyim” istiyor şair.
Kış Şiirleri! Sahi, niye kış? Epeyce oyalandığımı
kaçırmasam telaşı da inceden kuşatıyor
söylemeliyim öncelikle kitabın kapağında. Didem
YAŞAMIN DÖNGÜSÜ,
her yanımı.
Kestek’in hazırladığı kapakta köşe bucak akıp gelen,
DÜŞÜNMEYE ÇAĞRI
hiç de saklanmayan kar taneleri, durduğu yerde du-
ÇİÇEKLERLE YAREN
Döndüm, baştan dolaştım bu
ramayan yeşilin dünyama uzanışı, bir uçtan göz kır-
OLUYOR KUŞLAR
bambaşka bahçeyi. Her şiir bir
pan renkler aldı beni mevsimlerin imlediklerine, kışın
Kış Şiirleri’nin engin, sessiz çağrısının
hikâye taşıyor saklısında; kimi arada
saklısından armağan etmeye hazır olduğu sahiciliğe
yepyeni ışıltıları dolduruyor dünyamı.
saklambaç oynuyor, kimi saklandım
taşıdı. Durur muyum orada? Salıncaktan kuş-
İşte doğadayım. Her yan renk renk,
sanarken ortada dolaşıyor.
lara, kalemimden çiçeklere bir koşu tutturdum
çiçek çiçek... Atatürk çiçeğinden güle,
Matematiği her yerde, anda ve
ki çocukluğumdan armağan...
papatyaya, küpe çiçeğine, sardunyaya
eğlenceli buldum. Arada oyunlar
varıyorum. Her birinin şiirinden alıp
kurarken, oynarken kimselere
KIŞIN FISILDADIĞI RENKLER VE IŞIK...
kendi çiçek şiirimi düşlüyorum. Sonra
aldırmadan, arada çekilmiş köşesine
“...kardan kapanmış/ köy yolla-
yağmurlarla
yeni dinginliklere koşarken...
rı.../ Köy evlerinde çocuklar/ şim-
bir bahar
Öğretmenim çıkageldi, uzak mahal-
di ne yapar?”
doluyor dünyama. Şimdi
lelerde kalmasın sayılar, kuşlar, çiçekler, zaman ve
Bir kış gününün ortasına
kuşlar odamda, bahçede,
hayat. Çantasında dört işlem, çantasında kitaplar.
doğuşumdan kucakladı beni
okulda, defterlerimde,
Kış Şiirleri, çocukların şiirli Türküler, deyimler, deyişler, kalıp sözler de tutmuş
düşlerimde.
dünyalarına, o dünyaların şairin elinden; kimi gün yaslanmış çiçek kokularına,
“Unut sen/ elindeki
inceliğine, rengârenk oyun- kulak vermiş doğanın ve çocukların çığlığına, gün
silahı/ gökyüzünde
larına, öğrenmelerine, olmuş soru yağmuruna tutmuş her birini, düşünmeye
kurşunlara/ yer yok”
umutlarına taşıdı; dilimin çağırmış okurunu...
derken pelikan, “Suya
inceliğine, saklısındaki bü-
SEVGİNİN YARIÇAPI,
bakıyor balıkçıl/ kaç
yük hazineye...
adım bu deniz?” Gün- YORGUNLUĞUN RENGİ
Kış, evet, kendi dilince
lük güneşlik bir havada Derken suyun döngüsü bulutların türküsüne
konuşur, kendi bildiğince
kararan sulardan yük- karışmış. Gurbetle sılanın ne yana düştüğünü
ulaştırır çağrısını ne ki
selen sese dönüyorum ararken görmüş yeryağına bulanmış suların ve can
“bembeyaz bir dünya”yı
sonra: “Ben bir karaba- dostların sessiz ağıtını.
da sunar; onu da unut-
tağım/ suları karartmak
Kılavuzu kendimizde aramanın kazancıyla
mamaya, yüzümüzü
isteyen/ kim?/ Nasıl şii-
ışımış yollar. Çocukların sahici heyecanlarından
oraya dönmeye de çağırır
re girer benim/ yeryağına
doldurmuş testisini, sepetini, çıkınını...
onca zorluk arasında artırır-
batmış tüylerim.”
Her birini incelikle yeniden var etmiş dizelerinde.
ken direncimizi.
Flamingo, karga, martı,
“…Bir de bize/ yaşadıklarınızdan/ ders çıkarın,
Derken haber alırız ki “Gü-
baykuş, saksağan, sığırcık,
diyorlar// Yaşasak,/ dersi de çıkarırız/ kursu da/
neş, karla rüzgârı/ çağırmış
kırlangıç, martı ve serçe...
yaşamımızdan” demiş gün ışısın diye.
toplantıya./ ‘Kavgaya gerek
Hepsi kendi dillerince kuru-
“Sevginin yarıçapını” anneler, “yorgunluğun
yok/ insanla’ demiş/ açmış
yor şiirini; sevginin, hoşgörünün kıyısına sitemlerini
rengini” babalar bilsin istemiş.
oturumu.” Kışın diline, sesine katınca şair sözcükleri-
de katarak insana.
İşte, gönlümüzce kocaman bir oyun parkındayız;
ni, yeni baştan anlatır “yaşamın mucize olduğunu...”
2
Serçeyi Şiir Defteri’nden biliyorum zaten. Dönüp
nice sevdiklerimiz de orada. Gönlümüzü okşayan
ÇARPIM ÇİÇEĞİNDEN NOKTALAMA İMLERİNE...
yeniden okuyorum onun yürek ısıtan dizelerini.
yolculuklar bekliyor bizi ve satırlar / dizeler ara-
Veriliye rıza, tekdüzelik, durağanlık üstüne
Az sonra sırayı kalemler, defterler
sında dolaşan, göz kırpan sevgi.
yeniden düşünmeye bir çağrı olduğu denli, yaşamın
ve kitaplar alacak; yazmaya,
Ödevimiz mi? Ödev
gülümseten / kahkahalar attıran, umudun ellerine
okumaya, anlatmaya,
demeyelim de -ki sevmez
uzanmaya çağıran sevgi dolu bir mektup olarak
söylemeye inceden
dayatılmış / tekdüze ödevleri şiir-
okudum öncelikle Hidayet Karakuş’un Kış Şiirleri’ni.
bir çağrı taşacak
düşünelim mi inceden? Kuşlar,
Kendi gerçeğimin var ettiği bir düş sarmaladı ilkin.
sayfalardan.
çiçekler, renkler, ağaçlar ve insan;
Bir metreyi aşan kalınlığıyla karın altında kalan koşup
Şimdi ya-
kimin doğada nasıl bir sesi ve izi
oynadığımız bahçemizden uzak, kuzineye komşu şamın her
var? Ne varsa bulduğumuz, dökmek
sedirde, kedimiz Aydın’a okudum çığlık çığlığa. gününden,
de var dizelere şairin açtığı yoldan.
Kar, tipi derken bir anda dört işlem, çarpım çiçeği telaşın her
1
Kış Şiirleri / Hidayet
çıkageldi. İşte okulda, dersliğimizdeyim. Öğretmenim anından, sevin-
Karakuş / Bilgi Yayınevi /
sayılardan bir dünya kurmuş. Fırından yeni çıkmış cin çoğalan ye-
143 s. / 9+ / 2026.
ekmeği paylaştırıyor, oyunlar kuruyor yine sayılardan, rinden koşan dizeler
2
Serçenin Şiir Defteri /
renklerden, kuşlardan, seslerden... Hepsi tanış, ya- dolduruyor sahneyi.
Hidayet Karakuş / Bilgi Yayınevi
kın, bildiğimiz dilden ve yerden. “Bütün renkler
/ 91 s. / 8+ / 1998.
Sonra sahneyi, kocaman sessizlikleri ve ağırbaşlı birleşsin/ güne-
Desenler: YAPAY ZEKÂ
14
23 Temmuz 2026

