Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
O nedenle insanı tanımak, insanı insana tanıtmak hâlâ edebi-
‘ROMAN BİR KARNAVALDAN ÇOK GEÇMİŞTEN
yatın temel işlevi olmayı sürdürüyor.
GÜNÜMÜZE UZANAN BİR LABİRENT GİBİDİR’
Elbette bu biraz yorucu, bazen bıktırıcı olabilir ama yazınsal
YAĞCI - Bütün cinayetlerde antik tarihe, Roma’nın
alanda da mücadele sürüyor.
Anadolu kökenlerine, Afrodisyaslı Zoilos’a, Mithra’ya
Yazarın kendine meydan okuması, yeni anlatı teknikleri bul- göndermeler yapıyorsun.
ması, bıkmadan usanmadan yazmaya devam etmesi, aynı za- Romanın bir başka özelliğinin Askleipos, Apollon, Afrodit,
manda onun da kurtuluşudur. Aeneas, Homeros, İlyada, Troya, Akhilleus, Vergilius,
Prometheus, Caesar-Caisereia-Kayseri, Sezar (Zile, Veni vidi
‘GÜNÜMÜZ POLİSİYE OKURU ARTIK,
vici), Hadrianus-Edirne, Fatih Sultan Mehmet, Cem Sultan,
SADECE ‘CİNAYETİ KİM İŞLEDİ?’
Mozart, Dante’nin cehennemi, Beethoven, Pasolini, “Cinayet
SORUSUNUN PEŞİNDEN KOŞMUYOR’
Şirketi” gibi göndermeler olduğunu söyleyebilir miyiz?
YAĞCI - Kendini tekrar etmenden korkuyordum doğrusu.
ÜMİT - Geçmiş aslında yaşanılmış bugündür ama geçmişi
Merak ediyorum, özgünlüğü nasıl yakaladın?
anlamak için onu yaratan kültürü anlamamız gerekir. İnsanı an-
ÜMİT - Haklısın, bir yazarın ölümü, kendini tekrarlamasıdır.
latmak isteyen romancı ise sadece bugünü değil geçmişi de iyi
Hep aynı türden metinler kaleme almak, bu fasit daireden çıka-
kavramalıdır. Geçmişteki insanı anlamadan bugünkü insanı an-
mamak. Bir sanatçı için bundan daha korkunç bir son olamaz.
lamak olanaksızdır.
Böylesi bir süreç hiç kuşku yok ki yaratıcılığı öldürecektir.
Geçmişteki insanı bize anlatacak olan ise tarih kitapları değil, o
Kendi adıma bundan çok korkarım. Korktuğum için de her ro-
günlerde yazılmış edebiyat yapıtlarıdır. Tarihi kazananlar yazar,
manda farklı bir anlatı biçimi bulmaya çalışırım.
o nedenle anlatılanların gerçekliği her zaman tartışmalıdır. Ama
Roma’nın Beş Günü’nde katilleri açıklayarak başladım yaz-
klasikleşmiş bir edebi yapıt, bize insan gerçeğini anlatacaktır.
maya. Bir polisiye roman için oldukça riskli bir denemedir bu.
Evet, romanımda tanrılar, tanrıçalar, krallar, padişahlara
Ama anlatacak iyi bir hikayeniz varsa, bunu çok iyi bir mi-
göndermeler var ama en çok destanlara, romanlara, müziklere,
mari kurguyla biçimlendirdiyseniz, karakterlerinizi derinleme-
filmlere göndermeler yaptım.
sine betimleyebiliyorsanız, romanınızın arka planı güçlüyse ve
Çünkü roman bir karnavaldan çok geçmişten günümüze uza-
hikâyenizin gerektirdiği bir dil bulduysanız katilin kim olduğu-
nan bir labirent gibidir. Renkli, karmaşık, zorlu ama sonunda
nun hiçbir önemi yoktur.
insanı kendisiyle yüzleştiren bir labirent.
Çünkü okur, sadece merak için okumaz; aynı zamanda edebi
‘DİNLERİN ÇOĞU, GÜCÜNÜ GİZLİLİKTEN
zevk almak ister, psikolojik çözümleme ister, romandaki karak-
VE SIRLARDAN ALIR’
terlerle özdeşleşmek, onları sevmek, onlarla kavga etmek ister.
YAĞCI - Bir de madalyon, dövmeler, birçok nesnenin an-
Günümüz polisiye okuru artık sadece “Cinayeti kim iş-
tik-çağdaş adı olan simgelerle zenginleştirmiş
ledi?” sorusunun peşinden koşmuyor. Cina-
olduğun söylenebilir mi, yazarken sen böyle mi
yetin ekonomik, politik, ahlaki, dini, psikolo-
düşündün?
jik nedenleri üzerine de düşünmek istiyor. Tıpkı
AHMET ÜMİT:
ÜMİT - Dinlerin çoğu, gücünü gizlilikten ve
Dostoyevski’nin Suç ve Ceza’sında olduğu gibi.
sırlardan alır. Özellikle cahil insanları etkilemek
‘ROMA’NIN BEŞ GÜNÜ EN
‘Gerçekçi romanlar yazmaya çalışıyorum. için var olandan daha gizemli, daha kudretli, da-
SOĞUKKANLI ROMANLARIMDAN
ha renkli bir kurgusal gerçeklik sergilenir.
BİRİ. OKURLARIMI Adaletsizliğe karşı mücadele edenler dün
O nedenle dinlerin çoğu halkın anlamadığı
RAHATLATMAMAYI SEÇTİM.’
başka bir dil üzerine kurulmuştur.
vardı, bugün de var, yarın da olacak.
YAĞCI -Mitolojiyi sokak kameraları, Ama bu da yetmez, müritlerini etkilemek için
internet mesajları, adli tıp, yapay zekâ gi- sırlarla dolu ayinler yapılır, güya derin anlamlar
Bunun altının çizilmesi gerekiyor.’
içeren sözler tekrarlanır, madalyonlar, dövmeler
bi çağdaş teknoloji desteğiyle somutlayarak
yaratılır. Bunlar aynıların aynı olduğunu birbir-
günümüze getirdiğin bu romanının diğer
önem verildiğinin altını çizmek istedim
ÖNER YAĞCI - Romanda iç içe
lerine gösterme araçlarıdır.
romanlarından farkı sence ne?
geçmiş olarak imparatorluğun ki Afrodisias gerçekten de olağanüstü bir
Özellikle sır dinlerinde bu gizemli semboller,
ÜMİT - Roma’nın Beş Günü, benim en
antik kent. Bütün okurlarıma Afrodisias’a
kuruluş hikâyesinden başlayarak kutsal simgeler insanların aklını başından alır.
soğukkanlı romanlarımdan biri.
gitmelerini öneririm.
mitolojik öğelerle “Roma”; kültürü İnananların kendilerini daha güçlü hissetmesi-
Aslında bir insanlık durumunu anlatmaya
ne yol açar.
ve gizli kardeşlik örgütüyle 3 bin yıl YAĞCI - Bu ana eksene Kızıl Tugayları,
çalıştım, iki bin küsur yıldan bu yana ne ya-
Ben de Mithra dininin atmosferini anlatmak,
önceki Kommagene Krallığı’ndan İtalyan faşizmini, BASK’ı, ETA’sıyla
zık ki çok da değişmeyen dramatik bir hal bu.
okuru o dünyanın içine sokmak için en azından
kalkarak dünyaya dağılmış Işığın İspanya’yı, Saraybosna’daki “keskin
Ama bunu mümkün olduğu kadar uzaktan,
gerçek açığa çıkıncaya kadar bu sembolleri ve
nişancılar”ı, “insan safarisi”ni ekleyerek
Tanrısı “Mithra”; Zoilos Mezar
serinkanlılıkla yazmayı denedim.
simgeleri kullandım.
Kabartmaları sergisinden yola çıkarak yakın tarihi antik dönemle ve bugünle
Bunu yapmamın nedeni, benim duyguları-
Elbette gerçek ortaya çıktığında bütün bu
ve kuruluşundan başlayarak Afrodit kaynaştırmak sence toplumsal tarihi
mı okurun hissetmesini sağlamaktı.
sembollerin, simgelerin anlamı ve işlevi okur
romanın bir başarısı mıdır?
tapınağı, tiyatro binası, heykel atölyesiyle
Kendi kurguladığım dünyadaki acılara göz-
tarafından yeniden düşünülecektir.
Antik Anadolu’nun en önemli
ÜMİT - Ben gerçekçi romanlar yazmaya
yaşı dökmek yerine bunu okurun hissetmesi-
sanat kenti “Afrodisias”ın ana eksen
çalışıyorum. Şüphesiz ki gerçekliği
‘ZOİLOS, ROMANIMIN KURGUSAL
ni istedim. Örneğin, katil olan karakterlerimin
olduğunu söyleyebilir miyiz? kavramak için bugünü anlamak yetmez,
başına gelenler son elli yıldır duyduğumuz, ta- BELKEMİĞİ. ANADOLU’NUN
o nedenle insanlığın geçmişini şimdiyle
AHMET ÜMİT - Elbette söyleyebiliriz.
nık olduğumuz vahşi olaylardan oluşuyor. UNUTULMUŞ DERİN KÜLTÜRÜNE
buluşturmak gerekir.
Romanın birçok işlevi vardır. Eğitir,
Elli yıllık gazete haberlerini taradığınızda DİKKAT ÇEKMEMİ DE SAĞLIYOR.’
Adaletsizliğe karşı mücadele edenler
aydınlatır, estetik haz verir, insanı
hepsiyle karşılaşabilirsiniz. Gerçekten korkunç YAĞCI - Anadolulu köle Zoilos ve Afro-
dün vardı, bugün de var, yarın da olacak.
kendisiyle yüzleştirir, gerçeği hissettirir
disyas antik kenti tiyatrosunun duvarında-
olaylar ve ne yazık ki ardı arkası kesilmiyor.
Bunun altının çizilmesi gerekiyor.
ama Türk bir yazarsanız ülkenizin ki yazı roman boyunca karşımıza çıkıyor, bir
Bu vahşet günümüzde de sürüyor.
Tarihi doğru anlamadan bugünü çözümlemek
gizli kalmış kültürel hazinelerinden de anlamı var mı bu vurgulamanın?
Bir yazar olarak bunun acısını çekmek yeri-
olanaksız. Kölelik, insanlığın yüz karası bir
bahsetmek zorundasınız. En azından ben
ÜMİT - Zoilos gerçekten çok ilginç bir ki-
ne, okurun hissetmesini, empatiyi onların kur-
uygulamaydı ama o vahşet farklı biçimlerde
böyle hissediyorum. Çünkü ülkemizde şilik. Hakkında bildiklerimiz oldukça sınırlı
masını istedim.
de olsa hâlâ devam ediyor.
yaşamış olan bütün uygarlıklar bizim ama kesin olan bilgiler var.
O nedenle okurlarımı rahatlatmamayı seçtim.
İnsan doğasını, sınıflı toplumları, bencilliğin
kültürümüzün belirleyicileridir. Genç yaşta Roma’ya köle olarak götürülü-
Vahşet vardı ve ne yazık ki hâlâ var.
yol açabileceği büyük vahşetleri anlamak,
yor, ilk imparator Augustus’un gözdesi olu-
YAĞCI - İnsanlığın eksilmeyen toplumsal
‘ROMA’NIN BEŞ GÜNÜ’NDE
tarihte olanlara bakmakla olanaklı.
yor, kölelikten kurtuluyor, üstelik çok büyük
hastalıklarının röntgenini çekerken romanın
AFRODİSİAS’I EKSENE
Ben geçmişten bugüne insanın insana
bir servetle ödüllendiriliyor. Sarayda üst dü-
ana bölüm adlarının nehir, lokanta, kilise, ga-
ALDIM. BÜTÜN OKURLARIMA
yaptıklarını bir roman kurgusu içinde
zey bir görevli olarak yaşamak varken doğ-
raj, banka, müzik dükkânı, bahçe, sokak, kafe
AFRODİSİAS’A GİTMELERİNİ
anlatırken elbette bu çarpıcı gerçeğin asla duğu kente dönerek orayı imar ediyor.
ev gibi mekânlar olmasını nasıl açıklarsın?
ÖNERİRİM!’ unutulmamasını ümit ediyorum. Gerçekten de Afrodisias tiyatrosunun du-
ÜMİT - Evet, çoğunlukla katilleri anlattığım
O nedenle diğer romanlarımda yaptığım Fakat ne yazık ki insanın en kötü varındaki yazıda imparatorun büyük övgüleri
bölümler mekân adlarından oluşuyor. Aslında
gibi Roma’nın Beş Günü’nde de özelliklerinden biri unutmaktır. Unutma yer alıyor. Zoilos’un hem aşkına hem kentine
günümüz insanının ulaştığı yabancılaşma sevi-
hastalığını önlemek için çok daha iyi hem de sanata adanmışlığı beni çok etkiliyor.
Anadolu’daki o muhteşem kentlerden
yesini anlatmak için seçtiğim yöntem bu.
Ama aynı zamanda Zoilos’un varlığı roma-
birini, Afrodisias’ı eksene aldım. Bu romanlar yazmamız gerektiğinin de
Katiller insan öldürüyorlar ama yaşamlarına da
toprakların geçmişinde sanata ne kadar bilincindeyim. nımın kurgusal belkemiğini oluşturuyor.
n
devam ediyorlar. Yemek yiyorlar, garajda araba-
Zoilos sayesinde entrikayı istediğim gibi kurabi-
larını yıkıyorlar, şakalaşıyorlar, müzik aletleri sa-
liyorum. Olumlu ve olumsuz karakterleri konum-
Benim roman kişilerimle gerçek yaşamdaki modern vahşiler
tıyorlar, konserler veriyorlar, kafede içkilerini yudumluyorlar
landırabiliyorum, kafamdakileri kurguya yerleştirebiliyorum.
hatta felsefe tartışıyorlar. arasındaki fark, romanımdakilerin ne yaptıklarını biliyor olma-
Yani bu romanda Zoilos işimi oldukça kolaylaştırıyor.
İnsanın geldiği yeni vurdumduymazlık ya da hayatta kalma ları. Yani katil olduklarını asla gizlememeleri. Bununla övün-
Aynı zamanda Anadolu’nun unutulmuş derin kültürüne de
seviyesi artık bu halde. memeleri... dikkat çekmemi sağlıyor.
>>
1 Ekim 2026 9

