Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Months
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
rastlamadık. I·s¸te bir bugu¨n, bir salı. Ondan sonra sela^met. siyle tatlı sert eles¸ tirmis¸ ve bo¨ yle cezalandırmıs¸ tı” anlaşılan. kadınlar ko¨ ylerinde kalırlarmıs¸ . Erkeklerin memlekete do¨ n-
Bilmedigˆimiz bir otel, adı Konfor Palas, karyolası gıcırdar, Şiirlerinin yanı sıra şiir çevirileri, antoloji çalışmala- meleri bazen c¸ ok uzarmıs¸ . ‘Agˆ am I· stanbul’u mesken mi tut-
kapısı gıcırdar, musluk sabaha kadar s¸ıp s¸ıp damladı. rı ve denemeleri de olan Canberk’in tarihçi Ru¨ knu¨ Özko¨ k
tun?/ Go¨ rdu¨ n gu¨ zelleri bizi unuttun’ tu¨ rku¨ su¨ Egˆ inli kadınla-
Evden s¸as¸ma, otur kas¸ına kas¸ına. Nene gerek su¨tlu¨ bo¨rek.
ile birlikte hazırladığı Ömu¨ r Biter I· stanbul Bitmez adlı ki- rın tu¨ rku¨ su¨ du¨ r.”
Her s¸ey almıs¸ım da go¨mlegˆi unutmus¸um. Kalk yaz, otur yaz,
tap 42 bölümlük bir belgesel olarak televizyona uyarlanmış, 2017 yılında Sivas’tan başlayarak Egˆ in’de noktaladığımız
bu da unutulur yaz.
Canberk’le Özko¨ k’ün tarihi yarımadanın eski semtlerini an-
gezide hayran kaldığım yerlerin başındaydı Egˆ in. Dağların
Neyse ki gnu¨ e s¸ atc¸ ı, geceki yamgˆ ur sru¨ seydi haraptı halimiz.
lattıkları programlar ilgiyle karşılanmıştı.
arasında küçük bir yerleşim, evleriyle, çağıldayan kaynak
Pazartesi, Salı
Canberk’in Aksaray semtinde doğup büyüdüğünü, 17 ya-
sularıyla, yöreye özgü lök tatlısı satan dükkânları ve umutlu
Bu da gec¸er yahu
şından sonra Anadolu yakasına geçtiğini, Fener’e Giden Yol
insanlarıyla umut veren, uygar ve çok sevimli bir ilçe...
Masaya oturmalı.”
Feneryolu adlı otobiyografik semt kitabın-
Erkeklerini katır sırtında gurbete gön-
da okumuştum.
deren kadınların düzdüğü mânilerle beze-
MAHMUT TEMİZYÜREK: ‘EN ÇARPICI
Araştırmacı, incelemeci yönünü, tanık-
li ünlü Ma^ ni Yolu’ndan geçerken fotoğrafı-
HAYAT HİKÂYELERİNDEN BİRİ ERAY
lıkları önemseyip kayıt altına alma çabası-
nı çektiğim bir mâninin sözleri, Canberk’in
CANBERK’E AİTTİR’
nı ise zamanla, farklı çalışmalarını okuduk-
yazdıklarıyla bütünleşiyor şimdi: “Sabah-
Mahmut Temizyu¨ rek, Abdalın Şiir Klinigˆ i adlı çalışmasın-
ça ve izledikçe görecektim.
tan kalktım ki go¨ lgeli dagˆ lar/ Katırcı gur-
da Necatigil için “Sonunda bir ideolojiyi, asfalt ovalarda
betc¸ i yu¨ ku¨ nu¨ bagˆ lar/ Elleri koynunda bir
abdal olmayı yakıs¸ tırdı kendine” derken bir de not düşüyor:
‘FENER’E GİDEN YOL FENERYOLU’
gelin agˆ lar/ O gelin ya^ rini gurbete yollar”.
“Asfaltın abdallıgˆ ını kendine yakıs¸ tırdıgˆ ı do¨ neme dair ta-
Fener’e Giden Yol Feneryolu’nu arma-
nıklıkların bu yo¨ ndeki en c¸ arpıcı hayat hika^ yelerinden biri
ğan ederken “Feneryolu’ndan Necatigil de
“BİR ‘KÖŞE’DEN DOSTLUKLA!”
Eray Canberk’e aittir.
gec¸ ti...” diye imzalamasına bir anlam ve-
Canberk’in Bizim Gazete’de 2006-2007
Canberk, bir arkadas¸ ı daha, Necatigil ile gece yarısı mey-
remeyip şaşırmıştım ama kitabı okuduktan
yılları arasında yayımlanan köşe yazılarının
haneden do¨ nerken bir lambanın dibinde, agˆ zından hic¸ du¨s¸ -
sonra anladım neden böyle yazdığını.
yer aldığı “Ne Yazar Kim Okur” adlı kita-
meyen so¨ nmu¨s¸ birinciyle, cebinden c¸ ıkardıgˆ ı sayısız ku¨c¸u¨ k
Canberk, 60’lı yılların başlarında evinin
bını “Bir ‘ko¨s¸ e’den dostlukla!” diye imza-
ka^gˆ ıtlardan birine yazdıgˆ ına go¨ zleriyle tanık olmus¸ , ben de
balkonunda otururken uzaktan gördüğü ba-
laması, köşe yazılarına göndermeydi büyük
bu bulus¸ mayı ‘Hah!’ diye diye dinlemis¸ imdir.”
bamın Feneryolu’ndan geçişini anlatıyordu
olasılıkla ama bu sözler babamın çok sev-
Notu okuyup Eray Canberk’in Ankara anısını dinlediğim-
bu kitabında:
diğim bir şiirini de hatırlatıyor bana.
de merak etmiştim, bu tanıklık da Ankara’dan mı diye - ki
“Bir ara bas¸ımı kaldırdıgˆımda, Bagˆdat
Hem şiirlerindeki hem de kişiliğinde-
babamla yaşadığımız yıllarda, ilk çocukluğumdan gençliği-
Caddesi ile demiryolunu birbirine bagˆlayan
ki dinginlikten, alçak gönüllülükten kay-
me dek defalarca gözlediğim bir durumdu bu.
ve evimizden rahatc¸a go¨ru¨len ‘aralık’tan bir bey, bir hanım
naklanan bir çağrışım olsa gerek, Eray Canberk’in “ko¨s¸ e”si
Sıcaktan bunaldığımız yaz geceleri biraz hava almak
ve iki de ku¨c¸u¨k kızın gelmekte oldugˆunu go¨ru¨yorum. Beyi ta-
“Do¨ nme Dolap” şiirinin “Benim tek du¨s¸u¨ ncem bu¨ zu¨ ldu¨gˆu¨ m
için Beşiktaş sahilindeki çay bahçesine gidişlerimizde,
nıyacak gibi oluyorum. Demiryoluna iyice yaklas¸tıklarında
ko¨s¸ ede/ Nasıl c¸ ekip gidecegˆ im kalk git dediklerinde” dize-
yazlık sinemalardan dönüşlerimizde aniden durup sokak
s¸as¸kınlıkla ‘Aa, bu Behc¸et Hoca!’ diyorum kendi kendime.
lerine uzanıyor, iki şairin de aynı “ko¨s¸ e”den baktığı duygu-
lambalarının solgun ışığında küçük kâğıtlara bir şeyler
‘Yanındakiler de es¸i ve kızları olmalı’.
sunu yaratıyor -bitmeyen bir çağrışımlar zinciri, edebiyatın
karalamasını sabırsızlıkla beklerken bir şiirinin oluşumuna
I·c¸ imden ‘Herhalde bize gelmiyorlar ama kime gidiyorlar
mucizelerinden biri.
tanıklık ettiğimizi bilmeden…
acaba?’ diye gec¸ iriyorum. Behc¸ et Necatigil ile tanıs¸ ıklıgˆ ı-
mız ve zaman zaman bulus¸ up go¨ ru¨s¸ mu¨s¸ lu¨gˆu¨ mu¨ z var ama o ‘BİR KİTABIN HAYATI’
BEHÇET NECATİGİL’İN UMUT BAĞLADIĞI
kadar. Necatigiller buraların yabancısı olmadıklarını belli “Ne Yazar Kim Okur” kitabındaki “Bir Kitabın Hayatı” baş-
GENÇ OZAN!
eden bir rahatlıkla demiryolunu as¸ ıp gec¸ iyorlar…”
lıklı yazısında, kitapsever bir dostundan söz ediyor Canberk.
Babam, Edebiyatımızda I· simler So¨ zlu¨gˆu¨ adlı antolojisinin
Canberk sonraki yıllarda babamla daha yakın olduğunda
Kitapların da bir hayatı olduğu konusunda onunla aynı fikirde.
sağlığındaki son baskısında (Ocak 1978) kısaca şu bilgileri
da hep sormak isteyip bir türlü soramadığı “Acaba nereye
Ancak kitapsever dostu kitapların doğum tarihlerinin bas-
veriyor Eray Canberk için:
gidiyorlar” sorusunun yanıtını, yıllar sonra tekrar karşılaştı-
“Gu¨nu¨mu¨z s¸airlerinden, dogˆ. 1940, I·stanbul. kı tarihiyle sınırlı olmadığına, her kitabın her okunuşta yeni-
ğı Türkçe öğretmeni Nezahat Somar’dan öğrenecekti.
U¨niversitedeki Fransız dili ve edebiyatı o¨gˆrenimini yarıda den doğduğuna da inanıyor.
Eşi felsefeci Ziya Somar ile babam Kabatas¸ Lisesi’nde
bıraktı, ilkokul o¨gˆretmenligˆi yaptı, sonra yayıncı oldu. I·lk Bu görüşe tam olarak katılmasa da “U¨ stu¨ nde durulmaya
birlikte; annemle Nezahat Hanım yakın arkadaş, ikiz
s¸iiri Yelken dergisinde c¸ıkmıs¸tı (1963). Çeviri kitapları var, degˆ er bir du¨s¸u¨ nce” diyor Canberk.
çocukları Gu¨ lderen ve Mustafa, ablamla yaşıttılar.
deneme ve hika^yeler de yazıyor. Şiirlerinin bir kısmını Kuy-
Hiç duraksamadan benimsediğim bu düşünceyle, onun eser-
Feneryolu’ndan geçme nedenimiz, ailece görüştüğümüz So-
tu Sular (1969)’da topladı.”
lerinin de her gün yeni okurlarla buluşup yeniden doğmasını,
marların evindeki buluşmalardan biriydi elbette!
Ancak bu maddeye ilişkin bilmediğim bir ayrıntı var ki
doğum günlerinin sayılamayacak kadar çok olmasını diliyorum.
Canberk’in bu tanıklığı, çocukluğumda bana uçsuz bu-
onu da Canberk’in ödül törenindeki konuşmasından öğreni-
EDEBİYATIMIZA KATTIKLARI İÇİN
caksız bir orman gibi görünen bahçenin, büyülü bir masal
yorum: “Beni Edebiyatımızda I· simler So¨ zlu¨gˆu¨ ’ne alması, c¸ ı-
TEŞEKKÜRLE, SEVGİ VE SAYGIYLA...
karması ve tekrar alması…” mekânı gibi algıladığım evin silinmeye yüz tutmuş görün-
Sıcak bir yazın ortasında yazdığım bu yazıyı bitirmek
Ekim 1963’te Yelken dergisi için yapılan bir röportaj- tülerini bir anda canlandırmış, Somarlara ilişkin tüm anıları
üzereyken sevdiğim dizeleri bir kez daha düşüyor önüme:
da, “Umut bagˆ ladıgˆ ınız genc¸ ozanlar varsa kimler” soru- saklandıkları köşelerden çıkarıp önüme koyuvermişti.
“iyimser olmalı yaz du¨s¸u¨ nceleri”.
sunu yanıtlarken “Anladıgˆ ım ic¸ in, aydınlıklarından o¨ tu¨ - Aynı kitapta Canberk’in baba tarafının Rumelili (Şumnu),
Çağrısına kulak verip bu toz duman ortamda da
ru¨ ” açıklamasıyla Eray Canberk’in de adını veren, Temmuz anne tarafının Egˆ inli (Kemaliye), okumak ya da iş bulmak
iyimserliğimi koruyor, iyi edebiyatın her koşulda var
1966’da Yeni Dergi’de, “Necatigil’in Sec¸ tikleri” bölümü- için İstanbul’a gelen gurbetçilerden olduğunu okumuştum.
ne onun “Bos¸ ” adlı şiirini de alan Necatigil, önemsediği bu “Egˆ inliler, memleket ic¸ i, en eski gurbetc¸ ilerdendirler” di- olacağına ve karşılık bulacağına dair inancımı tazeliyorum.
Edebiyatımıza kattıkları için teşekkürle, sevgi ve saygıyla.
genç şairi, Canberk’in deyişiyle “s¸ iiri ihmal ettigˆ i du¨s¸u¨ nce- yordu Canberk. “Erkekler c¸ alıs¸ mak ic¸ in I· stanbul’a gelirler,
n
Neo İnsan 10.0
yolculuğu. Bedriye Korkankorkmaz’ın
- Gelecek Nasıl Geçmişin İzinde Bir İlke’si içsel
Şekillenecek? / Filiz bir hesaplaşma romanı. Yazarın
Dağ / Üçüncü Göz adalet, merhamet, özgürlük, hiçlik ve
Yay. / 136 s. gerçeklik gibi temaları şiirsel ve felsefi
yetkin bir dille işlediği roman, yalnızca
Filiz Dağ, Neo İnsan
bir “düşüş” anlatısı değil, bir “diriliş”
10.0 - Gelecek Nasıl VİTRİNDEKİLER
ve “arınma” çağrısı da.
Şekillenecek? adlı
kitabında, teknoloji İçimdeki Yuva /
Gezen Tilki Yatan
kardeşliği anlayışı hakim.
alanında önde
Binnur Yeşilyaprak /
Aslan / Zeki
Geçmişin İzinde
gelen uzmanlarla Nobel Kültür / 184 s.
Sarıhan / Kendi
Bir İlke / Bedriye
yaptığı söyleşilerde teknolojiye
yay. / 308 s.
Binnur Yeşilyaprak,
Korkankorkmaz /
ilişkin en güncel ve çarpıcı konuları
İçimdeki Yuva adlı
Gezen Tilki Yatan İzan Yay. / 164 s.
masaya yatırıyor: Ölümsüzlük,
yeni kitabında,
Aslan, eğitimci,
transhümanizm, humanoid robotlar,
İlke’nin yaşamı
zamansız yaşanan
tarihçi ve yazar
akıllı şehirler... Yalnızca bilgiyi değil,
yalnızca onun değil;
bir aşkın yarattığı
Zeki Sarıhan’ın,
merakı da paylaşan bir dille “Peki
bir toplumun, bir
hayal kırıklıkları,
“Yatan aslandan
sonra ne olacak” sorusunun peşine
dönemin ve insan
incinmeler
düşüyor. Söyleşileri birer “gelecek gezen tilki yeğdir”
olmanın yükünü
ve sorgulamalarla süren bir iç
atasözünden esinle kaleme aldığı
arkeolojisi” gibi. Henüz yaşanmamış
omuzlarında
gezi yazılarından oluşan yeni kitabı. hesaplaşma sonucu yaşanan gerçek
ama yaşanmakta olan bir dönemin
taşıyan bir ruhun
bir “dönüşüm”ü anlatıyor. İçimizdeki
haritasını çıkarıyor. Ve soruyor / Sarıhan’ın yurt içi ve yurt dışı
hikâyesi. Kendini kaybeden, sonra
sorduruyor: “Teknoloji insan için gezilerinden on dokuzunun notlarından yuvada var olma serüvenin, size
tekrar aramaya çıkan bir adamın;
oluşan kitabındaki yazılarında güçlü de cesaret ve umut verebileceğini
mi var, yoksa insan mı teknolojinin Hayat adında bir bilgenin aynasında
yakıtına dönüşüyor?” bir yurt ve halk sevgisi, milletlerin parçalanarak yeniden doğma vurguluyor.
22 Ocak 2026 11

