23 Temmuz 2026 Perşembe Türkçe Subscribe Login

Catalog

( ) 1894 / 1958 MİHAİL ZOŞÇENKO ‘Güzel hayat, sandığımız kadar * ötede değil’ Sıradan insanların öyküdeki durumu GÜLTEKİN EMRE ise şöyle değerlendiriliyor: “Aksine, bu kişilerin hayatları, bir SOKAKTAKİ İNSANIN DİLİNDEN SİSTEMİ sanat dahisinin, bir piyanistin, bir piya- ELEŞTİREN HİCİVLİ ÖYKÜLERİN USTASI! no akortçusunun olağanüstü davranış- Nâzım Hikmet’in de öykülerinin üslubundan, söyleminden larından ve tuhaflıklarından daha anla- etkilendiği Sovyet edebiyatının başta gelen hiciv ve gülme- şılır, daha hayranlık vericidir. Bu gibi ce yazarlarından Mihail Zoşçenko’nun (1894 / 1958) öykücü- basit insanların hayatları daha ilgi çe- lüğü; devrim sonrası yeni yönetimin oluşturduğu bürokrasiy- kicidir.” le, değişen günlük yaşamla, kent insanının trajikomik halleri- ne odaklanan ince alaycı üslubuyla öne çıkar. SARSICI, DOBRA, GERÇEKÇİ! Mihail Zoşçenko, kısa fıkralarla uzun Zoşçenko öykücülüğünün temel özellikleri şöyle ele alınabi- öyküler de yazsa asıl ününü kısa ama lir: Yazar, Çarlık Rusya’sından devrim yönetimine geçiş yılla- çarpıcı, etkileyici, düşündürücü, sarsıcı rındaki süreçte yaşanan kargaşayı, oluşan kuyrukları, ev pay- mizah öyküleriyle yapar. laşım sorunlarını, yeni devlet memurlarının tutum ve davra- nışlarını, deneyimsizliklerini yoğun bir hicivle eleştirmiştir. Onun öykü konuları sıradan insanla- rın günlük yaşamlarındaki çelişkileri, Öykülerinin odağında umutları, hayalleri arasında sıkışıp yaşam biçimlerini, düşüncelerini, dav- kalan cahil, saf, açgözlü veya sadece hayatta kalmaya çalışan ranışlarını, beklentilerini, umutlarını, sıradan “küçük adam” vardır. Yazar, bu tiplemeler üzerinden umutsuzluklarını içerir. dönemin sosyal, günlük yaşam eleştirisini yapar. Zoşçenko’nun en önemli üslup özelliği yazarın sesiyle de- Öykü kişileri üzerinden Çarlık dö- ğil, sokaktaki insanın ağzından (argo ve gramer hatalarıyla nemindeki yaşam düzenindeki alışkan- dolu, günlük konuşma dili) öykülerini anlatmasıdır. lıklardan kurtulamamış, devrimle ge- len yeni yaşama alışamamış insanların Bu, onun öykülerine derinlikli bir anlatım katar. Uzun be- çelişkileri gözler önüne serilir. Küçük timlemelerden kaçınan bir anlatımı benimseyen yazar, okuru burjuvalar, küçük memurlar öykülerin- hemen ilgilendiren ve merak uyandıran, pek çok tanıdık ola- de hep ele alınır. yı anımsatan kısa öyküler yazar. Anlatımın içeriği gülmece- ye evrilir hep. Öykülerinde ele aldığı kişileri kendi öz- Gorki halkın içinde yetişmiş, ülkesinin ve halkının yaşamı- gün dilleriyle, mantıklarıyla, düşünce yapılarıyla konuşturur. Bu nı, sorunlarını iyi bilen bir yazar olarak yazmıştır öykülerini, ‘SİNİRLİ İNSANLAR’ kişiler sosyal yapılarıyla, kültür düzeylerine göre, çoğu zaman romanlarını. Ülkü Tamer’in çevirdiği Sinirli İnsanlar (Varlık, 1968) ki- kaba saba konuşurlar. Küfür ederler. Bunların arasında aydın Gogol da farklı bir yaşam tarzından kişilerin iç dünyalarına tabının ilk öyküsü “Mişel Simyagin”. Yazarın bu öyküsü “pek görünmeye çalışan ama yarı cahil kişiler de vardır. ve yaşama bakışlarına mizaha ağırlık vererek bakan bir yazar tanınmamış küçük bir şairle” öyküdeki yazarın “yıllar boyun- Küçük memurların bilmişlik taslamalarını hep öne çıkarır. olduğu için bugüne kadar okurunu yitirmeyen bir yazar olarak ca omuz silkip geçtiği bir şairle ilgili anılarından” oluşuyor. Yanlış kullanılan sözcükler, eksik ve anlaşılmaz cümle kuru- hâlâ ününü koruyor. Onun öyküye ve yarattığı kahramanlara bakışını da gözler luşları o kişilerin cahilliğini ortaya koymak içindir. Zoşçenko, başka dillere çevrilmesi zor yazarlardan sayılan önüne seren bir öyküdür bu, “Mişel Simyagin”. Rusça aslından Zoşçenko’nun öykülerini çeviren Hasan Âli Gogol’a benzetilir hep. Öyküyü yazan yazara göre (Zoşçenko’ya göre de):“Hep yü- Ediz, Çarın Çizmeleri (Altın Kitaplar, 1970) kitabında yer ce kişilerin, büyük adamların hayatları, onların öğretici dav- ‘MAYMUNUN SERÜVENLERİ’ VE BASKILAR! alan öykülerden şöyle bir örnek veriyor bir çevirmen olarak: ranışları, parlak düşünceleri, sözleri yazılmaz ya, hep onlarla Zoşçenko, “Maymunun Serüvenleri” (1946) öyküsüyle yö- “Mesela ‘Tazı cinsi bir köpek’ denilmesi gereken ilgili anılar anlatılmaz ya! İnsan, hayatın kadife kaplı kitabın- netim kademelerinde büyük tepkilere, eleştirilere neden olur. yerde, Zoşçenko’nun hikâye kişisi bunu: ‘Tazı sistemi bir da yer almayan kişilerin deneylerinden de yararlanmalı.” Öykülerini yayımladığı bütün sanat dergileri, gazeteler sırt- köpek’ biçiminde söyler. Bu söylem, elbette daha bilgiççedir İşte bu, öyküyü yazan yazarın düşünceleridir ama asıl larını dönerler yazara. İtibarsızlaştırma kampanyası başlatılır. o kişiye göre. Yazar öyküsündeki kahramanlarına gramer Zoşçenko’nun öyküye bakışının dışavurumudur. Kitapları basılmaz olur. ve sentaks yanlışları da yaptırır. Bu elbette, onun öykü Biraz daha derinine inilirse bu düşüncelerin, ortaya şu can kahramanlarına ayrıcalıklı bir özellik kazandırır ve halkın, Yazar, Batı dünyasına aşırı hayranlıkla suçlanır. alıcı, hiç de yabana atılmayacak değerlendirmeler de bellekle- okurun, hoşuna gider bu durum.” Bu eleştiriler, suçlamalar, yasaklanmalar Stalin’in 1954’te re yerleşiyor. ölümüne dek sürer. Zoşçenko da pek çok başka Sovyet yaza- GOGOL VE GORKİ’DEN EL ALMIŞ BİR USTA! “Yazarın düşüncesine göre” ise şu değerlendirme öne rı gibi yeniden yazma, yayımlama özgürlüğüne kavuşur, bas- Zoşçenko’yu ünlendiren, popüler kılan, çok okunmasını çıkıyor: “...bu kişilerin hayatları da öğreticidir, meraklıdır. kılardan kurtulur. sağlayan ve çok sevilen bir yazar haline getiren ele aldığı, iş- Varsın eline fırçayı alıp ‘Kepçeli Kız’ adlı bir sanat eseri 1927’den beri Zoşçenko’nun öyküleri dilimize sürekli çev- lediği konular kadar, onun farklı, dikkat çekici üslubudur. yaratmasın, varsın piyano çalmayı bilmesin, varsın rilmiş ve geniş okur kitlelerince de kitapları sevilerek okun- Kişi yaratmadaki farklılığıdır. Gogol ve Gorki’den etkilen- insanlık uğruna gizli bir yıldız, bilinmedik bir göktaşı muştur. Ülkemizin önemli gazeteleri Cumhuriyet, Son Posta, miş, onlardan el almış bir yazardır o. Bu iki yazarın birbiriyle keşfetmesin... Ne çıkar, onun yanlışları, kaçırdığı fırsatlar, Akşam, Tan, Haber gibi günlük gazete ve edebiyat-sanat der- üslup ve konu yakınlığı yoktur ama farklılıkları ortadadır. acıları, sevinçleri bu yüzden silinip gitmez ki...” gilerinde öyküleri hep yayımlanmıştır. “Bir süre önce, bizim apartmanda bir kavga oldu. Doğrusunu isterseniz, buna kavga değil, göğüs göğüse çarpışma de- mek daha doğru. Kellelerini koltuklarına alıp öyle döğüştüler. Sebep mi? İnsanlar pek sinirli de ondan. Basit şeyler yüzün- den huysuzlaşıyorlar. Kanları kaynıyor hemen, tepeleri atıyor. Sizin içindelermiş gibi, gözlerini yumup birbirlerine girişi- yorlar.” (Sinirli İnsanlar)* Bu anlatım, bu cümleler günümüzde ül- kemizde yaşananlara ışık tutmuyor mu? Unutma, bir gün hepimiz öleceğiz! n * Mihail Zoşçenko / Sinirli İnsanlar / Çeviren: Ülkü Tamer / Varlık Yayınları / 153 s. / 1968. 4 23 Temmuz 2026
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear