Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
Sanat tarihi boyunca bu mit, kadının ideal ama pasif bir nes- okumak, onun öznelliğini ve uğradığı şiddeti göz ardı etmek olur. yönlendiriciydi. Çok sevdiğim bir resim, Rönesans’ın özünü ta-
ne olarak konumlandırılmasını meşrulaştırmış. Ovidius’un aktardığı “Kaldır güzelliğimi, kurtar beni” ferya- şıyor adeta.
Sanatçı (erkek) yaratıcı otorite olarak kadını dilediği kalıba dı, dini bir aydınlanma arayışından çok, güç sahibi erkek karşı- Bir de kitabı yazarken seyrettiğim voleybol maçları sırasında
sokar; kadın ise bu iradenin karşısında sessizce duran ve hay- sında kadının taciz ve tecavüze uğramamak için son çaresi ola- Homeros’un anlatısında top oynarken betimlenişlerinden dola-
ranlık duyulan bir yapıta dönüşür. Başka deyişle erkeğin kendi rak görülebilir. yı onları “Filenin Sultanları”na benzettiğim için de ayrıca sev-
Ben bir de Daphne’nin bilinçli bir tercih yaptığını düşünürüm. dim. Sanırım her yazarın yazarken çok eğlendiği bölümler var-
arzusu doğrultusunda yaratılmış kusursuz bir kadındır Galatea.
dır, bu bölüm benim için öyleydi.
Pygmalion’un heykele olan tutkusu, sanatta kadının sadece Bir nesne ya da arzu objesi olmak yerine başka bir forma dönüşe-
izlenmek ve arzulanmak için var olan bir figür haline gelmesi- rek kendisi olarak kalmıştır. Bir ağaca dönüşmüş olması da onu
‘HER YARATININ, HER SANAT ESERİNİN İÇİNDE
doğa ile bütünleşen bir varlık olarak görmemize neden oluyor.
ne zemin hazırlamıştır. Galatea’nın ayağının kaideye çakılı ol-
GEÇMİŞ DEHALARIN İZLERİNİ GÖRÜYORUZ!’
ması, onun hareket alanının ve özgürlüğünün sınırını çizer.
ANTMEN - Kharitler (Üç Cazibe) anlatısı, güzelliği bas-
ANTMEN - Mitlerin çok farklı edebi akımlara ve dönem-
Kadın, gerçek bir varlık olmaktan çıkarılarak erkeğin fante- makalıp düşüncelere hapsetmiyor; insandan insana geçen bir
lere kaynaklık ettiğini görüyoruz. Örneğin, Ovidius’un Dö-
zilerini, korkularını ve estetik beklentisini yansıtan ayna-kurgu- değer olarak yeniden tanımlıyor.
nüşümler’deki Adonis ile Venüs anlatısı Shakespeare’e esin
ya dönüştürülür. Kitaptaki tüm karakterlere sempati duymakla birlikte Kha-
oluyor. Mitlerin metinler ve çağlararası yolculuğu edebiyatın
Bu hikâyeden esinlenen Shakespeare’in “Hırçın Kız” oyu- ritlerin sizin için ayrı bir yeri olduğunu vurguluyorsunuz.
belleği hakkında neyi imlemektedir?
nu ve daha nicelerindeki kadın kahramanlar sayesinde, kadının Onları sizin gözünüzde bu denli özel kılan nedir?
BÜKE - Edebiyatı ve sanatı ben hep zincirleme bir gelişme
eğitilmiş, düzeltilmiş, kalıplara uygun hale getirilmiş olmasının
BÜKE - Kharitler (Aglaia, Euphrosyne, Thalia) çok farklı
içinde düşünmeyi severim. Bir önceki çağın üzerinde yükselir
toplum için önemini de görüyoruz.
karakter yapısına sahiptir. Benim gözümde onları bu denli özel
her akım. Bazen bir tepki olarak, bazen de geliştirici ve yenilik-
kılan şey, mitolojideki diğer pek çok figürün aksine tahakküm-
‘DAPHNE, BİR AZİZE VE BELKİ DE KURBAN çi bir evre olarak.
den, savaştan, cezalandırmadan ya da keskin hiyerarşilerden
Mitlerin metinler ve sanatla çağlar boyunca kesintisiz yolcu-
OLMAYI REDDEDEN BİR KADIN’
beslenmeyen apayrı bir varoluş modelini temsil etmeleri.
luğu, edebiyatın belleğinin statik bir depo değil, dinamik, sürekli
ANTMEN - Daphne miti tarih boyunca birçok farklı şekil-
Onlar Olympos’un kibirli, mesafeli ve hatta cezalandırıcı tan-
üreten ve insanlığın ortak bilinçdışını taşıyan canlı bir organizma
de yorumlandı. Ovidius, onun ağzından “Kaldır güzelliğimi,
rılarından değiller; onlar gündelik insan yaşamının içine, sana-
olduğunu gösterir. Hep bir önceki çağların belleğini içinde taşır.
kurtar beni” diye yazmış. Size göre, Daphne özgürlüğü uğru-
tın, neşenin ve cömertliğin olduğu her yere sızarlar.
Bu nedenle bu sorunuz çok hoşuma gitti. Mitoloji de bugü-
na bedeninden vazgeçen bir kadın mı, yoksa dünyevi arzular-
Sadece fiziksel güzellikleriyle ele alınmış olsalar da aslında
nün sanatlarının hâlâ içinde.
dan arınmak isteyen bir azize mi?
güzellik tüm sanatların temelinde var olan bir öğe.
Yaratıcılık asla yalnız değil, her yaratının, her sanat eserinin
BÜKE - Daphne tam da öyle; bir azize ve belki de kurban ol- Onlar sanatların yaratıcı gücü olarak görülmüş bir çağ bo-
içinde geçmiş dehaların izlerini görüyoruz.
n
mayı reddeden bir kadın. Onun ağaca dönüşümü, özgürlüğü uğ- yunca. Sanat anlayışımızda yüce, güzel ve kutsal olan onların
runa bedenini feda eden radikal bir direniş eylemi olarak görü- varlığıyla bir arada anılıyor. Antikçağda Kadın Olmak / Asuman Kafaoğlu
lebilir. Onu dünyevi arzulardan arınmak isteyen bir azize olarak Özellikle Botticelli’nin Üç Cazibe resmi de benim için çok Büke / Kafka Kitap / 176 s. / 2026.
12 1 Ekim 2026
HAVVA / Resim: TZİANO VECELLİO MEDEA / Resim:
CHARLES-ANDRE VAN LOO
APOLLO VE DAPHNE / Heykel: GİAN LORENZO BERNİNİ
KHARİTLER / ÜÇ CAZİBE
Resim: SANDRO BOTİCELLİ PYGMALİON VE GALATEA /
Resim: ERNEST NORMAND
ORFEUS VE EURIDİKE / Heykel: AUGUSTE RODİN

