Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Months
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
Beceriksiz değil, farklı!
Her adımında ışığını çoğalttığı o dünya, farklı olanla bambaşka yürüyüşlerin heyecanı, anlamanın derinliği, çoğaltan gücü,
ellerimizle onardığımız güvenli limanların vazgeçilmezliği de hikâye boyunca Maudie’yle yanı başınızda olacak. Öyleyse tutun
ellerini Maudie’lerin, anlatsınlar onlar size beceriksizlikle farklı olmanın farkını inceden!
Babasının büyüdüğü ne ki ne ağlamaklıdır, kederlidir, çekiniktir,
Y. BEKİR YURDAKUL
zamandır neredeyse unuttuğu sahil kabına sığmazdır.
kasabasına ulaşıp orada karavanda Yalnızca “hemen” telaşları,
ilmem, belki de ilk kez yazımın başlığını
dayatmaları darlar onu. Değilse…
yaşamaktır hesapları.
daha yazı için tek tuş olsun vurmadan
Eh, o da pek derli toplu bir şey “Oysa ben aptal değilim. Neredeyse
B yerleştiriyorum yerine, sonra da başlığımız
değildir ama Maudie için babasıyla her zaman cevapları bilirim. Yalnızca
yazı boyunca bana ışık olacağını derinden derine
olsun da nerede olduğunun önemi yanıtımı verebilmek için fazladan bir
duyumsuyorum.
tık zamana ihtiyacım var” derken ne
yoktur.
Evet, Maudie yalnızca farklı bir çocuk. Farklı,
kadar da haklıdır.
Annesine bakarsanız böyle rezil,
hepsi o… Tanıyor muyum onu? Kitabı okumaya
köhne bir yerde nasıl yaşamaya Dolayısıyla hepimizin
durduğumda da sordum bu soruyu kendime.
layık görebilir kızını eski eşi! dinlediğinden iki kat fazla dinler her
Tanıyorsam da ne kadar?
Oysa Ron’un (annesinin yeni eşi) söyleneni, sorulanı…
Otizmli tanıdıklarım var ama onların dünyasına,
Yazarımız Sally J. Pla ve
yaşadığı yer gerçekten birinci sınıftır.
farklı oluşlarına yeterince vakıf olamadığımı da
“Yeşil çimler, yürüyüş yolları, elbette çevirmenimiz Banu Ünal
biliyorum. Sözgelimi mesleki yaşamım boyunca
çeşmeler, cıvıl cıvıl öten kuşlar ve da hikâyemizin kimi bölümlerini;
otizmli öğrencim olmadı.
tüm bunları çepeçevre saran siyah Maudie’nin dünyasına uzaktan, kapı
Kitabı okumaya durduğumda en çok da
aralığından değil daha içeriden bir
demir parmaklıklar. Bir çeşit çok şık
bu konuya daha yakın bir yere doğru yelken
yerlerden bakmamızı kolay kılmak
hapishane!”
açacağımı, Burak Akbay’ın kapak deseninden
için farklı biçimde aktarmışlar bize.
aldığım esinle, sörfe duracağımı biliyordum. OTİZMLİ BİR ÇOCUĞUN DÜNYASI
O köhne, değil günler geçirmek şöyle
Böylesine emin bir dil kuruşumun nedeni Zorluklar ağırlaşmış, çeşitlenmiştir. Hem
kapısından bakılmayacak karavanda ve o sahil
elbette kitabı bize kazandıran yayınevinin Maudie hem de babası için.
kasabasında yaşama telaşı Maudie’nin dileğince
Maudie’yle olmanın, yepyeni bir çevrenin,
alandaki bunca çabasının büyük çoğunluğuna
yavaş / hızını, telaşını yitirmiş olarak sürerken
Maudie’nin zorluklarına bir de kendilerini ansızın
tanık oluşum yanı sıra çevirmen Banu Ünal’ın
annesi ve üvey babası Ron, Maudie’yi oradan
ve ne yazık ki hazırlıksız yakalandıkları koşulların
verdiği güvendi.
kurtarmak ve kendi “cennet”lerine götürmek için
ağırlığı eklenmiştir.
uzun gemi yolculuğundan her ne olmuşsa bir gün
BİR OKYANUSTA MIYIZ?
Ancak kendisinin bile sandığından daha
erken dönünce ortalık karışır.
Maudie’nin sığınacak bir liman bulmak değilse
güçlüdür Muadie.
Yalnızca yaz tatilini değil kışı da babasıyla
yaratmak için çabaladığı okyanusuna, içimizdeki
Yeni çevreye çabucak alıştırır kendini, yepyeni
geçirmeyi, o hapishaneye dönmemeyi kuran
okyanuslara dönelim...
ve her yaştan arkadaşlar edinir, babasının işlerini
Maudie bu dayatmaya boyun eğecek midir?
Evet, koca bir okyanustur bizi kuşatan ya da
kolaylaştırmak ona destek olmak için kendince
Sörf yarışmasına katılıp ödülü kazanarak babasına
ayrımında bile olmadan içinde iyiyi, doğruyu,
planlar yapar.
destek olma düşünden vazgeçecek midir?
güzeli yakalamaya uğraştığımız.
Usta sörfçü Etta’dan dersler alır, babasından
Maudie’nin okyanusunu, daha çok da
Bazen yitip gitsek de kitaplar nezaketle tutar
saklı ve bunu da kimseye hissettirmeden.
kendi sığ sularımızı keşfetmekte geç
elimizden (arada yakamızdan), çıkarır bizi o yitip
Sörf yaparken vücudunda oluşan morlukları
kalmayalım derim.
n
gitmelerimizden.
başka nedenlerle olanların yanında
Okyanusumuz varsıllığımız, tükenmez
İçimdeki Okyanus /
birer süs olarak görür örneğin.
arayışlarımızın, kendimize ulaşmalarımızın
Sally J. Pla / Çeviren:
Maudie’nin yaşamının kısa bir
yurdu olur.
Banu Ünal / Günışığı
zaman diliminde öylesine çok
Ah Maudie! Senin o büyük mücadelenle yer
Kitaplığı / 294 s. /
evresiyle tanıştırır ki yazar
yer kırgın ve kederli olsak da çoğun sevinirken 10+ / 2025.
bizi otizmli bir insanın hele ki
bilmelisin ki bizim de can evlerimiz açılıveriyor
çocuğun dünyasına -bambaşka
yavaştan, birdenbire!
ortam ve koşullarda-
Lüks düşkünü annesi evden ayrılıp ona
sessizce sızmamızı,
istediğini verebilen ne ki onca da kaba ve hoyrat
dahası o kapıyı hep
başka sevgili “yapınca” Maudie için çok daha
açık bulmamızı
kıymetli hâle gelir babasıyla geçireceği zamanlar.
sağlar.
Maudie, içine yuvarlandığı kuyulardan,
Maudie’nin ne
dehlizlerden, kuytulardan çıkma çabalarını boşa zaman nerede
çıkarmayacak günlerin dahaca arifesindeyken neden sustuğuna,
yani ne güzel buluşmuşken babasıyla ah o
kapandığına,
yılmak, durmak bilmeyen (bizim ne zamandır kendine
neredeyse her yaz başımıza tebelleş olan) yangın! çekildiğine,
yalnızlaştığına
Koca koca ormanlık alanları yutmakla kalsa
tanık oluruz. Oysa
iyi, babasının dağ kulübesi de kül olunca elde
kalan kamyonetle ah yalnızca üstlerinde ne varsa coşkuludur o da
yeri geldiğinde,
onlarla yetinerek yola düşerler.
Desen: BURAK AKBAY
16
22 Ocak 2026

