Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
( )
1894 / 1958
MİHAİL ZOŞÇENKO
‘Güzel hayat, sandığımız kadar
*
ötede değil’
Sıradan insanların öyküdeki durumu
GÜLTEKİN EMRE
ise şöyle değerlendiriliyor:
“Aksine, bu kişilerin hayatları, bir
SOKAKTAKİ İNSANIN DİLİNDEN SİSTEMİ
sanat dahisinin, bir piyanistin, bir piya-
ELEŞTİREN HİCİVLİ ÖYKÜLERİN USTASI!
no akortçusunun olağanüstü davranış-
Nâzım Hikmet’in de öykülerinin üslubundan, söyleminden
larından ve tuhaflıklarından daha anla-
etkilendiği Sovyet edebiyatının başta gelen hiciv ve gülme-
şılır, daha hayranlık vericidir. Bu gibi
ce yazarlarından Mihail Zoşçenko’nun (1894 / 1958) öykücü-
basit insanların hayatları daha ilgi çe-
lüğü; devrim sonrası yeni yönetimin oluşturduğu bürokrasiy-
kicidir.”
le, değişen günlük yaşamla, kent insanının trajikomik halleri-
ne odaklanan ince alaycı üslubuyla öne çıkar. SARSICI, DOBRA, GERÇEKÇİ!
Mihail Zoşçenko, kısa fıkralarla uzun
Zoşçenko öykücülüğünün temel özellikleri şöyle ele alınabi-
öyküler de yazsa asıl ününü kısa ama
lir: Yazar, Çarlık Rusya’sından devrim yönetimine geçiş yılla-
çarpıcı, etkileyici, düşündürücü, sarsıcı
rındaki süreçte yaşanan kargaşayı, oluşan kuyrukları, ev pay-
mizah öyküleriyle yapar.
laşım sorunlarını, yeni devlet memurlarının tutum ve davra-
nışlarını, deneyimsizliklerini yoğun bir hicivle eleştirmiştir.
Onun öykü konuları sıradan insanla-
rın günlük yaşamlarındaki çelişkileri,
Öykülerinin odağında umutları, hayalleri arasında sıkışıp
yaşam biçimlerini, düşüncelerini, dav-
kalan cahil, saf, açgözlü veya sadece hayatta kalmaya çalışan
ranışlarını, beklentilerini, umutlarını,
sıradan “küçük adam” vardır. Yazar, bu tiplemeler üzerinden
umutsuzluklarını içerir.
dönemin sosyal, günlük yaşam eleştirisini yapar.
Zoşçenko’nun en önemli üslup özelliği yazarın sesiyle de- Öykü kişileri üzerinden Çarlık dö-
ğil, sokaktaki insanın ağzından (argo ve gramer hatalarıyla nemindeki yaşam düzenindeki alışkan-
dolu, günlük konuşma dili) öykülerini anlatmasıdır. lıklardan kurtulamamış, devrimle ge-
len yeni yaşama alışamamış insanların
Bu, onun öykülerine derinlikli bir anlatım katar. Uzun be-
çelişkileri gözler önüne serilir. Küçük
timlemelerden kaçınan bir anlatımı benimseyen yazar, okuru
burjuvalar, küçük memurlar öykülerin-
hemen ilgilendiren ve merak uyandıran, pek çok tanıdık ola-
de hep ele alınır.
yı anımsatan kısa öyküler yazar. Anlatımın içeriği gülmece-
ye evrilir hep. Öykülerinde ele aldığı kişileri kendi öz-
Gorki halkın içinde yetişmiş, ülkesinin ve halkının yaşamı-
gün dilleriyle, mantıklarıyla, düşünce yapılarıyla konuşturur. Bu
nı, sorunlarını iyi bilen bir yazar olarak yazmıştır öykülerini,
‘SİNİRLİ İNSANLAR’
kişiler sosyal yapılarıyla, kültür düzeylerine göre, çoğu zaman
romanlarını.
Ülkü Tamer’in çevirdiği Sinirli İnsanlar (Varlık, 1968) ki-
kaba saba konuşurlar. Küfür ederler. Bunların arasında aydın
Gogol da farklı bir yaşam tarzından kişilerin iç dünyalarına
tabının ilk öyküsü “Mişel Simyagin”. Yazarın bu öyküsü “pek
görünmeye çalışan ama yarı cahil kişiler de vardır.
ve yaşama bakışlarına mizaha ağırlık vererek bakan bir yazar
tanınmamış küçük bir şairle” öyküdeki yazarın “yıllar boyun-
Küçük memurların bilmişlik taslamalarını hep öne çıkarır.
olduğu için bugüne kadar okurunu yitirmeyen bir yazar olarak
ca omuz silkip geçtiği bir şairle ilgili anılarından” oluşuyor.
Yanlış kullanılan sözcükler, eksik ve anlaşılmaz cümle kuru-
hâlâ ününü koruyor.
Onun öyküye ve yarattığı kahramanlara bakışını da gözler
luşları o kişilerin cahilliğini ortaya koymak içindir.
Zoşçenko, başka dillere çevrilmesi zor yazarlardan sayılan
önüne seren bir öyküdür bu, “Mişel Simyagin”.
Rusça aslından Zoşçenko’nun öykülerini çeviren Hasan Âli
Gogol’a benzetilir hep.
Öyküyü yazan yazara göre (Zoşçenko’ya göre de):“Hep yü-
Ediz, Çarın Çizmeleri (Altın Kitaplar, 1970) kitabında yer
ce kişilerin, büyük adamların hayatları, onların öğretici dav-
‘MAYMUNUN SERÜVENLERİ’ VE BASKILAR!
alan öykülerden şöyle bir örnek veriyor bir çevirmen olarak:
ranışları, parlak düşünceleri, sözleri yazılmaz ya, hep onlarla
Zoşçenko, “Maymunun Serüvenleri” (1946) öyküsüyle yö-
“Mesela ‘Tazı cinsi bir köpek’ denilmesi gereken
ilgili anılar anlatılmaz ya! İnsan, hayatın kadife kaplı kitabın-
netim kademelerinde büyük tepkilere, eleştirilere neden olur.
yerde, Zoşçenko’nun hikâye kişisi bunu: ‘Tazı sistemi bir
da yer almayan kişilerin deneylerinden de yararlanmalı.”
Öykülerini yayımladığı bütün sanat dergileri, gazeteler sırt-
köpek’ biçiminde söyler. Bu söylem, elbette daha bilgiççedir
İşte bu, öyküyü yazan yazarın düşünceleridir ama asıl
larını dönerler yazara. İtibarsızlaştırma kampanyası başlatılır.
o kişiye göre. Yazar öyküsündeki kahramanlarına gramer
Zoşçenko’nun öyküye bakışının dışavurumudur.
Kitapları basılmaz olur.
ve sentaks yanlışları da yaptırır. Bu elbette, onun öykü
Biraz daha derinine inilirse bu düşüncelerin, ortaya şu can
kahramanlarına ayrıcalıklı bir özellik kazandırır ve halkın,
Yazar, Batı dünyasına aşırı hayranlıkla suçlanır.
alıcı, hiç de yabana atılmayacak değerlendirmeler de bellekle-
okurun, hoşuna gider bu durum.”
Bu eleştiriler, suçlamalar, yasaklanmalar Stalin’in 1954’te
re yerleşiyor.
ölümüne dek sürer. Zoşçenko da pek çok başka Sovyet yaza-
GOGOL VE GORKİ’DEN EL ALMIŞ BİR USTA!
“Yazarın düşüncesine göre” ise şu değerlendirme öne
rı gibi yeniden yazma, yayımlama özgürlüğüne kavuşur, bas-
Zoşçenko’yu ünlendiren, popüler kılan, çok okunmasını
çıkıyor: “...bu kişilerin hayatları da öğreticidir, meraklıdır.
kılardan kurtulur.
sağlayan ve çok sevilen bir yazar haline getiren ele aldığı, iş-
Varsın eline fırçayı alıp ‘Kepçeli Kız’ adlı bir sanat eseri
1927’den beri Zoşçenko’nun öyküleri dilimize sürekli çev-
lediği konular kadar, onun farklı, dikkat çekici üslubudur.
yaratmasın, varsın piyano çalmayı bilmesin, varsın
rilmiş ve geniş okur kitlelerince de kitapları sevilerek okun-
Kişi yaratmadaki farklılığıdır. Gogol ve Gorki’den etkilen-
insanlık uğruna gizli bir yıldız, bilinmedik bir göktaşı
muştur. Ülkemizin önemli gazeteleri Cumhuriyet, Son Posta,
miş, onlardan el almış bir yazardır o. Bu iki yazarın birbiriyle
keşfetmesin... Ne çıkar, onun yanlışları, kaçırdığı fırsatlar,
Akşam, Tan, Haber gibi günlük gazete ve edebiyat-sanat der-
üslup ve konu yakınlığı yoktur ama farklılıkları ortadadır.
acıları, sevinçleri bu yüzden silinip gitmez ki...”
gilerinde öyküleri hep yayımlanmıştır.
“Bir süre önce, bizim apartmanda bir
kavga oldu. Doğrusunu isterseniz, buna
kavga değil, göğüs göğüse çarpışma de-
mek daha doğru. Kellelerini koltuklarına
alıp öyle döğüştüler. Sebep mi? İnsanlar
pek sinirli de ondan. Basit şeyler yüzün-
den huysuzlaşıyorlar. Kanları kaynıyor
hemen, tepeleri atıyor. Sizin içindelermiş
gibi, gözlerini yumup birbirlerine girişi-
yorlar.” (Sinirli İnsanlar)*
Bu anlatım, bu cümleler günümüzde ül-
kemizde yaşananlara ışık tutmuyor mu?
Unutma, bir gün hepimiz öleceğiz!
n
* Mihail Zoşçenko / Sinirli İnsanlar
/ Çeviren: Ülkü Tamer / Varlık
Yayınları / 153 s. / 1968.
4 23 Temmuz 2026

