Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
AHMET ÜMİT İLE YENİ ROMANI ROMA’NIN BEŞ GÜNÜ’NÜ KONUŞTUK.
‘Acımasız, adaletsiz ve yanlış
bir çağda yaşıyoruz!’
HAYAL GÜCÜNÜN ZAFERİ! toplumsal, siyasal nedenleri aydınlatmaya adandı.
Yarattığı Başkomiser Nevzat ve ekibinin yaşadığı, Ahmet Ümit’in
1992’de Çıplak Ayaklıydı Gece ile başlayan insan ve insanlığın
dünyaya geniş bakışıyla örtüşüyordu hep. Bunun için özellikle
kurtuluşu arayışını onlarca yapıtıyla sürdüren Ahmet Ümit
çocukların, gençlerin, kadınların vazgeçilmezi oldu yazdıklarıyla.
yeni romanı Roma’nın Beş Günü (Yapı Kredi Yayınları) ile
bizi yeni bir toplumsal tarih, mitoloji, coğrafya, kültür
Bu çığırın ülkemizdeki öncüsü olarak tarihi polisiyeye Patasana
yolculuğuna çıkarıyor.
ile başladıktan sonra kararlılığını Kavim, Ninatta’nın Bileziği,
Bab-ı Esrar, İstanbul Hatırası, Sultanı Öldürmek’le göstermişti.
Hayal gücünün zaferi diyorum bu romanına. Yaşamındaki coşku,
arayış, merak, gerilim yazdıklarına yansımış yine.
Roma’nın Beş Günü’nü okuyunca bunları anımsatmak istedim
İlk polisiye romanlarını sunmaya başladığı zaman “Bana okura ve ilk okuyanlardan biri olmanın onuruyla yönelttim
polisiyeye bakışını anlatır mısın?” demiştim, Ahmet de uzun sorularımı.
açıklamalarla aydınlatmıştı beni.
İç içe örgütleri, binalarda ve sokaklarda yaşanan kovalamacasıyla
Sonrasında her yazdığıyla, polisiye romanla bütünleşti ve yarattığı gerilim ve merak için; insanı, insanlaşmayı, insanlığın
edebiyatımızda polisiyeye kattığı insan arayışıyla yeni bir çığır kurtuluşunu aradığı romanı için sevgili Ahmet Ümit’i kendi
açtı: Toplumsal polisiye. yazdığı cümleyle kutluyorum:
Aştı kendini, mitolojik ve tarihsel polisiye ile üzerine gittiği “Gerçeğe ulaşmak için ihtimallere ihtiyacımız var, o ihtimalleri
suçların ve cinayetlerin arkasındaki ruhsal, ideolojik, zenginleştirmek için de hayal gücüne.”
ÜMİT - Romanımın motiflerinden biri de
ÖNER YAĞCI
aşk. Şüphesiz ki aşk, insanların en önem-
li, en yakıcı, en sarsıcı duygularından biri.
‘OLDUM DEDİĞİMİZ YA DA ÖYLE
Ancak günümüz koşullarında, bu ola-
HİSSETTİĞİMİZ AN BENCE BİR ŞEYLER
ğanüstü duygu da yozlaşmaktan kendini
YANLIŞ GİTMEYE BAŞLAR’
kurtaramıyor, çoğunlukla maddi çıkarlara
ÖNER YAĞCI - Değerbilirliğinle başlayacağım. Roma-
kurban ediliyor.
nı oluşturmanda katkılar aldığın kişilerden başlayarak in-
Seven kişi istismara uğruyor, sevilen
sanlığın sanat ürünlerini, polisiyenin ustalarını selamla-
kişi kullanılıyor, aşkın ve sevginin anla-
mak, klasik romanlardaki gibi mekân betimlemeleri yapmak
mı değişiyor.
nasıl bir duygu veriyor sana?
Romanımda da aşkını maddi çıkarlara
AHMET ÜMİT - Öncelikle sana bir kez daha teşekkür edi-
alet eden günümüz karakterleri var.
yorum Öner ağabey. Çok insan bilmez ama yazarlık sürecim-
Yozlaşmış bir dünyanın, yozlaşmış bir
de bana çok büyük desteğin oldu. Deneyimli bir yazar olarak
ülkenin ahlakını tümüyle yitirmiş insan-
benim gibi genç bir yazara omuz verdin. Hakkın ödenemez,
ları. İşte bu karakterlerle iki bin yıl önce
çok teşekkür ederim, her zaman minnettar kalacağım.
yaşamış gerçek bir kişi olan Afrodisiaslı
Roma’nın Beş Günü benim on altıncı romanım, yirmi yedin-
Zolios’u kıyaslamak istedim.
ci kitabım ama ne mutlu ki bana, bu kitabı yazarken hâlâ o ilk
Zoilos, sevdiği tanrıça için bütün ser-
öykü kitabını çıkarırken yaşadığım heyecanı hissedebiliyorum.
vetini harcamakla kalmıyor, Roma sarayında bir soylu olarak
Bu amatörlük duygusunun, kendini bir yazar olarak hep ek-
yaşamak yerine Anadolu’ya dönerek sevdiği dişi için bir kent
sik hissetme düşüncesinin, bu anlamlı tedirginliğin yaratıcı
imar ediyor, bu kenti yani Afrodisias’ı bir sanat merkezi hali-
insanlar için çok kıymetli olduğuna inanıyorum.
ne getiriyor.
Oldum dediğimiz an ya da öyle hissettiğimiz zaman bence
Çünkü onun aşkı maddi çıkarlarla sınırlı değil, o güzel-
bir şeyler yanlış gitmeye başlar. Hep bir parça korkarak en-
liğe inanıyor, bu yüzden de âşık olduğu Afrodit için hiçbir
dişeyle yazmak, her an yanlış yapabileceğini bilmek yazarın
fedakârlıktan kaçınmıyor.
yere sağlam basmasını sağlar.
Gerçek aşkın, gerçek sevginin de böyle olması gerekir.
Böylece Zoilos, aşk konusunda günümüz insanlarına önem-
‘İYİ POLİSİYENİN İYİ EDEBİYAT OLDUĞUNA
li bir ders veriyor.
İNANIYORUM’
Hal böyle olunca yazar, kendisini olgunlaştırmaya, ustalaş-
‘ROMAN, İNSANLIĞIN BÜYÜK SERÜVENİNİ
tırmaya, deneyim kazandırmaya çalışan bütün yazarlara min-
ANLATMAK İÇİN YARATILMIŞ EN YETKİN
net duyar. Çünkü öteki yazarlar olmazsa kendisi de olamaz.
SANATSAL TÜR’
O nedenle beni eğiten, bana öğreten bütün yazarlara her da-
YAĞCI - İlk bölümde; içinde Romulus’la Remus’a benze-
im saygı duyarım, onları anmayı hem bir görev hem de ahlaki
yen iki cesetle Roma İmparatorluğu bayraklı siyah bir kayık-
bir sorumluluk olarak görürüm.
taki “İlk sergisini açmaya hazırlanan bir sanatçının hoş tedir-
Ben polisiye romanlar yazıyorum ama iyi polisiyenin iyi ede-
ginliğine benzer bir huzursuzluk”la dolu olan ve “bir büyük
biyat olduğuna inanıyorum. İyi bir romanın vazgeçilmez unsur-
buluşma”ya hazırlanan Miran, Ruben ve Angelo ile tanışıyoruz.
ları, parçaları, yapıları neyse polisiyenin malzemeleri de onlardır.
Ve 2700 yıl önceye giderken geçici görevle Roma’da bu-
Sağlam bir hikâye, bunu uygun bir mimari yapı, derinleme-
lunan Yıldız ve Tobias’la buluşturuyorsun okuru. Yüzler-
sine yazılmış karakterler, sosyoekonomik, psikolojik ve tarih-
ce yılı birkaç sayfada günümüze getirirken okura “Bu nasıl
sel bir geri plan. Elbette ayrıntılı anlatılmış mekânlar, şehir-
olur?” dedirtmek nasıl bir duygunun ürünü?
ler, ülkeler. Yani iyi bir roman neler gerektiriyorsa hepsi.
ÜMİT - Roman, insanlığın büyük serüvenini anlatmak için
YOZLAŞMIŞ BİR DÜNYANIN, YOZLAŞMIŞ
yaratılmış en yetkin sanatsal tür.
BİR ÜLKENİN AHLAKINI YİTİRMİŞ İNSANLARI
Tek bir karakteri yazsanız bile onun kimliğinde bütün bir
VE AFRODİSİASLI ZOILOS!
tarihi, bütün bir insanlığı anlatabilirsiniz. Roman, yaratıcısına
YAĞCI - Girişteki “Ölümsüz bir aşk için ölümsüz bir varlı- böylesine muhteşem bir olanak sağlar. Yapmaya çalıştığım,
ğı sevmen gerekir” cümlesini niçin yazdığını merak ediyorum. işte bu edebiyat türünün bana verdiği olanağı kullanmak.
>>
6 1 Ekim 2026
VEDAT ARIK

