Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
Kendimizi sevince…
Hepimiz için çok tanıdık bir yerden sesleniyor Kutu Oyunları Kulübü’yle Gonca
Mine Çelik. Ancak o çok yakından tanık olduğumuz yalnızlaştıran “akran
zorbalığı” ya da “dalgacı” tutumun ardındakini arıyor, bu zorluktan çıkışa da
sessizce ışık tutuyor. Elimizden geleni keşfedip dayanışmayı örgütleyince
yalnızlıklar bir anda kalabalıklarla yer değiştiriveriyor. Dahası da var...
gözlükleri.../ Ne derlerse
Y. BEKİR YURDAKUL
desinler/ Susar dalgacı
çocuklar/ Seviyorsak
1
utu Oyunları Kulübü...
kendimizi.”
Tuttum elinden kitabın,
K okul okul epeyce bir zaman
HER ÇAĞDA
dolaştım. Sonra okullu yıllarıma bir
VARMIŞ GİBİ…
uğrak verdim.
Aklımda bu dizeler,
Kutu oyunları çok şey söylüyordu
bir yanda tanık olup
oyunlarıma, oyun sevgime, oyunlara
çözüm bulma çabalarım,
düşkünlüğüme ilişkin de ne var ki
daha ötelerde de kendi
Gonca Mine Çelik’in sözünü ettiği
çocukluğum. Şimdi yeniden
“kulüp” çıkmadı karşıma.
anımsayınca o dalgacı
Belki de ben tanık olmadım,
çocuk hallerimi, o yıllarda
diyerek avuttum kendimi.
gülüp geçen arkadaşlarım
Kapakta geçirdiğim vakit de epey
bir yana kedere batanlar
ışık tuttu hikâyenin beni çağırdığı
için hüzünlendim bunca
yolculuğa ancak bu gezi grubuna
uzaklardan.
başka kimler çağrılıydı, kimlerle paylaşacaktım bu
İşte, bu duygularla tanıştım Jumbo’yla (Daha bir bambaşka bir noktaya taşıdı.
heyecanı, onu anlamak için yapıtın arka kapağını
sürü lakabı vardı Memo’nun!), Kalorifer Böceği’yle,
Gonca Mine Çelik, hikâyesinin akışında
çevirmem yetti de arttı bile.
Ferfecir’le… Bir de Memo’nun, -kulaklarını
alttan alta, okullardaki bu yapıların yaşama
“Okulda farklı olmak kolay değildir. Jumbo,
kapatmak bir yana- yatmak bilmeyen saçları ve
geçirilişindeki temel yaklaşımın ne olması
Kalorifer Böceği, şişko, metalci… Bazen bir lakap,
düşsel arkadaşı Ezo!
gerektiğini de açık ediyor.
bazen bir bakış yeter insanı yalnız hissettirmeye…”
Memo’nun annesi ve babası, Ezo’nun Memo’yla
Öğretim programının, sonrasında okulun
Bu çok tanıdık yalnızlaştırma ya da hiç de
bir süre kalmasını olumlu bulmuşlardı ama işin bu
öğretmenler kurulunun önerisi ya da tasarısıyla
seçilmemiş yalnızlık öyküsünün, dolayısıyla
denli uzaması da onları telaşlandırmıştı doğrusu.
açılması kararlaştırılan kulüp ve kol çalışmalarının
yolculuğumuzun konukları da işte bu kısacık
genellikle bir işe yaramadığı gerçeğini Memo ve
KÜÇÜK BİR RASTLANTIDAN KULÜBE
tümcede saklıydı.
Özgür’ün çalışmasıyla inceden kavrayıveriyoruz.
Ah, şu pazartesiler! Okulun, tatilin ardından
Öğretmenler, ana babalar, okulla ve çocuklarla
“Nasıl bir kulüp, nasıl bir çalışma” düşüncesini
koşup gelen zor günleri!
bir biçimde ilişkisi olan herkes.
çocuklarımız ortaya atıp onun peşine düşseler
Yalnızlığını da yanına alan Memo, işte böyle bir
Herkes hazırsa çıkıyoruz yola… Demem o ki
işte asıl o zaman ortaya, Memo ve arkadaşlarının
pazartesi günü bir ders aralığında tanıştı “dalgacı
çeviriyoruz kitabımızın kapağını.
ulaştığı sonuç ve onun verimleri çıkacaktır.
çocuklar”ın Kalorifer Böceği dediği Özgür’le.
AKRAN ZORBALIĞI YA DA DALGACI ÇOCUK!
Tam da bu noktada Kutu Oyunları Kulübü’yle
Ne yapsın, sınıfta çok üşüyor, teneffüslerde
Sizi bilmem ne ki ben oldum olası merak
yolculuğa davetli dostlara hoş fısıltılar ulaştırıyor
kalorifer peteğine sığınıyordu Özgür.
etmişimdir çocuklarımızdaki bu ölçünlülük
Gonca Mine Çelik.
Kutu oyunlarına meraklıydı Özgür. Onlarca
(standart, birbirinin benzeri mükemmel insan)
Sorun olarak karşımıza dikilen ne varsa çözüme
oyunun karmaşık kurallarına egemendi. Memo’nun
yaklaşımının nedenlerini, kaynağını...
giden yolun sevgiden geçtiğini duyumsatıyor.
merakı da çizgi romanlar.
Boyu posu, kaşı gözü, kilosu kulağı, duruşu
Dalgacı çocukların ağında çırpınan çocukların
İki “yalnız” ne iyi olmuştu da tanışmışlardı, aralarında
susuşu farklı kısacası sanki o ezber edilmiş
oradan kurtulmasının da yolu, kendilerini
konuşurlarken birlikte kutu oyunları oynamaya hem
ölçülerin (görünüşü davranışıyla) dışına kaçan
tanımaları, tanıdıkça önce kendilerini sonra da
de bunu okulda yapmaya karar verdiler.
kim varsa bazen hızla, gün olur ağırdan dışlanır,
bulundukları ortamı, yeri sevmelerinden geçiyor.
Ama nasıl? Bu oyunlar en az üç kişiyle
yalnızlaştırılır.
Öykümüzdeki “dalgacı-zorba” karakter
oynanıyordu. Akşam evde sohbet ederlerken Ezo
Artık onun da yakıştırılmış bir adı, lakabı vardır.
Yiğit’in (ve benzerlerinin) yaşadığı dönüşümle
gösterdi çıkış yolunu Memo’ya: Bir kulüp kurun!
Gelsin yalnızlıklar, bir yere ayrılmasın kederler...
kulüp üyelerinin mutluluğunun kesiştiği noktaya
Ne kulübü? Kutu Oyunları Kulübü!
Bunun adı da yakın zamana değin (çoğun şiddet
sakladıklarını seveceksiniz Gonca Mine Çelik’in.
Bir kulüp hiç de fena fikir değildi. Ama kulüp için
de içerdiğinden) “akran zorbalığı”ydı.
en az beş kişi olmalıydılar. Bir de Öğrenci Meclisi Kulüp saatlerinde oyunlar oynamayı tasarlayan
Şimdilerde “akran nezaketi” olarak anılsın
onayı gerekiyordu kulübün açılması ve çalışmaya kahramanlarımız, çok geçmeden yaratıcı
istenmiş ilgililer bir umarla. Edebiyatın gözünden
başlaması için. oyunlarını evlere de taşırlar. Kendilerini keşfettikçe
“dalgacı” çocuk diye de anarız bu kederi var eden
ilişkileri, ortamdaki yerleri de değişir.
Anlamışlardı ki kendilerine benzeyen arkadaşlara
çocuklarımızı.
ihtiyaçları vardı. Öncelikle meclise başvurmak için Şimdi sevgidir dalganın yerindeki.
Ne zaman yalnızlaşmış bir çocuk çıksa karşıma,
gerekli hazırlıkları hızla tamamladılar.
1 Kutu Oyunları Kulübü / Gonca Mine Çelik /
çalınsa kulağıma böylesi bir yaşanmışlık aklıma
DOĞRUSU, SUNMAK YA DA DAYATMAK
sevgili Nursel Çetin’in Dalgacı Çocuğu Susturma Mundi Çocuk / 104 s. / 8+ / 2026.
2
Formülü şiiri düşer: DEĞİL Kİ! 2 Bir Sürü N Bir K / Nursel Çetin / Resimleyen:
“Kimimiz/ Kepçe kulaklı/ Kimimiz/ Çilli suratlı... Öğrenci meclisleri, okul kulüpleri deyince Anıl Tortop / Top Yayıncılık / 64 s. - 5+ / 2010 / s.
// Kimimiz/ Kekeler sözcükleri/ Kimimiz/ Takmış hikâyemizin seyri oradan beni bir anda 32.
1 Ekim 2026 15
Desen: GONCA MİNE ÇELİK

